Uluslararası ilişkiler disiplininde inşacı yaklaşım, kimliklerin ve çıkarların maddi yapılardan ziyade söylemsel pratikler yoluyla inşa edildiğini savunmaktadır. Wendt’in “anarşi üretilen bir şeydir” önermesi ve Onuf’un kurallar-söylem-kimlik üçlüsü, devletlerin kimliklerini sürekli yeniden ürettiğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede, liderlerin yıllık mesajları bilgi aktarımı değil, ulusal ve uluslararası kimlik inşasının temel araçlarıdır. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping’in 14 Şubat 2026 tarihinde Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşma ile aynı dönemde yayınlanan Yeni Yıl mesajı, tam da bu söylemsel inşanın en güncel örneğidir. Metinler, “At Yılı” metaforu üzerinden Çin’in “enerji, güç ve dayanıklılık” kimliğini, tarihsel anmalarla “sürekli medeniyet” kimliğini ve Küresel Yönetişim Girişimi (GGI) ile “sorumlu küresel aktör” kimliğini üretmektedir.[1]
Özellikle GGI’nin öne çıkarılması, Çin’in uluslararası sistemdeki reformcu rolünü incelemeye değer kılmaktadır. Şi’nin konuşması, 14. Beş Yıllık Plan’ın (2021-2025) başarıyla tamamlandığını ve ekonomik çıktının 140 trilyon RMB’ye yaklaştığını belirterek başlamaktadır. Bu rakam, Çin’in dünyanın ikinci büyük ekonomisi olmanın ötesinde yüksek kaliteli kalkınma paradigmasına geçişte somut bir dönüm noktasıdır.[2] Uluslararası ilişkiler kuramında (örneğin Ikenberry’nin liberal uluslararası düzen çalışmaları), böyle istatistikler iç kalkınma göstergesi ve küresel normatif güç iddiasının maddi temelini oluşturmaktadır.
Şi, ekonominin “baskı altında dayanıklılık ve canlılık” gösterdiğini belirtirken, aslında Batı merkezli “Çin çöküşü” tezlerine dolaylı bir yanıt vermektedir. Bu retorik, Çin’in “barışçıl yükseliş” doktrininin devamı niteliğindedir. Bu söylem, “biz” kolektif öznesini merkeze alarak ulusal kimliği dayanıklı ve zaferci bir anlatıyla inşa eder. İnşacı teoride kimlik, “öteki” karşısında tanımlanmaktadır. Batı merkezli belirsizlik ve hegemonya söylemine karşı Çin’in istikrarlı ilerlemesi konumlandırılmaktadır. “Ekonomik güç, bilim-teknoloji yeteneği, savunma kapasitesi ve bileşik ulusal güç”ün yeni zirvelere ulaşması hem maddi hem de “güçlü, kendine güvenli ulus” kimliğinin söylemsel yeniden üretimidir.
“14. Beş Yıllık Plan’ın tamamlanması ve ekonomik çıktının 140 trilyon RMB’ye yaklaşması” ifadesi, söylemsel olarak başarı anlatısını kurmaktadır. Bu rakamlar, nicel olmaktan öte “Çin tipi” modernleşmenin üstünlüğünü kanıtlayan sembolik göstergelerdir. Laclau ve Mouffe’un söylem teorisi uyarınca, bu unsurlar “eşdeğerlik zinciri” oluşturmaktadır: “kalkınma=ulusal yeniden doğuş=küresel katkı.” Böylece iç kalkınma söylemi, uluslararası kimlik inşasının ayrılmaz parçası haline gelmektedir.
Bilim-teknoloji atılımları (büyük AI modelleri, yerli çip Ar-Ge’si, Tianwen-2 sondası, Yarlung Zangbo hidroelektrik projesi, elektromanyetik uçak gemisi, insansı robotlar) “yenilikçi Çin” kimliğinin önemli bir parçasıdır. Söylem, bu başarıları “yeni kalite üretken güçler” kavramıyla bağlayarak Çin’i “geleceğin belirleyicisi” olarak konumlandırmaktadır. Teknoloji, maddi bir araç veya güç kapasitesinden ziyade Çin’in kimlik inşasının söylemsel malzemesidir; Çin, “takip eden” olmaktan “önde giden” kimliğine geçiş yapmaktadır.
Kültürel söylem, “ruhsal yuva” inşası olarak öne çıkmaktadır. Müzeler, somut olmayan kültürel miras, yeni Dünya Mirası sitesi, Wukong ve Nezha gibi küresel kültürel figürler ve genç neslin klasik Çin kültürüne yönelimi, kültürel güven söylemini kurmaktadır. Şi, Çin medeniyetinin süreklilik, yenilikçilik, birlik, kapsayıcılık ve barışçıllık özelliklerini vurgulamaktadır. Bu, perspektif Wendt’in kolektif kimlik kavramıyla uyumludur. Çin, kendi medeniyetini evrensel bir referans olarak yeniden tanımlayarak “medeni devlet” kimliğini uluslararası alana taşımaktadır.
Etnik birlik ve sosyal uyum söylemi “nar tanesi gibi kenetlenmiş halklar”, özerk bölge ziyaretleri, yeni istihdam biçimlerinde işçi hakları, yaşlılara kolaylık ve çocuk bakımı sübvansiyonu (aylık 300 RMB) üzerinden kurulmuştur. Bu unsurlar, “halk merkezli” kimliği üretmektedir. Söylem, iç çeşitliliği “birlik içinde uyum” olarak kodlayarak, uluslararası eleştirilere karşı “kapsayıcı ulus” imajını pekiştirmektedir.
Uluslararası kimlik inşasının zirvesi, GGI’dir. GGI’nin beş ilkesi (egemen eşitlik, uluslararası hukukun üstünlüğü, çok taraflılık, halk merkezlilik, somut eylem) yeni bir küresel söylem üretmektedir. Şi, bu girişimi “dünyaya kesinlik ve pozitif enerji” olarak sunmaktadır. Bu söylem, “ortak gelecek topluluğu” kimliğinin genişletilmesidir; Çin, “değişim ve çalkantı içindeki dünya”ya karşı “istikrar sağlayıcı” rolünü söylemsel olarak sahiplenmektedir.
“80. Zafer Yıldönümü” ve “Bir Ülke, İki Sistem”in Hong Kong-Makao entegrasyonu söylemi, tarihsel kimliği yeniden üretmektedir. Bu anmalar, zaferin görkemi tarihin sayfalarında parlayacak ifadesiyle “tarihi hatırlayan, kahramanlara saygı duyan, barışı seven ve daha iyi gelecek yaratan” ulusal kimliği kodlamaktadır. Söylem, geçmişle bugünü eşdeğer kılarak “yeniden doğuş” anlatısını sürekli kılmaktadır.
At Yılı sembolizmi, kültürel metafor olarak işlev görmektedir. Şi, Çin halkını “yüksek moralle, Çin tipi modernleşme yolculuğunda ilerlemeye” davet etmiştir. Bu metafor, söylemsel olarak “dinamik, ilerleyen, yenilmez” kimliği üretmektedir. Çin geleneksel kültüründe At (马 – Mǎ), on iki burçtan yedincisi olarak güç, hız, cesaret, sadakat, özgürlük ve yetenek sembolüdür. At Yılı doğan kişiler genellikle cesur, kararlı, dürüst, sadık ve bağımsız olarak tanımlanır; kişilik özellikleri arasında neşeli, popüler, zeki, değişken, algılayıcı, konuşkan, çevik ve manyetik olmak öne çıkmaktadır. Tarihsel efsaneye göre, at kanatlıyken gökte yaşar, kibir nedeniyle cezalandırılır ve insan yardımıyla yeryüzüne inerek tarım, taşıma ve savaşta insanlığa hizmet etmektedir. At, “马到成功 (At gelince başarı gelir)” deyimiyle anında başarıyı temsil etmektedir.[3]
2026, Yang Ateş elementiyle birleşen olarak “ateş at (火马)” adını almaktadır. Antik Çin’de toplumun omurgası olan at, modern dönemde hızdan ziyade hassasiyet ve yüksek kaliteli kalkınmaya işaret etmektedir. Şi Cinping’in 2026 Bahar Festivali mesajında da istikrarlı ilerleme ve kalıcı refah olarak betimlenmektedir. Yıl, cesaret ve yenilikle dolu fırsatlar getirirken, ulusal motivasyonu simgelemektedir.
Tarihi bağlamda, Çin liderlerinin yeni yıl mesajları Mao’dan beri ulusal kimlik inşası aracıdır. Ancak Şi dönemi, bu geleneği “kültürel güven” ve “medeniyet diyaloğu” söylemiyle dönüşüm geçirmiştir. 2012 yılından itibaren “Çin rüyası” söylemi, 2026 mesajında “ortak gelecek topluluğu” ile küresel ölçeğe taşınmıştır. Bu evrim, söylemsel bir süreklilik ve yenilik diyalektiğidir.
Şi Cinping’in 2026 Bahar Festivali tebrikleri ve Yeni Yıl mesajının, Çin’in ulusal ve uluslararası kimliğinin söylemsel olarak yeniden üretiminin en güncel ve kapsamlı örneği olduğunu ortaya koymaktadır. “At Yılı” metaforu üzerinden inşa edilen “enerji, güç, dayanıklılık ve istikrarlı ilerleme” kimliği; tarihsel anmalarla pekiştirilen “sürekli medeniyet” anlatısı; kültürel unsurlarla desteklenen “kültürel güven” söylemi ve özellikle GGI ile taçlandırılan “sorumlu küresel aktör” kimliği, birbirini tamamlayan eşdeğerlik zincirleri oluşturmaktadır. GGI söyleminin başarısı, diğer büyük güçlerin karşı-söylemleriyle şekillenecek ve Küresel Güney’deki kabul düzeyiyle test edilecektir.
2026-2030 15. Beş Yıllık Plan döneminde GGI’nin kurumsallaşması, Çin’in söylemsel stratejisini Birleşmiş Milletler (BM) reformu, dijital yönetişim ve iklim eylemleri gibi alanlara taşıyarak “norm koyucu” kimliğini pekiştirebilir. At Yılı’nın “istihbarlı ilerleme” ve “kalıcı refah” metaforu, ulusal mobilizasyonu sürdürecek, küresel yayılımı ise kültürel hegemonyaya evrilebilecektir. Netice itibarıyla, Şi Cinping’in 2026 mesajları, inşacı uluslararası ilişkiler teorisine zengin bir ampirik katkı sunmaktadır. Sonuç olarak söz konusu kimlik inşasının diplomatik pratiklerde, uluslararası kamuoyunda ve karşı-söylemlerle etkileşiminde nasıl somutlaştığının uzun vadeli izlenmesi gerekmektedir.
[1] “Full text: Chinese President Xi Jinping’s 2026 New Year message”, Qiushi, https://en.qstheory.cn/2025-12/31/c_1152405.htm, (Erişim Tarihi: 17.02.2026); “Xi extends Chinese New Year greetings to ring in Year of Horse”, Qiushi, https://en.qstheory.cn/2026-02/15/c_1161765.htm, (Erişim Tarihi: 17.02.2026).
[2] Aynı yer.
[3] “Chinese zodiac animals: The horse and what it represents”, China & World, http://china-world.china.org.cn/culture/2025-01/30/content_117725722.shtml, (Erişim Tarihi: 17.02.2026).
