Tarih:

Paylaş:

Ulus Devlet İnşası Sürecinde Bişkek’in Kırgızca Adımı

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

кыргызча окуу үчүн басыңыз 🇰🇬

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Kırgızistan, önemli siyasi dönemlerden başarıyla geçmiş bir devlettir. Bu özelliği nedeniyle ciddi tecrübelere sahiptir. Bununla birlikte son dönemde tüm Avrasyalı aktörler gibi Bişkek yönetimi de mühim bir sınav vermektedir. Zira terörizm gibi küresel bir sorun başta Avrasya coğrafyası olmak üzere tüm dünyayı tehdit etmektedir. Söz konusu tehditlere karşı en önemli savunma ise egemen olduğu topraklarda otoritesini tesis etmiş halkının refahını önceleyen devletlerdir.

Afganistan örneğine bakıldığı zaman ortak değerler üzerinden ulus inşa etmenin ne kadar önemli olduğunu anlamak kolaylaşmaktadır. Afganistan’da günümüzde yaşanan sorunların nedenlerinden biri, farklı kimlikler üzerinde bir üst Afgan kimliğinin oluşturulamamış olmasıdır. Söz konusu durum, yabancı güçlerin ülkeleri istikrarsızlaştırılmasını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca Afganistan’dan gelen çeşitli tehditlerin ve sorunların komşu coğrafyalara yayılmasından endişe duyulmaktadır. Bu nedenle de mevzubahis tehditler ve sorunlar, Rusya da dahil olmak üzere büyük bir Avrasya devletlerini tehdit etmektedir.  

Bilindiği gibi Kırgızistan’da kuzey ve güney ayırımından bahsedilmektedir. Kuzey bölgelerinde ağırlıklı olarak Rusça, güney bölgelerinde ise Kırgızca konuşulmaktadır. Bu durum, toplum arasında farklılıklar yarattığı gibi, Afganistan’daki şiddetin de ülkeye daha kolay yayılması için bir zemin oluşturmaktadır.

Söz konusu riskin önlenebilmesi için Kırgızistan’da güçlü bir üst kimliğin oluşturulması zaruridir. Tesis edilecek üst kimlik üzerinden sadece Kırgızistan’da toplumsal birliktelik güçlendirilmeyecek; aynı zamanda Orta Asya’nın barış ve istikrarına da katkıda bulunulacaktır. Unutulmamalıdır ki bir zincir, en güçlü halkası kadar kuvvetlidir. Bunun sağlanabilmesi için de Kırgızların ortak değerler üzerinden birleştirilmesi elzemdir. Çünkü güçlü bir ulus-devlet olmadan tehditlere karşı mücadele edecek bir toplum yaratılamayacak ve böylelikle istikrar, güven ve refah sağlanamayacaktır. Afganistan örneği, Kırgızistan’ın ortak değerler üzerinden ulus inşa etme çabasının bölgenin istikrarı ve barışı için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Kırgızistan’da güçlü bir ulus-devlet inşa etmek ve toplumsal uzlaşıyı arttırmak amacıyla Bişkek yönetimi, ülkenin devlet dili hakkında yasal bir değişikliğe gitmektedir. Bahse konu olan değişikliğin amacı, Kırgız halkının kimliğinin korunması ve ulusal kültürün geliştirilmesi için dil politikasının iyileştirilmesidir. Bu kapsamda devlet memurlarının Kırgızca konuşması gerektiği belirtilmektedir. Yasa tasarısındaki 1. maddede açıkça Kırgızcanın ülkenin devlet dili olduğu yazmaktadır. Ayrıca devlet dilinin ülkedeki tüm etnik gruplarını birleştirmekten sorumlu olduğu ve aradaki bağın güçlendirilmesine katkıda bulunduğu vurgulanmaktadır. 2. maddede Rusçanın resmi dil olduğu açık bir şekilde belirtilmektedir. Buna ek olarak ülkedeki etnik grupların dillerini özgürce kullanabildikleri ve kendi dillerinde eğitim görebildikleri ifade edilmektedir.[1]

Söz konusu yasa tasarısında şu noktalar öne çıkmaktadır: [2]

  • Tüketici hizmetleri, devlet dilinde (Kırgızca) yapılacaktır. Gerekirse diğer dillere çeviri yapılabilecektir.
  • Diğer etnik gruplar kendi ana dillerini koruma ve kullanma hakkına sahiptir.
  • Resmî belgeler, kurum isimleri, örgütlerin ve bankaların adları Kırgızca olacaktır. Diğer dillerde çeviri yapılabilecektir. Fakat diğer dillerdeki yazılar Kırgızca’dan daha büyük yazılmayacaktır.
  • Radyo ve televizyon gibi basın yayınları, %70 Kırgızca olacak şekilde yapılacaktır. Televizyon ve radyo şirketleri aidiyetine bakılmaksızın yayınlarının %70’ini devlet dilinde gerçekleştirmek zorundadır.
  • Toplantı, konferans, kongre, fuar, seminer, forum v.b. toplumsal faaliyetler Kırgızca yapılacaktır. Zaruri olduğu durumda tercüme yapılacaktır.

Bu noktada belirtmek gerekir ki; bir toplumu bir arada tutan en önemli etkenlerden biri dildir. Gerçek bir Kırgız olmak ve sağlıklı bir Kırgız toplumu inşa edebilmek için Kırgız dilinin konuşulması ve Kırgız gibi düşünülmesi gerekmektedir. Bu anlamda Kırgızistan, söz konusu tasarıyla herhangi bir etnik grup için tehdit oluşturmadan, güçlü bir Kırgız kimliği inşa ederek önce ülke içindeki birliktelik ve dayanışmayı güçlendirmeyi, daha sonra da bölgesel ve küresel müttefikleriyle ilişkilerini sağlıklı bir zemine oturtmayı amaçlamaktadır.


[1] “О государственном языке Кыргызской Республики”, Koomtalkuu, http://koomtalkuu.gov.kg/ru/view-npa/1162, (Erişim Tarihi: 26.11.2021).

[2] “Новая редакция закона о госязыке. Что изменилось и кто обязан знать кыргызский”, Kaktus, https://kaktus.media/doc/449743_novaia_redakciia_zakona_o_gosiazyke._chto_izmenilos_i_kto_obiazan_znat_kyrgyzskiy.html, (Erişim Tarihi: 26.11.2021).

Emrah KAYA
ANKASAM Dış Politika Uzmanı Emrah KAYA, Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezundur. Yüksek lisans derecesini 2014 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde hazırladığı “Latin Amerika'da Sol Liderlerin Yükselişi ve Uluslararası Politikaya Etkisi: Venezuela-Bolivya Örneği (Rising of the Left Leaders in Latin America and its Effects to International Politics: An Example of Venezuela-Bolivia)” başlıklı teziyle almıştır. Doktora eğitimine yine Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde devam eden KAYA, tez aşamasındadır. Başlıca çalışma alanları; Orta Asya, Latin Amerika, Güvenlik, Terörizm, Barış Süreçleri’dir. KAYA’nın çeşitli kitap ve dergilerde çalışmalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarında analizleri yayınlanmıştır.