Tarih:

Paylaş:

Taşkent’te Afganistan Toplantısı: Özbekistan Neyi Hedefliyor?

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Afganistan’dan çekilse de gerek söz konusu ülkedeki ekonomik ve insani kriz gerekse de Taliban’ın uluslararası topluma verdiği taahhütleri yerine getirmemesinden dolayı Afganistan, uluslararası toplumun gündeminde yer almaya devam etmektedir. Fakat Ukrayna Krizi patlak uluslararası kamuoyunun odağı değişmiş ve dünya, Afganistan merkezli gelişmeleri unutmaya başlamıştır. Tam da bu ortamda Özbekistan, Afganistan Sorunu’nu uluslararası toplumun gündemine taşıyarak tarafların görüşlerini açıkça paylaştığı bir konferansa ev sahipliği yapmıştır. Bunun yanı sıra Özbekistan, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) Dönem Başkanı olarak da üye devletlerin dışişleri bakanlarını bir araya getirip Taliban heyetinin bu bakanlarla görüşmesini sağlamıştır.

Taşkent yönetimi, söz konusu konferansı 2018 ve 2021 yıllarında düzenlenen konferansların devamı olarak nitelendirse de böyle bir girişimde bulunmasının birkaç sebebi vardır.Bunlardan ilki, sınır güvenliğiyle ilintili olarak Afganistan’dan algıladığı tehdittir. Bilindiği üzere, Taliban’ın yeniden Afganistan’a egemen olduğu günlerde terör örgütü Devletü’l Irak ve’ş Şam’ın (DEAŞ) sözde Horasan Eyaleti (ISKP) Kabil Havalimanı’nın yakınlarında terör eylemi gerçekleştirerek onlarca Afganistan vatandaşını ve 13 Amerikan askerini öldürmüştür. Son 11 ayda ISKP, Afganistan’da terör eylemleri gerçekleştirmekte ve bu ülkenin topraklarını kullanarak komşu devletlere roket atmaktadır. Nitekim terör örgütü ISKP saflarında Özbek radikal unsurlarının da bulunduğu bilinmektedir.

Terör tehdidinin yanı sıra yeni Taşkent yönetimi, Afganistan üzerinden ortaya koyduğu ekonomi projelerinin uygulanılmasının peşindedir. Bu bağlamda Özbekistan’ın Tirmiz-Mezar-i Şerif-Kabil demiryolunun inşa edilmesini istemektedir. Ayrıca Özbekistan, Afganistan’daki istikrarsızlıktan da endişe duymaktadır. Çünkü Taliban yönetimi, uluslararası toplum tarafından tanınmamakta ve bunun sonucunda Afganistan ekonomisi çöküşe sürüklenmektedir. Bu nedenle de Afgan halkı, ağır bir insani krizle karşı karşıyadır.

Afganistan’da ekonomik ve insani durumun kötüleşmesi, terör ve radikalizmin artmasına ve uyuşturucu ve silah kaçakçılığına sebebiyet vermektedir. Bölgesel güvenlik ortamını kötüleştirmektedir. Üstelik söz konusu durum, Afganistan’dan komşu ülkelere yönelik göç hareketlerine de yol açmaktadır. Elbette Özbekistan, Afganistan’ın komşusu olması hasebiyle bu süreçlere dair birtakım endişelere sahiptir.

Son olarak Özbekistan, Taliban’ı resmen tanımasa da örgütle de facto olarak ilişki kuran bir devlet olarak uluslararası toplum ile Taliban’ı bir araya getirerek Afganistan Sorunu’na çözüm üretmek istemektedir.

Bu bağlamda Taşkent’te düzenlenen “Afganistan: Güvenlik ve Ekonomik Kalkınma” adlı toplantıda; Türkiye, İngiltere, İran, İtalya, İspanya, Kazakistan, Katar, Kırgızistan, Tacikistan, Çin, Norveç, Pakistan, Rusya, ABD, Japonya, Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri bir araya gelerek Afganistan’daki gelişmeleri ele almıştır.[1] Konferansta, Afganistan Sorunu’yla ilgilenen tüm tarafların bir çatı altında toplanmış olması ve Taliban Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki liderliğinde bir heyetin resmi şekilde davet edilmesi, konferansın önemini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte yaptığı açıklamayla Özbekistan Dışişleri Bakanlığı, Taliban heyetinin konferansa katılmasının tanınma anlamına gelmediğini vurgulamıştır.

Toplantıya katılan taraflar, Afganistan’a yönelik yaklaşımlarını ortaya koymuştur. Muttaki ise Taliban’ın Afganistan’da güvenliği sağlayarak uyuşturucu kaçakçılığına ve yolsuzluğa son verdiğini ifade etmiştir. Buna ek olarak Muttaki, ABD’nin Afganistan’ın ulusal rezervlerini serbest bırakmasını ve yaptırımların kaldırılmasını istemiştir.[2] Konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede Rus yetkililer, ABD’nin Afganistan’ın ulusal rezervlerini bloke etmesini “hırsızlık” olarak nitelendirirken; ABD’li temsilciler ise Afgan halkına insani yardımların yapılmasının önemine vurgu yaparak Afganistan’ın ulusal rezervlerinin serbest bırakılması konusunda Taliban’la görüşeceğini ifade etmiştir.[3]

Toplantının sonunda Özbekistan Dışişleri Bakanlığı, 12 maddelik bir bildiri yayımlamıştır. Bildiride Taliban heyeti, Afganistan Geçici Hükümeti’nin temsilcileri olarak nitelendirilmiş ve Muttaki’nin “Doha Anlaşması kapsamında Afganistan topraklarının başka devletlere karşı kullanılmasına müsaade etmeyeceğiz.” sözünün toplantıya katılanlar tarafından sıcak karşılandığı vurgulanmıştır. Afganistan’da kalıcı barışın sağlanması için ekonominin canlanmasına ve ülkenin bölgesel projelere dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.

Bunlarla birlikte bildiride, Afganistan’da ulusal barışın sağlanması için çoğulcu bir hükümet kurulması, insan haklarına saygı duyulması ve kızların eğitim hakkının sağlanması gibi taleplerin de altı çizilmiştir. Son olarak, Afganistan’ın ulusal rezervlerinin serbest bırakılarak Afgan halkının yararı doğrultusunda kullanılması çağrısı yapılmıştır.[4]

Konferans, birkaç açıdan dikkat çekicidir. Her şeyden önce Taliban heyeti, resmi bir şekilde konferansa davet edilmiş ve her ne kadar Taliban Hükümeti tanınmasa da uluslararası toplum tarafından muhatap kabul edilmiştir. Bu nedenle Taliban heyeti, 11 aylık faaliyetlerini katılımcılarla paylaşmış ve terör örgütleriyle mücadele edeceği yönündeki taahhüdü dikkate alınmıştır.

Öte yandan iddialara göre, Taşkent’te görüşen ABD ve Taliban heyetleri, bloke edilen Afganistan rezervlerinin bir kısmının üçüncü bir devlete “emanet fonu” olarak aktarılması ve oradan Afgan halkına verilmesi konusunda uzlaşmaya yaklaşmıştır. Ancak Taliban’ın üçüncü bir aktörün fon üzerinde kontrol sağlamasına karşı çıktığı da öne sürülmüştür.

Dikkat çeken bir başka husus da Afganistan’da ulusal barışın sağlanması için kapsayıcı, insan ve kadın haklarına saygı duyan, terörle mücadele eden ve terörle arasına mesafe koyan bir hükümetin kurulmasına vurgu yapılmasıdır.

Son olarak Afgan halkına insani yardım yapılması ve Afganistan’ın bölgesel projelere katılması konularının ön plana çıktığı söylenebilir. Nitekim yayımlanan bildiride, Özbekistan’ın Tirmiz-Mezar-i Şerfi-Kabil-Pişaver Demiryolu Projesi’ne atıfta bulunulmuştur. Dahası Çin’in Afganistan Özel Temsilcisi Yue Xiaoyong, söz konusu projeleri desteklediğini belirtmiştir.

Sonuç olarak Taşkent Konferansı, uluslararası toplum ile Taliban’ın bir araya gelebilmesi bakımından önemli bir platformdur. Özbekistan, Taliban’la ilişkilerini geliştirse de küresel aktörlerin ve bölge devletlerin desteğini almadan Taliban’ı tanımayacağının mesajını verirken; mevzubahis konferansı düzenleyerek Afgan Sorunu’nun barışçıl bir şekilde çözülmesinden yana olduğunu da ortaya koymuştur.


[1] “نشست تاشکند پایان یافت | آمریکا ذخایر مسدود شده افغانستان را به یک صندوق امانی سپرده است”, Shahrarnews, https://l24.im/G5zSnw, (Erişim Tarihi: 28.07.2022).

[2] “طالبان در کنفرانس تاشکند خواستار رفع تحریم‌های امریکا شدند”, VOA, https://www.darivoa.com/a/the-tashkent-international-conference-on-afghanistan-has-started/6673937.html, (Erişim Tarihi: 28.07.2022).

[3] “نماینده روسیه مسدود نگهداشتن دارایی‌های افغانستان در امریکا را “دزدی” خواند”, Afintl, https://www.afintl.com/202207263588, (Erişim Tarihi: 28.07.2022).

[4] “تأکید نشست تاشکند بر آزادسازی دارایی‌های افغانستان در خارج”, Farsnews, https://l24.im/Wif, (Erişim Tarihi: 28.07.2022).

Ahmad Khan DAWLATYAR
Ahmad Khan Dawlatyar, 2013 yılında Kunduz Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalı’nda “Türkiye Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasalarında Güçler Ayrılığı İlkesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı teziyle 2019 yılında almıştır. Çeşitli bilimsel etkinliklere katılan Dawlatyar, Afganistan sorunuyla ilgili bildiriler ve makaleler sunmuştur. Bu kapsamda “Afganistan Sorununun Dini ve İdeolojik Nedenleri” başlıklı sunumu yayınlanmıştır. Halihazırda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM bünyesinde yürütülen çalışmalara katkıda bulunan Ahmad Khan Dawlatyar’ın başlıca çalışma alanları Afganistan ve Pakistan’dır. Dawlatyar, anadil seviyesinde Farsça, Özbekçe, Türkçe ve Peştunca dillerine hakimdir. Ayrıca orta düzeyde İngilizce bilmektedir.