Tarih:

Paylaş:

Kazakistan’ın Enerji Hatları

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Kazakistan ekonomisi, başta petrol olmak üzere büyük ölçüde doğal kaynaklarından elde ettikleri gelire dayanmaktadır. Uzman tahminlerine göre, ülkedeki bütçenin %40’ı ve ihracat gelirlerinin %60’ı hidrokarbonlardan gelmektedir. Bu nedenle, doğal kaynak ihracatının durması ya da yavaşlaması söz konusu olduğunda Kazakistan ekonomisi üzerinde hissedilebilir etki yaratmaktadır. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından oluşan yeni jeopolitik denklemde Rusya karşıtı yaptırımlar ve hammaddelerin Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) sistemi üzerinden taşınmasıyla ilgili sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu bağlamda Nur-Sultan yönetimi mevcut petrol ihracat lojistiğine alternatifler aramaktadır.

Energy Analytics’e göre, Kazakistan’daki petrol günümüzde dört yönde ihraç edilmektedir:

  • CPC ana ihracat yolu ile – 53 milyon ton (%79);
  • Atyrau-Samara aracılığıyla (Rusya Transneft sistemine giriş) – 12 milyon ton (%18);
  • Aktau limanı üzerinden – 2 milyon ton (3%);
  • Atasu-Alaşankou yolu üzerinden Çin’e- yılda 11 milyon ton (bunlardan 1 milyon tonu Kazakistan, 10 milyon tonu Rusya’ya aittir).[1]

Görüldüğü üzere Kazakistan ihracatının neredeyse tamamı (%96) Rusya topraklarından geçmektedir. Dolayısıyla Moskova, bir yandan Nur-Sultan’a dünya petrol piyasasında bir “pencere” açarken diğer taraftan ise Kazak petrolünün yolunu kapatma ve transit hat üzerinden çeşitli baskılar yapma fırsatına sahiptir.

Novorossiysk Limanı’ndaki deniz yatağını mayınlardan temizlemek için CPC’nin bir ay süreyle kapatılması ve Rusya mahkemesinin kararıyla deniz terminalinin bir ay daha geçici olarak askıya alınmasının ardından Kazakistan’da petrol ihracatı için alternatif bir rota geliştirme ihtiyacından daha sık bahsedilmeye başlanmıştır. Zira Kazakistan, enerji geçişi konusunda Rusya’ya tamamen bağımlı olmak istememektedir. Bu doğrultuda ise Nur-Sultan, enerji sektöründe Moskova ile yakın ilişkilerine rağmen petrol ve gaz alanında bağımsız bir aktör olmak için çabalamaktadır.

Söz konusu koşullar altında Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev, yerli hidrokarbon ürünlerin güvenli ve kesintisiz ihracatını sağlama adına özellikle Trans-Hazar güzergahına odaklanılması gibi bir dizi önlemin dikkate alınması talimatını vermiştir.

Öte yandan Kazakistan’ın 2024 yılının ortalarından itibaren petrol üretiminin 100 milyon tona çıkması beklenmektedir. Bu nedenle Kazakistan için ulaşım kapasitesi ve güzergahları sorununu çözmek kaçınılmaz bir hale gelmektedir. Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın açıklamasına göre, yetkililer Çin’e daha fazla petrol tedarik etmek ve Avrupa pazarlarına erişimi olan Türkiye’nin Ceyhan Limanı’na petrol taşımak için Azerbaycan üzerinden transit geçişi kullanmak, Kazakistan’ın enerji hattı çeşitlendirme planlarından birkaçıdır.

Kazakistan petrolünün ana tüketicisi, ihracat hacimlerinin yaklaşık %45’ine (31 milyon ton) sahip başta İtalya, Fransa ve Hollanda olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ülkeleridir. Ayrıca, yakın zamanda kabul edilen AB yaptırım paketi, 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren Rusya petrolünü satın almayı reddetmeyi öngörmektedir. Kazakistan’ın petrolüne ambargo uygulanmadığı göz önüne alındığında, Kazakistan Cumhurbaşkanı daha önce Avrupa’ya ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarının tedarikinde yardım etmeye hazır olduğunu ifade etmiştir. Benzer ilgi, Rusya enerji kaynaklarına bağımlılıktan kurtulmak isteyen Avrupa ülkeleri tarafından da dile getirilmektedir. Örneğin, AB’nin Kazakistan Büyükelçisi Kestutis Jankauskas, Haziran ayındaki röportajında ​​şunları kaydetmiştir:[2]

“Kazakistan’ın enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir madencilik, yenilenebilir enerji ve yeşil hidrojen ekonomisinin geliştirilmesi ve aralarında Orta Koridorda da dahil olmak üzere Kazakistan ile AB’nin karşılıklı yararına olan ilişkinin iyileştirilmesi alanlarında yakın işbirliğine devam etmesini bekliyoruz.”

Rusya petrol ve doğalgazının AB pazarından kademeli olarak çekilmesiyle birlikte, Avrupa’nın alternatif tedarikçi talebi artmaktadır. Bu bağlamda Kazakistan, AB için öne çıkan bir ülkedir.  

Geçtiğimiz günlerde Reuters Haber Ajansı, Kazakistan’ın AB’ye giden enerji yollarını çeşitlendirme planları hakkında bir haber yayınlamıştır. Habere göre, Kazakistan devlet petrol şirketi KazMunayGaz, Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR ile Azerbaycan boru hattı üzerinden yılda 1,5 milyon ton Kazakistan petrolünün satılmasına izin verilmesi konusunda görüşmelerde bulunmaktadır. Tarafların, Ağustos ayı sonunda petrol taşımacılığı için nihai bir sözleşme imzalamayı planladıkları ve teslimatların sonbaharda başlayacağı kaydedilmiştir. Anlaşma imzalanması durumunda Kazakistan’ın günde yaklaşık 30.000 varil satış yapabileceği vurgulanmıştır. Ancak, Reuters raporuna yorum yapan Kazakistan Cumhuriyeti Enerji Bakanı Bolat Akçulakov, Cumhuriyetin şu ana kadar böyle bir planı olmadığını söylemiştir[3]:

“Bugün petrol taşımacılığı konusunda bir anlaşma imzalayacağımızı düşünmüyorum. Bu konular teknik olarak ulusal şirketler düzeyinde tartışılıyor çünkü böyle bir görev var, ancak Eylül ayında petrol sevkiyatları konusunda bir anlaşma imzalamaktan bahsetmiyoruz.”

Gerçekten de kısa bir gelecekte CPC’ye giden hacimleri başka rotalara yönlendirmek mümkün görünmemektedir. 2021 yılında CPC Deniz Terminali’ne sevk edilen 60,7 milyon ton petrolün 53 milyon tonu Kazak nakliyeciler tarafından sağlanmıştır. Diğer yollar, petrolü teknik kapasiteleri nedeniyle taşıyamaz durumdadır. Daha önce tartışılan Azerbaycan üzerinden 1,5 milyon tonluk olası petrol transferi, toplam petrol arzı hacminin küçük bir payını oluşturmaktadır. Ayrıca, Aktau ve Kuryk Limanlarından Hazar Deniziüzerinden büyük hacimli petrolün taşınması, gelişmemiş altyapı ve bu amaçlar için gerekli bir tanker filosunun eksikliği ile ilgili sorunlarla karşılaşabilmektedir. Başka bir deyişle, enerji yollarını çeşitlendirmek zaman ve para gerektirmektedir. Ancak bu, petrol ihracat rotalarının çeşitlendirilmesinin imkânsız olduğu anlamına gelmemektedir. 2022 yılında CPC’deki birçok kesintinin ortasında, küçük hacimlerde bile alternatif yollar, uzun vadede ihracat akışlarının yönetiminde esneklik sağlayabilmektedir. Kazakistan Enerji Bakanı’nın, ulusal şirketlerin Azerbaycan üzerinden petrol taşıma konusunu görüştüklerini belirtmesi, Kazakistan’ın bu seçeneği değerlendirdiğini göstermektedir.

Öte yandan söz konusu seçeneğin değerlendirilmesi, Kazakistan’ın uluslararası topluma ve ayrıca Rusya’ya petrol ihracatı için alternatif yolların varlığını göstermesini sağlamaktadır. Son zamanlarda Rusya ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin kötüleştiği, zaman zaman çelişkilerin ortaya çıktığı açıktır. Kazakistan, Avrupa pazarlarına girmek isterken, dünya pazarında petrol sıkıntısının devam etmesi, Rusya’nın mevcut gerçeklere göre yararına olmaktadır. Ancak siyasi açıdan her iki taraf da ilişkilerin bozulmasını istememektedir. Örneğin Kremlin, Kazak makamlarının petrollerinin ihracı için alternatif yollar yaratma niyetinde siyasi saikler görmediklerini belirtmiştir. Böyle bir açıklama, Kazakistan’ın hem askeri-stratejik açıdan hem de ana entegrasyon ve siyasi araçlar açısından Rusya için önem arz etmesinden kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde Kazakistan da komşusuyla ilişkilerini bozmaya hazır değildir. Örneğin, Kazakistan Cumhurbaşkanı Basın Sekreteri Ruslan Zheldibay, enerji yollarının çeşitlendirilmesinde Rusya’nın çıkarlarının zarar görmeyeceğini kaydetmiştir:

“Rusya bizim stratejik ortağımız ve müttefikimiz olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Menfaatlerine zarar verecek hiçbir eyleme izin verilmeyecektir. Kazakistan konusunda da benzer adımların atılmamasını temenni ediyoruz.”[4]

Sonuç olarak, risk yönetimi açısından Kazakistan’daki petrol taşıma yollarının çeşitlendirilmesi konusu gündemde belirgin bir yer tutmaktadır. Özellikle Kazakistan’da pazar çeşitlendirmesinin, hem petrolün ana ulaşım koridoru olarak Rusya’ya odaklanmaya devam etmek, hem de bağımsız projelerin uygulanması için petrol tüketen ülkelerin pazarlarına erişim anlamına geldiği söylenebilir. Diğer bir deyişle, Kazakistan enerji yollarının çeşitlendirilmesi arayışında bir çıkar dengesi sağlamaya çalışmaktadır.


[1] “Прорубит ли Казахстан новое нефтяное «окно» в Европу?”, Ritm Eurasia, https://www.ritmeurasia.org/news–2022-07-20–prorubit-li-kazahstan-novoe-neftjanoe-okno-v-evropu-61017, (Erişim Tarihi: 16.08.2022).

[2] “Казахстан будет востребован как один из альтернативных поставщиков энергоресурсов в ЕС – посол (Интервью) ”, Trend, https://www.trend.az/casia/kazakhstan/3606339.html, (Erişim Tarihi: 16.08.2022). 

[3] “Минэнерго Казахстана опровергло планы по прокачке нефти через Азербайджан”, Vesti Kavkaza, https://vestikavkaza.ru/news/minenergo-kazahstana-oproverglo-plany-po-prokacke-nefti-cerez-azerbajdzan.html, (Erişim Tarihi: 16.08.2022).  

[4] “Казахстан решил диверсифицировать поставки нефти не из-за политики”, Interfax, https://www.interfax.ru/business/850983, (Erişim Tarihi: 16.08.2022). 

Perizat RISBEKKIZI
İlköğretim ve lise eğitimini Kırgızistan'da tamamlayan Perizat RISBEKKIZI, 2019 yılında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur. 2020 yılından itibaren yüksek lisans eğitimini Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) burslusu olarak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı'nda sürdürmektedir. Lisans döneminde İstanbul Ticaret Odası, Kırgızistan Din İşleri Devlet Komitesi'nde staj yapmıştır. İyi derecede Rusça ve İngilizce bilmektedir.