Analiz

AB-Ukrayna Siber Güvenlik İşbirliği: Avrupa’da Çok Aktörlü Güvenlik Mimarisi

AB-Ukrayna Siber Diyaloğu, Kiev’in Brüksel ile ilişkilerinin tam üyelik müzakerelerini beklemeden işlevsel ve operasyonel bir güvenlik entegrasyonuna dönüştüğünü gösteriyor.
Özel teknoloji şirketlerinin savunma mekanizmalarına dahil olmasıyla Avrupa’nın siber güvenlik mimarisi devlet merkezli yapıdan çok aktörlü bir yönetişim ağına evriliyor.
Ukrayna’nın hibrit tehditlere karşı edindiği muharebe tecrübesi, ilişkiyi tek yönlü bir yardım sürecinden çıkarıp Avrupa’nın ortak siber dayanıklılığını besleyen stratejik bir ortaklığa dönüştürüyor.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Avrupa Birliği (AB) ve Ukrayna arasında 9 Ekim 2026 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Beşinci Siber Diyalog, Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisinde siber işbirliğinin kazandığı stratejik önemi ortaya koymuştur. Görüşmeler kapsamında AB kurumlarının siber güvenliğinden sorumlu CERT-EU ile Ukrayna Devlet Özel İletişim ve Bilgi Koruma Servisi (SSSCIP) arasında idari bir düzenleme imzalanmıştır. Düzenleme, CERT-EU ile Ukrayna’nın siber olaylara müdahale birimi CERT-UA arasında bilgi paylaşımının geliştirilmesini hedeflemektedir.[i] Diyalogda ayrıca siber savunma, kriz yönetimi, özel sektör ortaklıkları ve Avrupa siber güvenlik standartlarına uyum ele alınmıştır. Bu gelişmeler, Ukrayna’nın Avrupa güvenlik mimarisiyle ilişkilerinin kurumsal ve operasyonel düzeyde derinleştiğine işaret etmektedir.

Rusya-Ukrayna Savaşı, siber güvenliği Avrupa’nın ortak tehdit algısının önemli bileşenlerinden biri hâline getirmiştir. Enerji altyapıları, kamu hizmetleri ve iletişim sistemlerine yönelik saldırılar, siber faaliyetlerin askerî operasyonları tamamlayan ve sivil yaşamın sürekliliğini doğrudan etkileyen araçlara dönüşebildiğini göstermektedir. Bu koşullarda siber dayanıklılık, saldırıların önlenmesi kadar temel hizmetlerin sürdürülmesi ve sistemlerin yeniden işler hâle getirilmesiyle de ilişkilidir. Ukrayna’nın karşı karşıya kaldığı tehditler, Avrupa ülkelerinin benzer saldırılara hazırlık kapasitesi açısından da önem taşımaktadır. Dolayısıyla Kiev’e sağlanan siber destek, Ukrayna’nın savunma ihtiyaçlarının karşılanmasının ötesinde Avrupa’nın ortak güvenlik kapasitesinin geliştirilmesiyle bağlantılıdır.

AB ile Ukrayna arasındaki kurumsal yakınlaşmanın temelleri savaşın ilk yıllarında atılmıştır. Avrupa Birliği Siber Güvenlik Ajansı (ENISA), Kasım 2023 tarihinde Ukrayna’nın Ulusal Siber Güvenlik Koordinasyon Merkezi ve SSSCIP ile kapasite geliştirme, iyi uygulamaların paylaşılması ve ortak tehdit farkındalığının artırılmasına yönelik bir çalışma düzenlemesi imzalamıştır.[ii] Ekim 2026 tarihindeki yeni düzenleme ise doğrudan siber olaylara müdahale eden CERT-EU ve CERT-UA arasındaki bilgi alışverişine odaklanmaktadır. Böylece işbirliği, genel kapasite geliştirme hedeflerinden doğrudan operasyonel koordinasyona doğru genişlemektedir. Bununla birlikte söz konusu mekanizma, iki tarafın siber güvenlik sistemlerinin tek bir kurumsal yapı altında birleştiği anlamına gelmemektedir.

Bu yakınlaşmanın dikkat çekici aşamalarından biri, AB Konseyi’nin 15 Haziran 2026 tarihinde Ukrayna’nın AB Siber Güvenlik Rezervi’nden destek almasını onaylamasıdır. 2026/1354 sayılı karar, Ukrayna’nın büyük ölçekli siber olaylarla mücadelede rezerv kapsamında sunulan müdahale hizmetlerinden yararlanabilmesinin hukuki zeminini oluşturmuştur.[iii] ENISA tarafından yürütülen rezerv, güvenilir özel sektör sağlayıcılarının uzmanlığını siber krizlere müdahale ve toparlanma süreçlerine dâhil etmektedir. Böylece Avrupa’nın siber güvenlik kapasitesi, kamu kurumlarının mevcut imkânlarının ötesine taşınmaktadır. Ukrayna’nın bu mekanizmaya erişimi ise AB üyeliği gerçekleşmeden belirli Avrupa güvenlik araçlarından yararlanabilmesine imkân tanıyan işlevsel entegrasyonun somut bir örneğidir.

Avrupalı teknoloji şirketlerinin Ukrayna’yla geliştirdiği ilişkiler, bu dönüşümün özel sektör boyutunu görünür kılmaktadır. Finlandiya merkezli WithSecure, Ekim 2025 tarihinde Ukrayna Ekonomi Bakanlığı ile siber dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalamıştır. Anlaşma, güvenlik çözümlerinin test edilmesini, pilot uygulamaları, uzmanlık paylaşımını ve teknik desteği kapsamaktadır.[iv] Slovakya merkezli ESET ise Nisan 2022 tarihinde Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef alan Industroyer2 saldırısının incelenmesinde CERT-UA ile birlikte çalışmıştır.[v] Bu örnekler farklı işbirliği biçimlerine işaret etmektedir: İlki teknoloji geliştirme ve kapasite paylaşımına yönelik kurumsal bir ortaklığı, ikincisi ise gerçekleşmiş bir siber saldırıya karşı operasyonel koordinasyonu göstermektedir.

Özel sektörün rolü, Tallinn Mekanizması üzerinden yürütülen uluslararası destek faaliyetlerinde de belirginleşmektedir. Ukrayna’nın sivil siber güvenlik kapasitesini güçlendirmek amacıyla 2023 yılında oluşturulan mekanizma kapsamında, Mart 2026 itibarıyla 302,6 milyon avroluk kaynak taahhüt edilmiştir.[vi] Aynı yıl özel şirketlerin donör ülkelerle işbirliğini kolaylaştıracak yeni katılım imkânları geliştirilmiştir. Estonya Uluslararası Kalkınma Merkezi (ESTDEV) de Mart 2026 tarihinde yedi ülkeden on iki şirketle siber güvenlik projelerine yönelik çerçeve anlaşmaları imzalamıştır.[vii] Bu anlaşmalar, belirli projelerin tamamlandığını göstermese de özel sektörün uluslararası siber yardımın uygulanmasında giderek daha sistematik bir konum kazandığını ortaya koymaktadır.

Söz konusu gelişmeler, siber güvenliğin çok aktörlü yönetişim niteliğini güçlendirmektedir. Geleneksel güvenlik anlayışında savunma kapasitesi büyük ölçüde devlet kurumları ve askerî yapılar üzerinden değerlendirilirken siber alanda uzmanlık, altyapı ve müdahale kapasitesi farklı aktörler arasında dağılmaktadır. AB kurumları düzenleyici ve finansal çerçeveyi oluştururken özel şirketler teknik uzmanlık ve hizmet sağlamaktadır. Ukrayna ise operasyonel ihtiyaçların belirlenmesinde ve savunma pratiklerinin geliştirilmesinde merkezi bir konuma sahiptir. Güvenlik kapasitesi, bu aktörler arasındaki koordinasyon üzerinden şekillenmektedir. Bununla birlikte özel hizmet sağlayıcılarına artan bağımlılık, veri güvenliği ve hesap verebilirlik açısından yeni sorunlar da yaratabilir.

Ukrayna’nın bu ekosistemdeki konumu, ilişkinin tek yönlü bir yardım mekanizması olarak değerlendirilmesini güçleştirmektedir. Rusya’nın siber faaliyetleriyle uzun süredir karşı karşıya kalan Ukrayna kurumları, tehditlerin tespit edilmesi, kritik altyapının korunması ve saldırı sonrasında hizmetlerin yeniden sağlanması alanlarında önemli deneyim edinmiştir. ESET ile CERT-UA’nın Industroyer2 saldırısına yönelik ortak çalışması, farklı aktörlerin uzmanlığının operasyonel süreçlerde nasıl bir araya getirilebildiğini göstermektedir. Ukrayna’nın bu deneyimi, Avrupa kurumları ve teknoloji şirketleri açısından ortak tehditlere yönelik müdahale yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek bir bilgi kaynağıdır. Bu nedenle işbirliği, AB’nin Ukrayna’ya teknik kapasite aktardığı tek yönlü bir süreç olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte karşılıklı öğrenmenin kurumsallaşması, operasyonel bilgilerin paylaşılmasına, taraflar arasında güvenin gelişmesine ve ortak uygulamaların sürekliliğine bağlıdır.

Bu süreç aynı zamanda Ukrayna’nın AB üyelik perspektifiyle bağlantılıdır. Beşinci Siber Diyalog’da Ağ ve Bilgi Sistemleri Güvenliği Direktifi (NIS2), Siber Dayanıklılık Yasası ve 5G Siber Güvenlik Araç Kutusu gibi düzenleyici çerçeveler ele alınmıştır. Ukrayna’nın Avrupa standartlarına uyumu, dijital altyapıların korunmasında ortak kuralların geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak mevcut işbirliğinin stratejik önemi, mevzuat yakınlaşmasının operasyonel mekanizmalarla desteklenmesidir. Bu açıdan Ukrayna’nın Avrupa güvenlik mimarisine katılımı, üyelik müzakerelerinin ilerleyişinden bağımsız olarak belirli alanlarda derinleşebilmektedir. Bu yönüyle siber güvenlik, Ukrayna’nın AB üyeliğinden önce ilerleyen işlevsel entegrasyonunun önemli alanlarından biridir.

Bu yakınlaşmanın sınırları da göz ardı edilmemelidir. AB Siber Güvenlik Rezervi’ne erişim, Ukrayna’nın bütün Avrupa siber güvenlik mekanizmalarına koşulsuz katılımı anlamına gelmemektedir. Benzer şekilde özel şirketlerle imzalanan anlaşmaların kapsamı, fiilî uygulamalar ve elde edilen sonuçlarla değerlendirilmelidir. Sivil siber dayanıklılık ile askerî siber savunma arasındaki yetki farklılıkları da kurumsal koordinasyonu karmaşıklaştırabilir. Dolayısıyla Avrupa’nın çok aktörlü siber güvenlik yapısının etkinliği, geliştirilen mekanizmaların sayısından çok bunların kriz anlarında birlikte çalışabilmesine bağlıdır.

Sonuç olarak Beşinci AB-Ukrayna Siber Diyaloğu, Avrupa güvenlik mimarisinde devam eden daha geniş bir dönüşümün güncel göstergesidir. AB kurumları, Ukrayna’nın siber güvenlik yapıları ve Avrupalı teknoloji şirketleri arasında gelişen ilişkiler, güvenlik kapasitesinin çok aktörlü bir çerçevede üretildiğini ortaya koymaktadır. Ukrayna’nın savaş koşullarında edindiği deneyim, bu yapının gelecekteki gelişimi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Ancak kalıcı bir güvenlik entegrasyonu için teknik işbirliğinin kurumsal güven, ortak standartlar ve sürdürülebilir müdahale kapasitesiyle desteklenmesi gerekmektedir. Avrupa’nın siber dayanıklılığının geleceği, bu farklı aktörlerin bilgi ve kaynaklarını ortak güvenlik hedefleri doğrultusunda ne ölçüde bir araya getirebildiğine bağlı olacaktır.


[i] “EU-Ukraine: Deepening Cooperation on Cyber Security at 5th Cyber Dialogue”, European External Action Service (EEAS), https://www.eeas.europa.eu/eeas/eu-ukraine-deepening-cooperation-cyber-security-5th-cyber-dialogue_en, (Erişim Tarihi: 15.10.2026).

[ii] “Enhanced EU-Ukraine Cooperation in Cybersecurity”, European Union Agency for Cybersecurity (ENISA), https://www.enisa.europa.eu/news/enhanced-eu-ukraine-cooperation-in-cybersecurity, (Erişim Tarihi: 17.10.2026).

[iii] “Council Implementing Decision (EU) 2026/1354 of 15 June 2026 Authorising the Provision of Support from the EU Cybersecurity Reserve to Ukraine”, Council of the European Union, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?qid=1787786098665&uri=CELEX%3A32026D1354, (Erişim Tarihi: 17.10.2026).

[iv] “WithSecure and Ukraine’s Ministry of Economy, Environment and Agriculture Sign Memorandum of Understanding to Strengthen Cyber Resilience”, WithSecure, https://www.withsecure.com/fr/ressources/espace-presse/withsecure-ukraine-mou/, (Erişim Tarihi: 17.10.2026).

[v] “Industroyer2: Industroyer Reloaded”, ESET, https://blog.eset.ie/2022/04/12/industroyer2-industroyer-reloaded/, (Erişim Tarihi: 17.10.2026).

[vi] “Joint Statement from Tallinn Mechanism Member States: 10 March 2026”, UK Foreign, Commonwealth & Development Office, https://www.gov.uk/government/news/joint-statement-from-tallinn-mechanism-member-states-10-march-2026, (Erişim Tarihi: 17.10.2026).

[vii] “ESTDEV Signs Contracts with Twelve Companies from Seven Countries to Implement Cybersecurity Projects until 2030”, Estonian Centre for International Development (ESTDEV), https://estdev.ee/en/articles/estdev-signs-contracts-twelve-companies-seven-countries-implement-cybersecurity-projects, (Erişim Tarihi: 17.10.2026).

Başak ERTUNÇ
Başak ERTUNÇ
Başak Ertunç, 2024 yılında Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Chanter pour l'Europe: Une Analyse Discursive des Paroles des Chansons d'Israël à l'Eurovision” başlıklı bitirme teziyle bölüm dördüncüsü olarak mezun olmuştur. Lisans eğitimi sırasında bir dönem Sciences Po Strasbourg Siyaset Bilimi Bölümü’nde değişim öğrencisi olarak eğitim almıştır. Hâlihazırda Galatasaray Üniversitesi ve Bordeaux Üniversitesi ortaklığında yürütülen Çift Diploma Yüksek Lisans Programı kapsamında Küresel Güvenlik ve Uluslararası Politika Analizi Bölümü’nde öğrenimine devam etmektedir. Yüksek lisans tez çalışmasını “Entre solidarité Sud-Sud et projection de puissance: investissements sanitaires, discours et construction du rôle chinois en Afrique du Sud” başlığı altında sürdüren Başak’ın başlıca ilgi alanları konstrüktivist uluslararası ilişkiler teorisi, kimlik ve kültür çalışmaları, söylem analizi, güvenlikleştirme teorisi, küresel sağlık diplomasisi ve uluslararası aktörlerin rol inşası süreçleridir. Başak, ileri seviyede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Benzer İçerikler