Analiz

Almanya-Çin İlişkilerini Bir Üst Seviyeye Taşımak

Almanya ve Çin, küresel bloklaşmanın karşısında durmakta ve çok kutupluluk temelinde işbirliği yapılmasının önemini vurgulamaktadır.
Almanya, Atlantik güçlerinden farklı bir Çin politikası izlemektedir.
Avrupalı güçler, “riskten kaçınma” veya “riskin azaltılması” stratejisi kapsamında Çin’le ticaretini sınırlandırmaya başlamışlardır.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Almanya Şansölyesi Olaf Scholz, 14-16 Nisan 2024 tarihleri arasında Çin’e önemli bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Avrupalı güçler, Pekin’le iş yapmak konusunda çekimser davranırken Berlin’in ısrarla diyalog ve işbirliğine yönelmesi dikkat çekicidir. Fransa, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi Batı Dünyası içerisinde önemli yer tutan güçler, Almanya’yı Çin’le ilişkilerde “tek başına ilerlemenin tehlikeleri” konusunda uyarmaktadır.[1] Almanya ise çok kutuplu dünyanın inşasına katkıda bulunmak adına Çin’le işbirliğine yeşil ışık yakmaktadır. 

Almanya, uzun yıllar Rusya’yla işbirliğine ağırlık vermiş, ancak Ukrayna’daki savaşla birlikte özellikle enerji güvenliği açısından zor durumda kalmıştı. Avrupa, benzer endişeleri Çin için de dile getirmeye başlamıştır. Bu bağlamda Avrupalı güçler, “riskten kaçınma” veya “riskin azaltılması” stratejisi kapsamında Çin’le ticaretini sınırlandırmaya başlamışlardır. Böylesi bir dönemde Scholz’ün büyük bir iş heyetiyle birlikte Pekin’i ziyaret ederek yeni ortaklıklar peşinde koşması, Batı Dünyası’nın eleştirilerine yol açmıştır.

Alman iş adamları, özellikle de büyük sanayiciler, asıl riskin, dünyanın en büyük ekonomisi olma iddiası taşıyan Çin’e yeterince yatırım yapmamaktan kaynaklandığına inanmaya devam etmektedir.[2] Zira Çin’de halihazırda en az 5.000 Alman şirketi faaliyet göstermektedir. “Riski azaltma” fikri konusunda bölünmüş olan Alman iş dünyası ve Çin’le iş yapmaya sıcak bakmayan koalisyon ortağı Yeşiller Partisi’nin baskıları, Scholz’ün önündeki ciddi zorluklar gibi durmaktadır.

Başbakan’ın partisi olan Sosyal Demokrat Parti ise Çin’in Rusya’ya Ukrayna’daki savaşı sonlandırması için baskı yapabileceğini düşünmektedir. Bu yüzden Szholz’ün ziyaretteki önemli gündem maddeleri; ticarette açık ve adil rekabetin güçlendirilmesi ve Rusya’nın barışa ikna edilmesi gibi konular olmuştur. Bu temaslar; Almanya ve Avrupa Birliği arasında “Pekin’le ticaret” ve “Rusya” konusunda yaşanan fikir ayrılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Scholz, açık bir şekilde Brüksel’in “riskten arındırma” politikasına destek vermemekte ve öncelikle Almanya’nın ulusal ekonomik çıkarlarına odaklanmaktadır.[3]

Diğer yandan Çin, Avrupa’nın ticaret savaşını durdurmasını istemektedir. Konuyla ilgili olarak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Olaf Scholz’e “iki tarafın da korumacılığın yükselişine karşı dikkatli olması gerektiğini” söylemiş ve Berlin’in riskten arındırma politikasına gitmemesi gerektiğini, çünkü bu konuda herhangi bir risk bulunmadığını ima etmiştir.[4]

Görünen o ki Almanya, Atlantik güçlerinden farklı bir Çin politikası izlemektedir. Bu durum Kıta Avrupası ile Atlantik ülkeleri arasındaki ayrışmayı derinleştirmektedir. Almanya, ekonomik büyümesini sürdürebilmek adına Avrupa’daki savaşa son vermeyi arzulamaktadır ve bu konuda özellikle Çin’in Rusya üzerindeki nüfuzunu kullanmasını istemektedir.

Nitekim Scholz, 4 Kasım 2022 tarihinde de Pekin’i ziyaret etmiş ve Cinping’le yaptığı görüşmede, benzer çağrılarda bulunmuştu.[5] O dönemde Scholz, Çin’i dünyada barıştan sorumlu “büyük bir ülke” olarak nitelendirmişti.[6] Tüm dünyada kaos ve kutuplaşma devam ederken bu Berlin ve Pekin’in diyaloğa ağırlık vermesi önemli bir mesaj niteliğindedir. İki ülke, dünya barışına ve kalkınmasına katkıda bulunmak için birlikte çalışmaya hazırdır.

Bu ziyaret, dünyada çok kutuplu vizyonun genişlemesine katkıda bulunabilir. Nitekim Pekin, çok kutuplu dünya vizyonunu Avrupa’ya doğru genişletmeye çalışmaktadır. ABD, bugüne kadar Rusya ve Çin’e karşı blok siyaseti izlemiş ve Kıta Avrupası’nı bu anlamda kendi yanında görmeyi arzulamıştı. Bu yüzden Scholz’un Pekin’le işbirliğinde ısrar etmesi, transatlantik ilişkilerde önemli bir kopuşu temsil edebilir.

Son yıllarda ABD, Almanya’nın Çin’le gelişen ekonomik ilişkilerinden duyduğu rahatsızlığı sıklıkla dile getirmektedir. Scholz’un 2 yıl öncesi Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaret de ABD tarafından ağır şekilde eleştirilmişti. Bu bağlamda Atlantik güçleri, Almanya’nın ABD’ye ihanet ettiğini ve Amerikan çıkarlarına zarar verdiğini ileri sürmektedir. Örneğin Amerikalı Gazeteci ve Dış Politika Uzmanı Tom Rogan, “Pekin’de Vals yapan Alman Olaf Scholz, ABD’yi aptal yerine koyuyor” başlıklı bir analiz yazmıştır.[7]  Söz konusu analizde Rogan, Almanya’nın Amerika’nın (NATO) koruması altında özgürce hareket edemeyeceğini, Washington’un Berlin’in bu ihanetini görmezden gelmemesi gerektiğini, bu işbirliğinin Amerikan çıkarlarına ve demokratik düzene yönelik çok büyük riskler taşıdığını belirtmiştir.[8]

“ABD liderliğindeki Batı” algısını ciddi anlamda sarsan Almanya, Pekin’le işbirliği arayışlarını sürdürerek aslında bir “Avrasyalı güç” olduğunu da yeniden hatırlatmaktadır. Almanya liderliğindeki Kıta Avrupası, bölge politikalarında ABD ve İngiltere’nin stratejisini uygulama taraftarı değildir. ABD, Çin’le uzlaşmak ve onunla işbirliği yapmak yerine onu ötekileştirmeyi tercih etmektedir. Bu tutum, Çin’in daha çok Rusya’ya kaymasına neden olmaktadır. Almanya, bu anlamda dünya siyasetinde önemli bir dengeleyici aktör olarak ortaya çıkmaktadır. Bir yandan transatlantik ilişkilerde hassas dengeleri kurmaya çalışırken, diğer yandan Rusya ve Çin’in Batı tarafından karşı kutba itilmesine de itiraz etmektedir. En nihayetinde Almanya ve Çin, küresel bloklaşmanın karşısında durmakta ve çok kutupluluk temelinde işbirliği yapılmasının önemini vurgulamaktadır.


[1] “Scholz in China: The dangers of going it alone”, Le Monde, https://www.lemonde.fr/en/opinion/article/2024/04/16/scholz-in-china-the-dangers-of-going-it-alone_6668574_23.html#,(Erişim Tarihi: 17.04.2024). 

[2] Aynı yer.

[3] “Visit to China by German Chancellor Scholz shows divisions in EU over how to engage with Beijing on trade and Russia”, SCMP, https://www.scmp.com/news/china/diplomacy/article/3259275/visit-china-german-chancellor-scholz-shows-divisions-eu-over-how-engage-beijing-trade-and-russia, (Erişim Tarihi: 17.04.2024). 

[4] “Scholz wants Xi to stop Russia’s war. Xi wants Europe to stop trade war.” Politico, https://www.politico.eu/article/german-olaf-scholz-wants-china-xi-jinping-stop-russia-trade-war-ev/, (Erişim Tarihi: 17.04.2024). 

[5] “Scholz Asks China to Press Russia to End Its War”, BBC, https://www.bbc.com/news/world-europe-63496195, (Erişim Tarihi: 17.04.2024). 

[6] “Germany’s Scholz presses China on Ukraine”, The Courier, https://www.thecourier.com.au/story/7970152/germanys-scholz-presses-china-on-ukraine/?cs=5461, (Erişim Tarihi: 17.04.2024). 

[7] “Waltzing in Beijing, Germany’s Olaf Scholz plays US for a fool”, Msn, https://www.msn.com/en-us/news/world/waltzing-in-beijing-germany-s-olaf-scholz-plays-us-for-a-fool/ar-AA13JEcp?li=BBnbcA1, (Erişim Tarihi: 17.04.2024).  

[8] Aynı yer.

Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.

Benzer İçerikler