Tarih:

Paylaş:

Taliban Savunma Bakanı’nın BAE Ziyareti: Taliban Neyi Hedefliyor?

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Taliban Savunma Bakanı Molla Muhammed Yakup Mücahit liderliğindeki heyet, 4 Aralık 2022 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gitmiştir. Heyette, Hakkani Ağı’nın genç liderlerinden Enes Hakkani’nin de yer aldığı bilinmektedir. Molla Yakup genç olsa da hem Taliban’ın kurucu lideri Molla Ömer’in oğlu hem de Taliban’ın güçlü figürlerinden birisidir.

Taliban Savunma Bakanlığı, ziyaret öncesi yayınladığı bildiriyle ziyaretin amacının BAE başta olmak üzere, Körfez ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek ve BAE’deki Afganlarla görüşmek olduğunu açıklamıştır. Abu Dabi ziyareti, Molla Yakup’un yaptığı ikinci yurtdışı ziyareti olmuştur. Taliban Savunma Bakanı’nın daha önce de Katar’a gittiği bilinmektedir.

Ziyaret sırasında Molla Yakup, Afganistan yurttaşları ve iş adamlarıyla buluşmuştur. Afganlarla buluşmasında Taliban Savunma Bakanı, Afganistan’ın sınırlarının denetim altında olduğunu ve kimsenin bir metre bile olsa Afganistan topraklarına girmesine müsaade edilmeyeceğini ifade etmiştir. Yakup Afganistan’da yaşayan tüm etnik grupların Afganistan halkı olduğunu, birleşerek Afganistan’ın siyaseti ve ekonomisine katılmaları gerektiğini ve tüm etnik grupların yönetimde bulunması için çalışacağını ifade etmesi ise dikkat çekmiştir.[1]  

Yakup, ziyareti sırasında BAE yetkilileriyle de bir araya gelmiştir. BAE Emiri Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile Yakup arasındaki görüşmede, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin ve bölgesel konuların ele alındığı açıklanmıştır.[2]

Yakup’un Abu Dabi ziyaretinin çeşitli nedenlerden ötürü önem arz ettiği söylenebilir. Öncelikle Taliban yönetimi, dış politikasında Körfez ülkelerine önem vermektedir. Bunun sebebi ise birinci döneminde Körfez devletlerinin Taliban’ı desteklemesi ve Taliban’ın Katar’ın başkenti Doha’da siyasi ofisinin bulunmasıdır.

Öte yandan belirtmek gerekir ki; Katar, Suudi Arabistan ve BAE arasında Afganistan jeopolitiğine ilişkin bir rekabet söz konusudur. Taliban ise bu rekabetin Afganistan’a zarar verdiği kanaatindedir. Bu temaslar vesilesiyle de rekabetin getireceği istikrarsızlığı önlemeye çalışmaktadır. Dolayısıyla Molla Yakup’un önce Doha ve ardından da Abu Dabi’deki temasları, işbirliğini merkeze alan yapıcı bir sürece hizmet etmeyi hedeflemektedir.

Bilindiği üzere Doha, Taliban’ın siyasi ofisine ev sahipliği yapmasından dolayı ikinci Taliban döneminin başlamasında kritik rol oynamıştır. BAE ise 1990’lı yıllarda Taliban’ı tanıyan az sayıda devlet arasında yer almıştır. Bu yüzden de Yakup, BAE’nin Afganistan’daki çıkarlarına saygı duyduğunu söylemiştir. Nitekim Taliban, Doha’nın talebine rağmen Kabil Havalimanı’nın iletilmesini BAE’ye vererek Abu Dabi’yle ilişkilere ehemmiyet atfettiğini gözler önüne sermiştir.

Ziyaretin ikinci hedefinin ise Taliban’ın tanınma sorununu aşma noktasında BAE’den destek istemesi olduğu öne sürülebilir. Bilindiği üzere Taliban, hiçbir devlet tarafından resmen tanınmamaktadır. Bu da Taliban karşıtı muhalif grupların etkisini arttırmaktadır. Uluslararası toplum, Taliban’ın çoğulcu bir hükümet kurmasını, kadın hakları başta olmak üzere insan haklarına saygı göstermesini ve terörle mücadelede kararlı bir duruş ortaya koymasını, tanınmanın ön koşulu olarak sunmaktadır. BAE ise Afganistan devrik rejiminin Cumhurbaşkanı Eşref Gani ve Afgan Taciklerinin liderlerinden olan eski Belh Valisi Ata Muhammed Nur başta olmak üzere çok sayıda Taliban muhalifine ev sahipliği yapmaktadır. Molla Yakup’un ziyaret sırasında bu kişilerin Afganistan’a dönme noktasında teşvik edilmesini istediği iddia edilebilir. Zira Taliban, bu şekilde muhaliflerin de ülkede yaşayabildiğini göstererek tanınma sorununu aşabileceğine inanmaktadır.

Ziyaretin üçüncü adımının ise BAE de bulunan Afgan iş adamlarının ülkeye yatırım yapmasının sağlanması olduğu söylenebilir. Çünkü Taliban’ın Afganistan’a egemen olmasının ardından çok sayıda zengin iş adamının BAE’ye yerleştiği görülmüştür. Gelinen noktada Taliban, ekonomik sorunların aşılabilmesi için bu yatırımcıları önemsemektedir. Taliban içerisinde ulusalcı ve uyumlu bir şahıs olarak bilinen Yakup’un Abu Dabi’deki temasları sırasında bu kişileri ikna etmeye çalıştığını belirtmek mümkündür.

Son olarak Yakup’ın Abu Dabi ziyareti vesilesiyle ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Tom West’le görüştüğü görülmüştür.[3] Ayrıca West’in Abu Dabi’ye Yeni Delhi’den geçtiği, son dönemde Taliban ile Hindistan ilişkilerinde normalleşme süreci yaşandığı ve Afganistan Eski Cumhurbaşkanı’nın da BAE’de bulunduğu bilinmektedir. Bu da Afgan Sorunu’nun çözümüne yönelik bir arabuluculuk sürecinin işlediğine işaret etmektedir. Dahası Avrupa Birliği’nin Afganistan Özel Temsilcisi Thomas Nicholson’un da Abu Dabi’de olduğu iddia edilmektedir. Henüz doğrulanmamış olsa da Yakup’un Nicholson’la da görüşmüş olma ihtimali vardır.

Anlaşılacağı üzere Yakup’un ziyareti, Taliban’ın Batı’yla ilişkilerini onarma çabasını yansıtmaktadır. Zira Taliban, uluslararası toplumla ve özellikle de Batılı aktörlerle uzlaşmadan tanınma sorununu aşamayacağının farkındadır. Üstelik yalnızca tanınma sorunu değil; ekonomik anlamda da Taliban açısından Batı’nın düzenli olarak her hafta gönderdiği 40 milyon dolar Taliban yönetiminin devamlılığı açısından önem arz etmektedir. Zira insani yardımlar, Afganistan ekonomisindeki sorunları çözmeye yetmese de ülkeye nefes aldırmaktadır. Bu anlamda Taliban, Yakup’un Abu Dabi ziyareti vesilesiyle Batı’ya diyaloğa açık olduğu mesajını vermiştir.

Sonuç olarak Taliban, Yakup’un Abu Dabi ziyareti aracılığıyla Körfez ülkeleri arasında bir denge kurmak istediğini göstermiş, BAE’yle ilişkilerini 1990’lı yıllarda olduğu gibi geliştirmek istediğini ortaya koymuş ve Batı’yla ilişkilerini geliştirme iradesini gözler önüne sermiştir. Bu nedenle de Taliban’ın Körfez üzerinden ABD ve müttefikleriyle ilişki kurmaya ve böylece tanınma sorununu aşmaya çalıştığını ifade etmek mümkündür.


[1] “دیدار محمد بن زاید و وزیر دفاع طالبان در ابوظبی”, ISNA, https://l24.im/oKstipM, (Erişim Tarihi: 06.12.2022).

[2] “ملا محمد یعقوب و شیخ محمد بین زیاد آل نهیان دیدار کردند”, Sputnik, https://l24.im/8RPgDaq, (Erişim Tarihi: 06.12.2022).

[3] “ملا یعقوب در دیدار با توماس وِست: جهان به تمامیت ارضی افغانستان احترام بگذارد”, Etilaatrooz, shorturl.at/guvA6, (Erişim Tarihi: 07.12.2022).

Ahmad Khan DAWLATYAR
Ahmad Khan DAWLATYAR
Ahmad Khan Dawlatyar, 2013 yılında Kunduz Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalı’nda “Türkiye Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasalarında Güçler Ayrılığı İlkesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı teziyle 2019 yılında almıştır. Çeşitli bilimsel etkinliklere katılan Dawlatyar, Afganistan sorunuyla ilgili bildiriler ve makaleler sunmuştur. Bu kapsamda “Afganistan Sorununun Dini ve İdeolojik Nedenleri” başlıklı sunumu yayınlanmıştır. Halihazırda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM bünyesinde yürütülen çalışmalara katkıda bulunan Ahmad Khan Dawlatyar’ın başlıca çalışma alanları Afganistan ve Pakistan’dır. Dawlatyar, anadil seviyesinde Farsça, Özbekçe, Türkçe ve Peştunca dillerine hakimdir. Ayrıca orta düzeyde İngilizce bilmektedir.