İkinci Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan’ın zaferiyle neticelenmesi Ermenistan’da toplumsal ve siyasal bir kriz yaratmıştır. Zira Nikol Paşinyan’ı savaş yenilgisinden sorumlu tutan Ermeniler protestolara başlamış ve söz konusu eylemler sona erdirilemediği gibi, göstericilerin istifasını istediği Paşinyan’ın görevde kalmak için direnmesi, başarısız darbe girişimini beraberinde getirmiştir. Her ne kadar Ermeni lider bu girişimi bertaraf etse de gerek Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan’la gerekse de Anayasa Mahkemesi’yle karşı karşıya gelmesi, ülkede bir yönetilememezlik durumu oluşturmuştur. Dolayısıyla bu süreçte Paşinyan’ın yalnızca toplumsal muhalefetle değil; aslında devletin tüm kurumlarıyla karşı karşıya geldiği görülmüştür. Mevzubahis sorunu aşmak için halkın güvenini tazelemek gerektiğini düşünen Paşinyan, erken seçimlerin yapılabilmesi amacıyla istifa etmiş ve “Sivil Sözleşme Partisi”nin adayı olarak 20 Haziran 2021 tarihinde gerçekleşen seçimlere katılmıştır.
Seçimlerde öne çıkan adaylar ise Nikol Paşinyan ve Robert Koçaryan olmuştur. Bu anlamda Ermenistan seçimleri, Kadife Devrim’le iktidara gelen ve Batı yanlısı bir lider olarak bilinen Paşinyan ile Eski Cumhurbaşkanı Koçaryan’ı ortak aday olarak gösteren ve Rus yanlısı söylemleriyle öne çıkan “Ermenistan İttifakı” arasındaki bir yarış olarak cereyan etmiştir. Buna bağlı olarak da seçimler, Ermeni halkının jeopolitik bir tercih yapacağı anlamına gelmiştir. Zira Koçaryan’ın iktidara gelmesi durumunda, Rusya’nın desteğini alacağı ve Karabağ Sorunu’nda yeniden işgal yanlısı politikalara dönüleceği öngörülmüştür.
İşte bu atmosferde gerçekleşen seçimlerden önce yapılan anketler, iki lider arasında çok yakın bir rekabetin yaşanacağına işaret etmiş ve hatta tahminler Koçaryan’ın ipi göğüsleyeceği yönünde olmuştur. Lakin seçimler, beklenilenin aksine; Paşinyan’ın ezici bir zafer elde etmesiyle neticelenmiştir. Zira Paşinyan, oyların %53,92’sini alarak yarışı birinci tamamlamıştır. En yakın rakibi olan Koçaryan ise %21,1 oy alarak ikinci olmuştur.[1] Buna ek olarak Eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın aday olduğu “Onurum Var İttifakı” da %5,23 oyla barajı geçerek Ermenistan Parlamentosu’nda temsil edilme hakkına kavuşmuştur.[2]
Seçim sonuçlarının ortaya koyduğu en önemli realite, protestolar ve darbe girişiminin yarattığı kaosa rağmen Ermeni halkının Kadife Devrim’e olan inancını koruduğu ve Paşinyan’ın bir şansı daha hak ettiği kanaatinde olduğudur. Bu durum ise Ermenistan’da Rus yanlısı bürokratik yapıya rağmen özellikle de genç kuşakların ülkenin geleceği açısından Batı’ya yönelmenin daha doğru olacağına inanmasından kaynaklanmaktadır. Yani fakirlikten bunalan ve uluslararası toplumdan izole olmanın yaşattığı yorgunluktan usanan Ermeni halkı, savaş ve kavga istemediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Çünkü muhalefetin savaş yenilgisinden sorumlu tuttuğu Paşinyan’a halk açık destek vermiştir.
Bahse konu olan desteğin nedenlerinden biri de Paşinyan’ın savaş yenilgisi noktasında suçun kendisinde olmadığına toplumu ikna etmesidir. Kampanya sürecinde Ermeni lider, geçmişteki iktidarlar tarafından uygulanan politikaların hem Ermeni Ordusu’nu güçsüz kıldığını hem de uluslararası toplumun tepkisine yol açtığını ifade etmiştir. Zaten Paşinyan, savaştan önce Karabağ’daki yedi bölgenin Azerbaycan’a iade edilmesi gerektiğini de alacağı eleştiriler pahasına dile getirmiştir. Ortaya çıkan tablo, Ermenistan’ın Paşinyan’ın tezlerinden daha ağır bir yenilgi aldığını ve çok sayıda askerini yitirdiğini göstermektedir. Dolayısıyla geçmişte Paşinyan’ın yaptığı öneriler kabul görseydi, zaten günümüzde bu kadar ağır bir tabloyla karşılaşılmayacaktı. Paşinyan’ın bu söylemlerine rağmen aldığı destek, Ermeni halkının da geleneksel politikalardan uzaklaşılmasından yana olduğunu göstermektedir.
Bahsi geçen politikalardan uzaklaşılarak dünyaya entegre olunması noktasında Ermenistan’ın önünde tarihi bir fırsat vardır. Bu fırsat ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından önerilen “Altılı İşbirliği Platformu”dur. Paşinyan liderliğindeki Erivan yönetiminin platforma dahil olmayı kabul etmesi halinde, bölgesel işbirliği süreçlerine katkı sağlayacağı ve ulaştırma ve enerji koridorlarına entegre olacağı söylenebilir. Bu da Ermeni halkının refahını arttıracağı gibi, Batı’ya açılması hususunda atması gereken ilk adım olan Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşmenin başlaması anlamına gelecektir.
Erivan’ın Ankara ve Bakü’yle ilişkilerini normalleştirebilmesi ise iki ön koşula bağlıdır. Bunlar; Ermenistan’ın Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve Türkiye’ye yönelik sözde soykırım iddialarından vazgeçmesidir. Bir anlamda Ermenistan, travmalar üzerine kurduğu kimlik algısıyla ve geçmişte gerçekleştiğine inandığı iddialarla yaşamaktan vazgeçip; günün realitesine uyum sağlayıp yarınları inşa etme fırsatına kavuşabilir. Nitekim Türkiye-Ermenistan ve Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinde yaşanacak sağlıklı bir işbirliği, bölgesel barış ve güvenliğe katkı sağlamasının yanı sıra bölge halklarının refahını da arttıracaktır. Tüm bu fırsatlar açısından Sivil Sözleşme Partisi’nin tek başına iktidar olması, Ermenistan için büyük bir şanstır. Fakat söz konusu devletin bu şansı değerlendirip değerlendiremeyeceği henüz belirsizdir.
Yukarıda belirtildiği üzere, Paşinyan’ın zihinsel altyapısı ülkesini liberalleştirerek Batı’ya entegre olmayı amaçlayan düşüncelerle şekillenmektedir. Bu doğrultuda Ermeni lider, İkinci Karabağ Savaşı öncesinde yedi bölgenin iadesini önermiştir. Lakin seçilmiş bir lider olmasına rağmen Paşinyan’ın ülkedeki vesayet yapısını tek başına değiştirecek gücü olmamıştır. Zaten bu nedenle de savaş yenilgisinin akabinde Rus yanlısı toplumsal kesimler başta olmak üzere ordu ve bürokratik kurumlar, Ermeni lideri istifaya zorlamış ve seçime giden gelişmeler yaşanmıştır. Seçim sonuçları ise Ermeni halkının ülkedeki Soğuk Savaş’tan kalma vesayetçi zihniyetin değişmesini istediğini gözler önüne sermektedir. Fakat arkasındaki büyük halk desteğine rağmen Paşinyan’ın işi hiç kolay değildir. Nitekim önümüzdeki süreçte Ermenistan’ın istikrara mı kavuşacağı; yoksa kaosun derinleştiği bir ortamla mı yüzleşeceği net değildir.
Ülkedeki kaosun artacağı yönündeki yorumlar ise hile iddialarıyla ilişkilidir. Zira seçimlerin ardından Koçaryan’ı aday gösteren “Ermenistan İttifakı”nın yaptığı yazılı açıklamada, “Muhalefetin kalabalık mitingleri ve iktidarın az kişiyle yapılan etkinlikleri tamamen farklı duygulara işaret ediyor. Sandık merkezlerinden organize ve planlı sahtekarlıklara işaret eden yüzlerce sinyal ise güven eksikliğinin başlıca işaretidir.” ifadeleri kullanılmış ve bu ittifak, seçim sonuçlarını tanımayacaklarını ilan etmiştir.[3] Bu da sokak eylemlerinin yeniden başlayabileceğinin habercisidir. Dahası Koçaryan’ın etrafında birleşen kesimler, askeri bürokrasi içerisindeki Rus yanlısı grupları kışkırtarak yeniden bir darbe girişiminin gerçekleşmesi için de harekete geçebilir. Yani ülkedeki istikrarsızlığın aşılması hedefiyle düzenlenen erken seçimlerin kaosu sonlandırmaya yetmeme olasılığı oldukça yüksektir.
Muhalefetin seçimlere ilişkin iddialarından hareketle, Paşinyan’ın önünde iki seçenek bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Ermeni liderin geleneksel siyaset anlayışına uyumlu bir profil olarak hareket etmesi ve bir anlamda müesses nizamla uzlaşarak Rusya’yı çok fazla karşısına almayacak bir çizgide konumlanmasıdır. Bu senaryoda iktidarını daha rahat sürdürmesi olası gözüken Paşinyan’ın muktedir olması ise mümkün değildir. İkinci senaryo ise halkın Kadife Devrim’e olan inancını gören seçilmiş bir lider olarak Paşinyan’ın ülkedeki vesayet düzeniyle mücadele etmesi ve hem kendi düşüncelerine hem de Ermeni halkının çoğunluğunun beklentilerine uygun olarak Batı’ya yönelmesi ve bu anlamda bölgedeki komşularıyla normalleşme adımları atarak Ermenistan’ı bölgesel işbirliğine açık bir aktör olarak konumlandırmasıdır. Bu seçenek, iç siyasette çok daha sert bir hesaplaşmaya neden olabileceği için halk hareketi ve darbe girişimi ihtimallerinin de gündeme gelebileceği bir tabloya işaret etmektedir. Bu yüzden de Paşinyan’ın seçimi kazandığı kesin olsa da ülkedeki siyasi krizin aşıldığını söylemek için henüz erkendir.
[1] Emre Gürkan Abay, “Ermenistan’daki Erken Parlamento Seçimini Paşinyan’ın Partisi Kazandı”, Anadolu Ajansı, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ermenistan-daki-erken-parlamento-secimini-pasinyanin-partisi-kazandi/2280248, (Erişim Tarihi: 22.06.2021).
[2] Aynı yer.
[3] “Son Dakika Haberi: Ermenistan’da İlk Sonuçlar: Seçimi Paşinyan’ın Partisi Kazandı”, NTV, https://www.ntv.com.tr/dunya/son-dakika-haberi-ermenistanda-ilk-sonuclar-secimi-pasinyanin-partisi-kazandi,K-eiL_Y-20OCFDGJba0SCA, (Erişim Tarihi: 22.06.2021).
