Filipinler’deki Askeri Üsler ve ABD-Çin Rekabeti

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Asya-Pasifik’te stratejik bir konumda bulunan Filipinler, Güneydoğu Asya’nın merkez ve güneydoğu kısmında bulunmaktadır. Bir adalar ülkesi olan Filipinler, ayrıca Tayvan’ın güneyindedir. Ülke, jeopolitik konumu hasebiyle büyük bir öneme sahiptir. Özellikle de Japonya’nın Tayvan’a olan yakınlığıyla birlikte düşünüldüğünde Manila, bölgesel denklemlerde ve kırılmalarda önemli bir aktör olarak dikkat çekmektedir. Dolayısıyla yakın gelecekte Asya-Pasifik’te yaşanması muhtemel herhangi bir gerginlikte Filipinler’in uçak gemisi vazifesi görme potansiyeline sahiptir.

Diğer taraftan özelde Çin’in ve genelde ise Asya kıtasının ana kütlesinin denizden çevrelenmesi noktasında da vazgeçilmesi zor bir ülkedir. Filipinler’in hemen batısında tartışmalı Güney Çin Denizi bulunmaktadır. Söz konusu denize ilişkin bölge devletleri arasında anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Nitekim kıyıdaş devletler arasındaki ilişkiler, çeşitli dönemlerde normalleşse de gerginlikler de devam etmektedir. Bu nedenle bölgedeki normalleşme süreçlerini sekteye uğratmak ve ilişkilerdeki tansiyonu yükselmek isteyen bölge dışı aktörlerin bir koz olarak Güney Çin Denizi’ndeki ihtilafları derinleştirecek hamlelerde bulunması olasılık dahilindedir.

Bu bağlamda Filipinler’in tutumu ve dış politikası oldukça önemlidir. Filipinler’in dış politikasının daha iyi anlaşılabilmesi için geçirdiği tarihsel sürece de değinmek gerekmektedir. Geçmişte İspanya’nın sömürgesi olan Filipinler, 1898 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) kontrolüne girmiştir. Daha sonra bağımsızlık için mücadele başlatılmış; lakin bu başarısız olmuştur. Ülke, İkinci Dünya Savaşı’nda da Japonya’nın işgaline uğramıştır. Nihayetinde Filipinler, 1946 yılında bağımsızlığını kazanmıştır. Ancak ABD’nin bölgedeki etkisi ve varlığı devam etmiştir.

Filipinler’in bağımsızlığının ardından taraflar arasında ABD’nin lehine anlaşmalar imzalanmıştır. Bu sayede Washington yönetimi, Filipinler’deki askeri ve ekonomik etkisini sürdürmeye devam etmiştir. Söz konusu dönemde imzalanan Askeri Üs Anlaşmaları, örneğin ABD’ye 16 askeri üssün ve yine belirsiz sayıdaki bölgenin herhangi bir ücret ödenmeden 99 yıl boyunca kullanılma hakkının verilmesi gibi gelişmeler yaşanmıştır. 1953 senesinde dönemin ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower, üs sayısını arttırmak ve var olan üsleri geliştirmek istediğini açıklamıştır. Fakat ilerleyen dönemlerde yapılan görüşmeler neticesinde 99 yıllık sürenin 25 yıla düşürülmesi ve bazı üslerin Filipinler Ordusu’na devredilmesi kararlaştırılmıştır.[1]

Aslında ABD, Pasifik’teki etkisini kaybetmek istememiştir. Bu amaçla taraflar arasında 1976 yılında tekrar görüşmeler başlatılmıştır. 1979 senesinde uzlaşılan karar neticesinde üsler Filipinliler’in kontrolünde olacak ve anlaşmalar beş yılda bir yenilenecekti. Ancak bu durum da ABD’nin üslerdeki etkisini bir ölçüde de olsa kısıtlamıştır.[2] Lakin buna rağmen 27 Mayıs 1999 tarihinde Filipinler Senatosu, ABD askeri güçlerine ülkedeki limanlara ve havaalanlarına sınırsız erişim hakkı veren Ziyaretçi Kuvvetler Anlaşmasını (VFA) onaylamıştır. Bu gelişme ise Filipinler’in iç siyasetinde çeşitli sorunların yaşanmasına sebebiyet vermiştir. Hatta ABD’yle yakın ilişkiler yürüten ve üs konusunda anlaşan Manila yönetimine karşı terör örgütlü Filipinler Komünist Partisi-Yeni Halk Ordusu (CPP-NPA) muhtelif saldırılar düzenlemiştir.[3]

ABD’nin yeniden Filipinler’e yönelmesinin nedenlerinden biri de hiç kuşkusuz Çin’in büyümesi ve Pasifik’e olan ilgisinin artması olmuştur. Pekin yönetiminin yapay adalar inşa etmeye başlaması, bölgede yeni bir tartışmayı da başlatmış bulunmaktadır. Örneğin Filipinler ile Çin arasındaki ilişkiler gerilmiştir. Özellikle de Scarborough Shoal gibi mercan adaları/kayalıklara dair belirsizlikler[4] ve yapay ada inşası mevzusu ilişkileri germiştir. Ayrıca Filipinler yönetimi, bölgedeki adaların silahlandırıldığını iddia ederek güvenlik kaygısını dile getirmiş ve getirmektedir. Bununla birlikte Filipinler’in Çin’e karşı ekonomik ve askeri kapasitesi zayıftır. Bu da Manila yönetimini Washington’la anlaşmaya zorlamıştır.[5]

Bu kapsamda son dönemde ABD’nin Filipinler’de yeni askeri üsler elde edeceği duyurulmuştur. 22 Mart 2023 tarihinde açıklama yapan Filipinler Başkanı Ferdinand Marcos, ABD’yle yapılan 2014 Gelişmiş Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA) kapsamında ülkenin Güney Çin Denizi’ne bakan bir eyalet de dahil olmak üzere çeşitli bölgelerinde dört yeni askeri üssün kurulacağını duyurmuştur. ABD’nin Palawan’da Antonio Bautista Hava Üssü, Pampanga’da Basa Hava Üssü, Nueva Ecija’da Fort Magsaysay, Cebu’da Benito Ebuen Hava Üssü ve Mindanao’da Lumbia Hava Üssü bulunmaktadır. Üslerde 500 ABD askeri görev yapmaktadır. Yeni üslerin ise Palawan, Zambales, Cagayan ve Isabela’da olacağı tahmin edilmektedir.

Filipinler’in Çin’e karşı ABD’ye yakınlaşması, Washington-Manila hattında kazan-kazan temelli bir ilişki biçiminin gelişmesini beraberinde getirmektedir. Buna karşılık Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcü Wang Wenbin ise “Üçüncü tarafları hedef almaması veya üçüncü tarafların çıkarlarına zarar vermemesi gerektiğine inanıyoruz.” demiştir.[6]

Sonuç olarak önceki Başkan Rodrigo Duterte döneminde Filipinler’in ABD’yle olan ilişkilerinde tansiyon artarken; Çin’le münasebetleri de normalleşme sürecine girmişti. Ancak Marcos’la birlikte durumun değiştiği görülmektedir. Filipinler, Çin’in yükselişinden ve Güney Çin Denizi’ndeki faaliyetlerinden duydukları endişe nedeniyle sömürgeci geçmişe rağmen ABD’yle yakınlaşmıştır. Günümüzdeki bölgesel dinamikler ve Güney Çin Denizi’ndeki tansiyon nedeniyle ABD’yle yakınlaşmak, Filipinler tarafından kazan-kazan perspektifinden okunmaktadır. Ayrıca bu süreçte Filipinler’deki sistemin ve algıların uzun yıllar boyunca Batılılar tarafından şekillendirildiği realitesi de göz ardı edilmemelidir. Bu noktada göz önünde bulundurulması gereken bir diğer gerçek de Marcos’un geçmişte ülkeyi otoriter bir şekilde yöneten Ferdinand Marcos’un (1965-1986) oğlu olduğudur. Zira Baba Marcos döneminde de Filipinler ile ABD arasındaki ilişkiler oldukça güçlü olmuştur.


[1] Leonard Davis, Revolutionary Struggle in the Philippines, Palgrave Macmillan, New York 1989, s. 92-93.

[2] Aynı yer.

[3] Christine Bell-Helia Farahnoosh, “Chronology of the Peace Process and Peace Agreements Between the Philippines and the National Democratic Front”, PSRP, Briefing Paper 03, 2015, https://assets.publishing.service.gov.uk/media/57a0898bed915d3cfd0002d4/61540-Briefing-Paper-Philippines-Chronology.pdf, (Erişim Tarihi: 04.05.2023), s. 2.

[4] Christopher Woody, “Tensions are Rising in the South China Sea, and a US Ally There has Already Drawn ‘Red Lines’ with China”, INSIDER, https://www.businessinsider.com/scarborough-shoal-is-red-line-amid-us-china-tension-in-south-china-sea-2018-10, (Erişim Tarihi: 04.05.2023).

[5] “US Secures Deal on Philippines Bases to Complete Arc Around China”, BBC, https://www.bbc.com/news/world-asia-64479712, (Erişim Tarihi: 04.05.2023).

[6] Sanya Mansoor-Simmone Shah, “Why the Philippines Is Letting the U.S. Expand Its Military Footprint in the Country Again”, Time, https://time.com/6252750/philippines-us-military-agreement-china/, (Erişim Tarihi: 04.05.2023); Neil Jerome Morales, “Marcos Says New Military Bases with US to be ‘Scattered’ Around the Philippines”, Reuters, https://www.reuters.com/world/asia-pacific/marcos-says-new-military-bases-with-us-be-scattered-around-philippines-2023-03-22/, (Erişim Tarihi: 04.05.2023).

Dr. Emrah KAYA
Dr. Emrah KAYA
ANKASAM Dış Politika UzmanıDr. Emrah Kaya, Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezundur. Yüksek lisans derecesini 2014 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde hazırladığı “Latin Amerika'da Sol Liderlerin Yükselişi ve Uluslararası Politikaya Etkisi: Venezuela-Bolivya Örneği” başlıklı teziyle almıştır. Kaya, doktora derecesini de 2022 yılında aynı üniversitede hazırladığı "Terörle Mücadelede Müzakere Yöntemi: ETA-FARC-LTTE-PKK" başlıklı teziyle elde etmiştir. İyi derecede İngilizce bilen Kaya'nın başlıca çalışma alanları; Orta Asya, Latin Amerika, terörizm ve barış süreçleridir.

Benzer İçerikler