2026 yılının başında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Venezuela’da yürüttüğü askeri operasyonla Nicolas Maduro’nun yakalanması ve ülke dışına çıkarılması, Nikaragua medyasında sıradan bir “dış haber” gibi dolaşıma girmemiş; aksine, ülkenin zaten keskin biçimde kutuplaşmış medya yapısı nedeniyle iki ayrı evrende iki ayrı “anlam” üretmiştir. Nikaragua’da resmî/iktidara yakın medya ile bağımsız (çoğu sürgün/online) medya arasındaki ayrım, bu tür bölgesel şoklar karşısında daha da belirginleşmektedir. Bu nedenle “Maduro’nun yakalanması” haberi, bir tarafta egemenlik ihlali ve emperyal saldırganlık anlatısının merkezine oturtulurken; diğer tarafta operasyonun bölgesel etkileri, hukuki sonuçları ve Nikaragua rejimi için doğurabileceği riskler üzerinden analiz edilen bir gelişmeye dönüşmüştür.
Nikaragua resmî medya anlatısında (özellikle iktidara yakın El 19 Digital ve devlet kanalına yakın Canal 4 çizgisinde), Maduro’nun yakalanması “Venezuela’daki bir iktidar değişimi” olarak değil, ABD’nin Latin Amerika’ya dönük saldırganlığının yeni bir aşaması olarak sunulmaktadır.[i]
El 19 Digital’de yer alan hükümet açıklamaları ve iktidar figürlerinin konuşmaları, operasyonu “müdahale” veya “saldırı” gibi kavramlarla bağdaştırmaktadır; hatta Daniel Ortega’ya atfedilen konuşmada olay, uluslararası bir kurumun onayı olmaksızın gerçekleştirilmiş “terör” olayı olarak nitelendirilmektedir.[ii] Bu anlatıda “kim haklı, Maduro nasıl bir lider” gibi tartışmalar ikincil tema olarak ele alınmış ve esas vurgu, ABD’nin meşru olmayan güç kullanımı ve bunun bölge ülkeleri için yaratacağı “emsal” tehdidi üzerine yapılmıştır.
İktidara yakın medya, Maduro’nun zorla yakalanması ve ülke dışına çıkarılmasını, egemenliğe açık saldırı olarak ele almaktadır. El 19 Digital’in haberleştirme pratiğinde, üçüncü ülkelerin (ör. Çin) kınama mesajları dahi, Nikaragua’nın kendi tezini güçlendiren bir “kanıt” gibi dolaşıma sokulmaktadır: “uluslararası hukuk ihlali”, “Birleşmiş Milletler (BM) Şartı” ve “uluslararası ilişkilerin temel normları” gibi kavramlar, olayı bir “yasal tartışma”dan ziyade, ABD karşıtı ahlaki-politik bir hükme bağlamaktadır. Resmî çizgide Maduro vakası, Nikaragua’nın kendi iç siyasal güvenliğiyle de ilişkilendirilmektedir: “Venezuela’ya yapılanın yarın başka ülkelere yapılabileceği” fikri, dolaylı biçimde toplumsal seferberliğe hizmet etmektedir. Bu, iktidarın “barış, güvenlik, birlik” söylemiyle birleştiğinde, dış tehdidin içeride meşruiyet üretici bir işlev gördüğü görülmektedir. El 19 Digital’deki resmi söylem akışında “barış, birlik, güvenlik” vurguları bu bağlamın tipik işaretleridir.
Bağımsız medya alanında (ör. Confidencial, Nikaragua Investiga, Artículo 66, Divergentes), söylem tamamen tersine dönmemekte; fakat odak ve yöntem belirgin biçimde değişmektedir: propaganda amaçlı mobilizasyon yerine bilgi toplama, olgusal akış, hukuki/siyasi sonuç analizi öne çıkmaktadır.
Confidencial, operasyonu “ABD, Venezuela’yı bombaladı ve Maduro’yu yakaladı” gibi doğrudan bir başlıkla aktarırken, olayı adım adım kronoloji ve bölgesel etkiler üzerinden anlatmaktadır. Burada amaç, resmî medyanın “tek hükümlü” dilinden farklı olarak, gelişmeyi haberleştirme ve çerçevelerin çeşitliliği içinde sunmaktır.[iii]
Bağımsız mecralarda Maduro’nun New York’ta mahkemeye çıkarılması, “savaş/saldırı” anlatısından bağımsız şekilde hukuki süreç bağlamında da ele alınmaktadır. Örneğin Confidencial’de Maduro’nun kendisini “savaş esiri” diye tanımlaması ve “suçsuz” beyanı, mahkeme bağlamında aktarılmaktadır.[iv] Bu tür içeriklerde, resmî medya gibi tek yönlü yargı üretmek yerine tarafların iddiaları ve sürecin niteliği görünür kılınmaktadır.
Bağımsız Nikaragua medyasında öne çıkan en kritik yaklaşım, Maduro dosyasının Nikaragua açısından bir “rejim güvenliği” ve “uluslararası baskı” meselesi olarak ele alınmasıdır. Confidencial, ABD’deki suçlama metninde Nikaragua’nın Orta Amerika’daki rota içinde yer aldığını öne süren haberi üzerinden, Maduro olayını doğrudan Nikaragua’nın uluslararası konumuyla ilişkilendirmektedir.[v] Benzer biçimde Nikaragua Investiga da “Maduro’ya yöneltilen suçlamalar doğrudan Ortega ve Murillo’nun Nikaragua’sıyla bağlantılı” başlıklı içeriğiyle, Maduro dosyasının Managua üzerindeki siyasal maliyetini tartışmaya açmaktadır.[vi]
Artículo 66 tarafından yayımlanan haberde, Trump’ın açıklamalarına “bağımsız doğrulama” bulunmadığı notuyla yer verilmesi, olayın resmî ve kesin bir anlatı olarak değil, doğrulanması gereken bir iddia olarak sunulduğunu göstermektedir. Bu tercih, bağımsız gazetecilik pratiğinde sıkça rastlanan eleştirel mesafe alma refleksiyle uyumludur. Aynı haber çerçevesinde Maduro’nun tutukluluk koşulları ve yargı sürecine ilişkin ayrıntıların öne çıkarılması ise operasyonu tekil bir “saldırı” olarak değil, siyasal ve hukuki sonuçlar doğuran bir süreç olarak konumlandırmaktadır.[vii]
Nikaragua menşeli haber-analiz platformları (ör. Divergentes), operasyonu yalnızca bir askeri eylem değil, bölgesel düzeni etkileyen bir “doktrin/strateji” tartışması üzerinden ele almaktadır. Örneğin “Mutlak Kararlılık/İrade Operasyonu” anlatısında, olayın teknik-siyasi boyutları ve ABD’nin Venezuela’da geçici yönetim iddiası gibi unsurlar tartışılmakta; bu, resmî medyadaki “tek cümlelik hüküm” dilinden farklı olarak olayın çok katmanlı sonuçlarını irdeleyen bir çerçeve sunulmaktadır.[viii] Ayrıca Maduro’nun yakalanmasıyla Küba’ya petrol akışının kesilmesi gibi bağlantılar, bölgesel domino etkisi üzerinden yorumlanmaktadır.[ix]
Sonuç olarak ABD’nin Nicolas Maduro’ya yönelik askerî operasyonunun Nikaragua basınında tekil bir dış politika gelişmesi olarak değil, doğrudan ülkenin rejim güvenliği, uluslararası konumlanması ve iç siyasal meşruiyetiyle bağlantılı bir olay olarak ele alındığı anlaşılmaktadır. Nikaragua resmî basını, söz konusu gelişmeyi “yabancı müdahale” ve “askerî saldırı” kavramları üzerinden çerçeveleyerek, ABD’yi bölgesel egemenlikleri tehdit eden başat aktör olarak konumlandırmakta; Venezuela ve Küba’yla kurulan söylemsel dayanışma aracılığıyla iç kamuoyunda güvenlikçi ve bütünleştirici bir anlatı üretmektedir. Bu yaklaşım, Maduro’nun yakalanmasını Venezuela’ya özgü bir kriz olmaktan çıkarıp Nikaragua’nın da dâhil olduğu daha geniş bir “kuşatma” anlatısının parçası hâline getirmektedir.
Buna karşılık Nikaragua’ya ait resmî olmayan ve bağımsız medya organları, aynı olayı daha çok hukuki süreç, bölgesel etkiler ve Nikaragua’ya yansıyan siyasal maliyetler üzerinden değerlendirmektedir. Bu medya hattında Maduro’nun yakalanması, ABD’nin güç kullanımından ziyade otoriter rejimlerin kırılganlığına, uluslararası suçlamaların bölgesel yayılma potansiyeline ve Managua yönetiminin karşı karşıya kalabileceği diplomatik ve ekonomik risklere işaret eden bir örnek olarak ele alınmaktadır. Dolayısıyla Nikaragua basınında Maduro olayı, iki farklı medya alanında iki zıt işlev üstlenmektedir: Resmî basında meşruiyet pekiştirici bir araç, bağımsız basında ise rejimin yapısal zayıflıklarını görünür kılan bir uyarı işlevi. Bu ikili yapı, Nikaragua’da medyanın yalnızca bilgi aktaran bir alan değil, aynı zamanda siyasal mücadele ve söylem üretiminin merkezi bir unsuru olduğunu açık biçimde göstermektedir.
[i] Sandino, Nohemy. “Copresidente de Nikaragua rechaza intervención extranjera y reafirma solidaridad con Venezuela y Cuba”, El 19 Digital, https://www.el19digital.com/articulos/ver/172799-copresidente-de-Nikaragua-rechaza-intervencion-extranjera-y-reafirma-solidaridad-con-venezuela-y-cuba, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[ii] Aynı yer.
[iii] “EE. UU. bombardea Venezuela y captura a Maduro”, Confidencial, https://confidencial.digital/mundo/ee-uu-bombardea-venezuela-y-captura-a-maduro/, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[iv] “Maduro se declara inocente y un ‘prisionero de guerra’”, Confidencial, https://confidencial.digital/mundo/maduro-se-declara-inocente-y-un-prisionero-de-guerra/, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[v] “Nikaragua en la ruta del narcotráfico, según acusación de EE. UU. contra Nicolás Maduro”, Confidencial, https://confidencial.digital/mundo/Nikaragua-en-la-ruta-del-narcotrafico-segun-acusacion-de-ee-uu-contra-nicolas-maduro/, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[vi] “Acusación contra Maduro vincula directamente a la Nikaragua de Ortega y Murillo”, Nikaragua Investiga, https://Nikaraguainvestiga.com/nacion/167663-acusacion-contra-maduro-vincula-directamente-a-la-Nikaragua-de-ortega-y-murillo/, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[vii] “Trump asegura que EE. UU. capturó a Nicolás Maduro tras una operación militar ‘a gran escala’ en Venezuela”, Artículo 66, https://www.articulo66.com/2026/01/03/donald-trump-captura-nicolas-maduro, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[viii] “La captura de Nicolás Maduro y el corte del suministro petrolero consolidan estrategia de ‘asfixia total’ de Trump contra Cuba”, Divergentes, https://www.divergentes.com/captura-nicolas-maduro-corte-suministro-petrolero-estrategia-asfixia-trump-cuba, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
[ix] “Operación Absolute Resolve: el golpe de EE. UU. para capturar a Nicolás Maduro y reclamar el control de Venezuela”, Divergentes, https://www.divergentes.com/captura-nicolas-maduro-venezuela-operacion-militar, (Erişim Tarihi: 25.01.2026).
