2022 yılında patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı, Moskova’nın yurtdışında güç projeksiyonu kapasitesinin gerilemekte olduğu yönünde yaygın bir algının oluşmasına neden olmuştur. Rusya Ordusu, başlangıçta Ukrayna’da “üç gün” içerisinde gerçekleştirilmesi beklenen hedeflerine ulaşamamış; ağır kayıplar vermiş ve devam eden savaşa önemli ölçüde askerî ve ekonomik kaynak tahsis etmiştir. Bu faktörler, Rusya’nın küresel ölçekte kapasitesi kısıtlanmış bir güç olarak ortaya çıktığı yönündeki genel kanaati güçlendirmiştir. Rusya’nın Nijer’deki son askerî isyana müdahalesi, Moskova’nın güç projeksiyonu kapasitesini nasıl uyarladığını gösteren karmaşık bir örnek teşkil etmektedir.
28-29 Ağustos 2026 tarihlerinde Nijer Silahlı Kuvvetleri veya Vatanın Yeniden Tesisi İçin Silahlı Kuvvetler içerisindeki isyancı bir grup, ülkenin başkenti Niamey’de Devlet Başkanı Abdourahamane Tiani’ye karşı darbe girişiminde bulunmuştur. Nijer’de bulunan Rusya Afrika Kolordusu, hükümet güçlerine devlet kontrolünü yeniden tesis etme sürecinde destek sağlamıştır.[i] Rusya’nın Nijer Büyükelçisi Viktor Voropayev, Nijer makamlarının Rusya’dan yardım talep ettiğini doğrulamış ve Afrika Kolordusu’nun isyancıların etkisiz hâle getirilmesine katkıda bulunduğunu belirtmiştir.[ii] Rusya Afrika Kolordusu, ordunun kendi içerisinden gelen silahlı bir tehdide karşı hükümetin müdahalesine destek vermiştir.
Rusya’nın askerî kapasitesinin Ukrayna’daki savaşa yoğunlaştığı bir dönemde Nijer’e gerçekleştirilen bu müdahale, Moskova’nın Afrika’da nasıl hâlen önemli siyasi sonuçlar üretebildiği ve Sahel’in Rusya’nın güç projeksiyonu açısından neden elverişli bir alan hâline geldiği konusunda daha geniş bir soru ortaya çıkarmaktadır.
Rusya’nın Sahel’deki konumu, Wagner Grubu aracılığıyla ve Sahel ülkelerindeki askerî hükümetlerle Batılı güçler arasındaki ilişkilerin bozulması sonucunda gelişmiştir. Mali, Burkina Faso ve Nijer’de gerçekleşen askerî darbeler, Batılı güvenlik desteğine mesafeli hükümetlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Wagner, Moskova’nın 2023 yılında Yevgeny Prigozhin’in isyanının ardından Afrika’daki operasyonlarını yeniden yapılandırmasına kadar bu boşluğun bir bölümünü doldurmuştur. Afrika Kolordusu, Wagner’in rolünün yerini almış ve doğrudan Rusya Savunma Bakanlığı’nın yetkisi altına girmiştir. Özel askerî şirket statüsü, Wagner savaşçılarına Moskova’ya belirli ölçüde inkâr edilebilirlik sağlarken; Afrika Kolordusu Rus devletinin daha açık bir aracı niteliğindedir.[iii] Günümüzde Nijer, Mali ve Burkina Faso genelinde 1.700 ila 2.000 Rus personelinin faaliyet gösterdiği tahmin edilmektedir.[iv] Bu ilişkiler, askerî desteğin ötesine geçerek silah tedariki, siyasi işbirliği ve ekonomik anlaşmaları da kapsayacak şekilde genişlemiştir. Batılı güçlerin bölgeden çekilmesiyle birlikte Moskova, temel önceliği rejim güvenliği olan hükümetlerle ilişkiler geliştirmeye başlamıştır.
Moskova’nın Sahel’deki stratejisi revizyonist bir çerçeve üzerinden değerlendirilebilir. Rusya’nın Sahel yaklaşımı revizyonist niteliktedir; zira Moskova, Batılı güçlerin bölgedeki rolünü düzenli olarak azaltmaya ve kendi konumunu daha avantajlı hâle getirmeye çalışmaktadır. Bununla birlikte Rusya’nın Afrika stratejisi geleneksel revizyonizmden farklılık göstermektedir. Moskova, Sahel’i geniş ölçekli askerî müdahale veya kapsamlı devlet inşası yoluyla dönüştürme kapasitesine sahip olmadığı gibi, bunu amaçlamamaktadır da. Bunun yerine Moskova; bir hükümeti korumak, silah tedarik etmek veya güvenlik güçlerini eğitmek gibi sınırlı kaynak gerektiren dar kapsamlı hedeflere yönelmektedir. Rusya, Sahel’deki mevcut bölgesel düzenin kırılgan noktalarını hedef almakta ve Moskova’nın çıkarlarına hizmet edecek görece mütevazı değişiklikler gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu davranış, daha sınırlı bir revizyonizm biçimine işaret etmektedir. Başka bir ifadeyle Rusya’nın savaş dönemindeki Sahel politikası “düşük maliyetli revizyonizm” olarak tanımlanabilir.
Düşük maliyet unsuru, tahsis edilen kaynaklar ile elde edilen siyasi getiriler arasındaki ilişkiye dayanmaktadır. Rusya’nın Afrika’daki angajmanı çoğu zaman düşük maliyetli ve dar kapsamlı hedeflerle karakterize edilmektedir. Sahel’deki zayıf hükümetler ve kurumlar, Moskova’ya sınırlı mali ve siyasi taahhütlerle çıkarlarını ilerletebileceği bir ortam sunmaktadır. Rakamlar bu dengesizliği ortaya koymaktadır. 2024 yılında Afrika ülkeleri ile Rusya arasındaki ticaretin toplam hacmi 24,5 milyar dolar olarak gerçekleşirken; bu rakam Afrika’nın başlıca ticaret ortağı olan Avrupa Birliği ile gerçekleştirdiği 355 milyar dolarlık ticaret hacminin oldukça gerisinde kalmıştır. Rusya’nın Afrika ile gerçekleştirdiği toplam ticaret içerisinde Rus ihracatının payı ise 21,2 milyar dolar gibi bir düzeye ulaşmıştır.[v] Buna rağmen Rusya; Nijer, Burkina Faso, Libya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Sudan ve Mali gibi ülkelerde yalnızca birkaç yüz kişiden oluşan konuşlandırmalar yoluyla askerî ilişkiler tesis etmiştir.[vi] Nijer’de Afrika Kolordusu personelinin sayısı 200 ila 300 arasında bulunmaktadır.[vii] Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Gine, Kongo Cumhuriyeti, Madagaskar, Mozambik, Güney Sudan, Sudan ve Zimbabve liderlerinin de çeşitli açılardan Moskova ile yakın ilişkiler içerisinde olduğu değerlendirilmektedir. Rusya, sınırlı kapasitesini siyasi sonuçlar üzerinde etkili olabileceği alanlarda yoğunlaştırmaktadır.
Nijer de bu mantığı yansıtmaktadır. Rusya’nın amacı, Batılı ortaklardan uzaklaşmış olan bir hükümetle mevcut güvenlik ilişkisini sürdürmek olmuştur. İsyancı askerlerin cuntaya karşı harekete geçmesiyle birlikte, mevcut Rus varlığı sıradan asker sayılarının ifade edebileceğinden çok daha önemli bir değer kazanmıştır. Kriz ortaya çıktığında Afrika Kolordusu personeli zaten Niamey’de konuşlanmış durumdaydı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafızları’na destek sağlayabilmiştir. Dolayısıyla Rusya’nın müdahalesi, önceden tesis edilmiş bir güvenlik ilişkisini doğrudan siyasi nüfuza dönüştürmüştür. Moskova, krizden önce Nijer ile kurduğu ilişkiye sınırlı kaynak yatırmış; ilişkinin bir ortak hükümetin hayatta kalması açısından kritik hâle gelmesiyle birlikte ise çok daha büyük bir stratejik getiri elde etmiştir. Bir cuntayı kendi içerisinden gelen bir tehdide karşı korumak, Sahel genelinde faaliyet gösteren silahlı grupları yenilgiye uğratmaktan veya devlet kurumlarını yeniden inşa etmekten daha az kaynak gerektirmektedir. Bu ayrım, bölgedeki güvenlik koşulları kötüleşmeye devam ederken dahi Rus nüfuzunun nasıl genişleyebildiğini açıklayabilir.
Bunun sonucunda ortaya çıkan Rusya’nın güç profili, ne yalnızca gerileme ne de yeniden yükseliş anlatısıyla tam olarak açıklanabilecek daha asimetrik bir görünüm sergilemektedir. Ukrayna’daki savaş, Rusya’nın konvansiyonel askerî gücünün maliyetini artırmış ve bu gücün önemli sınırlılıklarını görünür hâle getirmiştir. Ancak Nijer ve daha geniş anlamda Sahel örneği, bu sınırlılıkların Moskova’nın Afrika’daki siyasi fırsatlardan yararlanmasını engellemediğini göstermektedir. Buradaki temel değişken yalnızca Rusya’nın ne kadar güce sahip olduğu değil, sahip olduğu gücü hangi tür hedefler doğrultusunda ve nasıl bir ortamda kullandığıdır.
Rusya’nın Ukrayna’daki askerî sınırlılıkları, stratejik öneminin daha genel anlamda aşındığının bir göstergesi olarak değerlendirilmemelidir. Moskova’nın Afrika stratejisi, bir devletin bir cephede yoğun biçimde angaje olmuşken, hedeflerin sınırlı ve yerel koşulların elverişli olması hâlinde başka bir bölgede siyasi sonuçlar üretmeye devam edebileceğini göstermektedir. Bu nedenle Rusya’nın geniş ölçekli konvansiyonel savaş yürütme kapasitesi ile daha küçük ölçekli askerî, diplomatik ve ekonomik araçlar kullanarak siyasi ilişkileri dönüştürme kapasitesi birbirinden ayrıştırılmalıdır. İkinci kapasitenin küçümsenmesi, Moskova’nın ilerleyen dönemlerde geri çevrilmesi çok daha zor hâle gelebilecek konumları konsolide etmesine olanak sağlayabilir.
Rusya’nın nüfuzu, kısmen dış aktörlerin bölgeden çekilmesinin ve önceki güvenlik ortaklıklarının kalıcı iyileşmeler sağlamadaki başarısızlığının bir sonucu da olabilir. Yeniden nüfuz kazanmak isteyen hükümetlerin, Afrika ülkelerinin daha fazla özerklik arzusunu göz önünde bulundururken güvenilir güvenlik ortaklıkları sunmaları gerekmektedir. Aksi takdirde Moskova, siyasi ve güvenlik alanlarındaki boşluklardan yararlanmaya devam edecektir. Buradaki amaç, Afrika devletlerini rakip dış güçler arasında seçim yapmaya zorlamak değil; Rusya ile güvenlik işbirliğinin mevcut tek pratik seçenek hâline gelmesini engellemektir.
Nijer’deki isyan, Rusya’nın güç projeksiyonunun niteliğinde meydana gelen önemli değişimin bir bölümünü ortaya koymaktadır. Rusya’nın Sahel’e hâkim olması, stratejik çevresini değiştirebilmesi için gerekli değildir. Moskova, kırılgan hükümetleri hedef alarak ve görece küçük askerî taahhütleri sürdürerek varlığının maddi ölçeğini aşan siyasi sonuçlar üretebilmektedir. Rusya’nın sınırlı ve düşük maliyetli revizyonizm arayışı, bölge üzerinde derin etkiler yaratabilir. Afrika’nın diğer ülkelerinde yürütülen dezenformasyon kampanyaları, hâlihazırda kırılgan olan siyasi sistemler üzerindeki baskıyı daha da artırmaktadır. Nijer örneği, Rusya’nın Ukrayna’daki sorunlarının otomatik olarak yurtdışındaki Rus gücünün ortadan kalkması anlamına gelmediğini göstermektedir. Rusya, yüksek yoğunluklu konvansiyonel savaş kapasitesi bakımından kısıtlı olsa da seçici müdahalelerde bulunma kapasitesini korumaktadır.
[i] “Niger Coup: Survival of the Military Regime and Growing Fragility”, Al Jazeera Centre For Studies, https://studies.aljazeera.net/en/policy-briefs/niger-coup-survival-military-regime-and-growing-fragility,(Erişim Tarihi: 10.09.2026).
[ii] “Niger mutiny puts Russia’s expanding role in the Sahel to the test”, Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/news/2026/8/31/niger-mutiny-puts-russias-expanding-role-in-the-sahel-to-the-test, (Erişim Tarihi: 10.09.2026).
[iii] “Is Russia proving better at protecting friends than fighting enemies in West Africa?”, BBC, https://www.bbc.com/news/articles/cx2z75keq58o, (Erişim Tarihi: 10.09.2026).
[iv] “Russia cements its role as Africa junta protector after helping quell Niger’s mutiny”, The Associated Press, https://apnews.com/article/niger-niamey-russia-africacorps-mutiny-e8a26d5b74160d80d56a010f3932ee7d, (Erişim Tarihi: 11.09.2026).
[v] “Russia’s Economic Promises to Africa Prove Empty”, Africa Defense Forum, https://adf-magazine.com/2025/11/russias-economic-promises-to-africa-prove-empty/, (Erişim Tarihi: 10.09.2026).
[vi] “The Wagner forces under a new flag: Russia’s Africa Corps in Burkina Faso”, Center for Eastern Studies, https://www.osw.waw.pl/en/publikacje/analyses/2024-01-31/wagner-forces-under-a-new-flag-russias-africa-corps-burkina-faso,(Erişim Tarihi: 11.09.2026).
[vii] Aynı Yer.
