Tarih:

Paylaş:

İtalya’nın Değişen Dinamikleri ve Mülteciler

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Sınırı aşan insan hareketliliği, küresel alanda uzun yıllardır müzminleşmiş sorunlardan biridir. Savaş, ırkçılık, çeşitli baskı ve şiddetten kaçmak isteyen kitleler, can güvenliği ve daha iyi yaşam şartları için ülkelerinden ayrılmaktadır. Covid-19 salgını için kırmızı alarmın büyük ölçüde geri kalmasının ardından sınırların yeniden açılması, seyahat olanaklarının normale dönmesi vb. nedenlerle dünya gündemi tekrar mültecilere odaklanmaya başlamıştır.

Öte yandan her ülkenin ve toplumun mültecilere yönelik tutumu değişmektedir. Türkiye, Kolombiya ve Uganda en fazla mülteciye ev sahipliği yapan devletler olmakla birlikte İtalya gibi ülkeler de coğrafi konumları sebebiyle her yıl belli oranlarda mülteci çekmektedir. Bu nedenle İtalya’da da mülteciler gündemde önemli bir yer tutmaktadır. İtalya’nın özellikle Tunus’a yakın olan sınırlarında mülteci kamplarının doluluğu, 2023 senesinin ilk haftalarında en çok tartışılan konular arasındadır. Örneğin Akdeniz açıklarında, Tunus’a oldukça yakın konuma sahip Lampedusa Adası’na 8 Ocak 2023 tarihinde varan son mülteci gemileri, adadaki durum hakkında tartışmalara yol açmıştır.[1] Çünkü 300 kişilik olduğu belirtilen kampta halihazırda 1.000’den fazla kişinin yaşadığı belirtilmektedir.[2]

Bilindiği üzere, 31 Ocak 2020 tarihinde ilk vakanın saptandığı İtalya, Covid-19 salgınından en çok etkilenen ülkelerden biri olmuştur. Söz konusu salgında ilk dalga döneminde ve aynı yılın Ekim ayında başlayan ikinci dalga döneminde uçuşların durdurulması, yerel ya da genel olarak uygulanan karantinalar ve pek çok işyerinin kapatılması gibi önlemler alınmıştır. Turizmin İtalyan ekonomisinde en büyük paya sahip olan sektör olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ülkenin ekonomik açıdan da sarsıldığı aşikardır. Öyle ki; 2020 yılında ülkenin GSYH’si %8.9 olanında düşmüştür.[3]

Ekonomik sarsılma küresel ölçekte olmakla birlikte dünyanın çeşitli yerindeki mültecileri de etkilemiştir. Hem kalabalık kamplarda yaşayan mültecilerin yüksek risk altında olması hem sağlık imkanlarına erişimin yetersiz kalması hem de finansal kaynakların kısıtlanması mültecilerin durumunu kötüleştirmiştir. İtalya bağlamında Covid-19 testi pozitif olan mültecilerin gemilerde karantina altına alınması önemli tartışma konularından biridir. Kalabalık ve sağlık imkanlarına erişimin olmadığı belirtilen bu gemilere mültecilerin toplanması, ayrımcı ve illegal bir uygulama olarak yorumlanmıştır.[4]

24 Şubat 2022 tarihinde Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir kitlesel akışın ortaya çıkışı ve milliyetçi, muhafazakar ve aşırı sağda konumlanan bir parti olan Fratelli d’Italia’nın lideri Giorgia Meloni’nin 22 Ekim 2022 tarihinde İtalya Başbakanı olarak göreve gelmesi ise İtalya ve mülteciler açısından yeni soru işaretlerini doğurmuştur. Ukraynalı mülteciler açısından 150 binden fazla Ukraynalının İtalya’ya ulaştığı belirtilmiştir. Bu da İtalya’yı en çok Ukraynalı mülteciyi barındıran dördüncü ülke yapmaktadır.[5]

Öte yandan 2022 yılında İtalya’ya 100 binden fazla mültecinin deniz yoluyla geldiği belirtilmekte olup bu sayının 2021 yılına göre neredeyse %50 ve 2020 senesine kıyasla %300 arttığı görülmektedir. İtalya İçişleri Bakanlığı’nın raporuna göre söz konusu mültecilerin geldiği ülkeler; Mısır, Tunus, Bangladeş, Suriye ve Afganistan’dır.

Bu bağlamda İtalya Hükümeti 29 Aralık 2022 tarihinde başta insani yardım gemilerinden yapılan inişler olmak üzere insan akışını durdurma girişimi olarak daha katı düzenlemeler içeren yeni bir kararnameyi onaylamıştır.[6] Bu da Meloni’nin seçim döneminde sıkça dile getirdiği, İtalya’ya ve genel olarak Avrupa’ya insan akınının durdurulması gerekliliğinin altını çizen söylemleriyle örtüşen bir hareket olarak yorumlanabilir.

Meloni, 2 Ocak 2023 tarihinde imzaladığı başka bir kararnameyle hem aynı çizgide devam edeceğini göstermiş hem de eleştiri oklarını yeniden üzerine çekmiştir. Bu kararnameye göre, İtalya kıyılarından ayrılan arama-kurtarma gemilerinin faaliyetleri kısıtlanmaktadır.[7]

Diğer taraftan Uluslararası Kurtarma Komitesi verilerine göre İtalya, Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya gelen mültecilerin büyük çoğunluğuna ev sahipliği yapan bir ülke konumundadır.[8] Bu bağlamda Meloni’nin kısıtlayıcı göçmen politikalarına yönelmesi, diğer AB ülkelerine karşı bir tepki olarak da yorumlanabilir.

İtalya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez aşırı sağda yer alan bir parti iktidara gelmiştir. Seçim kampanyası süresince mülteci karşıtı söylemleriyle dikkat çeken Meloni, ülkesinin Avrupa’ya giriş kapılarından biri olma mahiyetini bertaraf etmek istemektedir. Bu bağlamda Meloni döneminde İtalya’nın daha sıkı önlemler alması beklenebilir.

Bununla birlikte 2014 yılından bu yana İtalya nüfusunun yaşlanmakta olduğu ve doğum oranların düşmekte olduğu bilinmektedir.[9] Durum buyken, dünyanın çeşitli yerlerinde olduğu gibi İtalya’da da mültecilerin bir işçi gücü olduğu realitesi düşünüldüğünde, İtalya’nın çalışan nüfusa ihtiyaç duyduğu söylenebilir. Eğer Roma yönetimi, ülkeye gelen insan akışını kısıtlamaya kararlıysa, aynı zamanda çalışma çağındaki insan oranı sorunu için de hamlelerde bulunması gerekecektir. Fakat mevcut durumda doğum oranını artırmaya yönelik politikaların başarıya ulaşamadığı da görülmektedir.  

Sonuç olarak mültecilere yönelik sorunların çözümüne odaklanan Roma yönetiminin bu “meseleyi” çözdüğünde, beraberinde gelen sonuçlarla nasıl baş edeceği belirsizdir. Fakat her şeye rağmen İtalya’nın mültecilere yönelik tutumunun sertleşeceği öngörülebilir. Ancak bu politikaların daha iyi bir gelecek arayan insanları denemekten vazgeçirmeyeceği de açıktır. Bu nedenle ilerleyen dönemlerde İtalya açıklarında yaşanan trajedilerin artacağı öngörülebilir.


[1] “Migranti, 109 sbarchi con tre barchini a Lampedusa: hotspot pieno | Msf: “Negato porto più vicino e trasbordo da Geo Barents a Ocean Viking”“, TGCOM24, https://www.tgcom24.mediaset.it/cronaca/sicilia/migranti_59514531-202302k.shtml, (Erişim Tarihi: 11.01.2023).

[2] Arrival of new migrants aggravates chaos on Lampedusa, Prensa Latina, https://www.plenglish.com/news/2023/01/08/arrival-of-new-migrants-aggravates-chaos-on-lampedusa/, (Erişim Tarihi: 11.01.2023).

[3] “The impact of Covid-19 on bankruptcies and market exits of Italian firms”, Banca D’Italia, https://www.bancaditalia.it/media/notizia/the-impact-of-covid-19-on-bankruptcies-and-market-exits-of-italian-firms/?com.dotmarketing.htmlpage.language=1#:~:text=The%20Covid%2D19%20pandemic%20has,pandemic%20levels%20even%20in%202021., (Erişim Tarihi: 11.01.2023).

[4] “Italy’s confinement of corona-positive migrants on quarantine ships discriminatory and illegal”, Euro-Med Human Rights Monitor, https://euromedmonitor.org/en/article/3955/Italy%E2%80%99s-confinement-of-corona-positive-migrants-on-quarantine-ships-discriminatory-and-illegal, (Erişim Tarihi: 11.01.2023).

[5] “Ukrainian refugees: Challenges in a welcoming Europe”, Brookings, https://www.brookings.edu/blog/future-development/2022/10/14/ukrainian-refugees-challenges-in-a-welcoming-europe/, (Erişim Tarihi: 11.01.2023).

[6] Over 100,000 migrants landed in Italy in 2022, Prensa Latina, https://www.plenglish.com/news/2023/01/02/over-100000-migrants-landed-in-italy-in-2022/, (Erişim Tarihi: 12.01.2023).

[7] “HRAS: Italian decree obstructs lifesaving rescue efforts at sea”, Safety4Sea, https://safety4sea.com/hras-italian-decree-obstructs-lifesaving-rescue-efforts-at-sea/, (Erişim Tarihi: 12.01.2023).

[8] “Italy”, IRC, https://www.rescue.org/country/italy, (Erişim Tarihi: 12.01.2023).

[9] “Italy ageing faster than EU peers, population drops below 59 mln”, Reuters, https://www.reuters.com/world/europe/italy-ageing-faster-than-eu-peers-population-drops-below-59-mln-2022-12-05/, (Erişim Tarihi: 12.01.2023).

Cemre Çağla ATAMER
Cemre Çağla ATAMER
2017 yılında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan ve 2020 yılında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler yüksek lisans programından “Latin Amerika’da Entegrasyon Çabaları: AB ile Karşılaştırmalı Bir Analiz” teziyle uzmanlığını alan Cemre Çağla Atamer, 2021 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Latin Amerika Çalışmaları Anabilim Dalı’nda ikinci yüksek lisans programına başlamıştır. Halihazırda yüksek lisans eğitimine devam eden Atamer, iyi derecede İngilizce ve başlangıç seviyesinde İspanyolca bilmektedir.