Tarih:

Paylaş:

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Sırbistan’ın Konumu

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başından itibaren Sırbistan’ın kararlı bir tavır almadığı gözlemlenmektedir. Belgrad-Moskova hattındaki ilişkileri, iki Slav ve Ortodoks ulus arasındaki geleneksel bir ittifak şeklinde tanımlamak mümkündür. Zira Avrupa Birliği (AB) üyeliğine aday olan Sırbistan, yalnızca Ukrayna’nın egemenliğine saygı duyduğunu belirtmekle kalmıştır. Ayrıca bölgede etkisini gösteren Sırp radikal gruplar, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini desteklemekte ve “Ruslar ve Sırplar kardeştir” sloganlarıyla yürüyüşler düzenlemektedir. Öte yandan halkın diğer kesiminin Ukrayna’yı desteklemesi de toplumu ikiye bölmüştür. Süreç böyle işlerken; savaşın yarattığı yeni sistem ve jeopolitik ortamda Belgrad’ın tamamen Avrupa’ya ve beraberinde Batı’ya mı yöneleceği; yoksa Rusya’nın yanında mı yer alacağı merak konusudur.

Dış politikasında AB, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya ve Çin’e eşit mesafe ilkesiyle hareket eden Sırbistan, konumunu tarafsız bir devlet olarak açıklamaktadır. Ayrıca ülke, askeri açıdan tarafsız kalmaya ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ya da diğer askeri ittifaklara katılmaktan kaçınmaya kararlı görünmektedir. Özellikle de Rusya boyutu değerlendirildiğinde ne 2014 yılının başında AB’yle müzakerelerin başlaması ne de o dönemde Ukrayna’da büyüyen kriz, Sırbistan’ın Rusya’yla olan yakın ilişkilerine zarar vermiştir. Moskova yönetiminin Sırbistan’ın Kosova konusundaki iddiasını sağlam bir şekilde desteklemesi ve Kosova’nın bağımsızlığının Birleşmiş Milletler’de (BM) resmi olarak tanınmasını engellemesi, iki ülkenin müttefik olarak kalmasını sağlamıştır. Ancak değişen uluslararası ortamda Moskova ve Brüksel’e eşit mesafede yaklaşma stratejisi, Sırbistan’ı iki taraf arasında anlaşmazlığa sürüklediği için birtakım riskleri de beraberinde getirmiştir. Yine de enerji birliği oluşturma gibi hedefler göz önüne alındığında, ülkenin AB’yle entegrasyonu önem arz etmektedir.

Sırbistan ve Rusya’nın Slav ve Ortodoks mirası ve 20. yüzyıldaki dünya savaşlarında tesis edilen ittifak üzerinden tarihsel olarak da temellendirilebilir. İki ülke arasındaki münasebetler, 2013 yılında “stratejik ortaklık” düzeyine yükselmiştir. Bu süreçte Sırbistan’ın AB üyelik müzakereleri başlamış olmasına rağmen ülke, 2014 yılında Kırım’daki referandumu geçersiz sayan BM kararına oy vermemiştir. Günümüzde de Moskova’nın Sırbistan’daki etkisi, ülkenin enerji sektörünün önemli kısmının Rus petrol ve doğalgazıyla sağlaması kapsamında devam etmektedir. Sırbistan’ın Rus doğalgazına olan bağlılığı % 89 seviyesindedir. Nitekim Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, 2021 yılında yaptığı bir konuşmada durumu şu şekilde özetlemiştir:[1]

“Bizim için önemli olan Avrupa yoludur. Ancak Sırbistan her zaman dostlarına değer verdi ve baskıya dayanmanın zor olduğu zamanlarda bile dostlarımıza asla sırtımızı dönmedik. Bu yüzden Sırbistan doğalgazını Avrupa’nın en düşük fiyatına alıyor. Ayrıca Kosova ve Metojiya konularında da Rusya’yla olan dostluğu reddetmeyeceğiz”

Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer konu da Sırpların büyük bir kesiminin Rusya’yı dost olarak görmesidir. Bu doğrultuda Balkanların farklı bölgelerinde yaşayan Sırpların Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Moskova’yı desteklediği görülmektedir. Savaş sürecinde söz konusu destekçiler zaman zaman gösteri yürüyüşleri düzenlemişlerdir. Genellikle Sırp radikal gruplar tarafından yapılan gösterilerde “Ruslar kardeşimizdir” söylemleri ön plana çıkmıştır. Bölgede Rus yanlılığıyla bilinen “Halkın Devriyeleri”, gösterilerde adından söz ettiren radikal bir gruptur. Grup, yapılan eylemlerden birinde Sırbistan’da Rusya’ya yaptırım kararı alınırsa, tekrar gösteri düzenleneceğini ve bu sefer gösterici sayısının iki kat daha fazla olacağını belirtmiştir. Halkın Devriyeleri’nin temsilcisi Damnjan Knezevic, yapmış olduğu bir konuşmada gösterilerin amaçlarını şu şekilde belirtmiştir:[2]

“1992 yılında bize, bugün de Rusya’ya baskı yapmaya çalışanlar bilsin ki Slav ruhunu taşıyanlar için yapılan baskının etkisi, ‘okyanustaki bir damla su’ gibidir. Rusya’ya ve Belarus’a yaptırım uygulayacak bir Sırp yok.”

Ayrıca diğer radikal gruplar gibi Halkın Devriyeleri’nin de Kosova ve Metojiya konularında ön plana çıktıkları gözlemlenmiştir. Sırplardaki bu Rus sempatizanlığının Rusya’nın Sırbistan-Kosova arasındaki anlaşmazlıkta, Sırplara destek olmasıyla da ivme kazandığı söylenebilir. Ayrıca tarihten gelen yakınlık, Sırpların yaşadığı savaşlarda Rusların kendilerini destekledikleri düşüncesi de bu sempatinin sürekliliğini sağlamıştır.

Kısacası Sırbistan Hükümeti, Batı’yla ilişkileri koparmamaya çalışırken; Rusya yanlısı destekçi tabanına da hitap etmeye özen göstermektedir. Çünkü Rus işgali, Sırbistan’da yapılacak parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden haftalar önce başlamıştır. Bu tarih, ülkede ciddi bir Rusya yanlısı kesim varken; Vucic’in hareket alanını daraltan bir etken olmuştur. Ruslar tehditten ziyade müttefik olarak görüldüğü için onlara karşı herhangi bir yabancılaşma, Doğu Avrupa’daki diğer ülkelerin aksine; ülkedeki Rus yanlıları için istenmeyen bir karar olacaktır. Bu yüzden de yıllardır hassas bir denge kurmayı başaran Vucic’in Rusya’ya sırtını dönmesi, 2022 yılının Nisan ayında yapılacak seçimlerde sandıkta onun istemediği sonuçlar doğurabilecektir. Bu bağlamda herhangi bir yanlış adım da Sırbistan’ın AB üyelik yolundaki çabalarını boşa çıkarabilecektir.

Sonuç olarak Vucic’in Rus işgalinin ilk günlerinde dile getirdiği “Son üç günde 10 yıl yaşlandım” ve “Ülkemizin bir konumu var ve elimizden geldiğince koruyacağız.” gibi söylemleri,[3] mevcut süreci özetleyecek niteliktedir.  


[1] “Serbia Will Never End Its Friendship with Russia-president” TASS, https://tass.com/world/1367373?utm_source=google.com&utm_medium=organic&utm_campaign=google.com&utm_referrer=google.com, (Erişim Tarihi: 17.03.2022).

[2] “‘Brothers FOREVER’: Many in Serbia Back Russia amid Global Outcry”, France 24, https://www.france24.com/en/live-news/20220309-brothers-forever-many-in-serbia-back-russia-amid-global-outcry, (Erişim Tarihi: 18.03.2022).

[3] Aynı yer.

Selinay İLGAZ
Selinay İLGAZ
Selinay İlgaz, Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Yüksek lisans eğitimini Karabük Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Bölge Çalışmaları Ana Bilim Dalı’nda sürdüren İlgaz, Doğu Avrupa ülkelerinde siyasi dönüşüm ve rejim değişmeleri konularıyla ilgilenmektedir. İlgaz, iyi derecede İngilizce ve başlangıç düzeyinde Rusça bilmektedir.