Analiz

Arktik’te Hegemonya Sınavı: ABD-Grönland Gerilimi

Grönland, Danimarka Krallığı’na bağlı bağlı otonom bir bölge olup NATO içinde yer alan bir ittifak ortağıdır.
Bu gerilim, Biden dönemi boyunca yürütülen ittifak merkezli Kuzey Atlantik politikalarından oldukça farklı bir istikamette ilerlemektedir.
Washington’un Grönland’ı bir güvenlik ve jeopolitik merkez olarak tanımlaması, bu bölgedeki deniz koridorlarının kontrolünü ve güç projeksiyonunu önceleyen bir stratejidir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Grönland arasındaki ilişki, Soğuk Savaş sonrası dönemde Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) güvenlik mimarisi içinde görece stabil ve ittifak odaklı bir çerçevede yer almış olsa da 2025 sonu ve 2026 başında yaşanan gelişmeler bu algının dramatik biçimde değiştiğini göstermektedir. Grönland, coğrafi konum itibarıyla Kuzey Atlantik savunma koridoru, özellikle Rusya ve Çin deniz varlığının izlenmesi açısından stratejik bir hakimiyet noktası olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple Washington’un Kuzey Atlantik ve Arktik alanına yönelik güvenlik söyleminde Grönland’ın önemi sürekli vurgulanmıştır.[i] Ancak jeopolitik rekabetin yeniden yükseldiği bir küresel ortamda bu söylem, egemenlik ve ittifak normlarıyla çakışarak yeni bir krize kapı açmıştır.

Donald Trump’ın 2025-2026 döneminde birçok kez yeniden gündeme getirdiği “Grönland’ın ABD için güvenlik açısından gerekli olduğu” ifadeleri ve adanın kontrolünün Washington’un ulusal çıkarlarıyla ilişkilendirilmesi, Danimarka-ABD hattında büyük bir gerilime neden olmuştur. Trump yönetimi, Grönland’ın askeri üslerin konumlanması ve balistik füze erken uyarı sistemlerinin yerleştirilmesi açısından vazgeçilmez olduğunu öne sürerek bu toprakların stratejik önemini vurgulamıştır.[ii] Trump kısa süre önce yeniden bu talebini dile getirirken “ABD’nin Grönland’a sahip olması gerek” gibi ifadeler kullanmış ve söz konusu iddialarını yeniden sert bir ifadeyle ortaya koymuştur.[iii]

Bu tutum yalnızca söz konusu bölgenin coğrafi önemini değil, aynı zamanda küresel güç dengesi bağlamında ABD’nin arktik politikalarına dair daha geniş bir niyeti de işaret etmektedir. Bu stratejik söylem, Grönland’ın egemenliği ve ittifak içinde yer alması ile doğrudan çelişen boyutlar da barındırmaktadır. Grönland, Danimarka Krallığı’na bağlı bağlı otonom bir bölge olup NATO içinde yer alan bir ittifak ortağıdır; bu nedenle egemenlik ve uluslararası hukuka dayalı normlar ittifak içinde merkezi bir öneme sahiptir. Askeri ittifak içerisinde bulunan ülkelerin, müttefiklerinin toprak bütünlüğü hakkındaki söylemleri ve hamleleri halihazırda tabi oldukları anlaşmalarla korunma altındadır. Özellikle NATO gibi uluslararası kabul görmüş bir askeri örgüt çatısı altında olan devletlerin, ilgili anlaşma metinlerine riayet etmeleri beklenmektedir. Kuzey Atlantik Anlaşması Madde 4 ve Madde 5 toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı, güvenlik tehdidini ve olası bir saldırıda davranılacak tutumu ele almaktadır.[iv]

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin Grönland’a yönelik ele geçirme yönündeki tutumun NATO’nun sonu anlamına geleceğini açıkça belirtmiştir; bu da geleneksel ittifak bağlarının ciddi biçimde gerildiğini göstermektedir.[v] Bu uyarı, ittifak içi güven eksikliğinin yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını; uluslararası güvenlik mimarisinin temel taşlarına ilişkin bir sınamayı temsil ettiğini ortaya koymaktadır. Grönland’ın yerel liderliği de benzer bir şekilde güçlü bir söyleme başvurmuştur. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Trump’ın söylemlerine karşı net bir tutum alarak bu tür baskı ve “ilhak hayallerinin” kabul edilemez olduğunu ifade etmiştir. Nielsen’in açıklamalarıyla Grönland’ın egemenlik haklarıyla uluslararası hukukun bağlayıcılığına vurgu yaparken, bölge halkının kendi kaderini tayin hakkının korunmasını savunmaktadır.

Bu gerilim, Biden dönemi boyunca yürütülen ittifak merkezli Kuzey Atlantik politikalarından oldukça farklı bir istikamette ilerlemektedir. ABD’nin Kuzey Atlantik bölgesindeki askeri varlığı, tarihsel olarak NATO çerçevesinde müttefikler arası koordinasyonla şekillenmiş ve Danimarka dahil müttefiklerin onanıyla arktik bölgede üsler konuşlandırmıştır.[vi] Ancak Trump’ın 2025’te ilan ettiği danışman atamaları ve Grönland’a özel elçi gönderme kararı, bu çerçevenin dışına çıkma niyetini göstermiştir. Louisiana Valisi Jeff Landry’nin özel elçi olarak atanması, Washington’un Grönland’a yönelik kapsamlı bir stratejik ilgi gösterdiğinin yeni bir işaretidir.[vii]

Avrupa liderlerinin Grönland’ın kaderinin yalnızca Danimarka ve Grönland tarafından belirlenmesi gerektiğini savunmaları, egemenlik ve ittifak aidiyeti arasındaki durumu yansıtmaktadır. İttifak içerisinde olunan bir durumda, egemenliğin tartışmaya açılması ve bu durumun söylemlerle savunulma gerekliliği halihazırda ittifak içi dengesizliği ortaya koymaktadır. ABD’nin bu söylemleri, yalnızca bir adanın mülkiyeti talebi değildir; Rusya ve Çin’in de dahil olduğu Arktik’teki küresel güç mücadelesinin bir yansımasıdır. Arktik hem enerji kaynakları hem de deniz yolları açısından geleceğin ekonomik ve stratejik merkezlerinden biri olarak görülmekte ve bu nedenle büyük güç rekabetinin sahnesi haline gelmektedir. Washington’un Grönland’ı bir güvenlik ve jeopolitik merkez olarak tanımlaması, bu bölgedeki deniz koridorlarının kontrolünü ve güç projeksiyonunu önceleyen bir stratejidir.

Sonuç olarak, ABD-Grönland ilişkilerinde devam eden gerilim, yalnızca iki ülke arasındaki bir mesele değil; uluslararası hukuk, egemenlik, ittifak dinamikleri, uluslararası örgütlerin sürdürülebilirliği ve küresel güç dengeleri arasındaki çakışmanın somut bir temsili olarak değerlendirilebilir. Grönland’ın geleceği konusundaki tartışmalar, NATO içindeki güven sorununu derinleştiren, devlet egemenliğinin sınırlarını sorgulatan ve küresel hegemonya dinamiklerini yeniden şekillendiren bir siyasi kriz konusu olarak literatürde yerini alacaktır.

[i] “Greenland: why does Trump want US control of Arctic island?”, Reuters, https://www.reuters.com/world/why-does-trump-want-greenland-could-he-get-it-2025-01-08/, (Erişim Tarihi: 06.01.2025).

[ii] Aynı Yer.

[iii] “Denmark’s prime minister says Trump is serious about wanting Greenland takeover”, Reuters, https://www.reuters.com/world/europe/denmarks-prime-minister-says-trump-is-serious-about-wanting-greenland-takeover-2026-01-05/, (Erişim Tarihi: 06.01.2025).

[iv] “The North Atlantic Treaty”, NATO, https://www.nato.int/en/about-us/official-texts-and-resources/official-texts/1949/04/04/the-north-atlantic-treaty, (Erişim Tarihi: 06.01.2025).

[v] “Danish prime minister says a US takeover of Greenland would mark the end of NATO”, AP News, https://apnews.com/article/denmark-greenland-trump-2b12bb104faaaafda2ed270febfb0522, (Erişim Tarihi: 06.01.2025).

[vi] Aynı Yer.

[vii] “Trump says US ‘has to have’ Greenland after naming special envoy”, BBC, https://www.bbc.com/news/articles/ckgmd132ge4o, (Erişim Tarihi: 06.01.2025).

Ayşe Azra GILAVCI
Ayşe Azra GILAVCI
Ayşe Azra Gılavcı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler okumaktadır. İleri derecede İngilizce bilen Azra'nın başlıca ilgi alanları; Latin Amerika ve ABD dış politikasıdır.

Benzer İçerikler