Tarih:

Paylaş:

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Vişegrad Grubu’na Etkisi

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Vişegrad Grubu (V-4), 15 Şubat 1991 tarihinde Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya tarafından Orta Avrupa’daki Doğu Bloku’nun kalıntılarını ortadan kaldırma ve Orta Avrupa ülkeleri arasındaki tarihi düşmanlıkların üstesinden gelinmesi arzusuyla oluşturulmuştur.[1]

Çekoslovakya’nın Slovakya ve Çekya olarak ayrılmasının ardından V-4, dört üyeyle varlığını sürdürmüştür. Eski Doğu Bloku üyesi olan bu dört devletin Batı’yla entegrasyon süreci de eşzamanlı gerçekleşmiştir. 1999 yılında önce Polonya, Macaristan ve Çekya; Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) üye olmuş, ardından bu üç ülkeyi 2004 senesinde Slovakya’nın üyeliği izlemiştir.[2] V-4 ülkeleri, 2004 yılında da Avrupa Birliği’ne (AB) üye olmuşlardır.[3]

Dört üye ülke, bölgesel işbirliğinin yanı sıra AB gibi uluslararası kuruluşlarda da birlikte hareket etmişlerdir. Ancak bu birliktelik, 24 Şubat 2022 tarihinde Moskova yönetiminin Ukrayna’ya savaş açması nedeniyle büyük bir yara almıştır. Bu durumun en temel nedeni ise Macaristan ve Polonya arasında yaşanan ayrışmadır.

Budapeşte-Varşova hattındaki ilişkiler, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlayana kadar oldukça iyi ilerlemiş; iki ülke, özellikle de düzensiz göç konusunda AB içinde yakın işbirliği geliştirmiştir. Ancak söz konusu savaş, iki ülke arasındaki yakın işbirliğini zedelemiştir. Zira Macaristan, AB içinde Rusya’ya yönelik yaptırımlara karşı çıkan tek birlik üyesi olarak dikkat çekmektedir.  

Öte yandan Polonya ise Doğu Avrupa’daki Rus karşıtlığının merkezini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Budapeşte ve Varşova’nın Moskova’ya yönelik farklı tutumları, iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebebiyet vermiştir.

Grubun bir diğer üyesi Slovakya’nın Rusya-Ukrayna Savaşı’na yönelik tepkisi, Polonya ve Çekya’ya göre daha düşük bir tonda olmuştur. Slovakya, AB’nin Rus petrolüne yönelik yaptırımlarından olumsuz etkileneceğini ve bu durumun hafifletilmesi için bloktan dayanışma beklediğini ifade etmiştir.[4]

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın V-4’e etkisi, yalnızca Macaristan ve Polonya arasındaki ilişkilerin bozulmasıyla sınırlı kalmamış, Rusya’nın işgalini sert bir şekilde kınayan Prag yönetimi, Budapeşte’yi Moskova’ya yönelik enerji yaptırımlarına katılmadığı için eleştirmiştir.[5]Ayrıca Çekya Dışişleri Bakanı, V-4’ün işbirliğinin Macaristan’ın Ukrayna’daki savaşa yönelik tutumu nedeniyle zayıfladığını öne sürmüştür.[6]

Görüleceği üzere, V-4 üyesi ülkeler arasında söz konusu savaşa yönelik tutum ve yaptırımlar konusundaki anlaşmazlık vardır. Dolayısıyla grup üyelerinin Rusya konusunda uyguladıkları farklı politikalar, ülkelerin iç politikalarına da farklı bir şekilde yansımıştır. Örneğin 3 Eylül 2022 tarihinde Çekya’da yaklaşık 70.000 kişinin katıldığı protesto gösterilerinde, artan enerji fiyatları karşısında hükümet tarafından uygulanan politikalar eleştirilmiştir.[7] Ancak Rus enerjisine yaptırım getirilmesine karşı çıkan Macaristan’da benzer protestoların yaşanmadığı da görülmektedir. Bu açıdan V-4 içerisinde Macaristan’ın diğer üyelere göre, Rusya-Ukrayna Savaşı ve ardından Rusya’ya yönelik yaptırımlar hususunda enerji güvenliğini gözeten bir yaklaşım sergilediği söylenebilir.

Tüm bunlara ek olarak Macaristan’ı eleştiren AB ülkelerinde toplumsal kırılganlığın arttığı da gözlemlenmektedir. Rusya’nın enerji kartını oynaması, Çekya örneğinde de görüleceği üzere, Avrupa’daki bazı toplumlardaki huzursuzluğu arttırmıştır.[8] Bu bağlamda Avrupa’da yaklaşan kış öncesi V-4 üyeleri arasında enerji güvenliği konusunda en az sorun yaşayacak devletin Macaristan olacağı söylenebilir. 

V-4 kapsamında Polonya ve Çekya’nın Rusya’ya karşı daha şahin bir politika izledikleri, Slovakya’nın ise Rusya’nın işgaline karşı çıkmakla birlikte; Moskova yönetimiyle karşı karşıya gelmekten kaçındığı söylenebilir. Macaristan’ın tutumunu ise Rusya yanlısı politika şeklinde nitelendirmekten ziyade; kendi ulusal çıkarları çerçevesinde enerji güvenliğini merkeze alan bir yaklaşım üzerinden yorumlamak mümkündür.

Her ne kadar Rusya-Ukrayna Savaşı, Macaristan ile Polonya arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebebiyet vermişse de özellikle de AB eksenli son gelişmelerin iki ülkeyi yeniden müşterek bir politika izlemeye yönelteceği öngörülebilir. Bu çerçevede Polonya’nın son zamanlarda Macaristan’la ilişkileri düzeltmeye dönük adımlar atması[9] ve Budapeşte’ye yönelik olası AB yaptırımlarına karşı çıkacağını açıklaması[10]dikkat çekicidir.

Özetle Rusya-Ukrayna Savaşı, iki ülke arasındaki ilişkileri ne kadar olumsuz etkilediyse AB eksenli gelişmelerin de bir o kadar olumlu etkileme ihtimali söz konusudur. Son gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, iki devletin ortak paydada buluşmaları, bir tercihten çok zorunluluk olarak değerlendirilebilir.

Neticede Rusya-Ukrayna Savaşı’nın V-4 ülkeleri arasındaki işbirliğini zedelediği ifade edilebilir. Her ne kadar grubun ortak bir dış politikası olmasa da Rusya-Ukrayna Savaşı’na kadar AB içinde birlikte hareket eden bir imaj sergiledikleri açıktır. Bununla birlikte grup, mevcut durumda parçalı bir yapı göstermektedir. Üstelik bunun devam edeceği de öne sürülebilir. Özellikle de Macaristan’ın Rusya’ya yönelik yaptırımlara karşı çıkması, grupta mevzubahis parçalanmışlığın temel nedenidir.  Dört ülkenin yeniden Rusya-Ukrayna Savaşı öncesindeki işbirliğine dönmesi ise zor görünmektedir. Fakat olası bir yakınlaşmanın Macaristan ile Polonya arasında olma ihtimali göz ardı edilmemelidir.


[1] “History of the Visegrad Group”, Visegrad Group, https://www.visegradgroup.eu/about/history, (Erişim Tarihi: 22.09.2022).

[2] “Enlargement and Article 10”, NATO, https://www.nato.int/cps/en/natolive/topics_49212.htm, (Erişim Tarihi: 22.09.2022).

[3] “40 Years of EU Enlargements, European Parliament, https://www.europarl.europa.eu/external/html/euenlargement/default_en.htm, (Erişim Tarihi: 22.09.2022).

[4] “Slovakia says hardest hit by Russia oil sanctions, expects solidarity”, Reuters, https://www.reuters.com/markets/commodities/slovakia-expects-eus-solidarity-russian-crude-sanctions-impact-ministry-2022-06-03/, (Erişim Tarihi: 23.09.2022).

[5] Ahmet Gençtürk, “Czech Republic slams Hungary for refusal to back sanctions on Russian energy“, AA, https://www.aa.com.tr/en/europe/czech-republic-slams-hungary-for-refusal-to-back-sanctions-on-russian-energy/2590836,(Erişim Tarihi: 23.09.2022).

[6] “Czech FM: Orbán “governed” Czechia during the Babis-administration, Daily News Hungary, https://dailynewshungary.com/czech-fm-orban-governed-czechia-during-the-babis-administration/, (Erişim Tarihi: 23.09.2022).

[7] Doğacan Başaran, “Avrupa’nın Enerji Kırılganlığı: Çekya’daki Protestolar Neye İşaret Ediyor?”, ANKASAM,   https://www.ankasam.org/avrupanin-enerji-kirilganligi-cekyadaki-protestolar-neye-isaret-ediyor/, (Erişim Tarihi: 23.09.2022).

[8] Doğacan Başaran, “Avrupa’nın Enerji Kırılganlığı Macaristan’ı Haklı mı Çıkarıyor?”, ANKASAM, https://www.ankasam.org/avrupanin-enerji-kirilganligi-macaristani-hakli-mi-cikariyor/, (Erişim Tarihi: 23.09.2022).

[9] Piotr Skolimowski, “Poland Seeks to Mend Ties With Hungary After Rift Over Ukraine”, Bloomberg, https://www.bloomberg.com/news/articles/2022-09-05/poland-seeks-to-mend-fences-with-hungary-after-rift-over-ukraine, (Erişim Tarihi: 23.09.2022).

[10] Bartosz Sieniawski, “Poland to oppose EU rule of law sanctions on Hungary”, Euractiv, https://www.euractiv.com/section/politics/short_news/poland-to-oppose-eu-rule-of-law-sanctions-on-hungary/, (Erişim Tarihi: 23.09.2022).

Cemal Ege ÖZKAN
Cemal Ege Özkan, 2019 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2022 senesinde aynı üniversitenin Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı’nda hazırladığı “Türk Siyasi Hayatında Selim Rauf Sarper ve Faaliyetleri” başlıklı teziyle almıştır. Hâlihazırda aynı enstitüde doktora eğitimine devam etmektedir. 2020-2021 yılları arasında Türk Tarih Kurumu Yüksek Lisans Bursiyeri olan Özkan, iyi derecede İngilizce bilmektedir.