Küresel güvenliğin fay hatlarının Asya-Pasifik Bölgesi’nden geçmeye başladığı ve uluslararası politik eksenin bu bölgeye doğru kaymakta olduğu söylenebilir. Küresel sistemin ana güvenlik dinamikleri, artık Asya-Pasifik üzerinden okunmakta ve geleceğe dair yorumlar yapılmaktadır.
Nitekim bahse konu olan bölge birçok kritik probleme ve küresel açıdan önemli aktörlere ev sahipliği yapmaktadır. Zira Asya-Pasifik’te devletler arasında yaşanan ikili problemler bölgesel olduğu kadar küresel çapta da oldukça fazla yankı uyandırmaktadır. Çünkü mevzubahis bölgede aktörler arasında yaşanan sorunlar hem bölgesel olarak krizler yaratmakta hem de küresel açıdan dikkat çekmektedir. Bu bağlamda Tayvan meselesinin söz konusu durumda ilk akla gelen durum olduğu öne sürülebilir.
Çin, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) ve dolayısıyla da Batı hegemonyasına karşı çok kutupluluğu savunan bir devlettir. Zira 2008 yılında başlayan küresel ekonomik krizin[1] ardından Çin, 2010 yılında Japonya’yı geçerek[2] ABD’nin ardından dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmuştur.[3] Bu gelişmelerle birlikte ilerleyen süreçte Pekin, küresel tedarik zincirinin tepesine çıkmıştır.[4] Bu da Çin’in küresel sistem açısından önemini ortaya koymaktadır.
Öte yandan bir de Güney Çin Denizi sorunu vardır. Nitekim Çin ve Güney Çin Denizi noktasında paydaş devletler bu bölge üzerinde anlaşma sağlayamamaktadır. Pekin’in bahse konu olan denize dair birtakım iddiaları bulunmaktadır. Dokuz Çizgili Hat[5] olarak adlandırılan bir sistem üzerinden Çin, bu deniz üzerinde bazı hakları olduğunu belirtmektedir. Ancak Vietnam, Filipinler, Tayvan, Avustralya, Endonezya ve Malezya gibi devletler de kendi iddialarını öne sürmektedir. Bu yüzden Güney Çin Denizi’nde problemler yaşanmaktadır. Bu sorun bağlamında her ne kadar uluslararası deniz hukukuna uygunluk çerçevesinde çağrılar da yapılıyor olsa bu bölgedeki gerilim azalmamakta ve tansiyon düşmemektedir.
Tayvan problemi ve Güney Çin Denizi sorunları bahse konu bölgeye yönelik küresel ilgiyi arttırmaktadır. Üstelik bu sorunlarda Çin’in de bir taraf olduğu düşünüldüğünde Asya-Pasifik Bölgesi’nin uluslararası sistemin temel yapı taşlarının ve temel güvenlik yaklaşımlarının algılanabildiği bir bölge olmasında Pekin’in kayda değer bir yerinin olduğu öne sürülebilir.
Tüm bunların yanı sıra ABD’nin ve NATO’nun bölgeye ilgisinin temelinde de Çin’le yürütülen küresel mücadele yer almaktadır. Zira Washington, bölgede birçok ülkeyle ittifaklar geliştirmektedir. Bu bağlamda en öne çıkan devletler; Avustralya, Güney Kore, Yeni Zelanda, Vietnam, Japonya ve Filipinler’dir.
Dahası ABD bölgede birçok askeri işbirliği de hayata geçirmektedir. Avustralya, ABD ve Yeni Zelanda birlikteliğiyle 1951 yılında meydana getirilen ANZUS Anlaşması;[6] Hindistan, Japonya, ABD ve Avustralya birlikteliğiyle hayata geçirilen Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD)[7] ve Birleşik Krallık, ABD ve Avustralya ortaklığıyla kurulan AUKUS Paktı,[8] bu birlikteliklerin somut örneklerini oluşturmaktadır.
Asya-Pasifik Bölgesi’nin mevcut konjonktürü ve küresel sistemdeki jeopolitik konumu, artık Çin’in yükselişi üzerinden okunmaya başlanmıştır. Bu bağlamda Çin’in artan bölgesel ve küresel faaliyetleri, Batı’nın tek kutuplu dünya anlayışına meydan okumaktadır. En nihayetinde Çin, yalnızca Asya-Pasifik jeopolitiğini değil, küresel jeopolitiği de kökten değiştirecek güç ve kapasitededir.
[1] “As PacWest Shares Dive, Are We Seeing the 2008 Financial Crisis All over Again?”, Cable News Network, https://edition.cnn.com/2023/05/11/business/2008-banking-crisis-comparison/index.html, (Erişim Tarihi: 06.06.2023).
[2] “China Overtakes Japan as World’s Second-Biggest Economy”, British Broadcasting Corporation News, https://www.bbc.com/news/business-12427321, (Erişim Tarihi: 06.06.2023).
[3] “The World’s Largest Economies”, World Data Info, https://www.worlddata.info/largest-economies.php, (Erişim Tarihi: 06.06.2023).
[4] “China’s Dominance in Global Supply Chains”, GMF US Org, https://www.gmfus.org/news/chinas-dominance-global-supply-chains, (Erişim Tarihi: 01.06.2023).
[5] “Just Where Exactly Did China Get the South China Sea Nine-Dash Line From?” The Time, https://time.com/4412191/nine-dash-line-9-south-china-sea/, (Erişim Tarihi: 01.06.2023).
[6] “The United States and Australia: A Vital Partnership fot he Indo-Pacific Region and the World”, U.S. Department of State, https://www.state.gov/the-united-states-and-australia-a-vital-partnership-for-the-indo-pacific-region-and-the-world/, Erişim Tarihi: 25.05.2023).
[7] “No Plans to Add New members to Quad Grouping Now: White House”, The Times of India, https://timesofindia.indiatimes.com/world/us/no-plans-to-add-new-members-to-quad-grouping-now-white-house/articleshow/99924649.cms?from=mdr, (Erişim Tarihi: 25.05.2023).
[8] “AUKUS Deal: United States, United Kingdom and Australia Agree on Nuclear Submarine Project”, British Broadcasting News, https://www.bbc.com/news/world-australia-64945819, (Erişim Tarihi: 25.05.2023).
