Analiz

Orta Asya-Birleşik Krallık Düşünce Kuruluşları Forumu

Forum kapsamında Avrasya ulaştırma bağlantıları, kritik mineraller, yatırımcı güveninin güçlendirilmesi ile eğitim, beceri geliştirme ve güvenli iş gücü dolaşımı ele alınmıştır.
Bu gelişmeler, Orta Asya-Birleşik Krallık ilişkilerinin yalnızca siyasi diyalog düzeyinde kalmayıp, farklı alanlara yayılan ve giderek daha kurumsal bir nitelik kazanan bir işbirliği çerçevesine doğru ilerlediğini göstermektedir.
Bundan sonraki asıl sınav, forumda ele alından konuların ne ölçüde uygulanabilir projelere ve somut girişimlere dönüştürülebileceği olacaktır.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

14 Eylül 2026 tarihinde Orta Asya Uluslararası Enstitüsü (IICA), Londra merkezli ODI Global ve Birleşik Krallık’ın Özbekistan Büyükelçiliği ile ortaklaşa düzenlenen ilk Orta Asya-Birleşik Krallık Düşünce Kuruluşları Forumu’na ev sahipliği yapmıştır. Forum, kamu kurumlarına bağlı ve bağımsız düşünce kuruluşlarının, diplomatik temsilciliklerin, uluslararası kuruluşların, iş dünyasının ve akademinin yüzü aşkın temsilcisini bir araya getirmiştir. Forum kapsamında Avrasya ulaştırma bağlantıları, kritik mineraller, yatırımcı güveninin güçlendirilmesi ile eğitim, beceri geliştirme ve güvenli iş gücü dolaşımı ele alınmıştır.[i]

İlk Orta Asya-Birleşik Krallık Düşünce Kuruluşları Forumu, taraflar arasındaki ilişkileri siyasi diyaloğun ötesine taşıyarak daha somut ve kurumsal işbirliği alanları oluşturma yönündeki çabaların bir parçası olarak değerlendirilebilir. Bu doğrultuda atılan önemli adımlardan biri, 26 Şubat 2026 tarihinde Londra’da beş Orta Asya ülkesinin dışişleri bakanlarının Birleşik Krallık’la ilk kez CA5+Birleşik Krallık formatı kapsamında bir araya gelmesi olmuştur. Söz konusu buluşma kapsamında eğitim, güvenlik, finans ve ekonomik işbirliği başta olmak üzere çeşitli alanlarda üst düzey toplantılar gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Orta Asya ülkelerinin dışişleri bakanları Londra Borsası temsilcileriyle bir araya gelerek sermaye piyasaları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, yatırım akışlarının artırılması ve yeni finansal araçların geliştirilmesi gibi konuları ele almıştır.[ii]

Bu gelişmeler, Orta Asya-Birleşik Krallık ilişkilerinin yalnızca siyasi diyalog düzeyinde kalmayıp, farklı alanlara yayılan ve giderek daha kurumsal bir nitelik kazanan bir işbirliği çerçevesine doğru ilerlediğini göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında, eylül ayında düzenlenen Düşünce Kuruluşları Forumu da söz konusu sürecin bağımsız bir gelişmesi olmaktan ziyade önceki temasların devamı niteliğinde değerlendirilebilir.

Forumun dört ana başlığından ilki, Avrasya ulaştırma bağlantıları ve bu kapsamda Orta Koridor’un geliştirilmesine odaklanmıştır. Bu doğrultuda güzergâhın güvenilirliği, ticari uygulanabilirliği ve kurumsal koordinasyonunun güçlendirilmesinin yanı sıra değişen koşullar altında finansal ve hukuki açıdan nasıl sürdürülebilir hâle getirilebileceği, Orta Asya ve Azerbaycan’daki ulusal ulaştırma sistemlerinin daha bütünleşik bir ekonomik koridora dönüştürülmesinde Birleşik Krallık’ın nasıl bir rol üstlenebileceği ele alınmıştır.[iii] Bu durum, Birleşik Krallık’ın Orta Koridor bağlamındaki olası katkısının yalnızca fiziksel altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmayıp finansman, hukuki çerçeveler, sigorta ve kurumsal kapasite gibi alanları da kapsayabileceğine işaret etmektedir.

Kritik mineraller de forumun önemli gündem maddelerinden birini oluşturmuştur. Bu kapsamda Birleşik Krallık’ın güvenli ve çeşitlendirilmiş tedarik zincirlerine duyduğu ihtiyaç ile Orta Asya ülkelerinin ham madde ihracatının ötesine geçerek işleme kapasitesi, teknoloji transferi ve daha yüksek katma değer yaratma hedeflerinin nasıl örtüşebileceği ele alınmıştır.[iv] Bu durum, taraflar arasında kritik mineraller alanında karşılıklı fayda sağlayabilecek bir işbirliği potansiyeline işaret etmektedir.

Bununla birlikte kritik mineraller alanındaki işbirliği, giderek yoğunlaşan küresel teknoloji rekabetiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle forumda kritik minerallerin ayrı bir başlık altında ele alınması, Orta Asya-Birleşik Krallık ilişkilerinin yalnızca ticaret ve yatırım boyutunu değil, giderek daha stratejik hâle gelen teknoloji ve tedarik zincirleri bağlamında da gelişme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.

Bu işbirliği potansiyeli yalnızca forum gündeminde ortaya çıkmamıştır. Kazakistan ile Birleşik Krallık arasında kritik mineraller alanında hâlihazırda gelişmekte olan bir işbirliği bulunmaktadır. Nitekim 26 Şubat 2026 tarihinde Londra’da gerçekleştirilen görüşmelerde taraflar, kritik mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış, işbirliğinin yalnızca madencilik faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak işleme, rafinaj, geri dönüşüm ve yatırım projelerinin finansmanına yönelik mekanizmaları da kapsayacak şekilde genişletilmesi ele alınmıştır.[v]

Dolayısıyla kritik mineraller alanındaki işbirliğinin kurumsal bir zemine oturmaya ve somutlaşmaya başladığı söylenebilir. Şubat ayında gerçekleştirilen görüşmelerde tarafların bu alandaki ortaklığı daha ileri bir aşamaya taşıma ve somut sonuçlar üretme yönündeki iradesi ortaya konmuştur. Bu bağlamda forumda kritik minerallere ayrı bir başlık ayrılması, mevcut işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik ilginin sürdüğüne işaret etmektedir.

Bu eğilim, Orta Asya ülkelerinin teknoloji ve sanayi alanlarında tek bir ortaklık eksenine bağlı kalmak yerine daha esnek ve çeşitlendirilmiş ilişkiler ve ortaklıklar geliştirme yaklaşımıyla da örtüşmektedir. Kazakistan bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biridir. Haziran 2026 tarihinde ABD öncülüğündeki Pax Silica’ya, kısa süre sonra ise Çin öncülüğündeki WAICO’ya katılan ülke, her iki girişimde birden yer alan tek ülke olmuştur.[vi]

Bu örnek, Orta Asya ülkelerinin farklı aktörlerle eş zamanlı ortaklıklar geliştirme ve tek bir eksene bağlı kalmadan hareket alanlarını koruma konusunda belirli bir deneyim kazandığını göstermektedir. Bu çerçevede Birleşik Krallık’la geliştirilen ilişkiler de bölgenin mevcut ortaklık yapısını tamamlayan ve çeşitlendiren bir unsur olarak değerlendirilebilir.

Forumun finansman ve yatırım boyutu da bu açıdan önem taşımaktadır. Bu başlık kapsamında yatırımcı güveni, kurumsal öngörülebilirlik ve finansal bütünlüğün güçlendirilmesinin yanı sıra Taşkent ve Astana’daki uluslararası finans merkezleri ile Londra finans merkezi arasında daha güçlü kurumsal bağların kurulması ele alınmıştır.[vii] Bu durum, Orta Asya ülkeleri açısından finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesinin yanı sıra bölgenin Birleşik Krallık ve daha geniş uluslararası finans ekosistemiyle entegrasyonunun güçlendirilmesi açısından da fırsatlar sunabilir.

Forumda eğitim, beceri geliştirme ve güvenli iş gücü dolaşımının ele alınması, gündemin yalnızca ekonomik ve sektörel işbirliği alanlarıyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Bu konular, Orta Asya-Birleşik Krallık ilişkilerine beşerî ve toplumsal bir boyut kazandırmaktadır. Eğitim, uzman değişimleri ve insanlar arası etkileşim de daha kalıcı ilişkilerin kurulmasında önemli bir rol oynamaktadır. Nitekim forum kapsamında ortak araştırmaların, uzman değişimlerinin ve daha güçlü kurumsal bağların geliştirilmesinin önemi de vurgulanmıştır.[viii] Bu alanların ulaştırma, kritik mineraller, yatırım ve finans gibi diğer işbirliği alanlarıyla beraber ele alınması, taraflar arasındaki ilişkilerin tek bir sektöre dayanmayan, birbirini tamamlayan farklı boyutlar üzerinden geliştirilmesine imkân tanıyabilir. Bu açıdan forum, farklı odak alanlarını ortak bir işbirliği çerçevesi altında bir araya getiren kapsamlı ancak belirli bir amaca odaklanan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak, ilk Orta Asya-Birleşik Krallık Düşünce Kuruluşları Forumu, mevcut C5+Birleşik Krallık formatında sürdürülen siyasi diyaloğun düşünce kuruluşları, iş dünyası ve akademik kuruluşların katılımıyla daha somut işbirliği alanlarına taşınması yönünde atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak forumun başarısı ve sürdürülebilirliği büyük ölçüde bu diyaloğun devamlılığına bağlı olacaktır. Nitekim siyasi temasların bu tür forumlarla desteklenmesi ve farklı düzeylerdeki etkileşimin düzenli biçimde sürdürülmesi, işbirliğinin kalıcı bir nitelik kazanması açısından önem taşımaktadır. Forumun ilk kez düzenlenmiş olması ise sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bundan sonraki asıl sınav, forumda ele alından konuların ne ölçüde uygulanabilir projelere ve somut girişimlere dönüştürülebileceği olacaktır.


[i] “Central Asia-UK Expert Dialogue Launched in Tashkent”, International Institute for Central Asia, https://iica.uz/en/event/toshkentda-markaziy-osiyo-va-buyuk-britaniya-ekspertlar-muloqotiga-boshlandi, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).

[ii] “Central Asia 5+United Kingdom summit advances strategic collaboration”, GOV.UK, https://www.gov.uk/government/news/central-asia-5united-kingdom-summit-advances-strategic-collaboration, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).

[iii] “Opening remarks by Javlon Vakhabov, Director of the International Institute for Central Asia, at the inaugural Central Asia-UK Think Tank Forum”, International Institute for Central Asia, https://iica.uz/en/news/2026/09/16/markaziy-osiyo-buyuk-britaniya-tahlil-markazlarining-birinchi-forumida-markaziy-osiyo-xalqaro-instituti-direktori-javlon-vaxabovning-kirish-nutqi, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).

[iv] Aynı yer.

[v] “Kazakhstan and the United Kingdom Deepen Economic Cooperation in Priority Sectors”, https://www.gov.kz/memleket/entities/mfa/press/news/details/1170613?lang=en, (Erişim Tarihi: 18.09.2026).

[vi] Catherine Putz, “Pax Silica vs WAICO: Will Central Asia Have to Pick a Side?”, The Diplomat, https://thediplomat.com/2026/09/pax-silica-vs-waico-will-central-asia-have-to-pick-a-side/, (Erişim Tarihi: 18.09.2026).

[vii] “Opening remarks by Javlon Vakhabov…”, a.g.m.

[viii] Aynı yer.

Banu YAKUBOVA
Banu YAKUBOVA
Banu Yakubova, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü son sınıf öğrencisidir. Aynı üniversitede Sosyal Adalet ve Politika alanında yan dal eğitimine devam etmektedir. Lisans eğitimi kapsamında Erasmus+ Değişim Programı ile Fransa’da Sciences Po Lille’de bir dönem eğitim almıştır. Başlıca ilgi alanları; Orta Asya, dış politika analizi, güvenlik çalışmaları, uluslararası hukuk ve insan haklarıdır. Banu, ileri düzeyde İngilizce, Türkçe, Rusça ve Türkmence bilmekte olup Fransızca öğrenimine devam etmektedir.

Benzer İçerikler