Tarih:

Paylaş:

“Yeni Özbekistan” İnşa Sürecinde Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in Güçlü Reform Adımları

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Yeni Dünya Düzeni gerçeğine adapte olamayan ve ona göre kendini yapılandıramayan devletlerin yeni uluslararası sistemde var olabilmeleri pek mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla değişen dünya, kendisiyle birlikte ülkelerin değişimini de beraberinde getirmektedir. Küreselleşme, bilginin akışını hızlandırdığı için toplumların daha eğitimli, bilgili ve bilinçli oldukları görülmektedir. Bu bağlamda devletler ya toplumlara ayak uyduramayarak zorlu bir döneme girecek ya da devlet-millet birlikteliğini göz önünde bulundurarak değişimin öncüsü olacaktır.

Söz konusu değişim sürecinin açık bir şekilde yaşandığı kıtalardan biri de Asya’dır. Ancak bazı ülkelerin değişim politikasını ve düşüncesini benimsediğini söylemek zordur. Bu nedenle çeşitli ülkelerde toplumsal olaylar meydana gelmektedir. Ancak değişime öncülük eden devletler, insani değerler çerçevesinde hızlıca kalkınmakta, yöneten-yönetilen birlikteliğini güçlendirmekte ve çağa uygun hareket ederek vatandaşlarına modern dünyanın gerektirdiği bir yönetim tesis etmektedir. Bu noktada ön plana çıkan devletlerden biri de Özbekistan’dır.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in liderlik ettiği “Üçüncü Rönesans”, “Yeni Özbekistan” şiarıyla vücut bulmaktadır. Sayın Mirziyoyev’in uzun yıllara dayanan yönetim tecrübesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan “Yeni Özbekistan Hareketi”, temelde modern bir toplum ve devlet yönetimi oluşturmayı amaçlamıştır. Bununla birlikte çeşitli politikalarla ve reformlarla sürekli olarak “Yeni Özbekistan”ı geliştiren ve kapsayıcılığını arttıran Sayın Mirziyoyev, ortaya koyduğu ideale ulaşmak için yeni bir adım atmıştır.

20 Aralık 2022 tarihinde Sayın Mirziyoyev, benimsediği tarihi misyona uygun bir şekilde Orta Asya ülkeleri arasında bir ilk olarak Özbekistan’da önemli idari reformlar başlatıldığını duyurmuştur. Söz konusu açıklama, aslında çağdaş dünyaya öncü olmak ve ülkenin gelişim sürecini daha da hızlandırmak için devlet düzenine ve yönetim sistemine yönelik alınan kararlar silsilenin tamamlayıcı halkalarından birinin dünyaya duyurulmasıdır.

“Yeni Özbekistan’da İdari Reformların Uygulanmasına Yönelik Tedbirler Hakkında” başlıklı kararnamenin ve bunun uygulanmasına yönelik ilgili kararın kabul edilmesi, uluslararası politikada büyük bir deneyime sahip olan Sayın Mirziyoyev’in iç politikada da modern devlet inşasının devam ettirilmesine önem verdiğini gözler önüne sermektedir. Sayın Mirziyoyev’in etkili bir iç politika uygulayarak “halkın menfaatini ve insan onurunu” önceleyen adımlar attığı ve böylece yüksek sonuçlara ulaşmayı temel hedef olarak benimsediği görülmektedir. Bu kapsamda yönetim erki iyileştirilmekte ve reforme edilmektedir.

Özbekistan’ın 36 milyonluk nüfusunun çağdaş gereksinimlerine uygun sistemli bir kamu yönetimi düzeninin oluşturulması ve hükümete bağlı yürütme organı sayısının 61’den 28’e indirilmesi, şüphesiz devlet-millet birlikteliğine olumlu katkı yapacak ve merkez-çevre ilişkilerini güçlendirecektir. Ayrıca benzer faaliyetlere ve yönelimlere sahip bakanlıkların konsolidasyonu noktasında 25 olan bakanlık sayısının 21’e indirilmesi de idari aygıtın optimizasyonu ve kamu yararı açısından çağın ihtiyaçlarına uygundur. Elbette bunun Özbekistan vatandaşları tarafından da olumlu karşılanacağını söylemek mümkündür.

Bir anlamda yüklerinden kurtulmuş, bürokrasiyi sadeleştirmiş ve karar alma mekanizmalarına dinamizm katmış olan devletin kritik kararları hayata geçirme süreci de hızlanacaktır. Bu noktada Başbakan’ın üç olan danışman ve yardımcılarının sayısının ikiye düşürülmesi, Başbakan Yardımcılarının devletin idari kararlarını almayacak olması ve bu kişilerin yürütme organlarını yönetememesi, hükümetin faaliyetlerinin kalitesini ve uygulanabilirliğini yeni bir seviyeye taşıyacaktır.

Taşkent’te hayata geçirilen çağdaş ve devrimci idari reformlar, Sayın Mirziyoyev’in ileri görüşlü vizyoner liderliğinin ve iyi düşünülmüş politikasının bir sonucudur. “Üçüncü Rönesans”ı başlatan, Yeni Özbekistan’daki hızlı kalkınma sürecine liderlik eden Sayın Mirziyoyev, kapsamlı reformlar yapmaktadır. Bu reformların devlet yönetimine kazandırdığı dinamizm ve toplum hayatına sunacağı katkı ise yakın gelecekte tecrübe edilecektir.

Devlet yönetimi noktasında önemli bir misyon yüklenen ve vizyon belirleyen Sayın Mirziyoyev, 20 Kasım 2022 tarihinde Özbek halkına ve Oliy Majlis’e yaptığı konuşmada mühim ayrıntılara vurgu yapmıştır. Ülkedeki gelişim, değişim ve dönüşüm sürecine yön verenin bizzat halkın kendisi olduğunu gösterme noktasında “Reformun başlatıcısı toplumdur.”[1] diyen Özbek lider, “İlerleme, ancak çok ve cesurca çalışarak elde edilebilir.”[2] sözleriyle daha müreffeh bir Özbekistan ideali için çalışacaklarını ortaya koymuştur.

Ülkede sistematik bir yönetime geçmenin gerektiğinin altını çizen Sayın Mirziyoyev, “Bir bakanın bu alanda net bir stratejik yaklaşımı yoksa ve faaliyetleri halkın sorunlarını çözmüyorsa, onun göreve gelmesinin ne faydası var, söyler misiniz?”[3] sorusunu dile getirmiştir. Kuşkusuz bu soru, reformların amacını özetler niteliktedir. “Bakanlıkların faaliyetlerinde öncelik; şeffaflık, yasallık, verimlilik ve kalite olacaktır.”[4] açıklamasında bulunan Sayın Mirziyoyev’in halkın beklentilerini karşılamaya özen gösteren “çalışkan” bir yapı oluşturmak istediği ortadadır.[5]

Sonuç olarak Özbekistan, Mâverâünnehr’in Orta Asya’nın, Türk ve İslam Dünyası’nın ve Asya kıtasının kadim kültürü, tarihi, inancı, medeniyeti ve bilinciyle hareket etmektedir. Bu özellikler, Sayın Mirziyoyev’in derin tecrübesi, krizler karşısındaki ön alıcı politikaları, adil yaklaşımı ve halkının çıkarı ile insanlık onurunu dikkate alan duruşuyla birleştirildiğinde, ülkenin kalkınması noktasında itici bir özellik kazanmaktadır. Özbekistan’da alınan siyasi kararlar ve atılan reform adımları, ülkeye sistematik bir yönetim anlayışı kazandırmak amacıyla yapılmaktadır. Bu noktada ise ülke yönetiminin dizaynı, halktan alınan destekle birlikte en üst kademelerde gerçekleştirilmektedir. Bu, halkı devlete uydurma değil; devleti ve yönetimi halkın istediği noktaya getirmektir. Taşkent yönetiminin bu hamleleri, sadece Özbekistan için değil; Özbekistan’la birlikte başta Orta Asya olmak üzere tüm bölge ve dünya açısından işbirliğine dayalı barışçıl bir ortamın yaratılması noktasında önemlidir. Son yıllarda birçok yetkiyi parlamentoya ve hükümete aktaran Sayın Mirziyoyev, İmam Maturidi’nin “Güvenlerini kazanmak için her zaman halkını gözeterek yaşa.”[6] felsefesini devletin en üst kademesinden en alt kısmına kadar uygulama konusunda son derece kararlıdır. Özbek halkının desteğiyle de bunda muvaffak olacağı aşikardır.


[1] “Address by the President of the Republic of Uzbekistan H.E. Mr. Shavkat Mirziyoyev to the Oliy Majlis and the People of Uzbekistan”, President of the Republic of Uzbekistan, https://president.uz/en/lists/view/5774, (Erişim Tarihi: 05.01.2022).

[2] Aynı yer.

[3] Aynı yer.

[4] Aynı yer.

[5] Aynı yer.

[6] Aynı yer.

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
1969 Dörtyol-Hatay doğumlu olan Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldu. BÜ’de 1995 yılında Yüksek Lisans çalışmasını tamamlayan Erol, aynı yıl BÜ’de doktora programına kabul edildi. Ankara Üniversitesi’nde doktorasını 2005’de tamamlayan Erol, 2009 yılında “Uluslararası İlişkiler” alanında doçent ve 2014 yılında da Profesörlük unvanlarını aldı. 2000-2006 tarihleri arasında Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi (ASAM)’nde görev yapan Erol, ASAM’ın Genel Koordinatörlük görevini de bir dönemliğine yürütmüştür. 2009 yılında Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün (SDE) Kurucu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi (USGAM)’nin de kurucu başkanı olan Prof. Erol, Yeni Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi (YTSAM) Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanlığını da yürütmektedir. Prof. Erol, Gazi Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (GAZİSAM) Müdürlüğü görevinde de bulunmuştur. 2007 yılında Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”nü alan Prof. Erol, akademik anlamdaki çalışmaları ve medyadaki faaliyetlerinden dolayı çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: 2013 yılında Çağdaş Demokratlar Birliği Derneği tarafından “Yılın Yazılı Medya Ödülü”, 2015 yılında “APM 10. Yıl Hizmet Ödülü”, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından “2015 Yılın Basın-Fikir Ödülü”, Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri “2016 Gönül Elçileri Medya Onur Ödülü”, Yörük Türkmen Federasyonları tarafından verilen “2016 Türkiye Onur Ödülü”. Prof. Erol’un 15 kitap çalışması bulunmaktadır. Bunlardan bazılarının isimleri şu şekildedir: “Hayalden Gerçeğe Türk Birleşik Devletleri”, “Türkiye-AB İlişkileri: Dış Politika ve İç Yapı Sorunsalları”, “Avrasya’da Yeni Büyük Oyun”, “Türk Dış Politikasında Strateji Arayışları”, “Türk Dış Politikasında Güvenlik Arayışları”, “Türkiye Cumhuriyeti-Rusya Federasyonu İlişkileri”, “Sıcak Barışın Soğuk Örgütü Yeni NATO”, “Dış Politika Analizinde Teorik Yaklaşımlar: Türk Dış Politikası Örneği”, “Krizler ve Kriz Yönetimi: Aktörler ve Örnek Olaylar”, “Kazakistan” ve “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”. 2002’den bu yana TRT Türkiye’nin sesi ve TRT Radyo 1 (Ankara Radyosu) “Avrasya Gündemi”, “Stratejik Bakış”, “Küresel Bakış”, “Analiz”, “Dosya”, “Haber Masası”, “Gündemin Öteki Yüzü” gibi radyo programlarını gerçekleştirmiş olan Prof. Erol, TRT INT televizyonunda 2004-2007 yılları arasında “Arayış”, 2007-2010 yılları arasında Kanal A televizyonunda “Sınır Ötesi” ve 2020-2021’de de BBN TÜRK televizyonunda “Dış Politika Gündemi” programlarını yapmıştır. 2012-2018 yılları arasında Millî Gazete’de “Arayış” adlı köşesinde dış politika yazıları yayımlanan Prof. Erol’un ulusal-uluslararası medyada çok sayıda televizyon, radyo, gazete, haber siteleri ve dergide uzmanlığı dahilinde görüşlerine de başvurulmaktadır. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ve Ankara Üniversitesi Latin Amerika Araştırmaları Merkezi’nde (LAMER) de dersler veren Prof. Erol, 2018’den bu yana Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak akademik kariyerini devam ettirmektedir. Prof. Erol, 2006 yılından itibaren Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de dersler vermiştir. Prof. Erol’un başlıca ilgi ve uzmanlık alanları ve bu kapsamda lisans, master ve doktora seviyesinde verdiği derslerin başlıcaları şu şekilde sıralanabilir: “Jeopolitik”, “Güvenlik”, “İstihbarat”, “Kriz Yönetimi”, “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”, “Türk Dış Politikası”, “Rus Dış Politikası”, “ABD Dış Politikası”, “Orta Asya ve Güney Asya”. Çok sayıda dergi ve gazetede yazıları-değerlendirmeleri yayımlanan Prof. Erol’un; “Avrasya Dosyası”, “Stratejik Analiz”, “Stratejik Düşünce”, “Gazi Bölgesel Çalışmalar”, “The Journal of SSPS”, “Karadeniz Araştırmaları gibi” akademik dergilerde editörlük faaliyetlerinde bulunan Prof. Erol, “Bölgesel Araştırmalar”, “Uluslararası Kriz ve Siyaset Araştırmaları”, “Gazi Akademik Bakış”, “Ege Üniversitesi Türk Dünyası İncelemeleri”, “Ankara Uluslararası Sosyal Bilimler”, “Demokrasi Platformu” dergilerinin editörlüklerini hali hazırda yürütmekte, editör kurullarında yer almaktadır. 2016’dan bu yana Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Kurucu Başkanı olarak çalışmalarını devam ettiren Prof. Erol, evli ve üç çocuk babasıdır.