1955 yılından itibaren Japonya’nın siyasal yapısında belirleyici bir aktör olan Liberal Demokrat Parti (LDP), uzun süreli iktidar pratiğini günümüzde de sürdürmektedir. Bu tarihsel süreklilik içinde, 21 Ekim 2025 tarihinde başbakanlık görevini devralan Sanae Takaichi’nin, göreve gelişinin üzerinden yalnızca üç ay geçmişken 23 Ocak tarihinde parlamentoyu feshederek 8 Şubat 2026 tarihinde Temsilciler Meclisi’ndeki 465 sandalyenin tamamı için erken seçim sürecini başlatması, Japon siyasetinde dikkat çekici bir kırılma noktası olarak öne çıkmaktadır. Temsilciler Meclisi’nin görev süresinin Ekim 2028 tarihine kadar devam etmesine rağmen alınan bu karar, Takaichi’nin neden bu denli erken bir aşamada yeni bir halk desteği talep ettiğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Erken seçim uygulaması, Japon siyasetinde sıkça başvurulan bir siyasal araç olarak öne çıkmaktadır. Bu yetkinin tarihsel süreçte genellikle kapsamlı politika hamlelerine yönelik toplumsal meşruiyet sağlamak ya da yasama organı üzerindeki hâkimiyeti güçlendirmek amacıyla devreye sokulduğu görülmektedir. Bu bağlamda, özellikle ekonomi ve ulusal güvenlik gibi yüksek hassasiyet barındaran alanlarda öngörülen politika gündeminin daha az siyasal dirençle hayata geçirebilmesi, iktidarın parlamentoda ihtiyaç duyduğu sandalye çoğunluğunu güvence altına almasına bağlıdır.
Bu çerçevede, Ekim ayında göreve gelmesinden bu yana yüksek düzeyde kamuoyu desteğini koruyan Takaichi’nin, sahip olduğu toplumsal meşruiyeti alt mecliste daha sağlam ve işlevsel bir çoğunluğa dönüştürmeyi; bu sayede daha kapsamlı ve iddialı politika adımlarının önündeki siyasal engelleri azaltmayı amaçladığı söylenebilir. Zira, 11 Ocak tarihinde yayımlanan Japan News Network (JNN) anketine göre, Takaichi Kabinesi’ne yönelik kamuoyu desteği bir önceki aya kıyasla 2,3 puan artarak %78,1 düzeyine ulaşırken; Liberal Demokrat Parti’ye verilen destek 0,2 puanlık sınırlı bir yükselişle %29,7’ye çıkmıştır. Bu tablo, Başbakan Takaichi’nin kişisel popülaritesi ile partisine yönelik destek arasındaki belirgin farkı açık bir biçimde ortaya koymaktadır.[i] Bu ayrışma, Takaichi’nin mevcut siyasal konumunu yalnızca kamuoyu yoklamalarıyla değil, sandık sonuçları üzerinden de tahkim etme arayışını güçlendiren temel unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
Nitekim milletvekillerinin oylarıyla başbakanlığa gelmiş olan Takaichi, kabinesinin halkın doğrudan tercihini yansıtan bir seçim sürecinde henüz test edilmemiş olmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirmiş; bu nedenle Japonya’da yasama gücünün daha baskın kanadı olan Temsilciler Meclisi için seçmenden doğrudan yetki talep etmeyi stratejik bir zorunluluk olarak görmüştür.[ii] Mevcut tabloda LDP, bağımsız destekçilerle bağlantılı üç sandalye dâhil olmak üzere Temsilciler Meclisi’nde 199 milletvekiliyle temsil edilmekte ve bu sayıyla Meclis içindeki en büyük parti konumunu korumaktadır. Bununla birlikte LDP ile sağ eğilimli mevcut koalisyon ortağı Japonya Yenilik Partisi (Nippon Ishin no Kai), seçimlere toplam 233 sandalyeyle girmekte olup bu aritmetik erken seçim kararının ardındaki siyasal hesaplamaların önemini daha da görünür kılmaktadır.
Takaichi’nin başbakanlığa gelmesiyle birlikte, uzun yıllar LDP ile koalisyon ortağı olan Komeito’nun bu koalisyonu sonlandırması ve Japonya’nın en büyük muhalefet partisi konumundaki Anayasal Demokrat Parti (CDPJ) ile güçlerini birleştirmesi, siyasal dengeleri değiştiren yeni bir aktörün ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu süreçte şekillenen Merkezci Reform İttifakı, söz konusu iki yapının birleşmesiyle oluşan ve Takaichi liderliğindeki LDP’nin karşısındaki en güçlü rakip olarak öne çıkan yeni bir siyasi oluşum niteliği taşımaktadır. Söz konusu partiler, Meclis’te toplamda 172 sandalyeye karşılık gelen bir temsil gücünü elinde bulundurmaktadır.[iii]
LDP Genel Sekreteri Suniçi Suzuki, söz konusu seçimin, Takaichi’nin uzun süredir devam eden Komeito ortaklığını geçen yıl sonlandırmasının ardından, LDP’nin muhafazakar bir parti olan Japonya Yenilik Partisi ile oluşturduğu yeni koalisyonun seçmenler nezdinde test edilmesine imkân sağlayacağını belirtmiştir.[iv] Suzuki, bu durumu parlamentonun feshedilmesinin temel gerekçelerinden biri olarak nitelendirerek, önceki genel seçimin LDP–Komeito koalisyonu döneminde gerçekleştirildiğini ve kamuoyunun koalisyon yapısındaki bu değişime ilişkin tutumunu henüz sandıkta ortaya koyma fırsatı bulamadığını ifade etmiştir.[v]
Bununla birlikte erken seçim kararı, yalnızca iç siyasal dinamiklerin bir ürünü olarak değil, Japonya’nın eş zamanlı olarak karşı karşıya bulunduğu dış politika takvimiyle de bağlantılı bir tercih olarak okunabilir. Nitekim basına yansıyan haberlere göre, Başbakan Takaichi’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Çin’e gerçekleştirmesi beklenen ziyaret öncesinde, Washington ile ikili ilişkileri daha sağlam bir zemine oturtma amacıyla mart ayının ikinci yarısında ABD’ye bir ziyaret gerçekleştirerek Trump ile doğrudan temas kurmasının olası olduğu belirtilmektedir. [vi] Bu bağlamda, her iki ülkedeki ilgili kurumlar hazırlık sürecini şimdiden başlatmış olup, söz konusu ziyaretin takviminin genel seçim sonuçlarının netleşmesini takiben kesinlik kazanması beklenmektedir.
Bu yönüyle erken seçim kararının, Japonya’nın yaklaşan kritik diplomatik temaslar öncesinde dış politika pozisyonunu güçlendirmeyi hedefleyen stratejik bir zamanlama tercihi de olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Japonya’nın, ABD ile olan ittifak ilişkisini yalnızca güvenlik boyutunda değil, aynı zamanda diplomatik zamanlama ve gündem belirleme kapasitesi üzerinden de tahkim etmeyi amaçladığı söylenebilir. Takaichi açısından seçimlerden güçlü bir yetkiyle çıkılması, Washington nezdinde hem liderlik kapasitesini hem de müzakere gücünü artıracak bir kaldıraç işlevi görecektir. Bu bağlamda ziyaretin, Trump yönetiminin Çin politikası şekillenirken Japonya’nın stratejik kaygılarının erken aşamada gündeme taşınmasını amaçladığı da değerlendirilebilir.
Bununla birlikte, dış politika alanında seçimlerden güçlü bir yetkiyle çıkmanın sağlayacağı avantajlara rağmen, bu stratejik kazanımın iç siyasette somut bir seçim başarısına dönüştürülebilmesi, mevcut siyasal denge ve koalisyon yapısının dikkatle yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Erken seçim ihtimali bağlamında Takaichi açısından görece elverişli bir siyasal zemin oluşmuş görünse de liderliğini yürüttüğü partinin aynı ölçüde bir popülerite sergilemediği; buna ek olarak ana muhalefetin, LDP’nin eski koalisyon ortağıyla beklenmedik bir işbirliğine yönelmesinin iktidarı daha bütüncül ve organize bir muhalefet cephesiyle karşı karşıya bıraktığı görülmektedir. Bu denklemde, Soka Gakkai adlı Budist hareketin desteğini arkasına alan Komeito’nun seçim günü seçmen mobilizasyonu konusundaki güçlü örgütlenme kapasitesi kritik bir unsur olarak öne çıkmakta; söz konusu taban temelli destekten yoksun kalınması halinde ise LDP’nin birçok adayının sandık performansının zayıflaması muhtemel hale gelmektedir.[vii]
Koalisyon dengeleri ve muhalefetin yeniden yapılandığı bu iç siyasal tabloya ek olarak, iktidar partisinin uzun süredir biriken yapısal sorunları da erken seçim sürecinde Takaichi’nin manevra alanını daraltan bir diğer belirleyici unsur olarak öne çıkmaktadır. Liderlik düzeyindeki göreli popülerliğe rağmen LDP, siyasal bağış ve finansman pratiklerine ilişkin tartışmalar ile belirli dini oluşumlarla kurduğu ilişkiler nedeniyle de kamuoyu nezdinde kalıcı bir güven aşınmasıyla karşı karşıyadır. Bu tablo, partinin oy desteğinin belirli bir seviyenin üzerine çıkmasını zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte seçmenlerin gündeminde, enflasyonist baskılar, Japon yeninin zayıflaması, Çin kaynaklı ekonomik riskler ile Japonya’nın süregelen nüfus azalması ve buna eşlik eden iş gücü yetersizliği gibi yapısal sorunlar önemini korumaktadır.[viii]
Özellikle, ekonomik koşullar ve enflasyon olgusu, seçmenler açısından öncelikli kaygı alanları arasında yerini korumaktadır. Bu çerçevede Takaichi’nin bütçe harcamalarını genişletmeye, yeni bir ulusal güvenlik stratejisi hazırlayarak savunma için ayrılan payı millî gelirin %2’sine çıkarmaya ve dışa bağımlılığı yüksek görülen “stratejik sektörler” ile “kriz yönetimi” kapasitesine yönelik yatırımları artırmaya dönük yaklaşımı, kamuoyunda mali yük ve uygulanabilirlik açısından tereddütlere yol açmıştır.
Nitekim 11 Ocak tarihinde yayımlanan JNN araştırması, katılımcıların yalnızca üçte birine yakınının hükümetin fiyat artışları karşısındaki tutumunu tatmin edici bulduğunu göstermektedir.[ix] Benzer şekilde, NHK tarafından yayımlanan bir diğer kamuoyu araştırması da, katılımcıların %45’inin fiyat artışlarını ülkenin en acil sorunu olarak tanımladığını, diplomasi ve ulusal güvenlik konularının ise %16 ile ikinci sırada yer aldığını ortaya koymaktadır.[x] Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Takaichi hükümetinin güvenlik ve stratejik kapasite inşasına dayalı politika önceliklerinin, seçmenlerin kısa vadeli ekonomik beklentileriyle tam anlamıyla örtüşmediği görülmektedir.
Erken seçim sürecinde ekonomik istikrar ve yaşam maliyetlerine ilişkin kaygıların yüksek seyrini koruduğu bir konjonktürde, savunma harcamalarının artırılmasına ve uzun vadeli stratejik yatırımlara dayalı söylemin sandıkta güçlü bir mobilizasyon üretmesi sınırlı kalabilir. Bu durum, Takaichi’nin dış politika ve ulusal güvenlik alanında rasyonel ve tutarlı görülebilecek tercihlerini, iç siyasette seçim maliyeti üreten bir faktöre dönüştürme potansiyeli taşımakta; dolayısıyla erken seçim kararının, yüksek kişisel popülariteye rağmen, iktidar açısından yapısal riskler barındırdığını ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak Takaichi’nin erken seçim kararı, Japon siyasetinde yalnızca taktiksel bir güç pekiştirme hamlesi olarak değil; iç siyasal meşruiyet, koalisyon dengeleri ve dış politika zamanlamasının kesiştiği çok boyutlu bir stratejik tercih olarak okunabilir. Bir yandan yüksek kişisel popülaritesini parlamenter çoğunluğa dönüştürerek karar alma kapasitesini artırmayı ve yaklaşan ABD merkezli diplomatik temaslar öncesinde liderlik konumunu güçlendirmeyi hedefleyen Takaichi, diğer yandan parçalı koalisyon yapısı, muhalefetin yeniden konsolidasyonu ve LDP’nin yapısal meşruiyet sorunları nedeniyle ciddi iç siyasal kısıtlarla karşı karşıyadır.
Özellikle seçmen gündeminde ekonomik sorunların ve yaşam maliyetlerine ilişkin kaygıların güvenlik ve diplomasi başlıklarının önüne geçtiği mevcut konjonktürde, erken seçim sürecinin iktidar açısından otomatik bir avantaj üretmesi beklenmemektedir. Bu çerçevede 8 Şubat 2026 seçimleri, yalnızca Takaichi liderliğinin sandıkta teyit edilip edilmeyeceğini değil; aynı zamanda Japon siyasetinde liderlik popülaritesi ile parti desteği arasındaki yapısal ayrışmanın ne ölçüde yönetilebildiğini ve LDP’nin değişen siyasal-toplumsal taleplere uyum kapasitesini de test eden kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır.
[i] “Japan’s snap elections: A reckless risk or calculated gamble?”, CNBC, https://www.cnbc.com/2026/01/20/japans-snap-elections-a-reckless-risk-or-calculated-gamble.html?msockid=03ed72267e296018026464ba7f3f61e3, (Erişim Tarihi: 22.01.2026).
[ii] “Japan PM Takaichi calls snap election three months after taking office”, BBC, https://www.bbc.com/news/articles/c1dk0x0v6pdo, (Erişim Tarihi: 21.01.2026).
[iii] “Japan PM Takaichi to call Feb 8 snap election on spending, tax cuts and defence”, MSN, https://www.msn.com/en-gb/news/world/japan-pm-takaichi-to-call-feb-8-snap-election-on-spending-tax-cuts-and-defence/ar-AA1Uv9up?ocid=BingNewsSerp, (Erişim Tarihi: 20.01.2026).
[iv] “Japan PM plans snap election, party official says”, CNBC, https://www.cnbc.com/2026/01/14/japan-snap-election-whats-next.html?msockid=03ed72267e296018026464ba7f3f61e3, (Erişim Tarihi: 21.01.2026).
[v] Aynı yer.
[vi] “Japan’s Sanae Takaichi calls snap election next month: ‘Staking my own future as PM’, Independent, https://www.independent.co.uk/asia/japan/japan-sanae-takaichi-snap-election-b2903048.html, (Erişim Tarihi: 22.01.2026).
[vii] “Takaichi’s Big Election Gamble: Will It Pay Off?”, The Diplomat, https://thediplomat.com/2026/01/takaichis-big-election-gamble-will-it-pay-off/, (Erişim Tarihi: 21.01.2026).
[viii] “Even With High Approval Ratings, Is Takaichi’s Snap Election a Political Gamble?”, The Diplomat, https://thediplomat.com/2026/01/even-with-high-approval-ratings-is-takaichis-snap-election-a-political-gamble/, (Erişim Tarihi: 20.01.2026).
[ix] Aynı yer.
[x] “Japan PM Takaichi to call Feb 8 snap election on spending, tax cuts and defence”, MSN, https://www.msn.com/en-gb/news/world/japan-pm-takaichi-to-call-feb-8-snap-election-on-spending-tax-cuts-and-defence/ar-AA1Uv9up?ocid=BingNewsSerp, (Erişim Tarihi: 20.01.2026).
