Güney Kore Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Güney Kore ve Japonya liderleriyle Camp David’de 18 Ağustos 2023 tarihinde bir araya gelmiştir. Bu zirve, Hint-Pasifik’te üçlü güvenlik işbirliği çerçevesi oluşturmayı amaçlamıştır. Aynı zamanda bu üç ülke arasındaki ilk bağımsız zirve olmuştur. Daha önce 12 kez üçlü zirve gerçekleştirilmiştir. Ancak hepsi, daha büyük bir toplantının yan etkinliği olarak düzenlenmiştir. Üç lider, Kuzey Kore’nin nükleer ve füze tehditleri gibi ortak bölgesel tehditlere karşı güvenlik işbirliğini nasıl güçlendireceklerini tartışmıştır. Bunun yanı sıra zirvede, ileri teknolojiler ve tedarik zincirleri gibi ekonomik güvenlik konuları masaya yatırılmıştır.
Güney Kore Başkanlık Ofisi Güvenlik Politikaları İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Kim Tae-hyo, zirveyle ilgili olarak, “Üç ülkenin Hint-Pasifik’te özgürlük, barış ve refahı hedeflediğini” belirtmiştir. Ayrıca Fukuşima’dan arıtılmış su gerginliğinin azaltılması için resmi yola başvuran Güney Kore ve Japonya, su boşaltma programının Tokyo tarafından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı aracılığıyla belirleneceğini söylemiştir.[1]
Tüm bu açıklamalardan sonra Çin, üç ülke arasında büyüyen ittifaktan rahatsız olduğunu ifade etmiştir. ABD, Güney Kore ve Japonya Zirvesi öncesinde Çin resmi gazetesi Global Times, zirvenin Güney Kore ve Japonya’nın güvenliğini tehlikeye atabileceğini, bunun Kuzeydoğu Asya’da “Mini-NATO tarzında” üçlü askeri bir ittifak kurma niyeti olduğunu vurgulamıştır. Çin, “Kore ve Japonya’nın seçtiği yol, tarih kitaplarında tamamen farklı notlar bırakacak” demiştir.[2] Yine bu süreçte Çin ve Rusya’nın Seul ve Pyongyang büyükelçileri bir araya gelmiştir.[3]
Çin’in Güney Kore Büyükelçisi Xing Haiming ve Rusya’nın Güney Kore Büyükelçisi Andrey Kulik, 10 Ağustos 2023 Perşembe günü Güney Kore’deki Çin Büyükelçiliği’nde bir araya gelmiştir. Bununla eş zamanlı olarak Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Çin ve Rus büyükelçileri de bir toplantı gerçekleştirmiştir.[4] Çin’in Kuzey Kore Büyükelçisi Wang Yajun, Rusya’nın Kuzey Kore Büyükelçisi Alexander Matsegora’yla bir araya gelerek Kore Yarımadası sorunları ve uluslararası ve bölgesel konuları görüşmüşlerdir.[5]
Rusya ve Çin gibi büyük güçler, Hint-Pasifik’te oluşan ABD-Güney Kore-Japonya ittifakını kendileri açısından önemli bir tehdit olarak görebilirler.Bu ittifakın bölgedeki gerginliği nasıl etkileyebileceğini anlamak için stratejik ve jeopolitik faktörlere bakılmalıdır:
Rusya’nın Bakış Açısı: Rusya, Hint-Pasifik’teki bu ittifakı ABD’nin etkinliğini artırma girişimi olarak görmektedir. Bu, Rusya’nın kendi stratejik çıkarlarına yönelik bir tehdit olarak algılanmaktadır. Moskova yönetimi; Japonya ve Güney Kore’nin Amerikan askeri varlığına ev sahipliği yapmasını, bölgede askeri dengeyi bozabilecek bir unsur olarak görmektedir. Ayrıca, bu ittifakın deniz yollarının güvenliğini sağlama amacı da Rusya’nın enerji ihracatının bir kısmını etkileyebilir.
Çin’in Bakış Açısı: Çin, söz konusu üçlü ittifakı, bölgesel dengeyi değiştirebilecek stratejik bir hamle olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla Pekin, bu ittifakın kendi güvenlik ve stratejik etkisini sınırlayabileceğinden endişe duyabilir. Ayrıca, bu ülkelerin Çin’in yakın çevresine daha fazla askeri varlık yerleştirmesi, Çin’e kuşatılmışlık hissi verebilir. Çin’in ekonomik çıkarları da bölgedeki deniz yollarının güvenliğine bağımlıdır. Bu yüzden bu ittifakın deniz güvenliğini sağlama çabaları da Çin’i etkileyebilir.
Bu ittifakın oluşturabileceği bazı gerginlikler şunlar olabilir:
1. Askeri Gerginlik: İttifakın askeri eylemleri veya tatbikatları, bölgedeki gerilimi artırabilir. Bu, Çin’in askeri kapasitesini yükseltmesine ve buna karşılık olarak ABD ve müttefiklerinin de askeri varlıklarını artırmasına yol açabilir. Ayrıca bölgede Kuzey Kore’nin varlığı ve ABD-Güney Kore ile yapılan askeri tatbikatlar sıklıkla gerginliğe neden olmaktadır.
2. Deniz Güvenliği Sorunları: İttifakın deniz güvenliği operasyonları, deniz yollarının kontrolü ve enerji taşımacılığına olanak sağlama çabaları nedeniyle çatışmalara yol açabilir.
3. Ekonomik Etkiler: Bu ittifakın oluşturduğu gerginlik, bölgedeki ekonomik istikrarı etkileyebilir. Ticaret yolları üzerindeki güvenlik endişeleri, küresel ticareti ve enerji tedarikini etkileyebilir.
4. Bölgesel İstikrarsızlık: Bu ittifak, Çin’in bölgesel nüfuzunu sınırlama amacı taşıdığı için Çin ile diğer ülkeler arasında diplomatik ve stratejik gerginliğe neden olabilir.
Hint-Pasifik, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi bağlamında önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü bölge ülkelerinde gerçekleşen altyapı yatırımları ve ekonomik ortaklıklar, Çin’in ekonomik ve siyasi etkisini genişletmesine imkan sağlamaktadır. Diğer taraftan Avustralya, ABD’nin yakın bir müttefiki olarak, Çin’in büyüyen etkisiyle ilgili ortak endişeleri paylaşmaktadır. Avustralya, FOIP (Serbest ve Açık Hint-Pasifik) stratejisine aktif olarak katılmaktadır. Bölgenin bir diğer önemli oyuncusu olan Hindistan, Güneydoğu Asya ülkeleri ve Japonya’yla ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlayan “Doğu’ya Açılma” politikasını sürdürmektedir. Hindistan, bölgesel varlığını artırmayı amaçlarken, tarihsel sınır gerilimleri nedeniyle Çin’e yaklaşımında da dikkatli olmaya devam etmektedir.[6]
ABD’nin iyi bir müttefiki olan Japonya, Çin’in deniz genişlemesini bir güvenlik tehdidi olarak algılamakta ve bölgesel istikrarı sağlamak için ABD’yle yakın işbirliği yapmaktadır. Japonya’nın Hint-Pasifik’te altyapı ve geliştirme projelerine yatırım yapması, bağlantıyı teşvik etmeyi ve Çin’in etkisini dengelemeyi amaçlamaktadır.
Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri, ABD-Çin rekabetine çeşitli yanıtlar vermektedir. Bazı ASEAN ülkeleri daha güçlü ekonomik bağlantılara sahip olmayı ve doğrudan bir çatışmadan kaçınmayı tercih ederken, diğerleri Çin’in kararlılığından endişeli ve dengeleyici olarak ABD’yle yakın ilişkiler kurmayı tercih etmektedir. Endonezya, tarafsız bir ülke olarak ABD ve Çin arasında dengeli bir dış politika izlemektedir. Cakarta, Pekin’le ekonomik işbirliğini değerli bulurken, aynı zamanda Güney Çin Denizi anlaşmazlıklarında egemenliğini korumayı amaçlamaktadır.
Bu karmaşık manzara içinde gerçekleşen ABD-Japonya-Güney Kore Zirvesi, bölgesel dinamikler üzerinde önemli etkiler bırakabilir. Burada ilk olarak Çin’in çevrelenmesi sorusu akla gelmektedir. Çin’in stratejik olarak çevrelenmesi, uluslararası ilişkilerde ve jeopolitik sahnede Pekin’in etrafında oluşturulan birtakım siyasi, askeri ve ekonomik çabaları ifade etmektedir. Bu çevreleme stratejisi, diğer ülkelerin veya aktörlerin Çin’in gücünü sınırlamaya veya dengelemeye yönelik girişimlerini içermektedir.
Güvenlik hamleleri, beraberinde bölgesel rekabet, silahlanma yarışı ve askeri gerilimlere yol açabilir. Daha da önemlisi Güney Çin Denizi’ndeki toprak anlaşmazlıkları giderek tırmanabilir. Ekonomik rekabet, ülkeleri ABD ve Çin arasında seçim yapmaya zorlayarak ticaret, yatırım ve altyapı geliştirme gibi ekonomik bağlantıları etkileyebilir. Stratejik rekabet, bölgesel istikrarı zayıflatabilir ve iklim değişikliği, salgın hastalıkların önlenmesi ve terörizm gibi ortak sorunlarla baş etme çabalarını engelleyebilir.
ABD ve Çin arasındaki stratejik rekabeti hafifletmenin bir yolu da Hint-Pasifik’i bölgesel işbirliğini kolaylaştırabilen bir kurumsal yapı haline getirmek ve böylece daha geniş ve derin bölgeselcilik ile çok taraflılığı teşvik etmektir. Ancak Hint-Pasifik’te kurumsal yapı oluşturmak kolay bir görev değildir. Bölge, birçok kurumsal, ideolojik ve pratik engellerle karşı karşıyadır. Hint-Pasifik dinamiklerinin bölgesel düzen geçişine yönelik derin etkileri konusunda birçok soru cevapsız kalmaktadır.
[1] “Korea, US, Japan to Discuss Security Cooperation At Trilateral Summit”, Korea Herald, https://www.koreaherald.com/view.php?ud=20230813000183, (Erişim Tarihi: 13.08.2023).
[2] “Camp David Summit Could Be Dangerous For Japan, South Korea: Global Times Editorial”, Global Times, https://www.globaltimes.cn/page/202308/1295785.shtml, (Erişim Tarihi: 13.08.2023).
[3] Aynı yer.
[4] “Envoys Of Russia, China Demonstrate Close Ties Ahead Of S. Korea-US-Japan Summit”, Korea Times, https://www.koreatimes.co.kr/www/nation/2023/08/113_356949.html, (Erişim Tarihi: 13.08.2023).
[5] “Russian Ambassador To North Korea Meets With Chinese Counterpart In Pyongyang”, TASS, https://tass.com/politics/1659639, (Erişim Tarihi: 13.08.2023).
[6] Kai He-Mingjiang Li, “Understanding The Dynamics Of The Indo-Pacific: US-China Strategic Competition, Regional Actors, And Beyond”, International Affairs, 96(1), 2020, s. 1-7.
