NATO Liderler Zirvesi ve Afganistan

    0
    106

    14 Haziran 2021 tarihinde Brüksel’de toplanacak Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Liderler Zirvesi’nde ele alınması beklenen meselelerden biri de Afgan Barış Süreci’dir. Zira Kabil yönetimi ile Taliban arasındaki müzakerelerde yaşanan aksaklıklara rağmen Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) çekilme sürecini kararlılıkla uyguladığı görülmektedir. Bu nedenle de çekilmenin tamamlanması planlanan 11 Eylül 2021 tarihinden itibaren Afganistan’da yaşanabilecek gelişmeler, kaygı verici senaryoları gündeme getirmektedir.  Çünkü ülkede Taliban’ın şiddet kullanarak iktidarı ele geçireceği düşünülmekte ve bu ihtimale karşı hem Afganistan Hükümeti hem de savaş lordları savaş hazırlığı yapmaktadır. Bu da halihazırda düşük yoğunluklu çatışmaların yaşandığı ülkede, kanlı bir iç savaşın patlak verebileceği düşüncesini oluşturmaktadır.

    Söz konusu düşünce ise ABD’nin NATO’daki müttefiki olan Avrupalı devletleri endişeye sevk etmektedir. Bu yüzden de Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD’nin çekilme planını daha uzun bir zamana yayması gerektiğine inanmaktadır. Bu anlamda Avrupalı devletlerin NATO Zirvesi’nde Joe Biden’ı Afganistan politikasında değişiklik yapması için ikna etmeye çalışacakları öne sürülebilir. Zaten mevzubahis talebin ilk işareti de AB Afganistan Özel Temsilcisi Thomas Nicholson tarafından verilmiştir. 30 Mayıs 2021 tarihinde Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Nicholson, “Askerler çekilirken niyetimiz kalmak. Politikamız, misyonumuz ve Afgan halkına olan taahhütlerimiz devam ediyor.” demiştir.[1]

    Bahse konu olan açıklama, Kıta Avrupası’nın ABD’nin çekilme kararının doğru olmadığına inandığını gözler önüne sermektedir. Dolayısıyla Afganistan politikası noktasında ABD ile AB arasında gözle görülebilir bir farklılık söz konusudur. Bu durum ise tarafların Afganistan merkezli gelişmelere dair beklentilerinin örtüşmemesinden kaynaklanmaktadır.

    ABD, Afganistan’dan çekilerek bu ülkedeki varlığının askeri maliyetinden kurtulmak istemektedir. Hatta çekilmenin ardından Afganistan’da oluşacak güç boşluğunun bir iç savaşla neticelenmesi bile, Washington yönetiminin Afganistan üzerinden Orta Asya-Rusya hattını ve Kuşak-Yol Projesi güzergâhını istikrarsızlaştırma arzusuyla uyumludur.

    Diğer taraftan Avrupa ülkeleri ise Afganistan’da istikrarsızlığın artmasının yeni bir göç ve terör dalgası olarak kendi topraklarına yansıyacağından endişelenmekte ve bu nedenle söz konusu ülkedeki varlığın sürdürülmesi gerektiğine inanmaktadır. Çünkü Afgan göçmenlerin tarih boyunca ana göç güzergâhı Afganistan-İran-Türkiye-Avrupa hattı olmuştur. Önümüzdeki süreçte Afganistan’da iç savaşın patlak vermesi de yeni göç akınlarını beraberinde getirebilir. Bu sebeple Avrupa, Afganistan’da istikrarın sağlanmasını kendi güvenliğinin bir parçası olarak yorumlamaktadır. ABD’nin ise böyle bir kaygısı yoktur.

    Tüm bu gerekçeler hasebiyle AB üyesi devletlerin NATO Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı’ndan Afganistan politikasını gözden geçirmesini talep edeceklerini söylemek mümkündür. Sıklıkla “Afganistan’a birlikte geldik ve buradan beraber çıkacağız.” açıklaması yaparak NATO içerisindeki birlikteliği dikkat çeken Amerikalı karar alıcıların nasıl bir tavır takınacağı ise merak konusudur.

    Bu anlamda ABD Başkanı’nı zor bir kararın beklediği söylenebilir. Çünkü çekilme takviminde yapılacak yeni bir değişiklik, Taliban’ın ABD ve NATO’ya savaş açmasıyla neticelenebilir. Bu da Washington yönetiminin tercih etmediği bir senaryodur. Fakat Biden’ın Trans-Atlantik ilişkilerde Trump döneminde oluşan hasarı onarmak amacıyla yoğun çaba içerisinde olduğu da bilinmektedir. Kıta Avrupası ile ABD arasındaki birliktelik ruhunu pekiştirmeye gayret gösteren Biden yönetiminin Afganistan konusunda Avrupalı müttefiklerinin taleplerine kulak asmaması da başka problemlere yol açabilir. Bu da NATO Liderler Zirvesi’nin Afganistan merkezli gelişmeler üzerinden ABD ile AB arasındaki görüş ayrılıklarının belirginleştiği bir toplantı olarak tezahür etmesini beraberinde getirebilir.

    İşte bu ortamda Tolonews’e verdiği röportaj esnasında ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Afgan Barış Süreci’nin olması gerekenden yavaş ilerlediğini ve tarafların ana konulardan uzaklaşarak Afgan halkının beklentisini karşılayamadığını belirtmiştir.[2] Zamanlaması itibarıyla Halilzad’ın sözleri manidardır. Çünkü Halilzad, Washington yönetimi adına konuşmaktadır. Bu açıklama da Afgan Barış Süreci’ndeki aksaklıkların bahane edilerek çekilme planında bazı değişikliklerin yapılabileceğini düşündürmektedir.

    ABD, adeta taraflara “anlaşabilseydiniz çekilirdik” diyeceğini ima etmektedir. Bu şekilde Avrupalı devletleri küstürmeme hamlesi yapma ihtimali bulunan Washington yönetiminin Taliban’ı sürecin geleceği noktasında ikna etmesi ise kolay olmayacaktır. Bu da Afganistan’da Taliban namlularının Amerikan unsurlarına dönmesi anlamına gelecektir. Dolayısıyla Halilzad’ın sözleri siyasi bir manevra olsa da fiili durumda her iki yönde atılacak adımların da ciddi maliyetleri olacaktır. Bu da ABD’nin zor bir tercihle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

    Neticede NATO Liderler Zirvesi’nde ele alınacak temel meselelerden biri Afganistan merkezli gelişmelerdir. Afganistan’da Kabil ile Taliban’ın uzlaşması pek mümkün görünmemektedir. Bu da iç savaş riskinin artmasına yol açmaktadır. Bu kapsamda yeni bir göç hareketiyle karşılaşmak istemeyen Avrupalı devletler, Afganistan’daki varlıklarını sürdürmek istemektedir. Söz konusu zirvede de AB üyesi aktörlerin Biden’ı çekilme takviminde değişikliğe gitmesi yönünde ikna etmeye çalışacakları anlaşılmaktadır. Lakin olası değişikliğin Taliban tarafından savaş sebebi olarak görüleceği aşikardır. Bu da Biden’ın kararını zorlaştıracaktır.


    [1] “خروج نظامیان بین‌المللی؛ اتحادیه اروپا: به ماموریت خود در افغانستان ادامه می‌دهیم (Sacra abducere copias Coniuncto Europaeae: nos nostra missione continue in Afghanistan)”, Azad Radio, https://da.azadiradio.com/a/31281858.html, (Erişim Tarihi: 08.06.2021).

    [2] “خلیل‌زاد: روند صلح بطی است و طرف‌ها به مسایل اصلی نپرداخته‌اند (Khalilzad: Pax est, nuntiis et tarda processus pelagus partes non rebus uerba), Tolonews, https://tolonews.com/fa/afghanistan-172683, (Erişim Tarihi: 08.06.2021).

    Önceki İçerikİslamabad-Washington Hattında İşbirliği Arayışları
    Sonraki İçerikABD’nin Afganistan’dan Çekilmesi ve Türkiye
    Dr. Doğacan BAŞARAN
    Dr. Doğacan BAŞARAN, 2014 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2017 yılında Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası Güç İlişkileri Bağlamında İkinci Dünya Savaşı Sonrası Hegemonik Mücadelelerin İncelenmesi’’ başlıklı teziyle almıştır. Doktora derecesini ise 2021 yılında Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı‘nda hazırladığı “İmparatorluk Düşüncesinin İran Dış Politikasına Yansımaları ve Milliyetçilik” başlıklı teziyle alan Başaran’ın başlıca çalışma alanları Uluslararası ilişkiler kuramları, Amerikan dış politikası, İran araştırmaları ve Afganistan çalışmalarıdır. Başaran iyi derecede İngilizce ve temel düzeyde Farsça bilmektedir.