Paşinyan’ın İstifası: Ermenistan’da Erken Seçim Kararı

İkinci Dağlık Karabağ Savaşı’nın kaybedilmesinin ardından Ermenistan’da son derece sıkıntılı bir süreç başlamıştır. Muhalefetin baskılarına ve istifa etmesi yönündeki çağrılarına uzun süredir kulaklarını tıkayan Başbakan Nikol Paşinyan, istifa kararını aldığını duyurmuştur. Yaşanan gelişme sonucu 20 Haziran 2021 tarihinde ülkede erken seçime gidilmesi kararlaştırılmıştır.

Bu gelişmeler ışığında Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Paşinyan’ın istifa kararının ne anlama geldiğini ve bölgeye yansımalarını değerlendirmek üzere alanının önde gelen uzman ve akademisyenlerinden alınan görüşleri dikkatlerinize sunmaktadır.

Hulusi KILIÇ (Emekli Büyükelçi) 

Türkiye’nin Azerbaycan nezdindeki Eski Büyükelçisi Hulusi Kılıç, 10 Kasım 2020 tarihinde Azerbaycan’la yapılan ateşkes anlaşmasından bu yana ülkede suların durulmadığını belirterek, “Ermenistan’daki muhalefet, sürekli gösteriler yapmıştır. Paşinyan, Genelkurmay Orgeneral Başkanı Gasparyan’ı görevden almış; ancak Cumhurbaşkanı Sarkisyan bunu onaylamamıştır. Sonraki süreçte Gasparyan tekrar görevden alınmış; fakat yeniden atanmıştır. Muhalefet tarafından Paşinyan’a yönelik yapılan baskılar son dönemde arttığından kendisi çözümü erken seçime gitmekte bulmuştur. Erken seçim kararı alınsa da seçimin yapılacağı tarih olan 20 Haziran 2021 tarihine kadar geçici başkanlık görevini sürdüreceğini açıklamıştır. Tüm bu gelişmeler, Karabağ yenilgisinin ardından ülkedeki iç huzursuzluğun devam ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla tüm bunlar değerlendirildiğinde, 10 Kasım 2020 tarihinden bu yana yaşananlar Paşinyan’ı bu kararı almaya itmiştir. Bu bağlamda Paşinyan’ın erken seçim kararını almasından sonra sokak gösterileri sona ermiştir.” şeklinde konuştu.

Erken seçim kararının hem Paşinyan için hem de muhalefet için bir çözüm olduğunu söyleyen Kılıç, “Azerbaycan, İkinci Dağlık Karabağ Savaşı’nda Ağdam, Kelbecer ve Laçin’i 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşması uyarınca savaşmadan kazanmıştır. Azerbaycan’ın 44 günde kazandığı zafer, Ermenistan için büyük bir kayıp ve hezimet olmuştur. Yapılan ateşkesten sonra hem siyasi liderler hem ordu hem de halk moral olarak bir çöküntüye uğramıştır. Dolayısıyla Paşinyan’ı istifa ve erken seçim kararına sürükleyen ve süreci ateşleyen gelişme 10 Kasım 2020 tarihindeki anlaşma olmuştur.” diyerek açıklamalarını tamamladı.

İsmail Hakkı PEKİN (Emekli Korgeneral)

Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nden Paşinyan’a çok büyük bir baskı olduğunu belirten Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, “Şimdiye kadar Rusya, ne silahlı kuvvetleri ne de Paşinyan’ı desteklemiş ve ortada bir tutum sergilemiştir. Olaylara çok fazla müdahil olmak istememiştir. Çünkü olaylara karıştığı andan itibaren, başta ABD olmak üzere Batı’nın da bu işe dâhil olacağının farkındandır. Paşinyan’ın arkasında Rusya’nın mı; yoksa ABD’nin mi var olduğu bile muammadır. Bölgede Rusya ve ABD arasında bir oyun oynanmaktadır. Kuvvetli olasılıkla, 20 Haziran 2021 tarihindeki seçimlerden sonra bölge yine karışacaktır. Çünkü süreç içerisinde Ermenistan’da ne Rusya’ya kazanç sağlayacak bir durum yaşanmış ne de Moskova’ya karşı tepki amacı taşıyan herhangi bir karışıklık yaşanmıştır. Bu tarz bir karışıklık yaşanmadığından dolayı Batı bölgeden istediğini alamamıştır. Rusya açısından böyle bir karışıklığın yaşanmaması olumludur. Ancak erken seçimlerle birlikte yaşanacak gelişmeler neticesinde bölgede yine karışıklıklar yaşanabilir.” şeklinde ifade etti.

Paşinyan’ın istifasının hem Rusya’yı hem de Batı’yı rahatlattığını söyleyen Pekin, “Batı, seçimleri de bahane ederek bölgede bir oyunun peşine düşecektir. Rusya da bölgede herhangi bir çatışma ve huzursuzluğun yaşanmaması için mücadele verecektir. Çünkü böyle bir karışıklığın kendisine de faydası olmayacaktır. Çatışma olduğu anda başka çeşitli sorunlar da patlak verebilir.” dedi.

Paşinyan’ın istifa kararının 10 Kasım 2020 tarihinde Azerbaycan’la yapılan ateşkes anlaşmasını etkilememesi gerektiğini vurgulayan Pekin, “Anlaşma, Rusya’nın garantörlüğünde yapılmıştır. Dolayısıyla anlaşmaya sadık kalınmalıdır. Ancak yapılacak seçimlerde, şu anki muhalefetin iktidara gelmesi durumunda, söz konusu anlaşmanın feshedilmesi konusunda birtakım söylemler yaşanabilir. Ancak Rusya’nın garantörlüğü sebebiyle bu konuda bir anlaşmazlığın çıkacağını düşünmüyorum. Seçimlerde Rusya’nın hiç beklemediği bir ismin seçimi kazanması da söz konusu olabilir. Bu da ABD’den yapılan desteğe bağlıdır. Washington, elbette bu şekilde de Moskova’yı çevrelemeye çalışacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.

Prof. Dr. Yıldız DEVECİ BOZKUŞ (Ankara Üniversitesi)

Prof. Dr. Yıldız Deveci Bozkuş, 2020 yılında Karabağ’da yaşanan hezimetin ardından Ermenistan’da Paşinyan’a karşı ciddi bir muhalefet oluştuğunu belirterek, “Paşinyan, günlerce halk, muhalefet partileri ve ordu tarafından Erivan’da ciddi bir baskı altına alınmış ve istifa etmesi için protesto edilmiştir. Bu durum, Ermenistan’ın hem içerideki hem de dışarıdaki imajı ve politikaları üzerinde birtakım olumsuz etkiler bırakmıştır; ancak tüm bunlara rağmen Paşinyan, istifa konusunda geri adım atmamıştır. Protestocuların bir kısmı Paşinyan’ın bir an önce istifa etmesi için baskı uygularken; diğer kısmıysa ülkede acilen bir erken seçime gidilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Bu durum, zaten ekonomik ve siyasi olarak zor durumda olan Ermenistan’da işlerin iyice içinden çıkılmaz bir hal almasına neden olmuştur.” yorumunu yaptı.

Paşinyan’ın 20 Haziran 2021 tarihinde yapılması planlanan erken seçim için istifa kararı aldığını ifade eden Deveci Bozkuş, “Paşinyan’ın erken seçim kararı almasında birçok faktör etkili olmuştur. Rusya’nın Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla beraber bölgede izlediği politikalar bu faktörler arasında ilk sırada yer almaktadır. Rusya’nın en başından beri Paşinyan yönetimine karşı bir tavır içinde olduğu bilinmekteydi. İkinci olarak Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Moskova’nın Paşinyan’a yönelik sergilediği tavırsa Putin’in artık Paşinyan’ı gözden çıkardığını ortaya koymuştur. Bu nedenle iki taraf arasındaki gerginlik İskender Füzeleri nedeniyle patlamış ve ardından Ermenistan Ordusu, Paşinyan’a bir muhtıra vermiştir. Muhtıranın ardından yaşananlar tüm dünya kamuoyuna yansımış ve bu konuda taraflara itidal çağrısında bulunulmuştur. Özellikle Türkiye’nin bu noktadaki ilkesel duruşu dikkat çekmiştir.  Günlerce süren protestolar sonunda Paşinyan tam olarak geri adım atmasa da Ermenistan için en sağlıklı yollardan biri olan erken seçime gitme kararı almıştır. Bu nedenle Paşinyan’ın istifası, aslında içerideki ve dışarıdaki baskıları dindirmek amacıyla 20 Haziran 2021 tarihinde yapılacak olan erken seçim için bir bakıma anayasal olarak gerekli bir adımdır. Bu açıdan söz konusu istifa, beklenildiği üzere Paşinyan’ın geri adım atması şeklinde değil; tamamen anayasal bir gereklilik olduğu için gündeme gelmiştir. Bu adım, ülkedeki tansiyonun dinmesi açısından da önemlidir.” değerlendirmelerinde bulunmuştur.

Ermenistan’ın ilk Devlet Başkanı Levon Ter Petrosyan’ın da Paşinyan’la benzer şekilde 1998 yılında istifaya zorlanmış olmasının ister istemez “Ermenistan siyasetinde tarih tekerrür mü ediyor?” sorusunu akıllara getirdiğini vurgulayan Deveci Bozkuş, “Paşinyan’ın erken seçim kararı bir yandan Ermenistan’da muhalefet tarafından kaygıyla karşılanırken diğer yandan da bir fırsat olarak görülmektedir. Özellikle hükümet karşıtı bir kampanya sürdüren 17 muhalefet partisi, erken seçim sırasında beklenen sonucun elde edilmesi için oylamaya hile karışması ihtimalini şimdiden gündeme getirerek kaygılı olduklarını ifade etmektedirler. Böyle bir gelişmenin yaşanması halinde, en büyük zararı Ermenistan halkı görecektir. Nitekim darbe girişimi sırasında bu hususta yaşananlar, gelişmelerin ne kadar tehlikeli boyutlara varabileceğini herkese göstermiştir. Dağlık Karabağ Savaşı’nın ardından Ermenistan’da özellikle Rusya yanlıları, Ermenistan Eski Devlet Başkanı Robert Koçaryan’ı siyasi bir figür olarak ön plana çıkarırken; Ter Petrosyan’ın Paşinyan’a yönelik iddialarıysa ortamı daha da germiştir. Petrosyan’ın ‘ceza almamak için yasal garantilerle başka bir ülkeye sığınacak’ iddialarına Paşinyan’dan sert bir yanıt gelmiştir. Paşinyan, Petrosyan’ın siyasi kariyeri boyunca iki kez kaçış örneği gösterdiğini dile getirerek, halkın kendisini vurmaya karar vermesi halinde dahi, o ateş duvarının altında alçakgönüllülükle duracağını dile getirmiş olması kendisinin kararlılığını göstermektedir.” ifadelerini kullanmıştır.

Ayrıca Deveci Bozkuş, “Dağlık Karabağ Savaşı, Ermenistan’da istifa ve erken seçime yol açsa da Ermenistan’da halen bazı kesimler, son olarak da Ermenistan Dışişleri Bakanlığı tarafından ‘Dağlık Karabağ hiçbir şekilde Azerbaycan’ın bir parçası olamaz’ şeklindeki beyanatların ülkede diplomasi ve askeri kanatta halen yaşananlardan ders almayan bir cenahın etkin olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Ermenistan’da halkın sandıkta vereceği siyasi kararda tüm bu gelişmelerin yansımaları da görülecektir.” yorumunda bulunmuştur.

Ermenistan’da 20 Haziran 2021 tarihinde yapılacak olan erken seçim nedeniyle gündeme gelen söz konusu istifanın aslında bir geri adım olmadığına vurgu yapan Deveci Bozkuş, “Seçimlerin yapılabilmesi için anayasa gereği Paşinyan’ın istifa etmesi gerekmekteydi. Bu nedenle bu istifa formalite bir adım olarak değerlendirilebilir. Nitekim Paşinyan iktidardan gitmek gibi bir niyetinin olmadığını da defalarca beyan etmiştir. Ermenistan’da erken seçimin olması, ülkedeki gerginlik açısından en sağlıklı yol olarak görünmektedir. Savaş sırasında yaşanan hezimet, askeri kayıplar ve savaşın Ermenistan ekonomisi üzerindeki etkileri yeni dönemde ülkede bazı dengelerin değişmesine neden olacaktır. Ancak ne olursa olsun yönetime gelecek liderin özellikle de dış politikada barışçıl bir dil kullanması hem Ermeni toplumu hem de bölge ülkelerinin yararınadır. Nitekim Sovyetlerin dağılmasından günümüze bağımsızlığının üzerinden otuz yıl geçmiş bir ülke olarak Ermenistan’ın, şimdiye kadar yaşananlar da göz önünde bulundurulduğunda, belki de artık Rusya veya Amerika Birleşik Devletler (ABD) yanlısı bir politika izlemekten ziyade; bölgesel işbirliği ve huzuru önceleyen bir tutum sergilemesi gerektiğini anlamasının zamanı gelmiştir. Çünkü izlenen bu uzlaşmaz tutum, herkesten çok Ermenistan’a zarar vermektedir.” ifadelerini de kullanmıştır.

Son olarak Deveci Bozkuş, “Ermenistan halkının içinde bulunduğu darboğaz ve siyasi çıkmazdan kurtulmasının tek yolu daha barışçıl bir politika izleyen bir yönetimin başa gelmesi olacaktır. Böylece Ermenistan başta Kafkasya ve Orta Asya olmak üzere bölgede hayata geçirilecek tüm stratejik öneme sahip uluslararası enerji, ticaret, güvenlik ve ulaşım projelerinde de aktif olarak rol alabilecektir. Bu noktada Güney Kafkasya’nın geleceği açısından özellikle Türkiye’nin Altılı Platform Önerisi de oldukça önemlidir. Ermenistan bu platformda yer almak istiyorsa yeni dönemde başta komşularla ilişkiler olmak üzere pek çok alanda reformist bir politika izlemeli ve ulusal güvenlik açısından Türkiye’yi bir güvenlik tehdidi olarak görmekten vazgeçmelidir.” sözleriyle açıklamalarını sonlandırmıştır.

Doç. Dr. Ali Servet ÖNCÜ (Atatürk Üniversitesi-Uluslararası İlişkiler)

Doç. Dr. Ali Servet Öncü konuya dair yaptığı açıklamada, “27 Eylül 2020 tarihinde Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan iki ülke arasındaki savaş Azerbaycan’ın mutlak üstünlüğüyle sona erdikten sonra Ermenistan iç siyaseti büyük bir krizle karşı karşıya kalmıştır. Ülkedeki muhalifler ve ordu yenilgiden Başbakan Nikol Paşinyan’ı sorumlu tutarken; Paşinyan’ın göreve geldiği günden itibaren ilişkilerini mesafeli tuttuğu Rusya da Paşinyan’ı tamamen yalnız bırakmıştır. Paşinyan savaş sonrası muhalefetin istifa isteklerini duymazdan gelirken, Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan’ı da askeri darbe yapmaya teşebbüs ettiği gerekçesiyle iki kez görevden almaya kalkmıştır. Fakat Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, Gasparyan’ın görevden alınma kararnamesini imzalamayarak muhalefet ve orduya yakın olduğunu göstermiştir.” dedi.

Öncü, “Bir yandan Azerbaycan’la yaptığı savaşı kaybeden, diğer taraftan ülkedeki ağır ekonomik şartlarla mücadele etmek zorunda kalan Paşinyan, ordu ve muhalefetin baskıları karşısında ve Rusya’nın da kendisine herhangi bir destek vermemesi üzerine 20 Haziran 2021 tarihinde erken seçim kararı almak durumunda kalmıştır. Paşinyan, ülke seçime giderken anayasa gereği istifa etmek zorunda olduğunu ve 20 Nisan-5 Mayıs 2021 tarihleri arasında istifa edip seçime kadar başbakanlık görevini geçici olarak sürdüreceğini açıklamıştır. İstifa kararı, aslında bir erken seçim düşünmeyen Paşinyan’ın artık hareket alanının kalmadığını gösteren bir durumdur. Paşinyan’ın seçim kararı, ülkeyi şimdilik bir askeri darbeden ve iç savaş tehlikesinden uzaklaştırmış gibi görünse de Ermenistan’ın kısa ve orta vadede toparlanmasının güç olduğu ortadadır. Muhalefet, seçimi kazanıp Rusya’yla ilişkileri düzeltmek ve bölgede Moskova’nın desteğini kazanmak düşüncesindedir. Paşinyan’ın karşısındaki muhalefet, seçime iyi hazırlanması durumunda Paşinyan’ın iktidarını sona erdirebilecek durumdadır.” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Kenan NOVRUZOV (Gazeteci-Sherq Gazetesi)

Gazeteci Kenan Novruzov konuyla alakalı olarak, “Geride bıraktığımız dönem, Paşinyan’ın aslında ‘kolay lokma’ olmadığını göstermiştir. Kendisi, Ermenistan’ın önceki yöneticilerinden farklı bir siyasi yolu tercih etmiştir. Uyguladığı farklı politika, ülkenin Rusya ve Batı arasında sıkışmasına sebep olurken, Moskova’yla ilişkileri iyice gerilmiştir. Paşinyan’ın istifası, kendisinin siyasetten tamamen çekildiği anlamına gelmemektedir. Aksine, istifa kararı seçimlere kadar kendisinin rahatlamasına olanak sağlamıştır.” dedi.

Novruzov, “20 Haziran 2021 tarihinde erken seçimin yapılmasına karar verilirken gözden kaçırılmaması gereken nokta, Ermenistan Anayasası’na göre, görevi devam eden liderin yeni seçimlerde aday olma hakkının olmamasıdır. Dolayısıyla Paşinyan, bu sebeple istifasını vermiştir. Aslında amacı yeni seçimlerde kazanan taraf olarak iktidarını sürdürmektir. Eğer her şey Paşinyan’ın istediği gibi olursa, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinin normale döneceğini düşünmekteyim. Rusya da bu durumun farkındadır. Moskova, Paşinyan’dan memnun değildir. Ancak Batı’yı ve halkın bir kısmını arkasına alan Paşinyan kolay bir hedef gibi görülmemelidir. Dolayısıyla Rusya’nın üzerinde çalıştığı ‘ev ödevi’, Paşinyan’ın erken seçimlerde kazanması halinde bile, kendisini tam olarak Moskova’ya bağlı kılmaktır. Bu anlamda Koçaryan ve Serj Sarkisyan gibi Rus yanlısı siyasetçiler ön plana çıkmaktadır. Bu bakımdan Paşinyan’ın işi oldukça zordur.” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

 

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz