Tarih:

Paylaş:

Kazakistan-Özbekistan Yakınlaşması

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Dünyada kutuplaşmanın arttığı ve ittifakların daha belirgin hale geldiği günümüz konjonktüründe, bölgeselleşmenin de büyük önem kazandığı görülmektedir. Özellikle de terörizm ve göç gibi tehditlerin bertaraf edilmesi, bölgesel entegrasyon sayesinde ticari ilişkilerin artması ve küresel güçler arasındaki rekabete dahil olunmak istenmemesi nedeniyle güçlü bölgesel ittifaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Komşu ülkelerle ortak çıkar ve karşılıklı saygı çerçevesinde kurulan işbirlikleri, devletlerin küresel siyasette daha rahat hareket etmesine ve daha etkili bir şekilde çok yönlü dış politika izlemesine imkân tanımaktadır.

Günümüzde bölgeselleşmenin yaşandığı en önemli coğrafyalardan biri de Orta Asya’dır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden beş Orta Asya ülkesi, otuz yıllık zaman diliminde bölgesel entegrasyon ve işbirliği noktasında çeşitli adımlar atmıştır. Bu adımlar da orta vadede etkili sonuçlar doğurmuştur. Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı da bunun en önemli örneklerinden biridir. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı gibi örgütlenmelerle de Orta Asya’daki çeşitli devletler, barışçıl politikalarıyla uluslararası rekabete dahil olmadan ortak çıkarlara ulaşmaya çalışmaktadır.

Genellikle birbirine komşu olan ülkeler arasında gerçekleştirilen bölgeselleşme, karşılıklı güven üzerinden inşa edilmektedir. Özellikle de karşılıklı saygı, ülkelerin hassasiyetlerine özen gösterme ve iç meselelerine müdahale etmeme gibi prensiplerin uygulanması, entegrasyon süreçlerini hızlandırmaktadır. Dahası bu süreçleri devamlı kılacak olan çeşitli bölgesel güçlerin varlıkları da önemlidir.

Anlaşılacağı üzere bölgesel güçler, güçlü işbirliğinin inşası için temel itici gücü oluşturmakta ve yaşanabilecek sorunlarda arabulucu rolü oynayarak krizlerin derinleşmesini engellemektedir. 2021 yılının Nisan ayında Kırgızistan ile Tacikistan arasında yaşanan çatışmalar esnasında Kazakistan ve Özbekistan’ın benimsediği arabulucu rol, bu duruma örnek teşkil etmektedir. Diğer yandan bölgesel güçler arasında belli bir uyumun ve işbirliğinin sağlanması da entegrasyon süreçlerini kolaylaştırmakta ve bölge dışı aktörlerin müdahalesini engellemektedir. Bu da tehditlerin bertaraf edilmesini mümkün kılmaktadır.

Bahse konu olan süreçlere söz konusu perspektifle bakıldığında, Orta Asya’da Taşkent ile Nur-Sultan arasındaki işbirliğini geliştirme konusunda atılan adımlar ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in Kazakistan’a 6 Aralık 2021 tarihinde düzenlediği ziyaretten sonra yapılan anlaşmalar hem ikili ilişkiler hem de bölgeselleşme açısından mühim gelişmeler olarak okunabilir.

Belirtilmelidir ki; Orta Asya’ya ilişkin çeşitli çalışmalarda Kazakistan ile Özbekistan’ın bölgesel rakipler olacağı iddia edilmekteydi. Ancak Sayın Mirziyoyev’in Özbekistan Cumhurbaşkanı seçilmesinden itibaren Orta Asya ülkeleriyle yakın ilişkiler kurulması, Taşkent’in temel önceliği haline gelmiştir. Benzer şekilde bağımsızlığını ilan ettiği dönemden itibaren komşularıyla olan sorunlarını barışçıl yollarla çözme politikası uygulayan Kazakistan da bölgesel rekabeti değil; işbirliğini hedeflemektedir.

Kazakistan ile Özbekistan’ın bölgesel ve uluslararası çapta ortak politikalar benimsediği görülmektedir. İki ülkenin Türk Konseyi’nin Türk Devletleri Teşkilatı’na dönüştürüldüğü 12 Kasım 2021 tarihli 8. Zirve’de çok boyutlu entegrasyonun sağlanması konusunda da ortak irade sergiledikleri görülmektedir. Türk Dünyası 2040 Vizyonu Stratejik Belgesi’nin[1] kabul edilmesinden sonra Sayın Mirziyoyev’in gerçekleştirdiği Nur-Sultan ziyareti de mezubahis belgenin ikili ilişkilere katkı sağladığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Çünkü kurulan güçlü ilişkiler, güçlü bir Türk Dünyası’nın oluşmasına da kapı aralamaktadır.

Ayrıca Kazakistan ile Özbekistan arasındaki bağların Orta Asya’ya da olumlu yansıyacağı öngörülebilir. Nitekim 6 Ağustos 2021 tarihinde Türkmenistan’da gerçekleştirilen Orta Asya Devlet Başkanları 3. İstişare Toplantısı; siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve insani alanlarda işbirliğinin gerçekleştirilmesi konusunda alınan kararlar bakımından oldukça mühimdir. Özellikle de karşılıklı ticaretin arttırılması, enerji sektöründe işbirliğinin geliştirilmesi ve yeni ulaşım koridorlarının oluşturulması, bölgeselleşmenin en kritik dinamikleri olarak ön plana çıkmaktadır.[2]

Orta Asya’da bir bölgeselleşme yaşansa da söz konusu durum, izole bir alan yaratmak için gerçekleştirilmemektedir. Çünkü Orta Asya devletleri hem çok yönlü dış politika izlemekte hem de çeşitli bölgesel ve küresel işbirliklerine dahil olmaktadır. Kuşak-Yol Projesi, Orta Hat ve Trans-Afgan Ulaştırma Koridoru gibi girişimler, Orta Asya’yı dünyaya bağlamaktadır. Bu kapsamda Orta Asya’da yaşanan bölgeselleşmenin dünyaya açık; ancak çeşitli güvenlik tehditlerine kapalı bir nitelik taşıdığı söylenebilir.

Sayın Mirziyoyev’in ziyareti sırasında aktörler arasındaki stratejik ortaklık, müttefiklik düzeyine çıkarılmıştır. Bununla birlikte son dönemlerde iki ülke arasında gerçekleştirilen ortak askeri tatbikatlar da düşünüldüğünde, bölgesel güvenliğin sağlanmasının ve işbirliğinin daha kalıcı hale getirilmesinin amaçlandığı öne sürülebilir. Zira Kazakistan ile Özbekistan’ın bölgesel meselelerde endişe ettikleri konulardan en önemlisi güvenliktir. Zaten bu yüzden de iki ülke arasındaki işbirliği, radikalizmin yükselmesine ve terörizme karşı bariyer olacaktır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Kassym-Jomart Tokayev’in Özbek mevkidaşı Sayın Mirziyoyev’le gerçekleştirdiği görüşme sırasında iki ülke arasındaki müttefiklik bağlarının Orta Asya’nın istikrar ve güvenliğini sağlayacağına dair yaptığı vurgu da bu realiteyi gözler önüne sermektedir.[3]

İkili ilişkiler açısından bakıldığında, 3 milyar doları aşan ticaret hacminin önce 5; sonra ise 10 milyar dolara çıkarılmasına dair karar, ekonomik temelli entegrasyon sürecinin hızlanacağının habercisidir. Bu çerçevede bölgesel entegrasyonu sürdürmek isteyen Kazakistan ve Özbekistan’ın geliştirdikleri ilişkilerle bölgenin iktisadi entegrasyonuna ön ayak oldukları söylenebilir. Ayrıca taraflar, görüşmeler sırasında siyasi, ticari, ekonomik, yatırım, ulaştırma, enerji, sanayi, tarım, kültürel ve insani işbirliğini ele almışlardır.[4] Bahsi geçen konu başlıkları, ilişkileri çok boyutlu bir şekilde devam ettireceklerine işaret etmektedir.

Kuşkusuz bölgesel işbirliğinin yerine rekabetin tercih edilmesinin hem önemli zararları olacak hem de ekonomik kaynakların savunmaya harcanması, ülkelerin kalkınmasını sekteye uğratacaktır. Ancak Kazakistan ile Özbekistan, tam tersi bir şekilde barışçıl amaçlar doğrultusunda işbirliği üzerinden kalkınmayı hedeflemektedir. Bu noktada çeşitli koridorların önem kazandığı günümüzde iki ülkenin de birbirine ihtiyacının olduğu görülmektedir. Güneye inmek isteyen Kazakistan ile Hazar Denizi üzerinden batıya açılmak isteyen Özbekistan, coğrafi olarak birbirini tamamlayan jeopolitik konumlarını avantaja çevirmek istemektedir. Uçkuduk-Kızılorda karayolu ve demiryolunun yanı sıra Türkistan-Çimkent-Taşkent güzergâhında yüksek hızlı demiryolu projeleri konuşulmuştur. Söz konusu projelere dair beklentiler yüksek olmakla birlikte bu durum, kuzey-güney güzergahındaki bağlantının güçlendirilmesi demektir. Daha da önemlisi, ülkeler arasında ticaret yoğunlaşırken; işgücü ve sermaye hareketliliği de artacaktır. Buna ek olarak ulaşım masraflarının da azalacağı öngörülmektedir.[5]

Sonuç olarak istikrarlı bir Orta Asya ve güçlü bir Türk Dünyası için Kazakistan ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin derinleşmesi gerekmektedir. Bu sayede bölge ülkeleri jeopolitik kırılmalardan, küresel rekabetten ve çeşitli tehditlerden korunabilecektir. Böylece bölge ülkelerinin egemenlikleri ve bağımsızlıkları kuvvetlenecektir. Nur-Sultan-Taşkent hattında geliştirilecek ilişkiler, alınan kararlar ve yapılan anlaşmalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, Orta Asya’nın ekonomik koridorlar konusunda bir merkez haline geleceği ifade edilebilir.


[1] “Türk Dünyası 2040 Vizyonu”, Türkkon, https://www.turkkon.org/assets/pdf/haberler/turk-dunyasi-2040-vizyonu-2396-98.pdf, (Erişim Tarihi: 09.12.2021).

[2] International Turkic Academy, “Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı Türkmenistan’da Gerçekleşti”, Turkic Weekly, https://twesco.org/wp-content/uploads/2021/08/TW-238-tur.pdf?script=lat, (Erişim Tarihi: 09.12.2021), s. 2.

[3] Assel Satubaldina, “President of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev Visits Kazakhstan to Sign Declaration of Allied Relations”, The Astana Times, https://astanatimes.com/2021/12/president-of-uzbekistan-shavkat-mirziyoyev-visits-kazakhstan-to-sign-declaration-of-allied-relations/, (Erişim Tarihi: 09.12.2021).

[4] Aynı yer.

[5] “Experts Assess the Promising Projects of Uzbekistan and Kazakhstan in the Transport and Communications Sector”, Uz Daily, http://uzdaily.com/en/post/70054, (Erişim Tarihi: 09.12.2021).

Emrah KAYA
ANKASAM Dış Politika Uzmanı Emrah KAYA, Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezundur. Yüksek lisans derecesini 2014 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde hazırladığı “Latin Amerika'da Sol Liderlerin Yükselişi ve Uluslararası Politikaya Etkisi: Venezuela-Bolivya Örneği (Rising of the Left Leaders in Latin America and its Effects to International Politics: An Example of Venezuela-Bolivia)” başlıklı teziyle almıştır. Doktora eğitimine yine Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde devam eden KAYA, tez aşamasındadır. Başlıca çalışma alanları; Orta Asya, Latin Amerika, Güvenlik, Terörizm, Barış Süreçleri’dir. KAYA’nın çeşitli kitap ve dergilerde çalışmalarının yanı sıra ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarında analizleri yayınlanmıştır.