Venezuela’nın 11 Kasım 2025 tarihinde kabul ettiği Kapsamlı Ulusal Savunma Komuta Yasası, ülkenin güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin başladığını göstermiştir.[i] Yasa, sadece askerî kuvvetlerin değil, devlet kurumlarının ve yurttaşların da savunma sürecine “ortak sorumluluk” temelinde dâhil edildiği yeni bir doktrin çerçevesi sunmuştur. Bu yaklaşım, uzun süredir Bolivarcı düşüncede var olan “ordu-halk” ve “halk-ordu” bütünleşmesi fikrinin kurumsal bir zeminde tanımlandığını ortaya koymuştur. Yasanın tam da bölgesel tansiyonun yükseldiği bir dönemde yürürlüğe girmesi, güvenlik doktrininin sadece ulusal ihtiyaçlara değil, aynı zamanda çevrede şekillenen dinamiklere de cevap verme amacı taşıdığını düşündürmüştür.
Bu yeni yasal düzenleme, Venezuela’nın savunma anlayışında çok boyutlu bir dönüşümü işaret etmiştir. Metnin içine yerleştirilen sosyal, ekonomik ve üretim güvenliği kavramları, ülke savunmasının yalnızca askerî kapasite ile sınırlı bir alan olarak görülmediğini göstermiştir. Böylece savunma, toplumsal bütünlüğü kapsayan bir çerçeveye oturtulmuştur. Bu yaklaşım, ulusal savunma ile kamu hizmetlerinin sürekliliği arasındaki ilişkinin stratejik bir öncelik olarak tanımlandığını ortaya koymuştur. Yasa, bu kapsamda, ekonomik üretimin, altyapı hizmetlerinin ve kamu düzeninin kesintisiz devamının ulusal güvenliğin ayrılmaz parçaları olduğunu vurgulamıştır.
Yasanın dikkat çeken maddelerinden biri, savunma komutalarının üç yönetim düzeyine (ulusal, eyalet ve belediye) yayılması olmuştur.[ii] Bu çok katmanlı yapı, savunma süreçlerinin coğrafi ve idari olarak yerelleştirilmesini hedeflemiş, böylece karar alma ve koordinasyon mekanizmalarının hızlandırılması amaçlanmıştır. Ulusal düzeyde Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler Stratejik Operasyonel Komutanlığı’nın koordinasyon rolü pekiştirilirken, alt düzeylerde oluşturulacak komutaların daha esnek ve bölgesel koşullara uyumlu hareket edebilmesinin yolu açılmıştır. Bu model, savunma refleksinin sadece merkezî bir yapıdan değil, aynı zamanda yerel kurum ve topluluklardan da beslendiğini göstermiştir.
Yasa kapsamında belirlenen beş çalışma komitesi, Venezuela’nın savunma doktrininde fonksiyonel uzmanlaşmanın önemsendiğini göstermiştir. Ekonomik Üretim ve Hizmet Komitesi’yle Sosyal Popüler Komite gibi birimlerin yer alması, ülke savunmasının çok katmanlı karakterinin altını çizmiştir. İç Düzen Komitesi ve Mobilizasyon ve Rekizisyon Komitesi ise kriz anlarında hızlı koordinasyon ve kaynak yönetiminin kritik bir unsur olarak görüldüğünü ortaya koymuştur. Bolivarcı Vatansever Komite’nin yer alması ise ideolojik bütünlük ile ulusal aidiyetin güvenlik mimarisindeki rolüne işaret etmiştir.
Yasanın yürürlüğe girmesinin hemen ardından Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun tüm Savunma Komutalarını aktive etmesi, düzenlemenin pratik etkilerinin zaman kaybetmeden uygulamaya geçirildiğini göstermiştir. Bu adım, bölgedeki askerî hareketlilikle bağlantılı olarak atılmış ve özellikle Karayipler’de bulunan USS Gerald Ford uçak gemisiyle Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) açıkladığı Güney Mızrağı Operasyonu çerçevesindeki gelişmeler ışığında değerlendirilmiştir. Maduro yönetiminin savunma kapasitesini “ulusal bütünlük” temelinde güçlendirmek istediği ifade edilmiştir. Bu süreçte devlet kurumları, halk örgütlenmeleri ve Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.
Bölgesel bağlamda Karakas-Washington hattındaki söylemsel gerilimin artması, savunma yasasının yorumlanmasında önemli bir arka plan oluşturmuştur. ABD’nin Karayipler ve doğu Pasifik’te yürüttüğü anti-narkotik operasyonlarının kapsamının genişlemesi, Venezuela tarafından egemenlik hassasiyetleri bağlamında değerlendirilmiştir. ABD’nin “Amerika’nın mahallesi” söylemiyle duyurduğu operasyonun Washington açısından stratejik bir öncelik olarak görüldüğü açıklanmıştır.[iii] Buna karşılık Venezuela, bu operasyonların bölgesel istikrar ve diplomatik dengeler açısından titizlikle izlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu bağlamda Karakas’ın savunma yasasını ulusal güvenliğin güncellenmiş gerekliliklerine yanıt veren bir çerçeve olarak tanımladığı anlaşılmıştır.
Uluslararası yansımalar açısından Rusya’nın yaptığı açıklama, Venezuela’nın dış ilişkilerinde çok taraflı diplomasiye önem verdiğini göstermiştir. Rusya’nın “Latin Amerika ve Karayipler Barış Bölgesi” ilkesine yaptığı vurgu, bölgenin güvenlik meselelerinde dış müdahaleye kapalı bir alan olarak görülmesi gerektiği yönündeki geleneksel görüşünü yansıtmıştır.[iv] Venezuela’nın bu açıklamaya olumlu yanıt vermesi, iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın devam ettiğini işaret etmiştir. Bu durum, Karakas’ın savunma doktrinini sadece iç düzenlemelerle sınırlı tutmadığını, aynı zamanda uluslararası bağlamda da değerlendirdiğini göstermiştir.
İç siyaset bağlamında muhalefet çevrelerinden gelen yorumlar, yasanın anayasal ilkeler ve bireysel özgürlükler konusunda tartışmalara zemin hazırladığını göstermiştir. Bazı aktörler, metindeki belirsiz ifadelerin uygulamada farklı yorumlara yol açabileceğini öne sürmüştür. Bununla birlikte bu tartışmaların Venezuela’nın çok sesli siyasal ortamında doğal bir süreç olarak görülmesi mümkündür. Ulusal savunma gibi stratejik bir alanda farklı bakış açılarının dile getirilmesi, siyasal kurumların işleyişi açısından olağan bir duruma işaret etmiştir. Bu çerçevede yeni yasanın uygulama sürecinin hem ulusal hem de uluslararası gözlemciler tarafından yakından takip edileceği öngörülmüştür.
Bölgesel dinamikler dikkate alındığında, Karayipler’de artan askerî görünürlük ve ABD-Venezuela ilişkilerindeki söylemsel gerilim, Latin Amerika’nın güvenlik mimarisini yeniden tartışmaya açmıştır. Bölge ülkelerinin bu gelişmeleri temkinli bir diplomasiyle takip ettiği görülmüştür. Bazı Latin Amerika hükümetlerinin operasyonlara dair soru işaretlerini dile getirmesi, bölgenin askeri gerilimlerden ziyade diyalog ve barışçı çözüm ilkelerine öncelik verdiğini göstermiştir. Bu bağlamda Venezuela’nın yeni savunma yasası, sadece ülke içi bir düzenleme değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik algısının da bir yansıması olarak değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak Venezuela hem iç hem de dış dinamiklerin yoğunlaştığı bir dönemde savunma doktrinini güncellemiştir. Yasa, ulusal kapasitenin bütünleşik bir yaklaşımla güçlendirilmesini amaçlamıştır. Bölgesel gelişmeler, ülkenin güvenlik stratejisinin çok boyutlu bir değerlendirme gerektirdiğini göstermiştir. Önümüzdeki dönemde hem Karakas’ın hem de Washington’un atacağı adımların, Latin Amerika’nın genel güvenlik atmosferi üzerinde belirleyici etkiler yaratabileceği öngörülmüştür. Tüm bu süreçler, Venezuela’nın savunma anlayışının hem iç konsolidasyon hem de dış çevreye uyum arayışı içerisinde şekillendiğini göstermiştir.
[i] Ruiz, Luis Alejandro. “Venezuela Activates Its New Comprehensive Defense Command Law Amid Rising Tensions with the U.S.” Guacamaya, guacamayave.com/en/venezuela-activates-its-new-comprehensive-defense-command-law-amid-rising-tensions-with-the-u-s/, (Erişim Tarihi: 22.11.2025).
[ii] Aynı yer.
[iii] Aynı yer.
[iv] Aynı yer.
