Analiz

Statüko ve Revizyonizm Arasında Tiflis: Diplomatik Türbülanslara Karşı “Kirpi” Doktrini ve Pragmatizm

Batı ile normatif krizler yaşayan Gürcistan, “kirpi stratejisi” benimseyerek ABD ile askerî ilişkilerini siyasî türbülanslardan izole ediyor.
Tiflis yönetimi, Türkiye ve Azerbaycan ile yürüttüğü üçlü savunma formatlarını derinleştirerek NATO şemsiyesi dışında bölgesel caydırıcılık paktları inşa ediyor.
Orta Koridor’un kilit transit ülkesi olan Gürcistan, bu jeoekonomik avantajını büyük güç rekabetinde stratejik bir denge unsuru ve pazarlık kozu olarak kullanıyor.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Küresel jeopolitik fay hatlarında yaşanan köklü sarsıntılar ve büyük güç rekabetinin yeniden şekillenmesi, Güney Kafkasya’yı uluslararası güvenlik mimarisinin en kritik düğüm noktalarından biri haline getirmiştir. Bu değişken ve kırılgan jeostratejik denklemde merkezî bir konuma sahip olan Gürcistan, ulusal bekasını ve toprak bütünlüğünü teminat altına almak amacıyla dış politika eksenini çok boyutlu bir hayatta kalma refleksi üzerine kurgulamaktadır. Bir yanda kökleşmiş Avrupa-Atlantik entegrasyonu vizyonunu sürdürme hedefi, diğer yanda ise bölgesel aktörlerin hızla artan askerî kapasiteleri ve doğrudan sınırlarında hissettiği asimetrik tehditler, Tiflis yönetimini geleneksel ittifak yapılarını pragmatik açılımlarla tahkim etmeye zorlamaktadır. Bu doğrultuda Gürcistan; diplomatik arenada karşılaştığı kurumsal türbülanslara ve izolasyon baskılarına rağmen, salt normatif bir dış politikadan ziyade reelpolitik dengeleri merkeze alan, yakın çevresindeki askerî angajmanları çeşitlendiren ve jeoekonomik ulaştırma hatlarındaki kilit rolünü stratejik bir caydırıcılık unsuru olarak kullanan otonom bir güvenlik arayışı içindedir.

Güney Kafkasya’nın değişen güvenlik mimarisinde Gürcistan, ulusal bekasını korumak adına çok katmanlı bir dengeleme stratejisi yürütmektedir. Bir yanda ABD ile Yabancı Askerî Finansman programı kapsamında Norio’da FPV İHA muharebe tatbikatları düzenlerken; diğer yanda Abhazya’da konuşlu Rus 7. Askerî Üssü ve sözde Abhaz cumhuriyetinin güçlerinin Tiflis’in egemenliğini ihlal eden ağır silahlı ortak tatbikatının yarattığı tehditle yüzleşmektedir.[i] Eş zamanlı olarak Ermenistan; Fransa, Almanya ve ABD (“Eagle Partner”) ile stratejik temaslar kurup Çin ile askerî eğitim anlaşmaları imzalarken, Azerbaycan ise Çin’deki CASIC tesislerini inceleyip Belarus ile ilişkilerini geliştirmiş ve Türkiye ile Özbekistan’ın katılımıyla kapsamlı “Birlik Gücü – 2026” tatbikatını düzenlemiştir. Bu asimetrik bölgesel hareketlilik, Tiflis’i taktiksel caydırıcılığını artırmaya zorlamaktadır.

Bölgesel güvenlik ikilemi, Gürcistan’ı yakın komşularıyla savunma entegrasyonunu derinleştirmeye itmiştir. 14 Ağustos 2026’da Gürcistan Savunma Bakanı İrakli Çikovani, Azerbaycan’ın Tiflis Büyükelçisi Faik Guliyev ile görüşerek stratejik ortaklığın önemini vurgulamış yeni Savunma Ataşesi Albay Arzu Hasanov ile ikili ve üçlü işbirliği formatlarını değerlendirmiştir.[ii] Bu işbirliğinin sahadaki yansıması olarak 16 Haziran 2026’da Muhrovani’de Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan özel kuvvetlerinin katılımıyla “Kafkas Kartalı 2026” tatbikatı başlamıştır. Üst düzey katılımla açılan ve taktiksel senkronizasyonu hedefleyen bu eğitimler, Gürcistan’ın Batı dışı kurumsal alternatifler üzerinden de bölgesel caydırıcılık üretebildiğini akademik olarak kanıtlamaktadır.[iii]

Bölgesel ortaklıkların yanı sıra, Avrupa-Atlantik entegrasyonu askerî-teknik düzlemde ilerlemektedir. NATO Uluslararası Askerî Kurmay Başkanı Korgeneral Remigijus Baltrėnas, 29 Haziran – 1 Temmuz’da Tiflis’te Temel NATO-Gürcistan Paketi’nin uygulanmasını görüşmüş, JTEC ve NATO İrtibat Bürosu’nu ziyaret ederek Gürcistan’ın “Sea Guardian” misyonuna katkılarını takdir etmiştir.[iv] Deniz güvenliği inisiyatifleri kapsamında ise Gürcistan, 28 Temmuz 2026’da ABD liderliğindeki “Sea Breeze 2026” tatbikatına 12 personeliyle katılarak Karadeniz’de mayın karşıtı harekât ve insansız sistemler üzerine eğitim almış, ulusal kapasite inşası bağlamında İttifak mekanizmalarını aktif şekilde kullanmıştır.[v]

Ancak askerî-taktiksel uyuma karşın, siyasî boyutta Gürcistan ile Batı bloku arasında ciddi diplomatik kırılmalar yaşanmaktadır. 8 Temmuz 2026’da Dışişleri Bakanı Maka Botçorişvili, Türkiye’deki NATO Zirvesi yerine Ankara’daki “Müttefikler” panelinde, ülkesinin Afganistan misyonundaki katkılarını hatırlatarak barışın temel öncelik olduğunu vurguladı.[vi] Gürcistan’ın NATO Zirvesi’ne davet edilmemesi, “yabancı ajan” yasası sonrası AB müzakerelerinin 2028’e dondurulması ve Cumhurbaşkanı Kavelaşvili’nin Tahran ziyareti, muhalefet tarafından ülkenin “toksik” bir devlete dönüştürüldüğü eleştirilerine yol açmıştır. Aynı zamanda Gürcistan Başbakan İrakli Kobahidze ekonomik büyümeyi ve ülkesinin transit konumunu tekrar tekrar dile getirerek bu stratejik ve önemli konumunu savunmuştur.[vii]

Bu siyasî izolasyon baskılarına rağmen Tiflis yönetimi, ABD ile savunma bağlarını özenle korumaktadır. 14 Ağustos 2026’da Savunma Bakanı Çikovani, ABD Büyükelçi Vekili Amy Diaz ve Ataşe Jonathan Adams ile stratejik ortaklığı ele almış[viii]; 21 Eylül 2026’da ise ABD Müsteşar Yardımcısı Andrew Loomis ve heyetiyle ikili askerî bağlar, uluslararası misyonlardaki ortaklıklar ve stratejik hedefler detaylıca görüşülmüştür. Gürcü yetkililerin, ikili bağların derinleştirilmesinde kritik rol oynayan bu ziyaretten duydukları memnuniyeti yinelemesi, ABD ile stratejik iletişimin devlet aklı açısından vazgeçilmezliğini bir kez daha teyit etmiştir.[ix]

Bu çoklu angajman kapasitesinin küresel yankısı olarak Bakan Botçorişvili, BM kapsamındaki Concordia Zirvesi’nde Gürcistan’ın ABD için daima güvenilir bir müttefik olduğunu, bölgesel ortaklıkların geliştirilmesinin AB hedeflerinden vazgeçildiği anlamına gelmediğini vurgulamıştır.[x] Nihayetinde, 16 Eylül 2026’da BAE’deki Euronews forumunda konuşan Botçorişvili, Avrupa’nın güvenliği için Güney Kafkasya’nın hayati önemde olduğunu belirterek, Orta Koridor’un çok boyutlu etkileşim alanındaki kilit rollerinin altını çizmiştir. Nitekim Gürcistan, NATO ve Batılı kurumlarla yaşadığı siyasî darboğazları, askerî diplomasi ve ulaştırma jeopolitiği üzerinden dengeleyerek ulusal çıkarlarını maksimize eden proaktif bir dış politika çizgisi izlemektedir.

Mevcut jeopolitik fay hatlarındaki bu sıkışmışlık göz önüne alındığında, kısa ve orta vadede Gürcistan’ın güvenlik mimarisine dair en rasyonel olasılık, ülkenin formel NATO şemsiyesi dışındaki mini-lateral (küçük çok taraflı) ittifak ağlarını derinleştirerek kurumsallaştırmasıdır. Rusya’nın Abhazya’daki askerî tahkimatı ve bölgesel statükoyu revize etme potansiyeli karşısında Tiflis yönetiminin, Türkiye ve Azerbaycan ile yürütülen üçlü savunma formatlarını yalnızca taktiksel bir manevra olmaktan çıkarıp yarı-resmi bir caydırıcılık paktına dönüştürmesi yüksek bir olasılıktır. Batı ile yaşanan normatif krizlerin NATO’ya tam üyelik perspektifini stratejik bir muğlaklığa itmesi, Gürcistan’ı ABD ile yürüttüğü ikili askerî programları iç siyasetteki diplomatik çalkantılardan tamamen izole etmeye, yani katı bir “bölümlendirme” stratejisi uygulamaya yöneltecektir. Bu bağlamda, Gürcistan’ın ulusal bekasını temin etmek adına, Moskova’yı doğrudan provoke edecek askerî-siyasî retoriklerden kaçınırken sahada asimetrik muharebe kapasitesini Batı menşeli yardımlarla tahkim ettiği, “kirpi stratejisi” olarak da adlandırılabilecek defansif bir otonomi modeline geçiş yapması beklenen en gerçekçi devlet aklı refleksidir.

Bu askerî-güvenlik senaryosunu tamamlayıcı nitelikteki ikinci yüksek olasılıklı projeksiyon ise, Gürcistan’ın dış politikasında yaşanacak jeoekonomik eksenli bir “işlemsel hiper-pragmatizm” dönemidir. AB ile müzakerelerin askıya alınmasının yaratacağı normatif boşluk, Tiflis’i Orta Koridor üzerindeki lojistik ve transit potansiyelini Asya-Pasifik aktörleri, bilhassa da Çin ve Orta Asya pazarları ile daha entegre hale getirmeye teşvik edecektir. Bu senaryoda Gürcistan, Batı’nın demokratik koşulsallık taleplerini ve Rusya’nın potansiyel ekonomik şantajlarını dengelemek için coğrafi konumunu stratejik bir pazarlık kozuna dönüştürecektir. Ülkenin uluslararası arenada maruz kaldığı kısmi diplomatik izolasyon, Batı’nın Kafkasya jeopolitiğini tamamen kaybetme endişesiyle birleştiğinde; Gürcistan’ın büyük güçler arasında ideolojik bir uydu olmaktan ziyade, rekabet halindeki tüm aktörlerin çıkarlarının kesiştiği vazgeçilmez bir “tampon ve geçiş” devleti statüsünü pekiştirmesiyle sonuçlanacaktır

Sonuç itibarıyla Gürcistan, Güney Kafkasya’nın daralan jeopolitik manevra alanında hayatta kalabilmek için salt ideolojik aidiyetleri aşan, proaktif ve son derece pragmatik bir “stratejik dengeleme” doktrini inşa etmektedir. Tiflis yönetimi; Batı ile yaşanan normatif krizlerin faturasını asgari düzeyde tutmak amacıyla savunma bürokrasisini siyasî türbülanslardan izole ederken, aynı zamanda bölgesel mini-lateral inisiyatifler ve askerî-teknik kapasite artırımı yoluyla Rusya kaynaklı asimetrik tehditlere karşı caydırıcılığını maksimize etme çabasındadır. Askerî sahada yürütülen bu defansif “kirpi stratejisi”, diplomatik ve ekonomik arenada ise ülkenin Orta Koridor üzerindeki kritik transit konumunu küresel aktörlere bir rekabet ve bağımlılık unsuru olarak sunan işlemsel bir devlet aklıyla desteklenmektedir. Nihai kertede Gürcistan’ın dış politikasındaki bu çok taraflı revizyon, ülkeyi edilgen bir tampon bölge olmaktan çıkararak; bölgesel krizleri ulusal çıkar temelinde fırsata çevirebilen, otonomisi yüksek ve kendi jeostratejik ağırlığını büyük güç rekabetinin kesişim noktalarında ustalıkla tahkim eden dayanıklı bir aktör statüsüne taşımaktadır.


[i] Jamila Babayeva, “Georgian FM: South Caucasus’ İmportance for Europe’s Security Must be Taken Into Account”, APA, https://en.apa.az/europe/georgian-fm-south-caucasus-importance-for-europes-security-must-be-taken-into-account-524680, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[ii] “Tavdatsvis Ministri Azerbaijanel Diplomatebs Shekhvda”, Interpressnews, https://www.interpressnews.ge/ka/article/877544-tavdacvis-ministri-azerbaijanel-diplomatebs-shexvda, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[iii] “Sakartvelos, Turketisa da Azerbaijanis Spetsialuri Operatsiebis Dzalebis Sammkhrivi Stsavleba ‘Kavkasiis Artsivi 2026’ Daitsqo”, Interpressnews, https://www.interpressnews.ge/ka/article/872786-sakartvelos-turketisa-da-azerbaijanis-specialuri-operaciebis-zalebis-sammxrivi-scavleba-kavkasiis-arcivi-2026-daicqo, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[iv] “Georgia’s NATO contributions praised amid talks on military projects, security plans”, The Brussels Times, https://www.brusselstimes.com/2211394/georgias-nato-contributions-praised-amid-talks-on-military-projects-security-plans, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[v] “ASHASH-is Saelcho Mravalerovnul Sazghvao-Samkhedro Stsavlebashi – ‘Sea Breeze 2026’ Sakartvelos Monatsileobis Shesakheb İnpormatsias Avrtselebs”, Interpressnews, https://www.interpressnews.ge/ka/article/876247-ashsh-is-saelcho-mravalerovnul-sazgvao-samxedro-scavlebashi-sea-breeze-2026-sakartvelos-monacileobis-shesaxeb-inpormacias-avrcelebs, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[vi] “Foreign Minister: NATO Has Strengthened Georgia’s Defense Capabilities”, SOVA, https://sovanews.tv/en/2026/07/08/foreign-minister-nato-has-strengthened-georgias-defense-capabilities/, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[vii] Peter Barabas, “Gruziyu İsklyuchili iz Spiska Partnorov Sammita NATO, Kritiki Govoryat ob İzolyatsii”, Euronews, https://ru.euronews.com/2026/07/11/georgia-nato-ankara, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[viii] “Tavdatsvis Ministrma Sakartveloshi ASHASH-is Elchis Movaleobis Shemsrulebeltan, Emi Diaztan Shekhvedra Gamarta”, Interpressnews, https://www.interpressnews.ge/ka/article/877541-tavdacvis-ministrma-sakartveloshi-ashsh-is-elchis-movaleobis-shemsrulebeltan-emi-diaztan-shexvedra-gamarta, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[ix] “ASASH-is Omis Mdivnis Tanashemtsis Moadgilem Sakartvelos Tavdatsvis Saministroshi Shekhvedrebi Gamarta”, Interpressnews, https://www.interpressnews.ge/ka/article/880121-ashsh-is-omis-mdivnis-tanashemcis-moadgilem-sakartvelos-tavdacvis-saministroshi-shexvedrebi-gamarta, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

[x] “Gruziya Vsegda Byla Nadezhnym Partnerom SSHA – Bochorishvili”, Vestnik Kavkaza, https://vestikavkaza.ru/news/gruzia-vsegda-byla-nadeznym-partnerom-ssa-bocorisvili.html, (Erişim Tarihi: 24.09.2026).

Ergün MAMEDOV
Ergün MAMEDOV
Ergün Mamedov, 2020 yıllında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler tezli yüksek lisans bölümüne kabul almış ve 2022 yılında tezini başarıyla savunarak mezun olmuştur. Eğitimine hâlihazırda 2022 yılında başladığı Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler ana bilim dalında doktora öğrencisi olarak devam etmektedir. Gürcistan vatandaşı olan Ergün Mamedov, ileri düzeyde Gürcüce, orta düzeyde İngilizce ve başlangıç düzeyinde Rusça bilmektedir. Başlıca ilgi alanları, Güney Kafkasya ve Türk Dünyası coğrafyaları merkezli güncel diplomasi gündemi ve siyasî tarihtir.

Benzer İçerikler