21 Temmuz 2026 tarihinde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, 43 yaşındaki tümgeneral Mykhailo Drapatyi’yi Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığına atamış ve Oleksandr Sırski dönemini sona erdirmiştir. Drapatyi, ertesi gün kendisine karşı taarruzların bütün alanlarda sürdürülmesi, düşman hatlarının gerisinde yeni operasyonlar planlanması, askerî teknolojinin geliştirilmesi ve ordunun kapasitesinin güçlendirilmesi yönünde açık hedefler verildiğini duyurmuştur. Bu ifadeler, Kiev’in savunma ağırlıklı savaş yönetiminden, Rusya’nın derinliklerini daha düzenli bir baskı altında tutan bir stratejiye yöneldiğini göstermektedir.[i]
Söz konusu atama, bir komutan değişikliğinden daha geniş bir anlam taşımaktadır. Sırski, Kiev savunması, 2022 Harkiv Harekâtı ve 2024 Kursk Operasyonu’yla ilişkilendirilen oldukça deneyimli bir isimdi. Buna rağmen katı komuta tarzı, yüksek personel kayıpları ve karar süreçlerindeki merkeziyetçilik nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Drapatyi ise daha genç, sahaya yakın, teknolojik dönüşüme açık ve alt kademelerin inisiyatifini önemseyen bir komutan profiliyle öne çıkmaktadır. Dolayısıyla yeni dönem, savaşın coğrafyasından önce Ukrayna Ordusu’nun karar alma kültürünü değiştirme iddiası taşımaktadır.
Bu değişimin iç siyasi boyutu da belirgindir. Teknoloji odaklı reformlarıyla öne çıkan Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov’un görevden alınması, Ukrayna’daki askerî ve sivil çevrelerde protestolara yol açmıştı. Drapatyi’nin atanması, geleneksel komuta anlayışı ile insansız sistemlere, şeffaf tedarike ve hızlı karar süreçlerine ağırlık veren reformcu kanat arasındaki gerilimi yatıştırma girişimi olarak okunabilir. Yeni başkomutanın başarısı, cephede kazanacağı alan kadar bu iki eğilimi ortak bir savaş düzeninde buluşturabilmesine bağlı olacaktır.[ii]
Drapatyi’nin devraldığı askerî miras bütünüyle savunma görüntüsü vermemektedir. Görevden ayrılan Sırski, Ukrayna kuvvetlerinin 2026 yılı içinde 700 kilometrekarelik alanı geri aldığını ve orduyu savunmayı sürdürürken taarruz kabiliyetini de koruyan bir durumda teslim ettiğini açıklamıştır. Bu veri, bağımsız biçimde doğrulanmış kesin bir cephe bilançosu sayılmasa da Kiev’in kendi kamuoyuna verdiği mesaj açıktır. Yeni komutan sıfırdan bir saldırı kapasitesi kurmayacak, mevcut yerel kazanımları daha geniş bir harekât mantığına dönüştürmeye çalışacaktır.[iii]
Buradaki temel dönüşüm, geniş cepheli klasik bir karşı taarruzdan ziyade dağınık ve çok katmanlı baskı üretme arayışıdır. Mayınlarla güçlendirilmiş savunma hatları, yoğun keşif sistemleri ve Rusya’nın personel üstünlüğü, büyük zırhlı ilerlemeleri ağır maliyetli hâle getirmektedir. Ukrayna bu nedenle küçük birliklerin hareketliliği, insansız hava ve deniz araçları, elektronik harp, uzun menzilli ateş gücü ve özel kuvvet operasyonları arasında daha sıkı bir bağlantı kurmayı hedeflemektedir. Drapatyi’nin “bütün alanlar” vurgusu kara cephesini aşan bu yaklaşımı işaret etmektedir.
İnsansız sistemler yeni dönemin merkezinde yer alacaktır. Ukrayna, cephedeki FPV araçlarından Rusya içindeki enerji ve lojistik hedeflerine ulaşan uzun menzilli platformlara kadar geniş bir araç çeşitliliği geliştirmiştir. Bu kapasite sabit üslerin, yakıt depolarının, demiryolu bağlantılarının ve üretim tesislerinin korunma maliyetini Moskova açısından yükseltmektedir. Drapatyi döneminde insansız araçların ayrı baskınlar gerçekleştiren unsurlar olmaktan çıkarılıp istihbarat, hedef tespiti, elektronik harp ve kara manevrasını birleştiren sürekli bir operasyon zincirine dönüştürülmesi beklenebilir.
Rusya topraklarında yeni operasyonlar planlanacağı açıklaması bu bakımdan önemlidir. Kursk Harekâtı, Ukrayna’nın sınırı aşarak Rus kuvvetlerini yeni bir savunma alanına çekebildiğini ve savaşın siyasi psikolojisini değiştirebildiğini göstermiştir. Yeni girişimlerin aynı ölçekte kara harekâtları olması zorunlu görünmemektedir. Sınır ötesi baskınlar, sabotaj faaliyetleri, komuta merkezlerine yönelik hassas saldırılar ve lojistik ağların kesintiye uğratılması daha düşük kuvvet yoğunluğuyla daha kalıcı sonuçlar üretebilir. Böylece Rusya’nın cephe gerisinde güvenli alan varsayımı aşındırılabilir.
Ancak savaşın Rusya topraklarına taşınması ifadesi dikkatle kullanılmalıdır. Rus kentleri ve altyapısı uzun süredir Ukrayna kaynaklı insansız araç saldırılarına maruz kalmaktadır. Yeni olan, bu eylemlerin düzenli bir komuta anlayışı altında cephedeki karşı taarruzlarla ilişkilendirilmesidir. Amaç, Rusya’nın geniş coğrafyasını işgal etmekten çok savaşın lojistik ve ekonomik maliyetini kaynak noktalarına doğru itmek olabilir. Bu yöntem Moskova’yı hava savunma sistemlerini cephe ile iç bölgeler arasında bölüştürmeye, kritik tesislere daha fazla personel ayırmaya ve taşımacılık ağlarını yeniden düzenlemeye zorlayabilir.
Karadeniz ve Azak Denizi, bu stratejinin en hareketli sahalarından birine dönüşmüştür. Temmuz ayı içinde Ukrayna, Rus petrol taşımacılığı ve Kırım’a uzanan ikmal bağlantılarıyla ilişkilendirilen çok sayıda gemiyi hedef aldığını açıklamıştır. Rusya ise Odesa, Çornomorsk ve Pivdennyi limanlarına, depolara ve gemilere yönelik saldırılarını artırmıştır. 16 Temmuz’da iki tarafın gemilere karşı eş zamanlı füze ve insansız araç saldırıları düzenlemesi, deniz ticareti ile askerî lojistik arasındaki ayrımın hızla daraldığını göstermiştir.[iv]
Bu karşılıklı baskının etkisi cephe hattının ötesine geçmektedir. Rusya’nın en büyük limanı Novorossiysk’te gece gemi hareketlerinin kısıtlanması, Ukrayna saldırılarının ihracat takvimini ve sigorta hesaplarını etkileyebildiğini ortaya koymuştur. Ukrayna tarafında ise yoğun saldırılar nedeniyle gemi sahipleri tarım ürünü taşımak üzere Karadeniz limanlarına uğramayı geçici olarak durdurmuş, ülkenin deniz yoluyla tahıl ihracatı kapasitesinin yaklaşık üçte biri zarar görmüştür. Böylece askerî rekabet, küresel gıda fiyatlarını ve bölgesel ticaret koridorlarını doğrudan etkileyen bir deniz güvenliği krizine dönüşmektedir.
Drapatyi’nin önündeki en büyük sınırlama insan gücüdür. Teknoloji kayıpları azaltabilir, hedefleme hızını artırabilir ve Rusya’nın derinliklerinde baskı kurabilir. Yine de cepheyi tutmak, boşalan mevzileri doldurmak ve kazanılan alanı korumak eğitimli personele ihtiyaç duymaktadır. Seferberlik uygulamalarına yönelik toplumsal tepki, birlikler arasındaki kalite farkı ve uzun savaşın yarattığı yorgunluk yeni komutanın manevra alanını daraltmaktadır. Komuta kültürü değişmeden teknoloji, insan açığını örten geçici bir araç hâline gelebilir.
Batılı ortakların tutumu da yeni stratejinin sınırlarını belirleyecektir. Ukrayna’nın kendi üretimi sistemler Rusya içindeki hedeflere ulaşırken uzun menzilli Batı silahlarının kullanımına ilişkin siyasi kısıtlamalar tamamen ortadan kalkmış görünmemektedir. Kiev, operasyonlarını genişlettikçe askerî gereklilik ile müttefiklerin tırmanma kaygıları arasında hassas bir denge kurmak zorunda kalacaktır. Drapatyi’nin görevi bu nedenle cephe yönetimiyle sınırlı kalmayacak, hangi hedefin hangi araçla ve hangi siyasi maliyetle vurulacağını hesaplayan stratejik bir koordinasyonu da gerektirecektir.
Moskova açısından yeni komutanın adı tek başına savaşın dengesini değiştirmeyecektir. Rusya hâlen daha geniş personel havuzuna, yoğun ateş gücüne ve savaş ekonomisine sahiptir. Buna karşılık Rus lojistiğinin geniş bir coğrafyaya yayılması, savunulması gereken hedef sayısını artırmaktadır. Ukrayna, küçük ve tekrarlanan saldırılarla rafineri, depo, demiryolu, liman ve dijital lojistik altyapısında süreklilik gösteren aksaklıklar yaratabilirse Rusya’nın nicelik üstünlüğünün cepheye aktarılma hızını düşürebilir. Yeni dönemin ölçüsü ele geçirilen kilometrekare kadar Rus savaş makinesinin çalışma ritminde yaratılan gecikme olacaktır.
Sonuç olarak Drapatyi’nin atanması, Ukrayna’nın savaşın beşinci yılında savunma ile taarruz arasındaki ilişkiyi yeniden kurma çabasıdır. Kiev, geniş çaplı bir cephe yarma harekâtından önce Rus lojistiğini, deniz taşımacılığını ve karar merkezlerini sürekli baskı altında tutabilecek esnek bir savaş düzeni aramaktadır. Rusya topraklarındaki operasyonlar bu düzenin görünür parçası olacaktır. Fakat kalıcı başarı; teknoloji, insan gücü, istihbarat ve müttefik desteğinin ortak bir plan içinde çalışmasına bağlı kalacaktır.
Önümüzdeki dönemde savaşın coğrafi sınırları daha da bulanıklaşabilir. Karadeniz’de gemiler, Rusya içinde depolar ve demiryolları, Ukrayna’da limanlar ve enerji tesisleri aynı operasyon zincirinin parçaları hâline gelebilir. Drapatyi, yerel karşı taarruzları derin saldırılarla eş zamanlı yürütebilirse Moskova daha fazla kaynağı kendi topraklarını korumaya ayıracaktır. Buna karşılık, hızlı ve sembolik sonuç arayışı personel kayıplarını yükseltirse yeni dönem kısa sürede eski sorunların başka araçlarla tekrarına dönüşebilir. Drapatyi’nin gerçek sınavı, savaşı Rusya topraklarına taşımaktan çok, Moskova’nın savaşı sürdürme kapasitesini düzenli biçimde aşındırmak olacaktır.
[i] “Ukraine will step up counteroffensive actions, new top commander says”, Reuters, https://www.reuters.com/world/europe/ukraine-will-step-up-counteroffensive-actions-new-top-commander-says-2026-07-22/, (Erişim Tarihi: 23.07.2026).
[ii] “How protests over a popular minister’s firing sparked Ukraine’s sudden military reset”, Associated Press, https://apnews.com/article/6f7a6e338b9add87fd53ef99b136e8e1, (Erişim Tarihi: 23.07.2026).
[iii] “Ukraine recaptured 700 sq km of territory this year, outgoing top general says”, Reuters, https://www.reuters.com/world/europe/ukraine-recaptured-700-sq-km-territory-this-year-outgoing-top-general-says-2026-07-22/, (Erişim Tarihi: 23.07.2026).
[iv] “Russia and Ukraine strike vessels in Black Sea, wheat prices jump”, Reuters, https://www.reuters.com/business/aerospace-defense/russia-says-it-hits-military-targets-kyiv-ukrainian-ports-2026-07-16/, (Erişim Tarihi: 23.07.2026).
