Analiz

Orta Koridor’un İki Milyon Yeni İş Vaadi: Jeopolitik Güzergâhtan Kalkınma Hattına

Orta Koridor için öngörülen iki milyon ilave istihdam, ray ve liman yatırımları yerel üretim ağlarına bağlanırsa gerçek bir kalkınmaya dönüşebilir.
Fiziksel projelerin büyük bölümü ilerlerken güzergâhın önündeki en büyük güçlük, sınır işlemleri ile demiryolu ve liman hizmetlerini ortak bir sistem içinde yürütebilmektir.
Başarı, taşınan yük miktarıyla birlikte koridor ülkelerinde oluşan katma değere, nitelikli işe ve küçük işletmelerin küresel pazarlara erişimine bakılarak ölçülebilir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Orta Koridor için açıklanan iki milyon ilave istihdam tahmini, Avrasya’daki ulaştırma tartışmasını güzergâhların haritadaki rekabetinden iş ve gelir hesabına çekmektedir. Dokuz ülkeyi ve yaklaşık 200 milyon insanı kapsayan hesaplamaya göre demiryolu, liman ve lojistik yatırımları 2040 yılına kadar hat üzerindeki ticareti üç kattan fazla büyütebilir, taşıma süresini yarıya indirebilir, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’yı (GSYİH) da yüzde 3,3 artırabilir.[i] Bu rakamlar ancak ülkelerin birlikte hareket ettiği bir yatırım ve reform senaryosunda gerçekleşebilir.

İki milyonluk rakam, doğrudan ray döşeyen, limanda çalışan ya da yük taşıyan insanların toplamına karşılık gelmemektedir. Hesap daha dolaylı bir zincire dayanmaktadır. Taşımacılık ucuzladıkça firmalar yeni pazarlara ulaşır, üretim büyür, bu büyüme hizmetlerden tarımsal işlemeye kadar farklı alanlarda iş doğurur. Bir trenin sınırı daha hızlı geçmesi başlı başına kalkınma yaratmaz. Aynı tren yerel bir fabrikanın ürününü düzenli olarak dış pazara taşıyorsa güzergâh çevresindeki ekonomik hayat kalıcı biçimde değişebilir.

Bunun maliyeti de oldukça yüksektir. Fiziksel darboğazların giderilmesi için 2040 yılına kadar en az 25 milyar dolara, yerel ekonomileri ana hatta bağlayacak yollar, terminaller, lojistik merkezler, vagonlar ve dijital sistemler için ise yaklaşık 30,5 milyar dolara ihtiyaç vardır. Belirlenen 16 kritik altyapı yatırımının dörtte üçü yürütülmekte ya da ileri hazırlık aşamasındadır.[ii] Hattı çoğu zaman yavaşlatan şey yeni bir köprü ya da ray eksikliğinden ziyade mevcut tesislerin birlikte öngörülebilir biçimde ve ticari mantıkla işletilememesidir.

Orta Koridor’un coğrafyasında bu hemen görülebilir. Seçilen hatta göre bir yük dört veya beş sınır geçebilir, iki kez ray açıklığı değiştirebilir, tren ile gemi arasında dört defaya kadar aktarılabilir ve on ayrı gümrük işleminden geçebilir.[iii] Her aktarma bir gecikme, hasar ya da ek ücret ihtimali demektir. Gönderici ortalama süreden çok teslim gününün önceden bilinmesine bakar. Bir hafta içinde ulaşacağı söylenen konteynerin bazen on, bazen yirmi günde gelmesi hızlı görünen hattı ticari açıdan pahalı hâle getirebilir.

İstihdam vaadinin karşılığı, ana güzergâhla çevresindeki şehirler ve üretim alanları arasında kurulacak bağda ortaya çıkacaktır. Kazakistan bozkırından geçen bir demiryolu, tarım işletmesini soğuk hava deposuna ve ihracat terminaline bağlamıyorsa bölge halkı için metal bir çizgi olarak kalır. Liman büyürken çevresinde bakım, paketleme, depolama ve gümrükleme hizmetleri gelişmezse gelir yine dar bir taşımacılık kesiminde toplanabilir.

Ekonomik getirinin nasıl dağılacağı, hattın bugünkü yük bileşimine bakılarak tahmin edilebilir. Tahıl, gübre, yakıt ve inşaat malzemeleri yüksek hacim ve düşük maliyet isterken konteynerli taşımacılık düzenli sefere, hızlı işleme ve hassas zamanlamaya dayanır. Koridor dökme yükte büyüyebilir, nitelikli istihdamı ise makine parçaları, işlenmiş gıda, tekstil ve elektronik bileşenler gibi katma değeri yüksek ürünleri çekebildiği ölçüde artırabilir. Böyle bir dönüşümde tren sayısını artırmak işin küçük bir kısmıdır, geri kalanı üreticinin finansmana, standartlara ve güvenilir gümrük bilgisine erişebilmesine bağlıdır.

Altyapıdan önce yönetim sorunu gelir. Hat üzerindeki demiryollarının, limanların ve deniz taşımacılığı şirketlerinin çoğu kamu işletmelerine aittir. Her kurum kendi gelirini ve kapasitesini korumaya yöneldiğinde güzergâhın verimliliği geri planda kalabilir. Bir ülkede liman tarifesinin, diğerinde tren programının, üçüncüsünde sınır kontrolünün ayrı belirlenmesi yük sahibine tek hizmet sunulmasını zorlaştırmaktadır. Ortak performans ölçütleri ve gelir paylaşımına dayanan bir işletme düzeni kurulmadıkça ulusal yatırımlar kesintisiz bir bölgesel hizmet üretmeyebilir.

Önerilen ortak dijital belge bu yüzden teknik bir ayrıntı olarak geçiştirilemez. Taşıma sözleşmesi, transit kaydı ve ticaret verisinin bir kez girilip ülkeler arasında kullanılması, sınır kapılarındaki tekrarları ve beyan uyuşmazlıklarını azaltabilir. Sistem, gümrük idareleri veri paylaşımına güvendiğinde, elektronik imza karşılıklı tanındığında ve küçük firmalar erişebildiğinde işleyebilir. Dijitalleşme büyük lojistik şirketlerinin işini kolaylaştırıp yerel işletmeleri yüksek yazılım maliyetleriyle dışarıda bırakırsa elde edilen verim artışı yerel girişimciliğe yayılmaz.

Koridorun yükselişi, Rusya üzerinden geçen kuzey hattına verilmiş geçici bir jeopolitik tepkiye indirgenemez. Tedarik zincirlerindeki kesintiler, deniz yollarındaki güvenlik riskleri ve aşırı hava olayları şirketleri birden fazla rotayı hazır tutmaya iter. Orta Koridor bu arayışa yanıt verebilir ama kuzey ve deniz güzergâhlarının bütün yükünü devralması beklenemez. Gerçekçi hedef, belirli ürün gruplarında güvenilir bir seçenek sunmak ve bölge ülkelerinin tek bir geçiş hattına bağımlılığını azaltmaktır.

Türkiye’nin hesabında doğudan gelen yükü Avrupa’ya aktarmak kadar kendi üretim bölgelerini demiryoluna bağlamak da yer alır. İstanbul Boğazı’nda planlanan kuzey demiryolu geçişi için Mart 2026 tarihinde iki milyar dolarlık finansman onaylanmış, projenin yıllık yük kapasitesini üç milyon tondan 50 milyon tona çıkarabileceği açıklanmıştır.[iv] Doğu Anadolu’daki hatların yenilenmesiyle birleştiğinde bu yatırım, Kars’tan Avrupa sınırına uzanan akışı güçlendirebilir. Kazancın lojistik merkezlerin bulunduğu birkaç şehirde kalıp kalmayacağını sanayi ve tarım işletmelerinin yeni kapasiteye erişebilmesi belirleyecektir.

Büyük ulaştırma projeleri fırsatın yanında bir dağılım sorunu da yaratmaktadır. Yeni terminaller arazi değerlerini yükseltebilir, kamulaştırma baskısını artırabilir ve geçim alanlarını daraltabilir. İnşaat dönemindeki geçici işler kalıcı istihdam gibi sunulduğunda beklenti şişer. Mesleki eğitim programları tren işletmeciliğine, liman yönetimine, bakıma, yazılıma ve gümrük hizmetlerine göre yeniden kurulmazsa nitelikli kadrolar dışarıdan gelebilir, yerel nüfus düşük ücretli işlerde kalabilir. İki milyonluk vaadin toplumsal karşılığını işlerin nerede, hangi beceri düzeyinde ve ne kadar süreyle oluşacağı belirleyecektir.

Orta Koridor’un başarısı taşınan tonajla birlikte güzergâh boyunca üretilen değerle de ölçülecektir. Liman, ray ve köprü yatırımları akışı hızlandırabilir, istihdamı ise bu akışa üretici, tedarikçi ve hizmet sağlayıcı olarak katılan yerel şirketler büyütebilir. Ülkeler sınır işlemlerini ortaklaştırır, kamu işletmelerini ticari verimlilikle yönetir ve ana hattı iç bölgelerdeki ekonomik merkezlere bağlarsa iki milyon iş ulaşılabilir bir kalkınma hedefi hâline gelebilir. Aksi hâlde Avrasya’da daha fazla yük taşınır ama yükün geçtiği toplumlar beklediği dönüşümü yaşayamayabilir.


[i] “Trans-Caspian Transport Corridor Investments Could Spur Growth and Create Millions of Jobs Across Europe and Central Asia”, World Bank, https://www.worldbank.org/en/news/press-release/2026/09/28/trans-caspian-transport-corridor-investments-spur-growth-and-create-millions-jobs, (Erişim Tarihi: 02.10.2026).

[ii] “Integration: World-Class Trade Logistics Along the Trans-Caspian Transport Corridor”, World Bank, https://www.worldbank.org/en/region/eca/publication/world-class-trade-logistics-along-trans-caspian-transport-corridor, (Erişim Tarihi: 02.10.2026).

[iii] “Middle Corridor Investments Could Triple Trade, Add 2 Million Jobs by 2040, Report Finds”, The Astana Times, https://astanatimes.com/2026/10/middle-corridor-investments-could-triple-trade-add-2-million-jobs-by-2040-report-finds/, (Erişim Tarihi: 2 Ekim 2026).

[iv] “World Bank Approves $2 Billion Financing to Strengthen Türkiye’s Rail Connectivity Across the Istanbul Strait”, World Bank, https://www.worldbank.org/en/news/press-release/2026/03/31/world-bank-approves-2-billion-financing-to-strengthen-turkiye-rail-connectivity-across-the-istanbul-strait, (Erişim Tarihi: 02.10.2026).

Göktuğ ÇALIŞKAN
Göktuğ ÇALIŞKAN
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift anadal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında "Hindistan Şiiliği ve İran’ın Hindistan Politikasının Yumuşak Güç Çerçevesinde Değerlendirmesi: Kontrüktivist Bir Bakış" adlı teziyle başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Seçme ve Yerleştirme (YLSY) programı kapsamında Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan, ardından Fas’ta bulunan Uluslararası Rabat Üniversitesinde 2. yüksek lisansını "La Présence Chinoise En Afrique Et L’évaluation De La Politique Africaine De La Chine Dans Le Contexte Du Projet « La Ceinture Et La Route » : Les Cas du Kenya et de l’Ouganda" (Çin'in Afrika'daki Varlığı ve Çin'in Afrika Politikasının Kuşak ve Yol Projesi Bağlamında Değerlendirilmesi: Kenya ve Uganda Örnekleri) teziyle 2022 yılında tamamlamıştır. Aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde de doktorasına devam etmektedir. Çalışkan, ayrıca YLSY kapsamında Fas’ta yine Uluslararası Rabat Üniversitesi’nde doktoraya başlamıştır. Ankasam Uluslararası İlişkiler uzmanı olarak çeşitli konularda röportajları ve analizleri bulunan Çalışkan, kitap bölümleri, makaleler ve kitap incelemelerine de devam etmektedir. Çalışkan, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmekte olup, Çin-Afrika İlişkileri, Sahel, Sahel’de Din ve Güvenlik, İran, Şiilik, Hindistan, Gıda Güvenliği, Afrika'da İklim, İsyanlar ve Terörizm, Afrika Jeopolitiği, Kuşak ve Yol Projesi, Orta Asya üzerine akademik çalışmalarını sürdürmektedir.

Benzer İçerikler