ABD “Kumdan Kalelerini” Tasfiye Edip, “Yeniden Türkiye mi” Diyor?

Paylaş

Özellikle ABD cenahından yapılan açıklamalar bizi böyle bir soruya yöneltiyor. Örneğin ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, Sincar bölgesindeki PKK varlığının Türkiye’yi tehdit ettiğini ifade ederek, “PKK’nın Sincar bölgesinden çekildiğini görmek istiyoruz” derken; bir başkası da, “S-400’leri bırakın, Patriotları alın” çağrısında bulunuyor.

Daha da ötesi ABD Başkanı Donald Trump Fransa Cumhurbaşkanı Emanuelle Macron’u telefonla arayıp; “Türkiye ile Suriye konusunda işbirliği geliştirilmeli, yoğunlaştırılmalı” diyor. Yani Fransa’ya sakın ola kafana göre Suriye’de iş yapmaya kalkma, Türkiye’yi dikkate al çağrısında bulunuyor.

ABD, Fransa’nın bölgeye yönelik hırslarını ve ön alıcı hamlelerini Libya operasyonundan bildiğinden ötürü olsa gerek, böylesi bir uyarıyı kaçınılmaz bulmuş görünüyor. Yani ABD, kriz içinde kriz istemiyor.

Muhtemelen Trump ve ekibi Fransız basınını, özellikle de Le Figaro’yu yakından takip ediyorlar. Ve yine büyük bir olasılıkla bu gazetenin yazarı Renaud Girard tarafından kaleme alınan “Doğu’da dostlarına ihanet eden Batı” başlıklı yazıyı da okumuş görünüyorlar.

Avrupa ülkelerinin terör örgütü YPG için bir şeyler yapması gerektiğine, aksi durumda Türkiye’nin bölgede elinin güçlenmeye devam edeceğine vurgu yapan söz konusu yazıda tek kelimeyle Türkiye’ye karşı yeni bir Haçlı Seferi çağrısında bulunuluyor ve Osmanlı ile Kıbrıs Barış Harekâtına vurgular yapılıyor.

Şu an için bu çağrıdan ya da yazdırılan yazıdan, en azından ABD’nin memnun kaldığını söyleyemeyiz. Dolayısıyla, Trump’ın Macron ile yaptığı konuşmada kullandığı “geliştirilmeli, yoğunlaştırılmalı” şeklinde biten ifadesini siz; “geliştirin, yoğunlaştırın” şeklinde okuyun, böylesi daha doğru olur.

İngiltere Bir Kez Daha Devrede!

Buradaki temel soru şu olmalı: Burada ABD mi Türkiye noktasında İngiltere’yi ikna etti yoksa İngiltere mi ABD’yi?

Bana sorarsanız bunun cevabı İngiltere şeklinde olacaktır. Zira ABD’nin içine düştüğü durum bir kez daha İngiliz stratejik aklını ve oyun kuruculuğunu “Dünya Derin Devleti” açısından kaçınılmaz kılmış görünüyor.

Evet, Trump’unMacron’a yönelik bu çağrısının arkasında İngiltere’nin varlığı buram buram kendisini hissettiriyor. Ve yine anlaşılan o ki, İngiltere Almanya-Fransa ikilisinin Doğu Akdeniz-Ortadoğu ekseninde daha fazla kuvvetlenmesini ve bölgede oyun bozucu olmasını istemiyor. “SergeySkripal Krizi” üzerinden Avrupa üzerinde etkisini/nüfuzunu bir kez daha arttırmaya çalışan ABD-İngiltere ikilisi, bu hamlesiyle Ankara’yı Berlin-Paris eksenine de kaptırmayacağı mesajını veriyor.

Kumdan Kaleler Tasfiye Ediliyorsa O Zaman BOP Ne Olacak?

Burada sorulması gereken bir diğer soruda kaçınılmaz olarak BOP’un durumu ve geleceği hususunda olacaktır. Zira ABD hem Kuzey Irak hem de Kuzey Suriye bağlamında ciddi bir krize girmiş durumda. Buradaki en temel çıkması da, Türkiye’yi ikame edecek bir müttefik bulamaması. Buldum dediği de (örneğin PYD-YPG/PKK) ya topukluyor ya da açtığı çukurlara/tünellere gömülüyor. Ya da kendisini Türkiye ile karşı karşıya getirecek bir pozisyon içinde bulmak istemiyor.

Evet, ortada bir proje var ama bunu hayata geçirecek bir enstrüman yok. Bu olmadığı gibi, söz konusu projenin “meşruiyet zeminini” ayakta tutmakta da zorlanıyorlar. Daha da ötesi, müttefik kaybına uğramanın yanında, “karşı cephenin” kuvvetlenmesine zemin hazırlıyorlar.

Bundan bir tık ötesinin Türkiye’yi tamamıyla kaybetmek ve onunla savaşı göze almak olduğunun da farkındalar ki okuyucularım bununla ilgili şu son üç analizime bakabilirler: “ABD’nin Kumdan Kaleleri Bir Bir Yıkılırken”, “‘Afrin Vietnam Olacak’ Diyenlere Cevap ‘Çanakkale Ruhu Oldu!’” ve “Ankara-Washington Hattında Üç İtiraf, Tek Gerçek!”

Dolayısıyla geriye Türkiye’yi kazanmaktan başka bir çareleri kalmıyor. Nitekim Trump’ın bu son çıkışı, ABD-İngiltere arasındaki yeni ittifak inşa sürecinde Türkiye’ye ayrı bir rolün-önemin atfedildiğini ve Ankara’yı kaybetmek yerine, onu kazanmaya yönelik yeni bir stratejinin uygulamaya konulduğunu gösteriyor.

Yani, Türkiye’ye Sevr’i ve onun güncel versiyonu olan Büyük Ortadoğu Projesini (BOP) dayatmaktan vazgeçelim, “kazan-kazan” üzerine yeni bir işbirliği süreci başlatalım diyorlar.

Bu da bizi bir kez daha İkinci Dünya Savaşı öncesi konjonktüre ve Türkiye-İngiltere ilişkilerine götürüyor. İngiltere’nin yükselen Alman-İtalyan tehdidine karşı Türkiye’yi kazanma ve bu bağlamda Fransa’yı ikna stratejisinin bir benzeri bugün yine kendisini Suriye boyutunda gösteriyor…

Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
1969 Dörtyol-Hatay doğumlu olan Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 1993 yılında mezun oldu. BÜ’de 1995 yılında Yüksek Lisans çalışmasını tamamlayan Erol, aynı yıl BÜ’de doktora programına kabul edildi. Ankara Üniversitesi’nde doktorasını 2005’de tamamlayan Erol, 2009 yılında “Uluslararası İlişkiler” alanında doçent ve 2014 yılında da Profesörlük unvanlarını aldı. 2000-2006 tarihleri arasında Avrasya Stratejik Araştırmaları Merkezi (ASAM)’nde görev yapan Erol, ASAM’ın Genel Koordinatörlük görevini de bir dönemliğine yürütmüştür. 2009 yılında Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün (SDE) Kurucu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi (USGAM)’nin de kurucu başkanı olan Prof. Erol, Yeni Türkiye Stratejik Araştırmalar Merkezi (YTSAM) Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkanlığını da yürütmektedir. Prof. Erol, Gazi Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (GAZİSAM) Müdürlüğü görevinde de bulunmuştur. 2007 yılında Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) “Türk Dünyası Hizmet Ödülü”nü alan Prof. Erol, akademik anlamdaki çalışmaları ve medyadaki faaliyetlerinden dolayı çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir: 2013 yılında Çağdaş Demokratlar Birliği Derneği tarafından “Yılın Yazılı Medya Ödülü”, 2015 yılında “APM 10. Yıl Hizmet Ödülü”, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından “2015 Yılın Basın-Fikir Ödülü”, Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri “2016 Gönül Elçileri Medya Onur Ödülü”, Yörük Türkmen Federasyonları tarafından verilen “2016 Türkiye Onur Ödülü”. Prof. Erol’un 15 kitap çalışması bulunmaktadır. Bunlardan bazılarının isimleri şu şekildedir: “Hayalden Gerçeğe Türk Birleşik Devletleri”, “Türkiye-AB İlişkileri: Dış Politika ve İç Yapı Sorunsalları”, “Avrasya’da Yeni Büyük Oyun”, “Türk Dış Politikasında Strateji Arayışları”, “Türk Dış Politikasında Güvenlik Arayışları”, “Türkiye Cumhuriyeti-Rusya Federasyonu İlişkileri”, “Sıcak Barışın Soğuk Örgütü Yeni NATO”, “Dış Politika Analizinde Teorik Yaklaşımlar: Türk Dış Politikası Örneği”, “Krizler ve Kriz Yönetimi: Aktörler ve Örnek Olaylar”, “Kazakistan” ve “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”. 2002’den bu yana TRT Türkiye’nin sesi ve TRT Radyo 1 (Ankara Radyosu) “Avrasya Gündemi”, “Stratejik Bakış”, “Küresel Bakış”, “Analiz”, “Dosya”, “Haber Masası”, “Gündemin Öteki Yüzü” gibi radyo programlarını gerçekleştirmiş olan Prof. Erol, TRT INT televizyonunda 2004-2007 yılları arasında “Arayış”, 2007-2010 yılları arasında Kanal A televizyonunda “Sınır Ötesi” ve 2020-2021’de de BBN TÜRK televizyonunda “Dış Politika Gündemi” programlarını yapmıştır. 2012-2018 yılları arasında Millî Gazete’de “Arayış” adlı köşesinde dış politika yazıları yayımlanan Prof. Erol’un ulusal-uluslararası medyada çok sayıda televizyon, radyo, gazete, haber siteleri ve dergide uzmanlığı dahilinde görüşlerine de başvurulmaktadır. 2006-2018 yılları arasında Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ve Ankara Üniversitesi Latin Amerika Araştırmaları Merkezi’nde (LAMER) de dersler veren Prof. Erol, 2018’den bu yana Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak akademik kariyerini devam ettirmektedir. Prof. Erol, 2006 yılından itibaren Ufuk Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de dersler vermiştir. Prof. Erol’un başlıca ilgi ve uzmanlık alanları ve bu kapsamda lisans, master ve doktora seviyesinde verdiği derslerin başlıcaları şu şekilde sıralanabilir: “Jeopolitik”, “Güvenlik”, “İstihbarat”, “Kriz Yönetimi”, “Uluslararası İlişkilerde Güncel Sorunlar”, “Türk Dış Politikası”, “Rus Dış Politikası”, “ABD Dış Politikası”, “Orta Asya ve Güney Asya”. Çok sayıda dergi ve gazetede yazıları-değerlendirmeleri yayımlanan Prof. Erol’un; “Avrasya Dosyası”, “Stratejik Analiz”, “Stratejik Düşünce”, “Gazi Bölgesel Çalışmalar”, “The Journal of SSPS”, “Karadeniz Araştırmaları gibi” akademik dergilerde editörlük faaliyetlerinde bulunan Prof. Erol, “Bölgesel Araştırmalar”, “Uluslararası Kriz ve Siyaset Araştırmaları”, “Gazi Akademik Bakış”, “Ege Üniversitesi Türk Dünyası İncelemeleri”, “Ankara Uluslararası Sosyal Bilimler”, “Demokrasi Platformu” dergilerinin editörlüklerini hali hazırda yürütmekte, editör kurullarında yer almaktadır. 2016’dan bu yana Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Kurucu Başkanı olarak çalışmalarını devam ettiren Prof. Erol, evli ve üç çocuk babasıdır.

Benzer İçerikler