Tarih:

Paylaş:

Afganistan Parasının Değerini Korumasını Sağlayan Faktörler

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Taliban, 15 Ağustos 2021 tarihinde Afganistan’a yeniden egemen olarak bu ülkeyi yönetmeye başlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başta olmak üzere uluslararası toplum, Taliban’ın Doha Antlaşması kapsamında verdiği taahhütleri yerine getirmediğini öne sürerek yeni kurulan hükümeti tanımamaktadır. Üstelik uluslararası toplum, Taliban yönetimine yaptırımlar da uygulamaktadır. Bu bağlamda ABD, Afganistan’ın ulusal rezervlerini bloke etmiştir. Mevcut durumda devletler, Taliban’ı tanımadığı için resmi anlaşma yapmaktan; yabancı şirketler ise ülkeye yatırımda bulunmaktan kaçınmaktadır. Dahası Afganistan’da kuraklık ve doğal afetler de ülkedeki sorunların derinleşmesine neden olmaktadır.

Bilindiği üzere, son yirmi yıldır Afganistan ekonomisi, dış yardımlar üzerine inşa edilmiştir. Bu yardımlar da azalınca, ülke iktisadi çöküşün eşiğine gelmiştir. Nitekim insani durum, giderek kötüleşmektedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Taliban’ın Afganistan’ı kontrol altına almasının ardından beş yüz bin insanın işini kaybettiğini ve 2022 senesinin sonuna kadar bu sayının bir milyona çıkacağını iddia etmiştir.[1] Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ise Afganistan’da yirmi milyon insanın açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu öne sürmektedir.[2] İşsizlik ve yoksulluktan dolayı bazı insanların böbreklerini sattığı görülmektedir. Bununla birlikte insanların intihar etmesi gibi hadiseler de artmıştır.

Taliban yönetimindeki Afganistan’da ekonomik ve sosyal sorunlar derinleşirken; ülkenin ulusal para birimi olan afganinin yabancı para birimleri karşısında ve özellikle de dolara karşı değer kaybetmemesi dikkat çekmektedir. Nitekim sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahit, 1 ABD dolarının 87 afganiye denk geldiğini belirtmiştir. Son günlerde bunun 85 afganiye indiği görülmektedir.[3] İkinci Taliban döneminin başladığı günlerde 1 ABD dolarının 80 afgani civarında olduğu hatırlanmaktadır. Bu verilerden hareketle, son bir yılda Afgan ulusal para biriminde ciddi bir değer kaybının yaşanmadığı söylenebilir. Oysa ki Afganistan’ın komşusu olan Pakistan’ın rupisi, dolar karşısında hızla değer kaybetmektedir.

Yabancı para birimleri karşısında afganinin değerini korunmasının pek çok nedeni vardır. Bunların başında uluslararası toplumun insani yardım olarak gönderdiği sıcak para gelmektedir. Afganistan Merkez Bankası’nın verilerine göre, 2021 senesinin Ağustos ayından beri uluslararası toplum, insani yardım olarak yaklaşık 1,3 milyar dolar göndermiştir. Para, önce Afganistan Uluslararası Bankası’na (AUB) girmekte, ardından da Afgan parasına çevrilerek ya doğrudan ya da gıda ve elbise alınarak Afgan halkına dağıtılmaktadır. Örneğin ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Tom West, ülkesinin Afganistan’a 1,1 milyar dolar insani yardım gönderdiğini duyurmuştur.[4] Özellikle de Washington yönetiminin uluslararası örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının Afganistan’a yapacağı yardımlara yaptırım uygulanmayacağını duyurmasından sonra pek çok örgüt, Afganistan’a yeniden yardım göndermeye başlamıştır. Son günlerde uluslararası toplum, Afganistan’a haftada ortalama 40 milyon dolar göndermektedir. Bu durum ise ülke parasının değerini korumasını sağlamaktadır.

Bir başka neden ise Taliban’ın para basmaktan kaçınması ya da basamamasıdır. Nitekim Afganistan Merkez Bankası’nın son bir yıldır para basmadığı bilinmektedir. Çünkü karşılıksız para basıldığında, doların değeri artacaktır. Taliban, Afgan parasının piyasada kullanılmasını zorla kabul ettirmektedir. Yani Afganistan piyasasında afgani kıtlığı yaşanmakta ve Taliban, eski paraların kullanmasını uygun görmektedir.

Ayrıca Afganistan’ın dış ticaretinin azalması nedeniyle ülkedeki fiyatların artması da Afgan parasının değerini korumasına sebebiyet veren bir diğer faktördür. Taliban, Afganistan’a egemen olduğundan bu yana gıda ürünlerinin fiyatı iki katına çıkmıştır. Örneğin 15 Ağustos 2021 tarihinden önce 50 kg unun fiyatı 1200 afganiyken; günümüzde 2500 afganidir. Ancak devletler, Afganistan’la olan ticaret hacmini azalttığı için ülke, dolara fazla ihtiyaç duymamaktadır.[5]

Taliban’ın kamu harcamalarını sınırlandırması ve devrik rejimin aksine; vergiler ile gelirleri doğrudan hazineye aktarması da Afgan parasının değerinin sabit kalmasına yol açmaktadır. Buna ek olarak Taliban, Afganistan Borsası olarak bilinen Şahzade Marketi’ndeki çalışanları uyararak doların fiyatının sabit kalmasını sağlamaktadır.

Son günlerde Afgan parasının dolar karşısında değer kazanmasının temel sebebi ise ABD ile Taliban arasında yapılan görüşmelerdir. Geçmişte ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu ülkenin ulusal rezervinin 3,5 milyar dolar tutarındaki kısmını, Afganistan’daki ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla İsviçre’de kurulan bir Afgan Fonu’na aktaracağını duyurmuştu. Dikkat çeken bir diğer gelişme de El-Kaide lideri Eymen El-Zevahiri’nin öldürülmesinin ardından ABD ve Taliban heyetlerinin Doha’da görüşmesidir. Bu anlamda Amerikan basını, ABD İstihbarat Başkanı Yardımcısı David Cohen ile Taliban İstihbarat Başkanı Abdul Hak Vasik’in Katar’ın başkentinde bir araya geldiğini iddia etmiştir.[6] İki taraf da söz konusu haberi yalanlamamıştır. Bu yüzden de görüşmenin gerçekleştiği düşünülmektedir. Bu temaslar ise Afganistan ekonomisine değer kazandırmıştır.

Afgan Fonu’nun kurulması ve ABD ile Taliban arasında yapılan görüşme, tarafların birbirine daha gerçekçi yaklaşıp Afgan Sorunu’nun çözümü konusunda somut adımlar atabilecekleri yönünde bir izlenim oluşturmuştur. Washington yönetimine göre Taliban, tüm ülkeye hâkim olsa da Afganistan’daki sorunları tek başına çözemez. Taliban açısından ise ABD, dünyanın süper gücüdür ve Washington’la uzlaşmadan tanınma sorunu aşılamaz. Bu iki perspektifin tarafları müzakerelere itmesi ise Afganistan piyasasında olumlu etki yaratmış ve Afgan parasının değer kazanmasına yol açmıştır.

Sonuç olarak, yabancı para birimleri karşısında Afgan parasının değerinin korunmasının pek çok gerekçesi vardır. ABD başta olmak üzere uluslararası toplumun Afganistan’a insani yardım göndermesi, bu nedenlerin başında gelmektedir. Çünkü Batı, yardımlar sayesinde ülke piyasasında dolar kıtlığı yaşanmasını önlemektedir. Bu da Afgan parasının değerinin sabit kalmasına sebebiyet vermektedir.


[1] “سازمان بین‌المللی کار: 500 هزار نفر پس از تسلط طالبان در افغانستان بی‎کار شده‌اند”, Sputnik, https://l24.im/QFfOB, (Erişim Tarihi: 10.10.2022).

[2] “اقتصاد فروپاشیدۀ افغانستان، چالش ها و فرصت ها”, Azadiradio, https://da.azadiradio.com/a/32068541.html, (Erişim Tarihi: 10.10.2022).

[3] “طالبان از کاهش قیمت دلار در افغانستان خبر داد”, Farsnews, https://l24.im/0qNFUay, (Erişim Tarihi: 10.10.2022).

[4] “دومین بسته ۴۰ میلیون دالری پول نقد در هفته جاری به کابل رسید”, Etilaatroz, https://l24.im/fZC, (Erişim Tarihi: 10.10.2022).

[5] “برخی باشندگان کابل: ارزش پول افغانی بلند رفته اما نرخ‌‌ و نوا کاهش نیافته است”, Azadiradio, https://da.azadiradio.com/a/32073299.html, (Erişim Tarihi: 10.10.2022).

[6] “معاون سی آی ای با رئیس استخبارات حکومت طالبان گفت‌وگو کرد”, Azadiradio, https://da.azadiradio.com/a/32071919.html, (Erişim Tarihi: 11.10.2022).

Ahmad Khan DAWLATYAR
Ahmad Khan Dawlatyar, 2013 yılında Kunduz Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalı’nda “Türkiye Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasalarında Güçler Ayrılığı İlkesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı teziyle 2019 yılında almıştır. Çeşitli bilimsel etkinliklere katılan Dawlatyar, Afganistan sorunuyla ilgili bildiriler ve makaleler sunmuştur. Bu kapsamda “Afganistan Sorununun Dini ve İdeolojik Nedenleri” başlıklı sunumu yayınlanmıştır. Halihazırda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM bünyesinde yürütülen çalışmalara katkıda bulunan Ahmad Khan Dawlatyar’ın başlıca çalışma alanları Afganistan ve Pakistan’dır. Dawlatyar, anadil seviyesinde Farsça, Özbekçe, Türkçe ve Peştunca dillerine hakimdir. Ayrıca orta düzeyde İngilizce bilmektedir.