Tarih:

Paylaş:

Tokayev’in Vurguladığı Gerçek: Yükselen Türk Dünyası

Benzer İçerikler

12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen Türk Konseyi Liderler Zirvesi, Türk Dünyası’nın entegrasyonuna yönelik çabalar bağlamında pek çok açıdan dönüm noktası olmuştur. Gerek Türk Konseyi’nin Türk Devletleri Teşkilatı alarak kuramsal kimliğini geliştirmesi gerek üyelik kriterlerinin ve teşkilatın diğer aktörle olan münasebetlerinin çerçevesinin belirlenmesi ve gerekse de Türk Yatırım Fonu’nun kurulma hedefinin ortaya konulması, Türk Dünyası’nın ortak gelecek tahayyülü konusunda somut adımlar attığını net bir şekilde gözler önüne sermiştir.

Bu noktada Türk Dünyası’nın entegrasyonuna yönelik çabalara kesintisiz katkı veren tek devlet olan Kazakistan’ın yapıcı rolünün göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Zira Türk Devletleri Teşkilatı adını alan Türk Konseyi’nin 2009 yılında kurulmasına vesile olan öneri de Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı ve Türk Dünyası’nın bilge lideri Elbası Sayın Nursultan Nazarbayev tarafından getirilmiştir.

Ulu bozkırın parlayan yıldızı olan Kazakistan, Sayın Nazarbayev’in temellerini attığı Türk Dünyası vizyonunu Sayın Kasım Cömert Tokayev’in liderliğinde daha ileri noktalara taşımaktadır. Bir anlamda Sayın Nazarbayev’in bayrağı emin ellere teslim ettiği ifade edilebilir. Bu bağlamda Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın İstanbul Zirvesi’nde yaptığı konuşmanın Türk Dünyası’nın geleceği açısından umut verici olduğu söylenebilir.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinin egemen politik varlıklarını sürdürmelerinin ehemmiyetine dikkat çekerek konuşmasına başlayan Sayın Tokayev, Türk Dünyası’ndaki işbirliği süreçlerinin derinleştirilmesi ihtiyacını, Türkçedeki “Nerede Birlik Orada Dirlik” atasözünü karşılayan “Dördü birlik olursa, en tepedeki hedefe ulaşır.” şeklindeki Kazak atasözüyle dile getirmiştir. Bu çerçevede Türk devletleri arasındaki ortak kökene ve tarihi geçmişe değinen Kazakistan Cumhurbaşkanı, işbirliği süreçlerinin geliştirilmesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını çok net bir şekilde ifade etmiştir.

Türk Dünyası’nın bütünleşmesi bağlamında Kazakistan’ın manevi bir merkez olduğuna değinen Sayın Tokayev, Türkistan şehrinin Türk Dünyası’nın manevi başkenti olduğunu belirtmiş ve ülkesinin Türk Dünyası’nın bütünleşme süreçlerine değerler bağlamında da katkı verdiğini ortaya koymuştur.

Öte yandan Kazakistan Cumhurbaşkanı, ülkesinin Türk Dünyası’nın sorunlarıyla yakından ilgilendiğini göstererek Karabağ Meselesi’nin Birleşmiş Milletler (BM) kararlarıyla da uyumlu olacak bir biçimde çözülmesinden duyduğu memnuniyeti açıkça dile getirmiştir.

Sayın Tokayev’in söz konusu ifadesinde BM’ye yaptığı atıf ise oldukça önemlidir. Zira Kazakistan Cumhurbaşkanı, konuşması esnasında Türk Keneşi’nin her geçen gün daha da artan prestijinden bahsetmiş ve böylece Türk Dünyası’nın uluslararası politikaya yön verebilecek etkin bir özne haline geldiğine işaret etmiştir. Siyasetin edilgen bir aktörü olmaktan çıkan Türk devletleri, uluslararası toplumla da entegrasyonunu hızlandırmaktadır. Bu kapsamda Sayın Tokayev’in BM’ye yaptığı atıf, Türk Dünyası’nın yalnızca bölgesel entegrasyon girişimi olmadığını, küresel barışın uluslararası hukuka uygun bir biçimde tecelli etmesi noktasında da net bir tavır takındığını gözler önüne sermiştir.

Anlaşılacağı üzere Sayın Tokayev, güçlü bir Türk Dünyası’nın uluslararası toplumla da entegre olması gerektiğine inanmaktadır. Nitekim Kazakistan Cumhurbaşkanı, konuşmasının genelini de uluslararası kamuoyunun son dönemdeki en önemli gündem maddeleri olan çevre, hidrojen enerjisi, küresel ısınma ve yeşil teknoloji meselelerine değinecek şekilde planlamıştır. Bu durum, Sayın Tokayev’in iki mühim amacının bulunduğuna işaret etmektedir.

Bunlardan ilki, Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın değişen dünya koşullarına da uyum sağlayarak yenilenebilir enerjiye ve yeşil teknolojiye kavuşan güçlü bir Türk Dünyası’nın inşasını arzuladığıdır. Zira bu yönde atılacak adımlar, Türk Dünyası’nın uluslararası sistem üzerindeki etkisini de arttıracak ve çok kutupluluğa evrilen dünyada Türk Dünyası da kutuplardan biri olarak konumlanabilecektir.

İkincisi ise Sayın Tokayev’in uluslararası toplumun küresel kaygılarının Türk Dünyası tarafından anlaşıldığı mesajını dünyaya vermek istemesidir. Bu hedef doğrultusunda atılacak adımlar, Türk Dünyası’nın saygınlığını da arttıracaktır.

Mevzubahis konuşmasında Sayın Tokayev, Kazakistan’ın belirlenen amaçlara ulaşabilmek için attığı adımlara da değinmiştir. Buna göre Kazakistan, 2025 yılına kadar 500 bin hektara alana 2 milyar ağaç dikmeyi planlamakta, %3 olan yenilenebilir enerji payını 2030 senesine kadar %15 seviyesine ulaştırmaya çalışmakta ve 2060 yılına kadar “sıfır karbon” hedefine ulaşmayı arzulamaktadır.

Kuşkusuz Kazakistan’ın bu çabaları, Türk Dünyası’na örnek teşkil etmektedir. Üstelik Sayın Tokayev’in liderliğindeki Kazakistan, zengin hidrokarbon rezervlerine sahip olmasına rağmen yeşil enerjiye geçiş konusunda da yoğun bir çaba içerisindedir. Sayın Tokayev’in konuşmasında işaret ettiği üzere, Kazakistan yeşil teknoloji, yeşil sermaye ve dijitalleşme konusunda mühim adımlar atmakta ve özellikle de kentsel nüfusun yoğunluğu hasebiyle şehirlerin yönetiminde ileri teknolojiye geçişin yollarını aramaktadır. Dolayısıyla Türk devletlerinin geleceğin dünyasına uyum sağlaması ve buna yönelik hazırlık yapması elzemdir. Kazakistan da bu konuda Türk devletlerine yol gösteren bir kutup yıldızı konumundadır.

Öte yandan Sayın Tokayev’in gerek çölleşme ve su sorunu konusunda gerekse de temel gıda gereksinimi boyutunda değindiği bir başka konuya da yer verilmelidir. Bu da Orta Asya’nın tahıl ihracatçısı tek ülkesinin Kazakistan olduğudur. Bu duruma dikkat çeken Sayın Tokayev, artan susuzluğa bağlı olarak yaşanabilecek insani krizlerin barındırdığı riski gözler önüne sermesi nedeniyle Türk devletlerine yönelik önemli bir uyarıda da bulunmuştur. Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın sözleri, hepimiz için hep birlikte önlem alıp yapıcı çaba harcamamız gerektiğini hatırlatmaktadır.

Son olarak Sayın Tokayev, 20. yüzyılın ortalarında muhtelif nedenlerden ötürü Ulu Bozkır’dan Anadolu’ya göç etme zorunda olan Kazakları hatırlatmış, o koşullarda Türkiye’nin Kazaklara kucak açmasının da kendileri için değerli olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle de dönemin Türkiye Başkanı Merhum Adnan Menderes’i anmıştır.

Neticede Kazakistan Cumhurbaşkanı, Türk Dünyası’nın geleceğine yön veren tarihi bir zirvede, Türk Dünyası’nın entegrasyonuna kesintisiz katkı veren tek ülkenin devlet başkanı olarak bulunmuş ve buna uygun bir konuşma gerçekleştirerek Türk devletlerinin ve dünyanın öncelikli meselelerine değinmiştir. Tüm bu yapıcı katkıları nedeniyle Sayın Tokayev’e ve onun şahsında Kazakistan halkına saygılarımı sunuyorum.

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
1969 Dörtyol-Hatay doğumlu olan Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldu. BÜ’de 1995 yılında Yüksek Lisans çalışmasını tamamlayan Erol, aynı yıl BÜ’de doktora programına kabul edildi. Ankara Üniversitesi’nde doktorasını 2005’de tamamlayan Erol, 2009 yılında “Uluslararası İlişkiler” alanında doçent ve 2014 yılında da Profesörlük unvanlarını aldı. 2000-2006 tarihleri arasında Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi (ASAM)’nde görev yapan Erol, ASAM’ın Genel Koordinatörlük görevini de bir dönemliğine yürütmüştür. 2009 yılında Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün (SDE) Kurucu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi (USGAM)’nin de kurucu başkanı olan Prof. Erol, Yeni Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi (YTSAM) Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanlığını da yürütmektedir. Prof. Erol, Gazi Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (GAZİSAM) Müdürlüğü görevinde de bulunmuştur. 2007 yılında Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”nü alan Prof. Erol, akademik anlamdaki çalışmaları ve medyadaki faaliyetlerinden dolayı çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: 2013 yılında Çağdaş Demokratlar Birliği Derneği tarafından “Yılın Yazılı Medya Ödülü”, 2015 yılında “APM 10. Yıl Hizmet Ödülü”, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından “2015 Yılın Basın-Fikir Ödülü”, Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri “2016 Gönül Elçileri Medya Onur Ödülü”, Yörük Türkmen Federasyonları tarafından verilen “2016 Türkiye Onur Ödülü”. Prof. Erol’un 15 kitap çalışması bulunmaktadır. Bunlardan bazılarının isimleri şu şekildedir: “Hayalden Gerçeğe Türk Birleşik Devletleri”, “Türkiye-AB İlişkileri: Dış Politika ve İç Yapı Sorunsalları”, “Avrasya’da Yeni Büyük Oyun”, “Türk Dış Politikasında Strateji Arayışları”, “Türk Dış Politikasında Güvenlik Arayışları”, “Türkiye Cumhuriyeti-Rusya Federasyonu İlişkileri”, “Sıcak Barışın Soğuk Örgütü Yeni NATO”, “Dış Politika Analizinde Teorik Yaklaşımlar: Türk Dış Politikası Örneği”, “Krizler ve Kriz Yönetimi: Aktörler ve Örnek Olaylar”, “Kazakistan” ve “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”. 2002’den bu yana TRT Türkiye’nin sesi ve TRT Radyo 1 (Ankara Radyosu) “Avrasya Gündemi”, “Stratejik Bakış”, “Küresel Bakış”, “Analiz”, “Dosya”, “Haber Masası”, “Gündemin Öteki Yüzü” gibi radyo programlarını gerçekleştirmiş olan Prof. Erol, TRT INT televizyonunda 2004-2007 yılları arasında “Arayış”, 2007-2010 yılları arasında Kanal A televizyonunda “Sınır Ötesi” ve 2020-2021’de de BBN TÜRK televizyonunda “Dış Politika Gündemi” programlarını yapmıştır. 2012-2018 yılları arasında Millî Gazete’de “Arayış” adlı köşesinde dış politika yazıları yayımlanan Prof. Erol’un ulusal-uluslararası medyada çok sayıda televizyon, radyo, gazete, haber siteleri ve dergide uzmanlığı dahilinde görüşlerine de başvurulmaktadır. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ve Ankara Üniversitesi Latin Amerika Araştırmaları Merkezi’nde (LAMER) de dersler veren Prof. Erol, 2018’den bu yana Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak akademik kariyerini devam ettirmektedir. Prof. Erol, 2006 yılından itibaren Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de dersler vermiştir. Prof. Erol’un başlıca ilgi ve uzmanlık alanları ve bu kapsamda lisans, master ve doktora seviyesinde verdiği derslerin başlıcaları şu şekilde sıralanabilir: “Jeopolitik”, “Güvenlik”, “İstihbarat”, “Kriz Yönetimi”, “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”, “Türk Dış Politikası”, “Rus Dış Politikası”, “ABD Dış Politikası”, “Orta Asya ve Güney Asya”. Çok sayıda dergi ve gazetede yazıları-değerlendirmeleri yayımlanan Prof. Erol’un; “Avrasya Dosyası”, “Stratejik Analiz”, “Stratejik Düşünce”, “Gazi Bölgesel Çalışmalar”, “The Journal of SSPS”, “Karadeniz Araştırmaları gibi” akademik dergilerde editörlük faaliyetlerinde bulunan Prof. Erol, “Bölgesel Araştırmalar”, “Uluslararası Kriz ve Siyaset Araştırmaları”, “Gazi Akademik Bakış”, “Ege Üniversitesi Türk Dünyası İncelemeleri”, “Ankara Uluslararası Sosyal Bilimler”, “Demokrasi Platformu” dergilerinin editörlüklerini hali hazırda yürütmekte, editör kurullarında yer almaktadır. 2016’dan bu yana Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Kurucu Başkanı olarak çalışmalarını devam ettiren Prof. Erol, evli ve üç çocuk babasıdır.