Analiz

Doğal Gazdan Jeopolitiğe: Moskova Zirvesi’nin Stratejik Anlamı

Ortaya çıkan tablo, Avrupa Birliği ülkelerini enerji ve güvenlik alanlarında çeşitlendirme politikalarını daha hızlı uygulamaya teşvik etmektedir.
Günümüzde Moskova, Soğuk Savaş döneminden farklı olarak, ideolojik unsurlardan ziyade karşılıklı ekonomik ve jeopolitik çıkarlar temelinde iş birliği modelleri geliştirmeyi tercih etmektedir.
BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu gibi Batı dışı çok taraflı platformların giderek daha görünür hale gelmesi, çok kutuplu uluslararası düzen tartışmalarını güçlendirmektedir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Moskova’da 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nun (GECF) 8. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, yalnızca küresel doğal gaz piyasalarının geleceğinin ele alındığı teknik bir toplantı olmanın ötesine geçerek önemli jeopolitik mesajlar içeren diplomatik bir platform niteliği kazanmaktadır. Zirve, Rusya açısından enerji diplomasisini güçlendiren bir etkinlik olmasının yanı sıra Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve diplomatik baskılar sonrasında oluşan uluslararası yalnızlık algısını kırmaya yönelik önemli bir fırsat sunmuştur.

GECF, uluslararası düzeyde faaliyet gösteren hükümetler arası bir kuruluştur. Dünya doğalgaz rezervlerinin önemli bir bölümünü temsil eden kuruluşun tam üyeleri arasında Cezayir, Bolivya, Mısır, Ekvator Ginesi, İran, Libya, Nijerya, Katar, Rusya, Trinidad ve Tobago, Birleşik Arap Emirlikleri ile Venezuela yer almaktadır.[i] OPEC benzeri bağlayıcı üretim kotaları belirlemese de Forum, enerji politikalarının koordinasyonu, piyasa istikrarı ve uzun vadeli yatırım stratejilerinin geliştirilmesi açısından giderek daha fazla ilgi kazanmaktadır.

Moskova Deklarasyonu, yalnızca ortak ilkeleri ortaya koymakla kalmayıp, aynı zamanda işbirliğinin somut alanlarını da belirlemektedir. Bu alanlar arasında Afrika ve diğer gelişmekte olan bölgelerde yeni doğal gaz pazarlarının oluşturulması, altyapı projeleri için uzun vadeli finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, teknoloji paylaşımı ve yapay zeka dahil olmak üzere dijital çözümlerin uygulanması yer almaktadır.[ii]

Rusya, kuruluşundan bu yana forumun en etkili üyelerinden biri olmuş ve doğal gazın uluslararası politikada stratejik bir faktör olarak kullanılmasını destekleyen başlıca aktörlerden biri olarak öne çıkmıştır. Moskova’da düzenlenen zirve de Rusya’nın enerji diplomasisindeki merkezi konumunu yeniden vurgulamıştır.

Öte yandan, aynı ay içerisinde Moskova’da düzenlenecek Rusya-Afrika Zirvesi’ne Afrika’daki 54 ülkeden 48’inin katılımı teyit edilmiştir. Bu ülkelerden 22’si zirvede devlet başkanları düzeyinde temsil edilecektir. Daha önce 2023 yılında St. Petersburg’da gerçekleştirilen benzer zirvede ise 48 Afrika ülkesinden yalnızca 17’si devlet başkanı seviyesinde katılım sağlamıştı.[iii]

Moskova’da düzenlenen zirvelerin en önemli siyasi çıktılarından biri, “uluslararası izolasyon” söylemine karşı alternatif bir diplomatik görüntü oluşturmasıdır. Batılı ülkeler Rusya’yı uluslararası sistemden dışlamaya çalışırken, birçok ülke ekonomik ve stratejik çıkarlarını ön planda tutarak Moskova ile ilişkilerini sürdürmektedir. Bu durum, uluslararası siyasette yeni bir ayrışmanın ortaya çıktığını göstermektedir. Bir tarafta Batı merkezli yaptırım mekanizmaları devam ederken, diğer tarafta Küresel Güney ülkeleri enerji, ticaret ve yatırım alanlarında Rusya’yla işbirliğini sürdürme konusunda kararlılık göstermektedirler.

Batı dünyasının ortak strateji anlayışı da tartışmaya açılmaktadır. Washington yönetiminin özellikle enerji ve güvenlik alanlarında izlediği politikalar, Batılı müttefikleriyle ilişkileri adeta sarsmakta ve stratejik bir boşluk oluşturmaktadır. Örneğin, Putin ile Trump arasında 9 Ekim’de gerçekleştirilen telefon görüşmesinin ardından Rusya, Amerikan ve küresel pazarlara petrol ve petrol ürünleri tedarik etmeye hazır olduğunu teyit etmiştir. ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) ise Rus dizel yakıtı ihracatına 7 Nisan 2027 tarihine kadar izin veren Genel Lisans No. 135’i (GL 135) yayımlamıştır.[iv]

Buna karşılık Avrupa Komisyonu’nun 2027 yılı sonuna kadar Rus enerji kaynaklarından tamamen vazgeçilmesini öngören planı, Avrupa Birliği’nin bağlayıcı mevzuatına dahil edilmiştir. Söz konusu düzenleme uyarınca, Rusya’dan AB’ye kısa vadeli sözleşmeler kapsamında sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve boru hattı gazı ithalatı halihazırda yasaklanmıştır. Ayrıca, uzun vadeli sözleşmeler çerçevesindeki Rus LNG’sinin ithalatına yönelik nihai yasağın 1 Ocak 2027 tarihinde, boru hattı gazına ilişkin yasağın ise en geç 1 Kasım 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.[v]

Dikkat çeken gelişmelerden biri de Rus menşeli ürünlere %500’e varan, Rus petrolü ve doğal gazının en büyük alıcılarına ise %100’e kadar gümrük vergisi uygulanmasını öngören yasal düzenlemenin yürürlüğünü askıya alan başkanlık kararnamesinin imzalanması olmuştur.[vi] Ortaya çıkan tablo, Avrupa Birliği ülkelerini enerji ve güvenlik alanlarında çeşitlendirme politikalarını daha hızlı uygulamaya teşvik etmektedir.

Ancak Moskova’da düzenlenen zirveler, Rusya’nın uluslararası izolasyondan tamamen çıktığını göstermemektedir. Bunun yerine Rusya’nın Batı ile yaşadığı diplomatik kopuşa rağmen farklı bölgesel güç merkezleriyle ilişkilerini koruyabildiğini ve yeni ortaklıklar geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Üstelik ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri ile Orta Doğu’da yaşanan güvenlik sorunları, Washington’a duyulan güveni olumsuz etkilemekle kalmayıp yeni güç dengelerinin ve işbirliği arayışlarının ortaya çıkmasına da zemin hazırlamıştır. Bu çerçevede Çin’le yakınlaşma veya tarihsel olarak derin ilişkilere sahip olunan Rusya’yla işbirliğinin, Orta Doğu bölgesi de dahil olmak üzere Küresel Güney ülkeleri için alternatif seçenekler sunması kaçınılmaz görünmektedir.

Bu bağlamda altı çizilmesi gereken hususlardan biri, İran’la özellikle güncel olarak enerji, askeri ve güvenlik alanlarında yürütülen işbirliğidir. 2025 yılında imzalanan İran-Rusya Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, ikili ilişkilerin derinleşmesine önemli katkı sağlamaktadır. Yoğun diplomatik temaslar, üst düzeyde gerçekleştirilen görüşmeler ve nihayetinde İran tarafının zirveye cumhurbaşkanı düzeyinde katılımı, iki ülke arasında karşılıklı çıkarlara dayalı ilişkilerin sürdürülmesi ve daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini göstermektedir.

Önemli bir nokta da Rusya’nın tarihsel olarak Küresel Güney ülkelerinin büyük çoğunluğuyla ayrı ayrı kapsamlı işbirliği mekanizmalarına sahip olmasıdır. Günümüzde Moskova, Soğuk Savaş döneminden farklı olarak, ideolojik unsurlardan ziyade karşılıklı ekonomik ve jeopolitik çıkarlar temelinde işbirliği modelleri geliştirmeyi tercih etmektedir.

Sonuç olarak, bu tür zirveler aynı zamanda uluslararası sistemde güç dengelerinin değişmekte olduğuna işaret etmektedir. BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü ve Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu gibi Batı dışı çok taraflı platformların giderek daha görünür hale gelmesi, çok kutuplu uluslararası düzen tartışmalarını güçlendirmektedir. Rusya açısından enerji diplomasisi, bu yeni düzenin en önemli araçlarından biri olarak görülmektedir. Avrupa pazarındaki kayıplarını Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki çeşitli ortaklıklarla telafi etmeye çalışan Moskova, doğal gazı yalnızca ekonomik bir kaynak değil, aynı zamanda stratejik bir dış politika enstrümanı olarak değerlendirmektedir.


[i] “Лидеры стран ФСЭГ приняли Московскую декларацию”, РИА Новости, https://ria.ru/20261027/ekonomika-2127315943.html, (Erişim Tarihi: 28.10.2026).

[ii] “Сергей Цивилев раскрыл содержание Московской декларации стран – экспортеров газа”, Агентство нефтегазовой информации, https://shorturl.at/96MkG, (Erişim Tarihi: 28.10.2026).

[iii] “Russia-Africa summit to be attended by delegations from 48 countries, 22 countries to be represented by heads of state – Kremlin aide”, Interfax, https://interfax.com/newsroom/top-stories/119688/, (Erişim Tarihi: 28.10.2026).

[iv] “А. Новак: Россия отправила три танкера с дизелем в США и готова возобновить поставки газа в Европу”, Neftegaz.RU, https://neftegaz.ru/news/finance/940402-a-novak-rossiya-otpravila-tri-tankera-s-dizelem-v-ssha-i-gotova-vozobnovit-postavki-gaza-v-evropu/, (Erişim Tarihi: 28.10.2026).

[v] Aynı yer.

[vi] Патриция Новикова, “Как смягчение санкций против танкеров повлияет на рынок”, Агентство нефтегазовой информации, https://shorturl.at/85YMs, (Erişim Tarihi: 28.10.2026).

Toghrul VALIKHANLI
Toghrul VALIKHANLI
Toğrul Velihanlı, 2012 yılında Bakü Slavyan Üniversitesi Filoloji Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. 2020 yılında Kahire Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde ikinci lisans eğitimini tamamlamıştır. 2022 yılında Berlin Teknik Üniversitesi İşletme Hukuku Yüksek Lisansı (MBL), Avrupa ve Uluslararası Enerji Hukuku programını “Enerji Dönüşümü ve Enerji Güvenliği Zorlukları Zamanlarında AB-Azerbaycan Enerji İşbirliği” adlı teziyle master eğitimini tamamlamıştır. 2025 yılında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Anadili Azerbaycan Türkçesi olan Toğrul Velihanlı, ileri seviyede İngilizce, Rusça ve Arapça bilmektedir. Araştırma alanları arasında Yatırımcı-Devlet Tahkimi, Enerji Hukuku ve Politikası, Rusya’nın Dış Politikası, Ortadoğu Çalışmaları, Uluslararası Hukuk ve Uluslararası İlişkilerdir yer almaktadır.

Benzer İçerikler