AB Karşıtlığı Üzerinden Şekillenen İngiltere-Macaristan İşbirliği

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

İngiltere’nin 2016 yılında gerçekleşen Brexit referandumuyla Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmış olması ve blokla ilişkilerinin gerginleşmesi, Londra’yı Avrupa içinde yeni ortaklar aramaya yönlendirmiştir. Bu bağlamda güncel konjonktürde İngiltere için en uygun ortaklardan birinin Macaristan olduğu söylenebilir. Nitekim Budapeşte yönetimi, Brexit sürecinde Londra’yı destekleyen açıklamalarda bulunmuştur. Bu doğrultuda Macaristan Başbakanı Viktor Orban, 9 Ocak 2020 tarihinde dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’u Avrupa’nın en cesur siyasetçilerinden biri olarak nitelendirmiştir. Ayrıca Londra’nın bloktan ayrılmasının ardından AB’nin İngiltere’yle güçlü stratejik ilişkiler hedeflemesi gerektiğine dikkat çekmiştir.[1]

Bununla birlikte Orban, 28 Mayıs 2021 tarihinde; yani Brexit sonrası dönemde İngiltere’yi ziyaret eden ilk AB liderlerinden biri olmuş ve Johnson da Macaristan’la yakınlaşmanın İngiltere’nin refahı ve güvenliği açısından ehemmiyet arz ettiğini belirtmiştir.[2]

Hem İngiltere’nin hem de Macaristan’ın muhafazakar hükümetler tarafından yönetiliyor olması, iki ülkeyi işbirliğini arttırma noktasında teşvik etmektedir. Üstelik iki ülke de Avrupa’ya yönelik düzensiz göçe karşı sert tutumlarıyla ön plana çıkmaktadır. Yine Londra’nın bahsi geçen açıklamasından da anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki ilişkilerin güvenlik boyutu da bulunmaktadır. Mevzubahis durum, Budapeşte ile Londra arasındaki münasebetlerin sağlam temeller üzerinden inşa edildiği şeklinde yorumlanabilir.

Her ne kadar Macaristan, AB’ye üye olsa da bir bakıma izlediği politikalar nedeniyle bloğun diğer ülkeleri tarafından dışlanmaktadır. Ayrıca Budapeşte’nin söz konusu politikaları sebebiyle Brüksel’in Moskova’ya yönelik yaptırımlar konusunda sınamalar yaşadığı görülmektedir. Dolayısıyla Macaristan’ın tutumundan ötürü AB’nin karar alma mekanizması, Brüksel’in istediği şekilde işlememektedir.

Anlaşılacağı üzere hem İngiltere’nin hem de Macaristan’ın AB’yle sorunlu ilişkilerinin bulunması, tarafları işbirliğine yönelten bir diğer unsurdur. Bu bağlamda son yıllarda iki ülke arasındaki ortaklığın Brüksel karşıtlığı üzerinden şekillendiği görülmektedir.Budapeşte ile Londra arasındaki yakınlaşmanın İngiltere’de Rishi Sunak’ın Başbakan olmasının ardından da devam ettiği öne sürülebilir. Bu bakımdan Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto’nun 28 Kasım 2022 tarihinde İngiltere’ye gerçekleştirdiği ziyaret mühim bir gelişme olarak yorumlanabilir.

Söz konusu ziyaretindeSzijjarto, İngiliz mevkidaşı James Cleverly’yle bir görüşme gerçekleştirmiştir. Macaristan Dışişleri Bakanı, Brüksel’deki karar vericilerin genellikle İngiliz önerilerine refleks olarak tepkide bulunduğunu ve AB’nin bazı kararlarının Brüksel ile Londra arasındaki işbirliğini zorlaştırdığına dikkat çekmiştir. Ayrıca mevcut konjonktürde iyi ilişkilerin önemli olduğunu da dile getirmiştir.[3] Bu bağlamda Szijjarto’nun İngiltere’de AB’yi eleştiren açıklamalarda bulunması, şaşırtıcı bir gelişme olarak nitelendirilemez. Zira hem Londra’nın hem de Budapeşte’nin Brüksel’le olan münasebetlerinde birtakım anlaşmazlıklar bulunmaktadır. Bu durum, Londra ve Budapeşte’yi işbirliği konusunda daha da yakınlaştırmaktadır.

Szijarto, mevzubahis açıklamalarına ek olarak AB ekonomisinin rekabet gücü bakımından büyük bir hasar gördüğü mevcut koşullarda İngiltere’yle yapılacak işbirliğinin AB’nin daha güçlü ve rekabetçi hale gelmesine yardımcı olabileceğini ifade etmiştir. Dahası Macar Bakan, Budapeşte ve Londra’yı eşit derecede etkileyen düzensiz göçle mücadele konusunda da benzer fikirleri paylaştıklarını vurgulamıştır.[4]

Anlaşıldığı üzere Macaristan, AB ile İngiltere arasındaki ilişkilerin gelişmesi noktasında arabuluculuk rolü oynamaya çalışmaktadır. Çünkü Budapeşte yönetimi, dikkatleri Londra’ya çekerek hem üstündeki baskıyı azaltmaya hem de yeni ilişkiler geliştirmeye çalışmaktadır. Ayrıca iki ülkenin göçmelere dair yaklaşımı da ortaktır ve bunu çeşitli açılardan bir güvenlik sorunu olarak görmektedirler. Bu nedenle tarafların bu konudaki işbirliklerini sürdürdükleri söylenebilir.

Tüm bunlara ek olarak Macaristan, AB fonları konusunda son zamanlarda önemli sıkıntılar yaşamaktadır. Budapeşte’nin mali fonlardan faydalanması noktasında Brüksel’in engeller çıkarması, taraflar arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine yol açmıştır. Üstelik Macaristan’ın AB’nin 2023 senesi için Ukrayna’ya yönelik 18 milyar avroluk destek paketine karşı çıkması da Budapeşte ile Brüksel arasındaki tansiyonun yükselmesine sebebiyet veren bir başka etkendir.[5]

Öte yandan Macaristan Dışişleri Bakanı’nın Londra ziyaretinde öne çıkan gündem maddelerinden biri de ekonomi olmuştur. Szijjarto, Londra’da Macaristan’da yatırım yapan büyük İngiliz şirketlerinin liderleriyle bir araya gelmiştir. Bakan, İngiliz şirketlerinin Macaristan’a yatırım yapan en büyük altıncı grup olduğunu ve ülkede 50.000 kişiyi istihdam eden yaklaşık 800 İngiliz şirketin bulunduğunu vurgulamıştır.[6]

Diğer taraftan son yıllarda Macar ekonomisinde sıkıntılar da yaşanmaktadır. Bu yüzden de Londra’nın finans noktasında öne çıkan merkezlerden biri olması, Macaristan’ın bu ülkeden yatırımlar çekmesini sağlayabilir. Bu ise iki ülke arasındaki ilişkilere ivme kazandıracak bir durumdur. Dolayısıyla Macaristan-İngiltere münasebetlerinde ekonomik yatırımların önemli bir yer tuttuğu ve daha da yoğunlaşacağı ifade edilebilir.

Sonuç olarak son yıllarda hem Londra’nın hem de Budapeşte’nin Brüksel’le gergin ilişkilerinin bulunması, iki ülkeyi işbirliği yapmaya teşvik etmektedir. Dolayısıyla Brüksel karşıtlığı üzerinden şekillenen bir ortaklık söz konusudur. Bunların yanı sıra düzensiz göç ve ekonomi alanındaki işbirliği de taraflar arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Bu durum, AB’ye yönelik uzun süredir dile getirilen çatlak seslerin artmasına ve birliğin etkisizleştiğine dair tartışmaların yoğunlaşmasına neden olacaktır. Kısacası Macaristan, bu süreçte kıtadaki yalnızlığını bir noktada İngiltere üzerinden gidermeye çalışırken; Londra ise Budapeşte üzerinden AB’yi etkilemeyi sürdürmeye çalışacaktır.        


[1] “Boris Johnson ‘One of Europe’s Bravest Politicians’: Hungarian PM Orban”, Reuters, https://www.reuters.com/article/us-hungary-orban-brexit-idUSKBN1Z81JQ, (Erişim Tarihi: 05.12.2022).

[2] Jon Stone, “Boris Johnson Defends ‘Rolling out the Red Carpet’ for Right-Wing Hungarian Autocrat Viktor Orbán”, The Independent, https://www.independent.co.uk/news/uk/politics/boris-johnson-viktor-orban-b1855137.html, (Erişim Tarihi: 05.12.2022).

[3] “Hungarian Foreign Minister Criticises the EU in London”, Daily News Hungary, https://dailynewshungary.com/hungarian-foreign-minister-criticises-the-eu-in-london/, (Erişim Tarihi: 05.12.2022).

[4] Aynı Yer.

[5] Cemal Ege Özkan, “AB’nin Ukrayna’ya Yönelik Yardım Paketi ve Macaristan’ın Tutumu”, ANKASAM, https://www.ankasam.org/abnin-ukraynaya-yonelik-yardim-paketi-ve-macaristanin-tutumu/, (Erişim Tarihi: 05.12.2022).

[6] “FM: Brussels Decisions Hindering EU-UK Cooperation”, About Hungary, https://abouthungary.hu/news-in-brief/fm-brussels-decisions-hindering-eu-uk-cooperation, (Erişim Tarihi: 05.12.2022).

Cemal Ege ÖZKAN
Cemal Ege ÖZKAN
Cemal Ege Özkan, 2019 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2022 senesinde aynı üniversitenin Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı’nda hazırladığı “Türk Siyasi Hayatında Selim Rauf Sarper ve Faaliyetleri” başlıklı teziyle almıştır. Hâlihazırda aynı enstitüde doktora eğitimine devam etmektedir. 2020-2021 yılları arasında Türk Tarih Kurumu Yüksek Lisans Bursiyeri olan Özkan, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Benzer İçerikler