Tarih:

Paylaş:

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in İstanbul Zirvesi’ndeki Konuşması

Benzer İçerikler

Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev, 12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen Türk Konseyi Zirvesi’ne katılmış ve söz konusu zirvede mühim açıklamalarda bulunmuştur. Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) olarak Türk Konseyi’nin isminin Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildiği tarihi günde Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmayı dikkatlerinize sunmaktayız.

Muheterem Recep Tayyip Erdoğan Zât-ı Âlileri, Sayın Devlet ve Hükümet Başkanları,

Dünya medeniyetlerinin kavşağında yer alan güzel Türkiye topraklarında, kadim tarihe sahip Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda Sizlerle bir arada bulunduğumdan son derece memnuniyet duyuyorum.

Öncelikle, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Geydaroğlu Aliyev Beyefendi’ye kurumumuza verimli bir şekilde başkanlık ettiği için şükranlarımı sunuyorum.

Azerbaycan halkına ülkenin toprak bütünlüğünün sağlanıp tarihî adaletin karar bulduğu kutlu tarih, Zafer Günü münasebetiyle ifade edilen tebriklere tamamıyla katılıyorum.

Görüşmemizin mihmandarı, kardeşim Recep Tayyip Erdoğan Zât-ı Âlilerine zirveyi yüksek düzeyde organize ettikleri için özellikle teşekkür eder, teşkilatımızın başkanlığını üstlendikleri dolayısıyla en kalbi duygularımla kutluyorum.

Kurulumuzda değerli dostumuz Kurbankulu Malikkulu Oğlu’nu görmekten son derece memnuniyet duyuyorum.

Türkmenistan’a Teşkilatımızın gözlemci ülkesi statüsünün tevdi edilmesi hakkındaki tarihî kararı tamamıyla destekliyorum.

Fırsattan istifade Özbekistan Cumhurbaşkanı olarak yeniden seçildiğim münasebetiyle bana gönderdiğiniz tebrik ve kutlamalarınız için, değerli meslektaşlarım, size içtenlikle teşekkür ediyorum.

Değerli Heyeti Başkanları!

Ortak dil ve müşterek değerler birliği temelinde oluşan Konseyimiz kapsamında hâlihazırda siyasî, ticarî, ekonomik, ulaştırma ve kültürel-beşeri alanlardaki işbirliği süratle gelişmektedir.

Ağır pandemi dönemine rağmen ortaklığımızı genişletmeye, birbirimize yardım ederek, ilişkilerimizi düzenli olarak kalkındırmaya çabalamaktayız.

Bugün kabul edilen kararla Türk Konseyi adının “Türkî Devletler Teşkilatı” olarak değiştirilmesi işbirliğimizi daha da geliştirmek için sağlam temel olacağına eminim.

Böylesi önemli bir adım Teşkilatımızın çalışmalarını kalite bakımından yeni bir aşamaya taşıyacağına,  Teşkilatımızın uluslararası arenadaki yeri ve nüfuzunu keskin şekilde yükselttireceğine inanıyorum.

Gözrüşmemizde imzalanacak olan geleceğe dönük «Türk Dünyası Vizyonu 2040» program belgesi de bahsettiğimiz güzel maksatlara hizmet edecektir.

Toplantımızın Sayın Katılımcıları,

Dünyadaki mevcut şiddet süreçleri, çeşitli tehditler ve tehlikeler, pandemi sınamaları, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve çevreyle ilgili sorunlar, hepimizin önünde yeni ve acil vazifeler doğuruyor.

Bu da, işbirliği konusunda ülkelerimizin henüz hayata geçirilmeyen büyük fırsatlarını tam olarak kullanmasını gerektirmektedir.

Bu bağlamda, aşağıdaki önerilerde bulunmak istiyorum:

Birinci, Teşkilatımız kapsamında ticari ilişkileri genişletmek için uygun ve cazip koşullar yaratmalıyız.

Son yıllarda Özbekistan’ın kardeş ülkelerle olan toplam ticaret cirosunun iki katına çıktığını özellikle vurgulamak isterim.

Bununla beraber mezkûr göstergeler mevcut potansiyelimize yakışır durumda olmadığını belirtmek yanlış olmaz.

İncelemelerin işaret ettiği üzere 2020 yılında ülkelerimizin toplam ihracatı 420 milyar ABD dolarına ulaşırken, üye ülkeler arasında karşılıklı ithalat hacmi 21 ABD dolarını oluşturmuştur.

Dolayısıyla üçüncü ülkelerden girmekte olan ürünleri Teşkilatımıza üye ülkelerde imal edilebilecek mahsullerle ikame edilmesi en önemli görevimize dönüşmelidir.

Bu alandaki mevcut fırsatları etraflıca incelemek üzere bir Türkî Devletler Ticaret İşbirliği Araştırma Merkezi kurmayı teklif ediyoruz.

Böyle bir Merkez ticaret engellerini kaldırmak, e-ticareti genişçe uygulamak, ihracat-ithalat kapasitesini artırmak gibi konularda somut teklifler ve ortak eylemler planını hazırlamak ve hayata geçirmek gibi çalışmalar yürütmelidir.

İkinci, ticari ve ekonomik işbirliğimizi daha da geliştirmek için ulaştırma-nakliye ve transit konularına özel dikkat göstermeliyiz.

Türk halklarının yaşadığı bölgelerin binlerce yıldır Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında bir ulaşım ve ticaret köprüsü işlevi gördüğü tarihten bilinmektedir.

Mevcut durum, Çin’den Avrupa’ya kadar uzanan ve ülkelerimizin topraklarından geçen yeni kıtalararası ulaşım koridorunu daha da geliştirmeyi gerektiriyor.

Bu alanda sistematik bir işbirliği oluşturmak için, “Türkî Devletler Teşkilatı’nın Ulaştırma Alanında Karşılıklı Bağlantısallık Programı” geliştirmeyi teklif ediyoruz.

Bu program:

– bölgeler arası çok modlu koridorların geliştirilmesi;

– sınır geçiş prosedürlerinin basitleştirilmesi;

– gümrük, sıhhi-hijyen ve diğer kontrol süreçlerinin dijitalleştirilmesi;

– ulaşım ve transit tarifelerinin optimizasyonu konularında somut çözümler üretmeye yönlendirilmelidir.

Üçüncü, endüstriyel işbirliğinin güçlendirilmesi günümüzün bir gereği haline geliyor.

Ülkelerimizde bulunan ihtisas kuruluşları temelinde “Mühendislik ve Teknolojiler Merkez”lerinin kurulması isabetli olacaktır.

Böyle projeler gelecekte yapılandırılacak Ortak Yatırım Fonu kaynaklarıyla finanse edilebilecektir.

Bu girişimi hayata geçirmek ve bu alanda yeni fırsatlar yaratmak için önümüzdeki yıl Özbekistan’da “Türkî Devletler Sanayi Haftası”nı düzenlemeyi arzu etmekteyiz.

Dördüncü, zirvemizin dijital çağda yeşil teknolojiler ve “akıllı şehirler” başlığı altında yapılıyor olması önemlidir.

Ülkelerimizin her biri, çeşitli alanlarda dijitalleşme sürecinin uygulanması konusunda belli deneyime sahiptir.

Türkiye başta olmak üzere üye ülkelerde bu alanda biriken tecrübeyi göz önünde bulundurarak “akıllı şehirler” inşası konusundaki deneyimlerin paylaşılması ve inovasyonların aktarılması amaçlı bilirkişiler ve IT uzmanları için kalıcı bir Platform oluşturmak önemlidir.

Bu doğrultuda ilk adım olarak, 2022 yılında söz konusu alanda Uzmanlar Konferansını düzenlemeyi öneriyoruz.

Beşinci, iklim değişikliği ve çevre sorunlarının yanı sıra karbon nötrlüğünün sağlanması ve yeşil ekonomiye geçilmesi bugün dünyada giderek daha keskin ihtiyaç haline geliyor.

Aral Gölü’nün kuruması sadece bölgemizi değil, onun dışındaki birçok ülkeyi de ciddi şekilde etkiliyor.

Bu tür çevre trajedilerinin olumsuz sonuçlarını azaltmak ve yayılmasını önlemek için Birleşmiş Milletler ile işbirliği içinde Türkî Devletler Çevre Koruma Ajansı yani EKOTÜRK’ün kurulmasını öneriyoruz.

Ajansın genel merkezinin söz konusu çevre felaketinden en çok etkilenen bölgelerden biri olan Karakalpakstan’ın Nukus kentinde bulunması isabetli olacaktı kanaatindeyiz.

Altıncı, kadim Hiva ve Kokand kentlerinde gerçekleşen kültür ve turizm bakanlarımızın verimli toplantıları, halklarımızın tarihi ve kültürel mirasının ne kadar zengin olduğunu ve turizm alanında büyük bir potansiyele sahip bulunduğunu açıkça göstermiştir.

Biz;

-“Türkî Dünya Turizmi” ve “Teberrük Ziyaret” turizm projelerini hayata geçirme,

– El sanatları sergileri ve etnospor yarışmaları düzenleme;

– Kültürel miras alanlarının korunması ve restorasyonu;

– ve diğer alanları kapsayan bir “Yol Haritası”nı ortaklaşa geliştirmenin uygun olduğunu düşünüyoruz.

Yedinci, Halklarımızı daha da yakınlaştırmak için Teşkilatımızın ülkelerinde “Türk Dünyası Kültür ve Sanat Haftası” düzenlemeyi öneriyorum.

Bu bağlamda, ülkelerimizin sanatçılarının konserleri, sergileri ve festivalleri gibi çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi faydalı olacaktır.

Bugünkü Zirve’de Türk dünyası birlik ve beraberliğine büyük katılarda bulunan büyük düşünür ve devlet adamı MİR ALİŞİR NEVAÎ Uluslararası Ödülü’nün ihdas edilmesi kararı için hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Türk Dünyası’nın ulu temsilcilerinin evrensel kültür ve medeniyetin gelişmesine ne kadar büyük katkılar sağladığını hepimiz biliyoruz.

Bu paha biçilmez miras, Teşkilatımızın tüm üye ülkelerinin fonlarında özenle korunmaktadır.

Örneğin Özbekistan’da da ortak tarihimiz ve kültürümüze ait 200.000 civarında özgün el yazma eser bulunmaktadır.

Bu nadir eserleri ortaklaşa incelemek, tercüme etmek, tek bir elektronik veri tabanı oluşturmak, dijital teknolojilerin bu alanda tanıtılması için “Türk Dili Konuşan Ülkelerin Tarihsel, Bilimsel ve Kültürel Mirasını Araştırma Merkezi” kurmayı teklif ediyoruz. alan.

Böyle bir merkezin kardeş halklarımızın paha biçilmez mirasının gelecek nesillere ve dünyaya aktarılmasında önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum.

Sekizinci, geleceğimizin varisleri olan gençler, ülkelerimizin nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.

Bugün, halklarımızın hayatında ve kaderinde, ilişkilerimizin gelişmesinde genç neslin rolü giderek artıyor.

Onları mümkün olan her şekilde desteklemek, yaratıcı fikir ve projelerini teşvik etmek, milli değerlerimize yabancı etkilerden korumak hepimizin asli görevlerinden biridir.

Bu konudaki çabalarımızı birleştirmek için Türk dünyasında 2022 yılını “Gençlik Girişimlerine Destek Yılı” ilan etmeyi öneriyorum.

Bu kapsamda:

– Hepberaber somut eylemlerden oluşan ortak bir programın geliştirilmesi ve uygulanması;

– Bu konuyu bir sonraki zirvemizin ana gündem maddesi olarak belirlenmesi yerinde olacaktır.

Dokuzuncu, bugün Türkî Devletler Teşkilatı gelişiminin yeni bir aşamasına girerken, küresel süreçlerdeki rolünü ve prestijini artırmaya ciddi önem vermeliyiz.

Bilhassa Kuruluşumuzun Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Şanghay İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı gibi prestijli uluslararası kuruluşlarla ortaklıklar kurması şüphesiz asil planlarımıza hizmet edecektir.

Toplantinin Değerli Katilimcilari,

Afganistan’daki mevcut zor durum hepimizin dikkat merkezindedir. Bu ülkenin insani bir krize girmesine, uluslararası arenada tecrit edilmesine, teröristlerin yuvası haline gelmesine izin vermemek son derece önemlidir.

Yeni Afganistan Hükümeti ile diyaloglarda yaklaşımımız ortak ve oybirliği içinde olmalıdır.

Sevgili dostlar,

Özbekistan Cumhuriyeti, bugünkü gündeminde yer alan Ortak Bildiri, Teşkilatımızda Gözlemci ve Ortaklık statüsünün kurulmasına ilişkin kararların ve diğer önemli belgelerin imzalanmasını desteklemektedir.

Genel Sekreter Bağdat Amreev’in görev süresinin uzatılmasını da tamamıyla destekliyoruz.

Bugünkü toplantının ve varılan anlaşmaların hayata geçirilmesinin, kardeş halklarımızın ortak refahına ve kalkınmasına hizmet edeceğine inancım tamdır.

Siz değerli meslektaşlarımı, yeni adını alan Türkî Devletler Teşkilatı’nın ilk zirvesin düzenlemek için gelecek yıl Özbekistan’ı ziyaret etmeye davet etmekten büyük mutluluk duyuyorum.

İlginiz için teşekkür ediyorum.