Tarih:

Paylaş:

Tsinguha Merkezi Müdür Yardımcısı Zhao Keji: “BRICS’ın Geleceği Çin’in Desteğine Bağlı”

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Değişen yeni dünya düzeninde bölgesel ve uluslararası kuruluşlar önemli birer aktör haline gelmeye başlamıştır. Bu dönemde etkin bir aktör olmayı hedefleyen kuruluşlardan biri de Batı merkezli dünya ekonomisine güçlü bir alternatif olarak ortaya çıkan BRICS’tir. 21. yüzyılın yükselen ekonomileri olarak görülen Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ülkelerinden oluşan BRICS grubu, uluslararası arenada yeni jeostratejik bir güç olarak değerlendirilmektedir. Peki, Batı merkezli dünya ekonomisine alternatif olarak doğan bu girişim, küresel ekonomideki dengeleri değiştirir mi?  

Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Tsinguha Merkezi Müdür Yardımcısı Zhao Keji’nin BRICS grubunun küresel ekonomideki rolüne ilişkin değerlendirmelerini dikkatlerinize sunmaktadır.

Sayın Keji, BRICS grubu uluslararası ilişkilerde nasıl bir rol oynamaktadır?

Çin, BRICS üyeleri arasında en büyük ekonomiye sahip kurucu üyedir. Ayrıca Çin’in en yüksek kredi notu ve küresel GSYİH payına sahip olması, onu bölgede güçlü bir konuma getirmiştir. Bu nedenle Pekin, BRICS oluşumu içinde lider rolünü oynamaktadır.

BRICS oluşumu, gelecekte gelişmekte olan ülkelerle ticaret ve iklim değişikliği müzakerelerinde ve imalat ürünlerinin ihracatıyla ilgili konularda işbirliği geliştirecektir. Bununla birlikte BRICS ülkelerine komşu olan devletler de işbirliğini arttırmak için The New Development Bank (NDB) ve Canada Revenue Agency’den (CRA) yararlanabilecekler. Güvenlik konularına daha az ağırlık veren BRICS ülkeleri, her üye devletin bölgesel olarak etki alanındaki önemli konumlarını desteklemek konusunda mutabık kalmışlardır.

Çin’in, BRICS grubu için önemi nedir?

Çin, BRICS grubun, gelişmekte olan ülkelerin söylemsel gücünü arttırmanın bir yolu olarak görmektedir. Bu durum, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi finansal yönetişim örgütlerine yönelik taleplerinin karşılanmadığı düşünüldüğünde, Çin’in hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik kullandığı bir araç olarak da yorumlanabilir.

Bununla birlikte Çin, ABD devlet tahvillerine yaptığı yatırımlara bir alternatif sağlayarak döviz rezervleri için yeni bir çıkış noktası bulmayı amaçlamaktadır. Ayrıca Pekin, BRICS grubundaki konumu nedeniyle kendi finansal sisteminde hedeflediği reformlarını hızlandırma avantajını elinde bulundurmaktadır. Böylelikle Çin, ülkenin ticari bankalarının faaliyetlerini denizaşırı ülkelerde genişletebilme imkânına sahip olabilir.

Çin, kurucusu olduğu örgüte güçlü destek vermeye devam ederse, BRICS gelecekte kayda değer bir borç verme gücüne ulaşabilir. Aksi takdirde üye devletlerin de beklentileri karşılanamayacaktır.

BRICS ülkeleri işbirliklerini derinleştirirler mi?

BRICS’e üye her devletin kendine özel gündemi ve öncelikleri bulunmaktadır. Örneğin Rusya’nın güvenlikle ilgili önemli çıkarları ön plandayken; Hindistan, Çin yatırımlarını ülkeye çekmeyi ve iklim değişikliğiyle ilgili baskıları en aza indirgemeyi hedeflemektedir.

BRICS ülkeleri arasında özellikle geleneksel olmayan güvenlik konularında fikir birliğine varılması, çeşitli nedenlerden ötürü zorlaşmaktadır. Bu nedenle üye devletler, benzer farklılıklar içinde bir denge kurmaya çalışmaktadırlar. Aralarında rekabet olsa da özellikle ekonomi alanında benzer çıkarlara sahip olan BRICS üyeleri arasında stratejik koordinasyonun sağlanması mümkündür. Söz konusu durum, BRICS ülkelerinin ekonomi alanında işbirliklerini geliştirebileceğinin bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir.

Üniversite ve düşünce kuruluşları, BRICS ülkeleri arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine katkıda bulunacak bir alternatif olabilir. Örneğin BRICS ülkelerindeki üniversiteler, uluslararası arenada işbirliğini teşvik etmek için programlar geliştirebilir. Hatta önümüzdeki yıllarda BRICS ülkelerindeki kurumlar arasında bir üniversite ligi kurulması planlanmaktadır. Bununla birlikte finans ve ekonomiye ilişkin yeni bir BRICS düşünce kuruluşunun da kurulması beklenmektedir.

Röportajda yer alan görüşler, uzmanın kişisel görüşleri olup, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin (ANKASAM) yayın politikasını yansıtmayabilir.

Bu röportajın orijinal hali 4 Ocak 2022 tarihinde The International Asia Today’da Rusça ve İngilizce olarak yayınlanmıştır.

Rusça versiyonu için tıklayınız: https://theasiatoday.org/interviews-ru/%d0%b7%d0%b0%d0%bc%d0%b5%d1%81%d1%82%d0%b8%d1%82%d0%b5%d0%bb%d1%8c-%d0%b4%d0%b8%d1%80%d0%b5%d0%ba%d1%82%d0%be%d1%80%d0%b0-%d1%86%d0%b5%d0%bd%d1%82%d1%80%d0%b0-%d1%86%d0%b8%d0%bd%d1%85%d1%83%d0%b0/?lang=ru

İngilizce versiyonu için tıklayınız: https://theasiatoday.org/interviews/deputy-director-of-tsinghuas-center-zhao-keji-the-cooperation-between-members-of-brics-is-very-essential/


Kenan AĞAZADE
Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'na bağlı ADA Üniversitesi'nin Uluslararası İlişkiler bölümünde (2013-2018) lisansını yapan Kenan AĞAZADE, değişim programıyla Büyük Britanya'daki Glasgow Üniversitesi'nde okumuştur (2016-2017). Yüksek lisansını Küresel Politika ve Toplumsal Değişim alanında (2018-2020) İsveç'teki Malmö Üniversitesi'nden tamamlayan Kenan AĞAZADE, İsveç'te Rusya ve Kafkasya Bölgesel Araştırma Merkezi'nde (2019-2020) araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. İyi derecede Rusça, İngilizce ve İsveççe bilmektedir.