Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in 15 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirdiği görüşme, iki ülke ilişkilerinin enerji ve kritik mineraller ekseninde yeni bir aşamaya geçtiğini göstermektedir. Görüşme kapsamında barışçıl nükleer enerji kullanımına ilişkin Mutabakat Zaptı’nın da aralarında bulunduğu 13 işbirliği belgesi imzalanırken ham petrol, bilim ve teknoloji, yapay zekâ ve kritik mineraller öne çıkan alanlar olmuştur. Tarafların ilişkileri “gelecek odaklı kapsamlı stratejik ortaklık” düzeyine taşıması ise söz konusu yakınlaşmanın yalnızca ticari ilişkilerin genişletilmesiyle sınırlı olmadığını göstermektedir.[i] Bu çerçevede Güney Kore-Kazakistan ilişkilerinde ortaya çıkan yeni yapının, kaynak ticaretinden teknoloji ve üretim kapasitesini de kapsayan daha bütünleşik bir ekonomik ortaklığa doğru ilerlediği söylenebilir.
Aslında bu dönüşüm 2026 yılında başlayan ani bir yakınlaşmadan ziyade son yıllarda oluşturulan ekonomik zeminin derinleşmesidir. İki ülke 2024 yılında kritik mineraller alanında arama, geliştirme, işleme ve tedarik zincirlerini kapsayan bir ortaklık geliştirmiştir.[ii] Ancak günümüzde bu işbirliğinin önemi küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümle birlikte artmaktadır. Kritik mineraller artık yalnızca ticarete konu olan hammaddeler değil; batarya, yarı iletken, yapay zekâ altyapısı ve enerji teknolojileri gibi stratejik sektörlerin sürdürülebilirliği açısından ekonomik güvenliğin unsurlarından biri haline gelmektedir. Bu durum, doğal kaynaklara sahip ülkelerle bu kaynakları yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilen ülkeler arasındaki ilişkilerin niteliğini de değiştirmektedir.
Kazakistan bu açıdan Güney Kore için önemli bir ortak niteliğindedir. Ülke 2025 yılında dünya uranyum üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını gerçekleştirirken lityum ve diğer kritik mineraller bakımından da önemli bir kaynak potansiyeline sahiptir.[iii] Güney Kore ise ileri teknoloji ve imalat kapasitesine rağmen bu sektörlerin ihtiyaç duyduğu enerji ve hammaddelerde dış kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla iki ülke arasındaki ilişkinin temelinde birbirini tamamlayan iki ekonomik kapasite bulunmaktadır: Kazakistan’ın kaynak potansiyeli ile Güney Kore’nin teknoloji ve işleme kapasitesi.
Bu tamamlayıcılık, Güney Kore’nin Kazakistan politikasını geleneksel kaynak diplomasisinin ötesine taşımaktadır. Seul açısından temel amaç yalnızca yeni mineral kaynaklarına erişmek olsaydı ilişkinin hammaddenin çıkarılması ve Güney Kore’ye ihraç edilmesi üzerinden gelişmesi beklenebilirdi. Ancak mevcut yaklaşım arama ve çıkarma faaliyetlerinden rafinaj, işleme ve yüksek katma değerli üretime kadar uzanan daha geniş bir ekonomik zincirin kurulmasına yönelmektedir. Bu nedenle Güney Kore’nin yaklaşımını bir tür “değer zinciri stratejisi” olarak değerlendirmek mümkündür. Böyle bir modelde kritik mineraller ilişkinin nihai ürünü değil, daha kapsamlı bir endüstriyel ortaklığın başlangıç noktasını oluşturmaktadır.
Kazakistan açısından da ilişkinin stratejik değeri benzer biçimde yalnızca daha fazla hammadde ihraç etme imkanından kaynaklanmamaktadır. Astana’nın uzun vadeli çıkarı; sahip olduğu doğal kaynakların ülke içerisinde daha yüksek katma değer üretmesini sağlayacak teknoloji, yatırım ve işleme kapasitesini geliştirmektir. Bu noktada Güney Kore, Kazakistan için yalnızca alternatif bir pazar değil, ekonomik dönüşümünü destekleyebilecek teknolojik bir ortak olarak öne çıkmaktadır. Aynı zamanda Seul’le geliştirilen ilişkiler, Kazakistan’ın mevcut ortaklarının yerini almaktan ziyade dış ekonomik ilişkilerindeki seçeneklerini artırmaktadır. Bu durum Astana’nın uzun süredir sürdürdüğü çok yönlü dış politika anlayışının ekonomik alandaki bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Nükleer enerji alanındaki gelişmeler bu çeşitlendirme politikasını daha görünür hale getirmektedir. Kazakistan, Mayıs 2026 tarihinde ilk nükleer enerji santralinin inşası için Rusya’yla yaklaşık 16,5 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamış ve projede Rusya’nın devlet şirketi Rosatom lider olarak belirlenmiştir. Güney Koreli Korea Hydro & Nuclear Power da değerlendirilen adaylar arasında yer almış ancak seçilen taraf olmamıştır.[iv] Buna rağmen birkaç ay sonra Güney Kore ile Kazakistan arasında barışçıl nükleer enerji alanında yeni bir Mutabakat Zaptı’nın imzalanması önemlidir.
Bu durum nükleer işbirliğinin yalnızca bir santrali hangi ülkenin inşa edeceği sorusuna indirgenemeyeceğini göstermektedir. Nükleer enerji; teknoloji, yakıt tedariki, insan kaynağı, güvenlik, bakım ve gelecekte geliştirilebilecek yeni projeleri kapsayan geniş bir ekosistemdir. Dolayısıyla Rosatom’un ilk santral projesinde üstlendiği rol, Güney Kore’nin Kazakistan’ın nükleer enerji denkleminden tamamen çıktığı anlamına gelmemektedir. Aksine Astana’nın farklı aktörlerle farklı alanlarda işbirliği geliştirmesi, enerji sektöründe de tek bir ortaklığa bağımlı kalmadan hareket alanını koruma arayışına işaret etmektedir.
İkili ilişkilerde ortaya çıkan bu modelin bölgesel düzeye taşınması ise 16 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen ilk Güney Kore-Orta Asya Zirvesi’yle daha görünür hale gelmiştir. Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan liderlerinin katıldığı zirvede kabul edilen Seul Deklarasyonu’yla kritik mineraller ve enerji, işbirliğinin temel alanları arasında konumlandırılmıştır. Güney Kore’nin yaklaşımında dikkat çeken unsur, işbirliğinin tekil altyapı projelerinin ötesine taşınarak ortak endüstriyel kapasite ve değer zincirlerinin oluşturulmasına yönelmesidir.[v]
Bu yaklaşım zirveden önce gerçekleştirilen ilk Güney Kore-Orta Asya Sanayi Bakanları Toplantısı’yla da kurumsal bir boyut kazanmıştır. Taraflar kritik mineral tedarik zincirleri dahil olmak üzere sanayi alanındaki işbirliğinin düzenli bir mekanizma üzerinden yürütülmesi konusunda uzlaşmıştır.[vi] Böylelikle Kazakistan örneğinde görülen kaynak-teknoloji tamamlayıcılığı, Güney Kore’nin daha geniş Orta Asya politikasının da temel unsurlarından biri haline gelmektedir. Liderler düzeyindeki zirvelerin iki yılda bir düzenlenmesi ve bir sonraki zirvenin 2028 yılında Astana’da gerçekleştirilmesinin kararlaştırılması ise bu işbirliğinin süreklilik kazanmasına yönelik kurumsal iradeyi göstermektedir. Bu durum aynı zamanda Orta Asya ülkelerinin yalnızca büyük güçler arasındaki rekabetin nesnesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir. Bölge devletleri sahip oldukları kaynakları kullanarak teknoloji, yatırım ve pazar seçeneklerini çeşitlendirebilmekte ve farklı aktörlerle eş zamanlı ortaklıklar geliştirebilmektedir.
Sonuç olarak Güney Kore-Kazakistan yakınlaşması, iki ülkenin farklı fakat birbirini tamamlayan ekonomik ihtiyaçlarının kesiştiği yeni bir ortaklık modeline işaret etmektedir. Güney Kore açısından kritik mineral ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ekonomik güvenliği desteklerken Kazakistan açısından Güney Kore’nin teknoloji ve üretim kapasitesi daha yüksek katma değerli bir ekonomik yapıya geçiş için fırsat sunmaktadır. İlk Güney Kore-Orta Asya Zirvesi’nin bu yaklaşımı bölgesel düzeye taşıması ise söz konusu modelin daha geniş bir ekonomik çerçeveye dönüşme potansiyelini artırmaktadır. Ancak bu potansiyelin kalıcı bir ortaklığa dönüşmesini, imzalanan anlaşmaların sayısından çok bunların somut yatırımlara, teknoloji transferine ve yerel üretim kapasitesine ne ölçüde dönüştürülebildiği belirleyecektir.
[i] “South Korea, Kazakhstan sign MoU on atomic energy, explore mineral trade”, Reuters, https://www.reuters.com/world/asia-pacific/south-korea-kazakhstan-sign-mou-atomic-energy-explore-mineral-trade-2026-09-15/, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).
[ii] “Strategic Partnership Upgraded as South Korean President Wraps Up Visit to Kazakhstan”, The Astana Times, https://astanatimes.com/2024/06/strategic-partnership-upgraded-as-south-korean-president-wraps-up-visit-to-kazakhstan/, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).
[iii] “Uranium and Nuclear Power in Kazakhstan”, World Nuclear Association, https://world-nuclear.org/information-library/country-profiles/countries-g-n/kazakhstan, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).
[iv] “Russia signs $16.5 billion deal to build first nuclear power plant in Kazakhstan”, Reuters, https://www.reuters.com/business/energy/russia-signs-agreement-build-nuclear-power-plant-kazakhstan-2026-05-28/, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).
[v] “S. Korean, Central Asian leaders agree to deepen cooperation in critical minerals, energy”, Yonhap News Agency, https://en.yna.co.kr/view/AEN20260916006651315, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).
[vi] “Korea and Five Central Asian Countries Hold First Industry Ministers’ Meeting to Discuss Multilateral Cooperation on Industry and Critical Minerals”, Ministry of Trade, Industry and Resources of the Republic of Korea, https://english.motir.go.kr/eng/article/EATCLdfa319ada/2732/view, (Erişim Tarihi: 17.09.2026).
