Анализ

Парадигма “Нового Узбекистана”: Стратегия-2030 на Оси Реформ и Суверенитета

“Стратегия-2030” намечает рациональный курс строительства современного государства посредством прозрачного управления и реформ, ориентированных на граждан.
Инициативы в сфере экономической дипломатии и водного сотрудничества помещают администрацию Ташкента в центр региональной стабильности и глобальной интеграции.
Культурный суверенитет и укрепление цифровой безопасности закрепляют видение “Нового Узбекистана” в качестве независимого и непоколебимого геополитического субъекта.

Paylaş

Эта статья также доступна на этих языках: English

Küresel jeopolitiğin ağırlık merkezinin Avrasya derinliklerine kaydığı çağdaş uluslararası sistemde Özbekistan hem coğrafi konumu hem de demografik potansiyeliyle Orta Asya’nın stratejik bir “pivot devleti” olarak yeniden konumlanmaktadır. Soğuk Savaş sonrası statükodan dinamik bir kalkınma modeline geçiş yapan Taşkent yönetimi, iç politikadaki yapısal reformlarını dış politikadaki proaktif diplomasiyle bütünleştirerek bölgesel istikrar ve küresel entegrasyonu hedefleyen hibrit bir devlet inşası süreci yürütmektedir. Bu bütünleşik yaklaşım, devletin kurumsal kimliğini “Yeni Özbekistan” vizyonu çerçevesinde modernize ederken, içerdeki demokratik açılım ve ekonomik liberalizasyon hamlelerini, dışarıda pragmatik ve egemen bir dış politika doktriniyle tahkim ederek ülkeyi bölgesel bir cazibe merkezine dönüştürme iddiasını taşımaktadır.

Özbekistan’ın modern devlet inşası sürecinde temel bir yol haritası işlevi gören “Özbekistan 2030 Stratejisi”, ülkenin kamu yönetimi ve sosyoekonomik dönüşümünü statik bir planlamanın ötesine taşıyarak küresel risklere ve teknolojik değişimlere adapte olabilen dinamik bir yapıya kavuşturmaktadır. Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in “devlet halka hizmet etmelidir” doktrini üzerine bina edilen bu strateji, ekonomik modernizasyondan insan haklarına kadar elde edilen kazanımları kurumsallaştırmayı hedeflerken, yönetim modelini vatandaşın yaşam kalitesini merkeze alan hesap verebilir bir zemine oturtmaktadır.[1] Bu reform sürecinin derinliği, Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Sayın Saida Mirziyoyeva’nın değişim sürecinin henüz “başlangıç aşamasında” olduğuna dair gerçekçi tespitiyle daha net anlaşılmaktadır.

Yargı bağımsızlığını ekonomik kalkınmanın ve toplumsal güvenin teminatı olarak gören bu yaklaşım, reformların başarısını sadece siyasî söylemlerle değil; vatandaşın temiz suya, kaliteli eğitime ve adil bir hukuk sistemine erişimiyle ölçmektedir.[2] Sayın Mirziyoyev’in “açıklık politikasından asla geri dönülmeyecek” taahhüdüyle mühürlediği bu süreçte, ifade özgürlüğü ve sivil toplumun güçlendirilmesi, reformların etkinliğini denetleyen bir “sigorta” mekanizması olarak konumlandırılmaktadır.[3]

İç politikadaki bu demokratikleşme ve kurumsallaşma hamleleri, eş zamanlı olarak ulusal kimliğin tahkimi ve yumuşak güç unsurlarının ekonomiye entegrasyonuyla desteklenmektedir. Özbekistan’ın kültürel ve dilsel egemenliğini ulaşım altyapısına yansıtma kararı, 161 lokasyonda tabelaların Latin alfabeli Özbekistan Türkçesine dönüştürülmesiyle somutlaşan bir toponimik standardizasyon sürecini başlatmıştır. Bu durum, dil birliği politikasının devletin egemenlik alametlerine yansıtılması noktasında kararlı bir adım olarak değerlendirilmektedir.[4] Devletin bu kimlik inşası ve dışa açılım stratejisinin ekonomik alandaki en başarılı yansıması ise turizm sektöründe görülmektedir. 2025 yılında 11,7 milyon yabancı ziyaretçiye ulaşılarak elde edilen tarihi başarı, özellikle Çin pazarındaki dört katlık artış ve Türkiye, Hindistan, Rusya gibi çeşitlenen pazarlarla birleştiğinde, Taşkent yönetiminin turizmi küresel bir ekonomik kaldıraç olarak kullanma vizyonunun isabetliliğini kanıtlamaktadır.[5] Kültürel kimliğin korunması ile küresel entegrasyonun bu denli uyumlu yürütülmesi, Özbekistan’ın modernleşme sürecinde kendi öz değerlerinden kopmadan evrensel standartlara eklemlenme başarısını göstermektedir.

Güvenlik paradigmasını konvansiyonel tehditlerin ötesine taşıyan Özbekistan hem fiziki sınırlarını hem de dijital alanını hibrit bir mücadele stratejisiyle tahkim etmektedir. Güvenlik Konseyi’nde Devlet Güvenlik Servisi Başkanı Bahodir Kurbanov tarafından dile getirilen, sosyal medyadaki “yıkıcı fikirler” ve dinî istikrarı bozmaya yönelik dijital risklere karşı geliştirilen savunma hattı, ülkenin sınır güvenliğiyle entegre edilmiştir. Tacikistan ve Türkmenistan sınırlarında inşa edilen 453 kilometrelik koruyucu çit ve yüksek teknolojili sinyalizasyon sistemleri, sınır ihlallerini 1,5 kat azaltarak “çelik kalkan” stratejisinin operasyonel başarısını ortaya koymuştur.[6] Bu güvenlik mimarisi, Alexander Dugin gibi ideologların ulus-devlet modelini ve Orta Asya ülkelerinin egemenlik haklarını hedef alan emperyal retoriklerine karşı da fiili bir yanıt niteliğinde değerlendirilebilir.[7] Özbekistan’ın egemenlik haklarını koruma konusundaki bu kararlı duruşu, bölgesel ve küresel diplomatik hamleleriyle birleşerek ülkeyi stratejik bir aktör konumuna yükseltmektedir.

Dış politika düzleminde ise Taşkent, “ekonomik diplomasi” odaklı ve proaktif bir strateji izleyerek iç reformlarını uluslararası destekle tahkim etmektedir. Mevcut dış politika konseptinin revizyonuyla, Özbekistan’ın askerî bloklara katılmama ve topraklarında yabancı üs bulundurmama şeklindeki barışçıl duruşu korunurken; ticaret, lojistik ve yatırım güvenliği ekseninde pragmatik bir yol haritası izlenmektedir.[8] Bu pragmatizm, bölgesel ölçekte Kazakistan ile su ve enerji meselesini siyasî bir rekabet alanından çıkarıp Dostluk Kanalı ve otomatik ölçüm istasyonları projeleriyle sürdürülebilir bir ortaklık modeline dönüştüren “su diplomasisi” başarısında tezahür etmektedir.[9] Küresel ölçekte ise ABD, Brezilya ve Kanada gibi ülkelerle yürütülen vize rejimini kolaylaştırma müzakereleri, Özbekistan pasaportunun itibarını ve ülkenin küresel sisteme entegrasyon kabiliyetini artırmayı hedeflemektedir.[10]

İleriye dönük bir bakışla bakıldığında, Özbekistan’ın bu stratejik çok boyutluluğu, onu Orta Asya’nın vazgeçilmez bir jeopolitik pivotu haline getirecektir. 2030 hedeflerine doğru ilerledikçe, dijitalleşen kamu yönetimi ve şeffaflaşan hukuk sistemi sayesinde doğrudan yabancı yatırım akışının sadece madencilik değil, teknoloji ve üretim sektörlerinde de yoğunlaşması beklenmektedir. Özellikle bölgesel ulaştırma koridorlarının merkezinde yer alması, Özbekistan’ın Doğu ile Batı arasında sadece bir geçiş güzergahı değil, aynı zamanda katma değerli üretim yapan bir lojistik üs haline dönüşme olasılığını güçlendirmektedir.

Orta vadede, sürdürülebilir su yönetimi ve yenilenebilir enerji alanındaki bölgesel liderliği, Özbekistan’ı Orta Asya’da istikrarın kurumsal garantörü konumuna taşıyacaktır. Eğitimde kalite artışı ve beşerî sermayeye yapılan yatırımların bir sonucu olarak, genç ve dinamik nüfusun küresel iş gücü piyasasına entegrasyonu, ülkenin yumuşak gücünü artıracaktır. Demokratik kurumların olgunlaşması ve “Yeni Özbekistan” vizyonunun toplumsal tabanda tam karşılık bulmasıyla birlikte, Taşkent yönetiminin uluslararası arenada daha belirleyici bir diplomatik aktör olarak, küresel krizlerde arabuluculuk ve işbirliği platformlarına öncülük etmesi rasyonel bir gelecek senaryosu olarak öne çıkmaktadır.

Neticede Özbekistan, iç reformların getirdiği demokratik dinamizm ile dış politikanın rasyonel hedeflerini başarılı bir simbiyotik ilişki içerisinde sentezlemeyi başarmıştır. Ülkenin ulaştığı makroekonomik istikrar, kültürel özgüven ve diplomatik ağırlık, “Yeni Özbekistan” modelinin sadece bölgesel bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda yükselen güçler için özgün bir kalkınma paradigması olduğunu tescil etmektedir. Gelecek on yıllarda Taşkent’in izlediği bu proaktif ve dengeli strateji, Özbekistan’ı Avrasya jeopolitiğinin merkezinde müreffeh, egemen ve vazgeçilmez bir istikrar adası olarak konumlandırmaya devam edecektir.

[1] Eldor Tulyakov, “Uzbekistan –2030: Why the National Development Strategy Is Being Updated”, DI, https://thediplomaticinsight.com/uzbekistan-2030/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[2] Stephen M. Bland, “Uzbekistan Has “Only Just Begun” Reforms, Says Saida Mirziyoyeva”, The Times of Central Asia, https://timesca.com/uzbekistan-has-only-just-begun-reforms-says-saida-mirziyoyeva/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[3] “‘Uzbekistan nikogda ne otstupit ot politiki otkrytosti’ — Shavkat Mirziyoev”, Gazeta Uz, https://www.gazeta.uz/ru/2025/12/26/press/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[4] “Airports, Stations in Uzbekistan Get New Uzbek Names”, The Caspian Post, https://caspianpost.com/uzbekistan/airports-stations-in-uzbekistan-get-new-uzbek-names, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[5] “Chislo kitayskikh turistov v Uzbekistane v 2025 godu vyroslo pochti v 4 raza”, Spot, https://www.spot.uz/ru/2026/01/19/tourists-2025/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[6] “V Uzbekistane ozvuchili tri glavnykh riska dlya bezopasnosti strany”, 24KG, https://24.kg/vlast/358232_vuzbekistane_ozvuchili_tri_glavnyih_riska_dlya_bezopasnosti_stranyi/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[7] “‘Eto musor’, — yeshche odin rossiyskiy propagandist vystupil protiv suvereniteta Uzbekistana”, UPL Uz, https://upl.uz/policy/59619-news.html, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[8] Aleksandr Ten , “V Uzbekistane planiruyut obnovit’ Kontseptsiyu vneshney politiki”, Kursiv, https://uz.kursiv.media/2026-01-16/v-uzbekistane-planiruyut-obnovit-konczepcziyu-vneshnej-politiki/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[9] “Kazakhstan and Uzbekistan focus on water and energy cooperation”, Kazinform, https://qazinform.com/news/kazakhstan-and-uzbekistan-focus-on-water-and-energy-cooperation-d6c6a9/amp, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

[10] “Uzbekistan i SSHA nachali peregovory ob uproshchenii vizovogo rezhima”, Minval, https://minval.az/news/124511715, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).

Ergün MAMEDOV
Ergün MAMEDOV
Эргун Мамедов завершил обучение на факультете экономических и административных наук в департаменте политологии и международных отношений, Университета Кютахья Думлупынар в период с 2016 по 2020 годы. В том же году он был принят в магистратуру по международным отношениям с написанием диссертации в Институте последипломного образования того же университета и успешно защитил диссертацию, окончив обучение в 2022 году. В настоящее время он продолжает свое образование в качестве докторанта в департаменте международных отношений Института последипломного образования Анкарского университета Хаджи Байрам Вели, где он начал обучение в 2022 году. Гражданин Грузии, Эргун Мамедов свободно владеет грузинским языком, на среднем уровне владеет английским и имеет базовые знания русского языка. Его основные области интересов включают современную дипломатию и политическую историю, сосредоточенные на Южном Кавказе и тюркском мире.

Похожие материалы