Tarih:

Paylaş:

Orta Asya’da Su İşbirliği: İstikrar ve Sürdürülebilir Kalkınmanın Temeli

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Yaşam kaynakları, her zaman dünya düzenini belirleyen itici güç olmuştur. Bu basit ama evrensel kural hem jeoekonomiğin hem de jeopolitiğin temelini teşkil etmektedir. Bununla birlikte son yıllarda artan çevresel kaygılar, su sorunlarını devletlerarası anlaşmazlıkların en önemli gündem maddesi haline getirmiştir. Bu bağlamda suyun stratejik bir kaynak ve aynı zamanda Orta Asya’nın sürdürülebilir kalkınmasının temeli olduğu düşünüldüğünde, sınır aşan su kullanımı meselelerinin ele alınmasının bölgesel işbirliği arayışlarının temel dinamiği haline geleceği öngörülebilir.

Halihazırda beş Orta Asya ülkesinde 76 milyon insan yaşamaktadır. Bölgenin önemli su kaynaklarının çoğu; Tanrı Dağları, Hindukuş Dağları, Wahan Dağları ve Pamir Dağları’ndaki kar ve buzulların erimesinden gelmekte ve esasen Siri Darya ile Amu Darya nehirleri olmak üzere ortak su kaynaklarında birleşmektedir.

Bölgede yaşayan insanların çoğu doğrudan veya dolaylı olarak tarım faaliyetleri hasebiyle suya bağımlıdır. Nitekim Orta Asya’nın enerji ihtiyacının %90’ı hidroelektrik kaynaklardan karşılanmaktadır.[1] Bu da suyu çok daha önemli hale getirmektedir. Dahası bölge devletleri; artan nüfusun da etkisiyle su talebinde de artış yaşamaktadır. Bu da sudan kaynaklanan ihtilaflara yol açmaktadır. Kuşkusuz bu durum, birtakım riskleri de barındırmaktadır.

Dahası küresel ısınmaya paralel olarak Orta Asya’daki yıllık sıcaklık ortalamasının 2100 yılına kadar 6,5°C artırması beklenmektedir.[2] Yani iklim değişikliği, kuraklığa da neden olabilir. Yine artan sıcaklıkların su talebini arttırdığı ve buna ek olarak sulama mevsimini kısalttığı bilinmektedir.

Söz konusu gelişmeler, tarım ve hidroelektrik enerjisinin temini noktasında devletlerin çıkar çatışmasına sürüklenmesini ve daha da önemlisi bölge genelinde gıda güvenliği sorununun gelişmesini beraberinde getirebilir. Bu da bölgesel istikrarsızlığa yol açabilecek siyasi sonuçlar doğurabilir. Örneğin Karakalpakistan’daki son hadiseler ele alındığında, yaşanan problemlerin nedenlerinden birinin de akut su kıtlığı nedeniyle karşılaşılan sosyoekonomik sorunlar olduğu anlaşılmaktadır. Benzer örneklerin ilerleyen dönemlerde artması olasıdır. Bu da Orta Asya ülkelerinin zayıflıklarını kendi siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen aktörlerin bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmelerine neden olabilir.

Tüm bu nedenlerden ötürü Orta Asya ülkeleri, potansiyel sorunların ciddiyetini fark ederek sınırlı su kaynaklarını en verimli şekilde kullanmanın yollarını aramaktadır. Bu durum ise bölgesel işbirliğini devletler açısından zaruri hale getirmektedir. Zaten bu yüzden Orta Asya ülkeleri, bazı öncelikler doğrultusunda koordineli çalışmaya çabalamaktadır.

Bu önceliklerden ilki, sınır aşan su kaynaklarının kullanımı noktasındaki işbirliğini geliştirmektir. Zira Gıda, enerji ve su güvenliğinin sağlanmasında Orta Asya ülkeleri için suların faydalı bir biçimde yönetilmesi müzakerelerde bulunmayı gerektirmektedir. Bu anlamda Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantıları’nın kritik bir rolünün bulunduğu söylenebilir. Bunun en somut örneği ise 21 Temmuz 2022 tarihinde Kırgızistan’ın Çolpan-Ata şehrinde düzenlenen 4. İstişare Toplantısı’nın bir neticesi olarak imzalanan Orta Asya Yeşil Gündem Programı’dır. Anlaşılacağı üzere bu program, bölgesel işbirliği noktasında tüm devletlerin çıkarlarına katkıda bulunacak bir arayışın bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Üstelik bölge devletlerinin suyun kullanımı ve kaynakların yönetimi konusundaki başarısı, bölgesel işbirliği süreçlerine de hizmet etmektedir. Örneğin Taşkent ile Duşanbe, Tacikistan’da inşa edilmek istenen Rogun Hidroelektrik Santrali konusunda uzlaşmayı başarmıştır. Ayrıca iki ülke arasında Zarafşan Nehri havzasının ortak kullanımı ve 320 MW kapasiteli iki hidroelektrik santralinin inşa edilmesi noktasında da anlaşmaya varılmıştır.[3] Bir diğer örnek de 2021 yılında Özbekistan ile Kazakistan’ın Toktogul Hidroelektrik Santrali’nden su boşaltılması karşılığında Kırgızistan’a kış ayları boyunca yeterli elektriği tedarik etme noktasında anlaşmasıdır.[4] Zira Kırgızistan ve Tacikistan, elektrik üretmek için suya ihtiyaç duyarken; Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan’ın sulama için suya ihtiyacı vardır. Kısacası bölge ülkelerinin su alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik attığı adımlar oldukça önemlidir.

Bölge devletleri açısından öncelik teşkil eden ikinci husus ise suyun temini konusunda alınacak ulusal önlemlerdir. Zira ulusal düzeyde alınan tedbirler, su krizinin yönetilmesini kolaylaştırmaktadır. Bu duruma Özbekistan ve Türkmenistan’da 2030 yılına kadar Su Sektörünün Gelişimi Konsepti çerçevesinde yürütülen politikalar örnek gösterilebilir. Benzer bir şekilde Tacikistan’da 2016-2025 dönemlerini kapsayacak biçimde Su Sektörü Reform Programı yürütülmektedir. Kırgızistan da 2021-2025 yılları için Tarımsal Kalkınma Konsepti çerçevesinde çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Kazakistan’da ise Kazakistan Ekoloji, Jeoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından bir Su Yasası hazırlandığı bilinmektedir. Bu yasa tasarısının 2023 yılında Kazakistan Parlamentosu’na sunulması planlanmaktadır.

Özetle Orta Asya devletlerinin tamamı, su kaynaklarının korunmasının ve daha verimli hale getirilmesinin yanı sıra kaynakların kullanımı noktasında da yasal çerçevelerin iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler yapmaktadır.

Sonuç olarak Orta Asya ülkeleri, suya dair akut problemleri göz ardı etmemekte, su sorununun birbirleri arasındaki rekabette kullanılmasına karşı çıkmakta ve hassas bir yaklaşım çerçevesinde uzlaşmaya çalışmaktadır. Buna yönelik müşterek programlar geliştirildiği gibi ulusal önlemlerin de alındığı söylenebilir. Böylece su, bir çatışma nedeni değil; işbirliği aracına dönüşmektedir. Bu da bölgesel entegrasyon süreçlerinin gelişmesine katkı sağlamaktadır.


[1] “Интегрированное управление водными ресурсами в Центральной Азии: Проблемы управления большими трансграничными реками”, Global Water Partnership, iwrm-ca-ttp.pdf (gwp.org), (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[2] “Центральная Азия: на пути к укреплению водной безопасности и устойчивости экономик”, World Bank, https://documents1.worldbank.org/curated/en/118891591902636538/pdf/Central-Asia-Towards-Water-Secure-Sustainable-Economies.pdf, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[3] “Узбекистан намерен закупать энергию с Рогунской ГЭС в летний период”, Gazeta UZ, https://www.gazeta.uz/ru/2022/06/02/rogun/, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[4] “Кыргызстан предоставит Казахстану и Узбекистану воду в обмен на электроэнергию”, Sputnik, https://ru.sputnik.kg/20210614/kyrgyzstan-uzbekistan-kazakhstan-voda-elektroenergiya-soglasheniya-1052857042.html, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

Perizat RISBEKKIZI
İlköğretim ve lise eğitimini Kırgızistan'da tamamlayan Perizat RISBEKKIZI, 2019 yılında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur. 2020 yılından itibaren yüksek lisans eğitimini Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) burslusu olarak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı'nda sürdürmektedir. Lisans döneminde İstanbul Ticaret Odası, Kırgızistan Din İşleri Devlet Komitesi'nde staj yapmıştır. İyi derecede Rusça ve İngilizce bilmektedir.