Tarih:

Paylaş:

Ukrayna-Rusya Savaşının Gölgesinde Rus-Japon İlişkileri

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Japonya, 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından Rusya’ya en çok yaptırım uygulayan ülkelerden biri olmuştur. Japonya Başbakanı Fumio Kişida, Rusya’nın Ukrayna saldırısını, ülkesinin “ulusal güvenliği açısından tamamıyla kabul edilemez” bulduklarını belirterek yaptırımları genişletme kararını duyurmuş ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’yle (AB) koordineli hareket ettiklerini belirtmiştir.

Japonya’nın yaptırım paketini genişletmesine devam etmesi karşısında Rusya, barış antlaşması müzakerelerinin askıya alınacağını duyurdu. Rusya Savunma Bakanlığı, yaptığı açıklamada Tokyo’nun Ukrayna politikasına atıfta bulunarak, “Bu şartlar altında her iki ülke için de önemli olan bir belgenin imzalanması konusunda görüşme yapılması mümkün değildir” ifadelerine yer verdi.

Ayrıca Japon sakinlerin Moskova’nın kontrolünde bulunan fakat Tokyo’nun üzerinde hak iddia ettiği Hokkaido açıklarındaki adaları periyodik olarak ziyaret etmelerine izin veren vizesiz giriş programının da askıya alınacağını açıklayan Rusya’ya, Japonya Hükümeti’nden tepki geldi. Japonya Başbakanı Fumio Kişida, Moskova’nın eylemlerinin son derece yersiz ve kesinlikle kabul edilemez olduğunu söyledi. Rusya’nın adımını “şiddetle protesto ettiklerini” belirten Kişida, Japonya’nın Kuril Adaları (Kuzey Toprakları) Sorunu’nu çözme ve barış anlaşması imzalama konusundaki temel tutumunun değişmediğini belirtti.

Bununla birlikte iki ülke arasındaki barış görüşmelerinin durdurulmasının ardından günler sonra Rusya, 3 binden fazla asker ve yüzlerce ekipmanla Kuril Adaları’nda askeri tatbikat düzenledi. Böylece Rusya ile Japonya arasındaki Kuril Adaları Sorunu yeniden gündeme geldi.

Ukrayna-Rusya Savaşı’nın gölgesinde yaptırımlar nedeniyle gerginleşen Rus-Japon İlişkilerini Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) değerlendiren uzmanlar, Japonya’nın Rusya’ya yönelik ABD eksenli bir dış politika izlediği görüşündeler.

ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Sabir Askeroğlu: Japonya yaptırımları genişleterek Rusya’ya baskı uygulamak istiyor.

Rusya’nın Japonya’yı Asya-Pasifik bölgesindeki stratejisi nedeniyle önemsediğini belirten ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Sabir Askeroğlu, Rus-Japon ilişkilerinin genişleyen yaptırımlar karşısında olumsuz etkilendiğini ifade etti. Japonya’nın Rusya’ya karşı ABD’nin politikasıyla paralel bir süreç izlediğini vurgulayan Askeroğlu, yaptırımların Rus dış politikasını etkilemek için bir araç olarak kullanıldığının altını çizdi. 

Rusya’nın Kuril Adaları Sorunu’na ilişkin barış müzakerelerinde ciddi bir adım atmadığına dikkat çeken Askeroğlu, “Rusya, bir taraftan Japonya’yla barış görüşmelerini sürdürürken; diğer taraftan bölgeyi silahlandırıyor. Adaya ziyaretlerde bulunarak Japonya’nın hoşlanmayacağı davranışlar sergiliyor.” diye konuştu.

Japonya’nın yaptırımları genişletmesinin nedenlerine de değinen Askeroğlu, “Tokyo, taktik değiştirdi. Kişida Hükümeti, diyalog yerine baskı yoluyla Rusya’nın kararlarını değiştirmeye çalışıyor. Japonya’nın son zamanlarda Rusya’ya yönelik yaptırımların sayısını arttırmasındaki asıl nedenin bu olduğunu düşünüyorum.” dedi.

ANKASAM Asya-Pasifik Uzmanı Cenk Tamer: Japonya’nın amacı yaptırımlar yoluyla Rusya’ya olan düşmanlığı artırmak.

Japonya’nın Batı kampının bir parçası olarak görüldüğünü ve bu nedenle Tokyo yönetiminin Rusya’ya yönelik yaptırımları genişlettiğini dile getiren ANKASAM Asya-Pasifik Uzmanı Cenk Tamer, Japonya’nın amacının QUAD ülkeleri olan ABD, Avustralya ve Hindistan’ı da yanına alarak yaptırımlar yoluyla Rusya’ya olan düşmanlığı artırmak olduğunu; ancak tarafsız tutumuyla dikkat çeken Hindistan’ı ikna edemediğini söyledi. Tamer, “Japonya, QUAD’ı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) gibi bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. ABD de QUAD’ı Rusya’ya karşı bir cephe olarak kullanıyor. Tokto, burada bir araç vazifesi görürken; Moskova ise kendisine karşı oluşturulan bu cephenin genişlemesini istemiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna’daki savaş öncesinde Japonya Başbakanı Kişida’nın Kuril Adaları konusunda tek taraflı açıklamalar yapması üzerine Rusya’nın adalarda askeri tatbikatlar düzenlendiğine vurgu yapan Tamer, yaptırımlar nedeniyle iki ülkenin yeniden karşı karşıya geldiğini belirtti. Tamer, “Japonya bu adaları önce parayla satın almak ve ondan sonra da barış anlaşması yapmak istiyor. Rusya da savaş yoluyla kazandığı adalar için bu para teklifini kabul etmiyor. Bu nedenle iki ülke arasında devam eden adalar sorunu, yakın zamanda çözülecek gibi görünmüyor.” ifadelerini kullandı.

Hudson Enstitüsü Araştırma Görevlisi Dr. Satoru Nagao: Japonya’yla yapılan müzakereler Rusya için ekonomik açıdan avantaj sağlıyordu.

Japonya’nın Rusya’ya yönelik yaptırımları karşısında iki ülke arasından askıya alınan barış görüşmelerinin Moskova yönetimi tarafından uzun zamandır durdurulmak istendiğini ifade eden Hudson Enstitüsü Araştırma Görevlisi Dr. Satoru Nagao, Rusya’nın Kuril Adaları’nı (Kuzey Topraklar) işgal etmeyi sürdürdüğünü ve Japonya’nın topraklarını geri isteme hakkına sahip olduğunu söyledi.

Kuril Adaları’nın öneminin arttığını vurgulayan Nagao, “Rusya, nükleer balistik füze denizaltılarını Ohotsk Denizi’nde saklıyor. Bu denizaltı temelli nükleer füzeler, ABD’ye karşı nükleer caydırıcılığı açısından kritik öneme sahip. Rusya, Ohotsk Denizi’ndeki bu denizaltıları korumak için Kuril Adaları’na hava ve gemi karşıtı füzeler yerleştirmek istiyor. Bununla birlikte Kuzey Kutbu’ndaki buzulların erimesiyle deniz ticareti yolları açılıyor. Bu yollar da Kuril Adaları’nın hemen yanında bulunmaktadır. Dolayısıyla Kuril Adaları, Deniz İletişim Hattı’nı korumak için stratejik önem taşımaktadır.” dedi.

Müzakerelerin Rusya için ekonomik bakımından önemli olduğuna işaret eden Nagao, “Japonya, Rusya’nın enerji kaynakları konusunda müşterisi konumunda bulunuyor. Bu İSE Rusya’nın Çin’le yapacağı enerji fiyatı pazarlığında bir avantaj sağlayabilir. Bu yüzden Japonya’yla yapılan barış müzakereleri, Rusya için yararlı oldu. Ancak mevcut durumda yaptırımlar nedeniyle Japonya ile Rusya arasındaki ticaretin genişlemesi mümkün görünmüyor.” ifadelerine yer verdi.

Emekli Büyükelçi Ahmet Bülent Meriç: Rusya’nın Kuril Adaları’na asker çıkarması büyük bir krize neden olabilir.

Japonya’nın dış politikasının nükleer silahsızlanma konusu hariç tamamen ABD’nin çizgisinde olduğunu belirten Emekli Büyükelçi Ahmet Bülent Meriç, Tokyo yönetiminin bu çizgi dışında hareket edemeyeceğini ve durumun Rusya’yla olan ilişkileri etkileyeceğini söyledi.

Japonya’nın Asya-Pasifik bölgesinde ABD için önemli bir stratejik ortak olduğunu ve bölgede iki ülkeden tehdit algılaması bulunduğunu söyledi. Meriç, “Japonya’nın birinci tehdit algılaması, Kuzey Kore’nin kıtalararası füze denemeleri yapmasıdır. Burada hedef, ABD’nin batı sahillerini vurmak. İkincisi ise yükselen Çin tehdididir. Japonya’nın Çin’le Senkaku Adaları üzerinden ve Senkaku Adaları’nın Tayvan’a sarkan adacıklar üzerinde toprak ihtilafları var. Burada en önemli husus da Çin’in Güney Çin Denizi’nde ve Guam’a kadar olan Pasifik bölgesinde tarihi haklar iddia etmesi. Dolayısıyla Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki o adacıkları genişletmesi ve oraları silahlandırması karşısında, Japonya’nın Batı’ya olan deniz yolunun kesilmesine yönelik bir tehdit de ortaya çıkıyor. Bundan dolayı Tokyo, ABD’nin uyguladığı yaptırım rejimlerinin aynısını uygulamak durumundadır.” dedi.

Rusya’nın Asya-Pasifik’teki zayıf konumunu güçlendirilmesine yönelik girişimlerinin sonuçsuz kaldığını vurgulayan Meriç, Rusya’nın Kuril Adaları’na asker yerleştirmeye devam ettiğini ve bu durumun iki ülke arasında büyük bir krize neden olabileceğini ileri sürdü.

Emekli Jandarma Albayı Gökhan Sarı: Rus-Japon İlişkileri, Ukrayna’daki savaş sona erince yeniden istikrara kavuşacaktır.

Japonya’nın politikasının Batı’nın politikalarına paralel olduğunu ifade eden Emekli Deniz Albayı Gökhan Sarı, ilerleyen zamanlarda bu politikaların ABD eksenli yürütülmeye devam edeceğini söyledi.

İki ülke arasındaki yaptırımlar nedeniyle gerginleşen ilişkilerin büyük bir krize sebebiyet vermeyeceğinin altını çizen Sarı, “Yakın gelecekte bu açıklanan yaptırımların dahi, belli bir yerden sonra stabil hale geleceğini ve istikrara kavuşacağını düşünüyorum.” dedi.

Sarı, “Japonya, bu gerilimden istifade ederek 2. Dünya Savaşı’ndaki mağduriyetinden dolayı tekrar nükleer silahlara sahip olma ihtiyacını gündeme taşıyacaktır. Çünkü kendisinin bu anlamda bir tehdit altında olduğunu dile getiriyor. Buna yönelik tartışmaların iç kamuoyunda da yapıldığını görüyoruz.” yorumunu yaptı. Ayrıca Sarı, Rusya’nın Kuril Adaları’na asker çıkarmasının iki ülke arasında gerilimi tırmandıracağını; ancak adalara yönelik bir askeri müdahalenin yapılmayacağını sözlerine ekledi.

Gazeteci Hacer Sezgin: Japonya, Rusya-Ukrayna gerginliğini bir fırsata dönüştürmenin peşinde.

Japonya’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarını genişletmesi karşısında iki ülke arasındaki ilişkilerin gerginleşeceğini söyleyen Gazeteci Hacer Sezgin, Tokyo Hükümeti’nin bu krizi bir fırsat olarak gördüğünü belirtti. Sezgin, “Japonya, bu gerginliği kullanarak buradan ne alabilirim arayışı içerisinde. Çünkü farklı bölgelerdeki gerginliklerde sessiz kalan, çok fazla krize girmeyen bir konumda olan Japonya’nın tarafsızlığını bozarak Rusya’ya yaptırım uygulamasını bu denli genişletmesinin temel sebebinin Kuril Adaları Sorunu’ndan kaynakladığını söyleyebiliriz.” değerlendirmesi yaptı.

Japonya’nın dış politikadaki adımları konusunda diğer uzmanlarla aynı fikirde olan Sezgin, “Japonya, ABD’yi takip ediyor. Washington yönetimi, küresel ölçekte nasıl hareket ediyorsa, Tokyo da aynı çizgide konumlanıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan sonra tekrar bir geri adım atılabilir. Çünkü barış görüşmelerinin askıya alınması, Japonya için de çok iyi bir şey değil. Rusya da bir tepki olsun diye durdurdu ama iki ülke arasındaki ilişkilerin tekrar canlanacağını öngörebiliriz.” şeklinde konuştu.


Sibel MAZREK
Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde tamamlayan Sibel Mazrek, yüksek lisans eğitimine Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nde Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda devam etmektedir. Çeşitli medya kuruluşlarında muhabirlik, spikerlik sunuculuk görevlerini üstlenen Mazrek, ANKASAM'da Medya Koordinatörü olarak çalışmalarına devam etmektedir.