Kuzey Kore ve Yarımadada Kırılganlaşan Güvenlik Denklemi

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Asya-Pasifik’in son derece karmaşık olduğu söylenebilir. Şüphesiz Kuzey Kore’nin söz konusu bölgedeki varlığı, bunun en önemli sebeplerindendir. Nitekim bölgede Güney Çin Denizi, Tayvan, Kuril Adaları ve Dokdo ve Takeshima Adaları gibi birçok sorunlu ve küresel çapta kriz yaratmaya elverişli konular yer alırken; Kuzey Kore da bu denklemin nükleer güvenlik boyutundaki sac ayağını oluşturmaktadır. Zira Pyongyang yönetimi tarafından yaratılan nükleer tehlike, bölgesel olduğu kadar küresel çapta da ciddi ve önemli endişelere sebep olmaktadır.

Bu bağlamda 9 Şubat 2023 tarihinde Kuzey Kore’nin günümüze kadar gerçekleştirilen en geniş “kıtalararası balistik füze gösterisini” sergilemesi, Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) karşı büyük bir meydan okuma olarak nitelendirilmiştir. Geçit töreninde gösterilen uzun menzilli füzelerin sayısı, Batı medyasında endişe yaratmış ve analistler, teorik olarak ABD anakarasına kadar saldırı sağlayabilen çok sayıda füzenin her birinin birden fazla savaş başlığı taşıması halinde potansiyel olarak ABD’nin nükleer savunmasını alt edebileceğini belitmiştir.[1]

Bilindiği gibi Kuzey Kore, ülkenin Juche politikası kapsamında nükleer gücünü ve kıtalararası balistik füze testlerini arttırmaktadır. Zaten bu politika da ülkenin ekonomik, politik ve askeri açıdan kendi kendisine yetebilmesini amaçlamaktadır. Zira Pyongyang, herhangi bir zeminde dış yardım veya dışa bağımlılık istememektedir. Çünkü bu politikanın ve hedeflerin önemli bir ayağı da nükleer güçtür. Bu nedenle Pyongyang yönetimi, nükleer olarak oldukça önemli atılımlar yapmaktadır. Zira askeri bağımsızlığın kritik bir aşamasını da nükleer güç teşkil etmektedir.

Bununla birlikte Kuzey Kore, dış politikasını temel olarak nükleer güçlenmeyle ABD ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) karşıtlığı üzerinden kurmaktadır. Bu durum ise Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi Batı yanlısı bölge devletlerini rahatsız etmekte ve bu devletler de bölgede çeşitli tatbikatlar gerçekleştirmektedir. Ancak bu tatbikatlar da Pyongyang’ı daha fazla provoke etmektedir.

Tüm bu faktörler dikkate alındığında, Kuzey Kore’nin mevcut politikalarından vazgeçmeyeceği öne sürülebilir. Mevzubahis gelişme de bu çerçevede okunabilir. Yani Batı’nın Asya-Pasifik’teki etkisi devam ettikçe Kuzey Kore de gerek nükleer gücünü gerekse de füze denemelerini arttıracaktır.

Bu noktada Pyongyang tarafından yaratılan tehlikeyi yakından hisseden devletlerin başında Güney Kore’nin geldiği söylenebilir. Bunun sebepleri olarak da ülkenin jeopolitik konumu, Kuzey Kore’ye coğrafi yakınlığı ve tarihsel sorunlar sayılabilir. Bu konuda Seul’un ABD’nin caydırıcılığını tek umut olarak gördüğü ifade edilebilir. Dolayısıyla Seul ile Pyongyang’ın geçmişten beri önemli problemleri vardır. Aynı zamanda Güney Kore’nin coğrafi konumunun Batı için yarattığı avantaj da yine hissedilen tehlikenin büyüklüğü noktasında mühim bir etmendir. Bu sebeplerin de Kuzey Kore’nin eylemlerine karşı Güney Kore’yi askeri tedbirler almaya ittiği söylenebilir.

Nitekim 2 Mart 2023 tarihinde Güney Kore Ordusu, ABD özel harekât kuvvetleriyle birlikte Kuzey Kore’ye açık bir uyarı verilmesi maksadıyla aynı yılın Şubat ayının başında başlayan ve Kuzey Kore’deki kilit hedeflere sızma ve hassas saldırılar uygulamayı öngören bir aylık “Tik Bıçak” tatbikatlarının tamamlandığını açıklamıştır. Ayrıca konuya ilişkin yapılan duyuruda, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kim Seung-kyum’un söz konusu tatbikatların gerçekleştiği Gyeonggi Eyaleti’ni, Pyeongtaek şehrini ve Camp Humphreys ilee Osan Hava Üslerini ziyaret ettiği de dile getirilmiştir. Buna ek olarak tatbikatların temel amacının Güney Kore ve ABD özel kuvvetlerinin savaş durumunda çekirdek tesislere hassas saldırılar düzenlemek, düşman bölgelerine sızmak ve rehine kurtarma operasyonları dahil olmak üzere görevlerinde ustalaşmasını sağlamak olduğunun altı çizilmiştir.[2]

Bahse konu olan örnekten de anlaşılacağı gibi, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD’nin askeri harekat alanında olan Güney Kore, Kuzey Kore’ye karşı ABD’yle işbirliği ve ortaklık içerisindedir. Fakat bu tarz gelişmeler, tansiyonu karşılıklı olarak yükseltmekte ve tarafların tehdit algılamalarını derinleştirerek güvenlik ikilemine sebebiyet vermektedir.

Sonuç olarak özelde Kore Yarımadası’nda ve genelde de Asya-Pasifik’te Kuzey Kore üzerinden tezahür eden nükleer gerilimin kısa vadede çözülmesi mümkün gözükmemektedir. Dahası yaşanan ihtilaflar, ABD ve Batılı müttefiklerinin bölgedeki faaliyetlerini arttırmasına da kapı aralamaktadır.


[1] “North Korea Parades Largest Long-Range Missile Array”, British Broadcast Corporation, https://www.bbc.com/news/world-asia-64577925, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[2] “South Korea Discloses Special Forces Drills With US in Warning to North Korea”, Asia News Network, https://asianews.network/south-korea-discloses-special-forces-drills-with-us-in-warning-to-north-korea/, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan Gülten, 2021 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Amerikan Dış Politikası” başlıklı bitirme teziyle ve 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dış Ticaret bölümünden mezun olmuştur. Halihazırda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda Tezli Yüksek Lisans öğrenimine devam eden Gülten, lisans eğitimi esnasında Erasmus+ programı çerçevesinde Lodz Üniversitesi Uluslararası ve Politik Çalışmalar Fakültesi’nde bir dönem boyunca öğrenci olarak bulunmuştur. ANKASAM’da Asya-Pasifik Araştırma Asistanı olarak çalışan Gülten’in başlıca ilgi alanları; Amerikan Dış Politikası, Asya-Pasifik ve Uluslararası Hukuk’tur. Gülten, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Benzer İçerikler