Analiz

Ceuta Krizi Sonrasında Dışsallaştırma Dönüşümü: İtalya-Arnavutluk İltica Modeli

AB’nin mevcut stratejisi; sınır denetimi, iltica süreçleri ve alıkoyma sorumluluklarının Birlik dışındaki geçiş ve menşe ülkelere devredilmesi esasına dayanmaktadır.
AB’nin sınır koruma politikaları kapsamında sorumluluğun üçüncü ülkelere devredilmesi, bu ülkeler için stratejik bir avantaja dönüşerek Avrupa’yı diplomatik şantajlara açık hale getirmiştir.
AB’nin klasik dışsallaştırma modelinin yapısal bir dönüşüm potansiyeli, mevcut politikaların ve uygulamaların niteliksel eksiklikleri ile açıklanabilir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Binlerce göçmenin 30 Temmuz 2026 tarihinde İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı olan Ceuta şehrine kitlesel geçişi, Avrupa Birliği (AB) üye devletleri arasında göç ve sınır yönetimi politikalarını tartışmaya açmıştır. Ceuta Krizi’nin ardından yükselen güvenlik tartışmaları, Birlik içinde bloklaşma yaratarak radikal güvenlikçi ülkeler tarafından yeni bir göç politikası inşa etmek üzere kullanılmaktadır. İtalya, Arnavutluk ile 2023 yılının sonunda imzaladığı anlaşma doğrultusunda denizaşırı iltica merkezleri modelini AB ortak politikası haline getirme önerisinde bulunmuştur. AB’nin mevcut stratejisi; sınır denetimi, iltica süreçleri ve alıkoyma sorumluluklarının Birlik dışındaki ülkelere devredilmesi esasına dayanırken, İtalya’nın söz konusu önergesi bu politikada niteliksel bir yapı değişikliği potansiyeli barındırmaktadır.

AB’nin sınır koruma politikaları kapsamında sorumluluğun üçüncü ülkelere devredilmesi, bu ülkeler için stratejik bir avantaja dönüşerek Avrupa’yı diplomatik şantajlara açık hale getirmiştir. Ceuta’da yaşananların ardından güvenlikçi yaklaşımıyla dikkat çeken İtalya; Schengen Anlaşması’nın askıya alınmasını talep etmek ve İspanya’dan gelen yolcuların sınır kontrollerini artırmak gibi hızlı ve radikal uygulamalara geçmenin yanı sıra Avrupa sınırlarındaki bu zafiyeti işaret ederek Avrupa göç politikalarına yeni bir yaklaşım önermektedir. Söz konusu önerge, İtalya ve Arnavutluk arasında 2023 yılının Kasım ayında imzalanan anlaşmaya dayanmaktadır; göçmenlerin Avrupa sınırlarına girmeden tüm işlemlerinin Birlik dışındaki merkezlerde tamamlanmasını esas almaktadır.

AB’nin mevcut göç yönetimi stratejisi kapsamında Fas, Libya, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerle ikili ilişkilerinde uyguladığı geleneksel dışsallaştırma, göçmenlerin sınırlara ulaşmasını engelleme sorumluluğunun ve sınır denetiminin üçüncü ülkelere devredilmesi esasına dayanırken; İtalya-Arnavutluk modeli, bizzat sürecin yürütüldüğü mekânın dışarıya taşınması prensibiyle hareket etmektedir. AB’nin klasik dışsallaştırma modelinin yapısal bir dönüşüm potansiyeli, mevcut politikaların ve uygulamaların niteliksel eksiklikleriyle açıklanabilir. İtalya ve Arnavutluk arasında imzalanan anlaşma ve göç merkezleri modeli doğrultusunda İtalya Deniz Kuvvetleri tarafından AB karasuları dışında kurtarılan kişiler, Arnavutluk’ta bulunan Shëngjin ve Gjadër merkezlerine transfer edilecektir.[i] Bu modelle İtalya, sığınmacılarla ilgili tüm süreci Arnavutluk sınırlarına taşımaktadır. Ayrıca bu model, İtalya’ya egemenlik haklarını ve hukuk sistemini başka bir devletin sınırları içerisinde uyguma hakkı tanımaktadır.

İtalya ve Arnavutluk arasındaki anlaşma kapsamında merkezlere transfer edilecek olan sığınmacılar, İtalya’nın “güvenli ülke” olarak nitelendirdiği ülkelerden gelme koşulu taşırken çocuklar, hamileler ve savunmasız olarak kategorize edilen kırılgan gruplar teknik olarak bu transferin dışında tutulmuştur. Kısıtlı bir kapsama sahip olan bu uygulama doğrultusunda açık denizde göçmenlerin yapısal kırılganlıklarının tespit yöntemleri ve Arnavutluk’ta yer alan merkezlerin koruma mekanizmalarının uluslararası hukuk kuralları gereğince denetime ne kadar açık olduğu, bu uygulama hakkındaki endişeleri yansıtmaktadır. Sürecin, pratikte uygulanabilirliği ve verimliliği özellikle insan hakları savunucularının tepkisini çekmiştir. Sivil toplum örgütlerince bu uygulama, temel insan haklarını göz ardı etmekte ve sığınmacıların mevcut kırılgan yapılarının daha da zarar görmesine yol açmaktadır.[ii]

Sivil toplum örgütlerinin temel insan haklarının ihlaline yönelik endişeleri, Avrupa Parlamentosu yetkililerinin Haziran 2026 tarihinde Gjadër merkezinde inceleme yapmalarının engellenmesiyle birlikte bir kez daha somutlaşmış ve uygulamanın hukuki şeffaflık ve denetimle çelişkisini gözler önüne sermiştir.[iii] Arnavutluk’taki merkezde yaşanan bu kısıtlamalar, sığınma prosedürlerinin dışsallaştırılmasının temel insan haklarını hukuki bir “kara deliğe” hapsedilmesini açıkça yansıtmaktadır. Öte yandan İtalya’nın göçmen yönetimi, Avrupa Adalet Divanı’nda görevli bir başsavcı tarafından bir bağlayıcılığı olmadan desteklenmiştir. Avrupa Adalet Divanı yetkilisinin İtalya ve Arnavutluk tarafından yürütülen bu modele hukuki destek vermesi, uygulamanın Avrupa Birliği düzeyinde pratiğe dönüşmesine zemin hazırlamaktadır. İltica ve göç politikaları üzerinden tasarlanan bu strateji; hukuki destek alarak kurumsallaşırken, kapalı kapılar ardındaki temel insan hakları hususunda şeffaflık, denetimsizlik ve zaman kısıtlaması nedeniyle kendi içindeki çelişkileri derinleştirmektedir.

Arnavutluk, İtalya’yla arasındaki bu anlaşmayı 2030 yılına kadar sürdürmeyi hedeflemektedir.[iv] AB adaylık sürecinde yer alan Arnavutluk’un üye statüsü kazanması halinde bu merkezlerin denetimi ve kontrolü, sığınmacıların başvuru süreci ve Avrupa içerisinde dolaşım serbestliği göz önüne alındığında uzun vadede belirsizliğe yol açmaktadır. 70 binin üzerinde göçmenin 30-31 Temmuz 2026 tarihlerinde Ceuta’ya gerçekleştirdiği kitlesel göçün ardından İtalya, Arnavutluk’la uygulamakta olduğu bu modeli AB genelinde uygulanacak bir sisteme dönüştürme fikrini ortaya atmıştır. Bu uygulama, geçici bir kriz yönetimi üzerinden göç politikalarının niteliksel değişimine bir örnek teşkil etmekle birlikte kendi içindeki kısıtlamalar ve sorunlara rağmen bu uygulamanın AB’ye sunulma fikri, Avrupa’nın mevcut göç politikalarının niteliksel eksikliklerini ve yetersizliğini gözler önüne sermektedir.

Geleneksel dışsallaştırma yöntemleri bugüne dek göç denetimini sınırın ötesinde tutmaya çalışırken, İtalya ve Arnavutluk arasında somutlaşan bu işbirliği modeli AB genelinde köklü bir değişime işaret etmektedir. Bu yeni yaklaşımla birlikte sığınma ve geri gönderme süreçlerinin tamamen AB topraklarının dışında uygulanma hedefi göç yönetimine “offshore geri dönüş merkezleri” kavramını kazandırmıştır.[v] Bu dönüşümün pratiğe dönüşebilmesinin ardındaki temel motivasyon ise AB’nin göç yönetimini üçüncü ülkelerin inisiyatifinden kurtarma ve stratejik gücünü koruma çabasıdır. Sonuç olarak AB, üçüncü ülkelerin diplomatik avantaj elde etmek adına göçü bir pazarlık yöntemi olarak araçsallaştırmasının önüne geçmeyi hedeflemektedir. Ceuta’da yaşanan kriz ve benzerlerinin önlenmesi uğruna AB’nin sınır ötesi göç politikalarını bu yeni modelle kurumsallaştırması, gelecek dönemde göç yönetiminin ana omurgasını oluşturma noktasında güçlü bir potansiyel barındırmaktadır.

Ceuta’da yaşananlar, İtalya ve Arnavutluk arasındaki mevcut anlaşma, İtalya’nın İspanya karşısındaki tutumu ve AB genelinde destek gören bu önergesi, AB’nin göç ve iltica rejiminde yapısal bir değişimin potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır. İltica süreçlerinin, sınır güvenliğinin ve denetiminin anlaşmalar doğrultusunda üçüncü ülkelere bırakıldığı klasik dışsallaştırma stratejisinin yerini tüm sürecin gerçekleştiği merkezlerin coğrafi olarak Birlik dışına itildiği yeni bir dışsallaştırma modeli, Avrupa’nın güncel tartışmalarından biri olarak yer almaktadır. İtalya-Arnavutluk modeli ve İtalya hükümetinin önergesi öncülüğünde şekillenen göçmen merkezleri konsepti, Avrupa içerisinde dönemsel krizlerin kalıcı sınır politikalarına evrilmesine işaret etmektedir. Sonuç olarak insan hakları tartışmaları, şeffaflık ve denetim krizleri ve yasal çelişkiler barındırmasına rağmen destek bulan bu merkezler, AB için göç krizlerine karşı alabileceği önlemler içerisinde yer alma potansiyeline sahiptir.


[i] International Rescue Committee (IRC). “What is the Italy-Albania asylum deal?”, Rescue.org, https://www.rescue.org/article/what-italy-albania-asylum-deal, (Erişim Tarihi: 08.08.2026).

[ii] Amnesty International. “The Italy–Albania Agreement on Migration: Pushing Boundaries, Threatening Rights”. Amnesty.org, Belge No: EUR 30/7587/2024, https://www.amnesty.org/en/documents/eur30/7587/2024/en/ (Erişim Tarihi: 08.08.2026).

[iii] “EU lawmakers say they were blocked from fully inspecting Italy’s migrant detention centre in Albania”, Euronews, https://www.euronews.com/my-europe/2026/06/29/eu-lawmakers-say-they-were-blocked-from-fully-inspecting-italys-migrant-detention-centre-i, (Erişim Tarihi: 08.08.2026).

[iv] Wax, Eddy ve Nicoletta Ionta. “EXCLUSIVE: Albania won’t extend Italy migration deal beyond 2030, foreign minister says”, Euractiv, https://www.euractiv.com/news/exclusive-albania-wont-extend-italy-migration-deal-beyond-2030-foreign-minister-says/, (Erişim Tarihi: 08.08.2026).

[v] InfoMigrants. “Italy: Disembarkation amid fall in number of arrivals as government calls for offshore migrant detention centers at EU-level”, InfoMigrants, https://www.infomigrants.net/en/post/72879/italy-disembarkation-amid-fall-in-number-of-arrivals-as-government-calls-for-offshore-migrant-detention-centers-at-eulevel, (Erişim Tarihi: 08.08.2026).

Rumeysa İpeksu AYDIN
Rumeysa İpeksu AYDIN
2025 yılında İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan İpeksu Aydın, TED Üniversitesi Göç Çalışmaları yüksek lisans programında öğrenimine devam etmektedir. Akademik odağını; AB-Türkiye ilişkileri, güvenlik dinamikleri, göç politikaları ve insan hakları alanları oluşturmaktadır. AB hibeli projeler ve uluslararası gençlik programlarında eğitmen, grup lideri ve proje yürütücüsü olarak aktif deneyime sahiptir. Sivil toplum bünyesinde gönüllü proje koordinatörlüğü yürütmekte; toplumsal fayda, gençliğin güçlendirilmesi ve kültürlerarası diyaloğun teşvik edilmesine yönelik hak temelli girişimlerde rol almaktadır. İleri düzeyde İngilizce bilmekte olup başlangıç seviyesinde İspanyolca öğrenmektedir.

Benzer İçerikler