Son dönemde Güney ve Orta Asya jeopolitiği, Taliban yönetimindeki Afganistan’ın komşularıyla, özellikle Pakistan ve İran’la yaşadığı gerilimler, küresel ve bölgesel güçlerin (Rusya, Çin ve Hindistan) bölgedeki diplomatik ve ekonomik nüfuz mücadelesi ekseninde yeniden şekillenmektedir. Geleneksel ittifakların esnediği ve yeni ticari rotaların arandığı bu dönem, bölgede karmaşık bir güvenlik denklemini beraberinde getirmektedir.
Güney Asya’daki en büyük güvenlik krizi Pakistan-Afganistan hattında yaşanmaktadır. Kabil ile İslamabad arasındaki ilişkiler, Pakistan iç güvenlik sorunlarının merkezinde yer alan “Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP)” şiddeti sarmalı nedeniyle derin bir çıkmazdadır. İslamabad yönetimi, Afganistan topraklarının TTP ve benzeri silahlı gruplar tarafından Pakistan’a karşı bir sığınak olarak kullanıldığını savunmaktadır. Buna karşılık Kabil yönetimi suçlamaları reddetmekte, Pakistan’ın güvenlik sorunlarının iç dinamiklerden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Bu anlaşmazlık, Pakistan’ın Afganistan topraklarına düzenlediği hava saldırılarına, Taliban’ın misilleme saldırılarına ve geçici ateşkeslerin sürekli bozulmasına yol açmaktadır. Bu durum, bölgesel istikrarsızlığı da tetiklemektedir.
Kabil ile İslamabad arasındaki tansiyonu düşürmek amacıyla Rusya son dönemde aktif bir diplomatik rol üstlenmeye çalışmaktadır. 12-15 Ekim 2026 tarihlerinde Rusya İçişleri Bakanı Vladimir Kolokoltsev’in Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir ile Rawalpindi’de yaptığı görüşmeler[i] ve aynı günlerde Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Naryshkin’in Kabil’de Taliban İstihbarat Şefi’yle bir araya gelmesi,[ii] Moskova’nın arabuluculuk niyetini gözler önüne sermiştir.
Tarafların talep etmesi halinde arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu belirten Rusya, bir yandan Pakistan-TTP gerilimini çözmeyi ve diğer yandan Afganistan ve Orta Asya’nın güvenliğini doğrudan tehdit eden DAEŞ-Horasan (ISKP) yapılanmasıyla mücadele etmeyi amaçlamaktadır. Nitekim Rusya, Temmuz 2025 tarihinde Taliban yönetimini resmi olarak tanıyan ilk ülke olmuş ve mayıs ayında yapılan askerî-teknik anlaşmalarla bölgedeki erişimini daha da genişletmiştir. Moskova açısından bakıldığında; Afganistan’da yeniden geniş çaplı bir çatışmanın başlaması, Rusya’nın güvenlik açısından önemli gördüğü Orta Asya üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca Rusya, Batılı güçlerin 2021 sonrasında bıraktığı diplomatik boşlukta etkisini artırmayı da hedeflemektedir. Daha da önemlisi; bölgesel istikrarın sağlanması, Rusya’nın Afganistan üzerinden ilerleyebilecek ticaret, enerji ve ulaşım projelerinden yararlanmasını kolaylaştırabilir.
Rusya ve Hindistan’ın 14 Ekim 2026 tarihinde Yeni Delhi’de gerçekleştirdiği Afganistan ve Pakistan konulu yedinci özel istişare turu da bu çerçevede önemlidir.[iii] Görüşmelerde bölgesel güvenliğin ele alınması, Afganistan meselesinin artık yalnızca Kabil ile İslamabad arasındaki ikili bir sorun olarak değerlendirilmediğini göstermektedir. Hindistan, Rusya ve Özbekistan gibi aktörler, Taliban yönetimine ilişkin siyasi ve güvenlik kaygılarını korurken Afganistan’la ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadırlar. Bu yaklaşım, ülkenin ekonomik ve coğrafi öneminin Taliban’ın uluslararası meşruiyet sorunundan bağımsız olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Örneğin 13 Ekim 2026 tarihinde Hindistan, Özbekistan ve Afganistan’daki özel sektör temsilcileri toplam 400 milyon dolarlık ticaret ve yatırım anlaşmaları imzalamıştır.[iv] Anlaşmaların Kabil’deki bir ticaret fuarı çerçevesinde yapılması, ekonomik etkileşimin de jure anlamda diplomatik tanınma olmadan da genişleyebildiğine işaret etmektedir.
2025 yılından itibaren Taliban-Yeni Delhi hattında ortaya çıkan jeopolitik yakınlaşmayla birlikte Afganistan-Hindistan ticaret hacmi de 1,5 milyar doların üzerine çıkmıştır.[v] Bu değişim, Hindistan açısından ekonomik kazancın yanı sıra jeopolitik bir anlam taşımaktadır. Pakistan’la yaşanan gerilimler nedeniyle Afganistan’a doğrudan erişimi kısıtlanan Hindistan, İran üzerinden Orta Asya’ya uzanan bağlantılara ve Afganistan’la ticari ilişkilere önem vermektedir. Böylece Kabil’le kurulan ekonomik bağlar, Yeni Delhi’nin Pakistan’a bağımlı olmayan bölgesel erişim arayışının bir parçasına dönüşmektedir.
Özbekistan’ın yaklaşımı ise daha çok sınır güvenliği, ticaret ve bölgesel istikrarla ilişkilidir. Afganistan’ın ekonomik olarak işlevsizleşmesi veya uzun süreli çatışmaya sürüklenmesi, Özbekistan’ın güney sınırında güvenlik sorunları yaratabilir. Bu nedenle ekonomik işbirliği, yalnızca ticari kâr arayışı değil, aynı zamanda Afganistan’ı bölgesel ekonomik ağlara bağlayarak istikrarsızlık riskini azaltma girişimidir. Burada ekonomik işbirliği, siyasi tanınma anlamına gelmemektedir. Devletler, Taliban yönetiminin insan hakları siciline ve özellikle kadınların eğitim, istihdam ve kamusal yaşama katılımına yönelik kısıtlamalarına ilişkin itirazlarını sürdürürken ticaret, enerji ve transit alanlarında pragmatik politikalar izleyebilmektedir. Bu ikili yaklaşım, Afganistan’ın uluslararası izolasyonunu tamamen ortadan kaldırmasa da ekonomik izolasyonun sınırlarını daraltmaktadır.
Vahan Koridoru üzerindeki ulaştırma projeleri, Afganistan’ın dış ticaret ve diplomatik hareket alanını genişletme çabasının dikkat çekici örneklerinden biridir. Taliban yönetimi, ülkenin kuzeydoğusunda Broghil’den Çin sınırına doğru uzanan 121 kilometrelik bir dağ yolunun inşasını tamamlamıştır.[vi] Afganistan, uzun süredir uluslararası pazarlara erişim bakımından Pakistan güzergâhına bağımlı durumdadır. Pakistan’la sınırların kapanması veya siyasi gerilimlerin tırmanması, Afgan ekonomisinin dış ticaretini ve temel ürünlere erişimini doğrudan etkileyebilmektedir. Dolayısıyla Vahan üzerinden Çin’e açılma girişimi, bu bağımlılığı azaltabilecek alternatiflerin geliştirilmesi anlamına gelmektedir. Ancak yüksek rakım, sert kış koşulları, zorlu arazi, gümrük altyapısı eksikliği ve güvenlik maliyetleri, bu koridorun aktif şekilde kullanılmasını engelleyen faktörlerdir. Çin ise özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ni tehdit edebilecek silahlı gruplara karşı Afganistan’dan güvenlik güvenceleri beklemektedir.
Afganistan-Pakistan ilişkilerindeki krizler, Çin’in ekonomik koridor projelerinin güvenilirliğini de zayıflatmaktadır. Afganistan’ın çoklu güzergâh stratejisi, bir yandan ülkenin ekonomik dayanıklılığını artırmakta, diğer yandan Taliban’ın siyasi erişimini genişletmektedir. Fakat Taliban’ın uygulamaları, Afganistan’ın temel sorunlardan biri olmaya devam etmektedir. Bu yüzden diplomatik temasların artması, diğer devletlerin Taliban’ın yönetim anlayışını veya insan hakları uygulamalarını kabul ettiği anlamına gelmemektedir. Ekonomik büyümenin kalıcı toplumsal faydaya dönüşmesi, Afganistan’da istihdamın, kamu hizmetlerinin ve temel hakların gelişmesine de bağlıdır. Bu koşullar gerçekleşirse Afganistan, komşuları arasındaki rekabetin edilgen bir nesnesi olmaktan çıkarak bölgesel bağlantıların kurulmasında etkili bir aktöre dönüşebilir. Sonuç olarak Afganistan’ın önündeki asıl mesele, coğrafi konumunun sunduğu stratejik fırsatların varlığı değil, bunları istikrar, refah ve sürdürülebilir dış politika kapasitesine dönüştürüp dönüştüremeyeceğidir.
[i] “Russian Interior Minister Vladimir Kolokoltsev’s Visit to Islamabad”, Embassy of the Russian Federation in the Islamic Republic of Pakistan, https://pakistan.mid.ru/en/news/russian_interior_minister_vladimir_kolokoltsev_s_visit_to_islamabad/, (Erişim Tarihi: 19.10.2026).
[ii] “Russian Intelligence Chief Arrives In Kabul, Meets Taliban Spy Chief”, Afghanistan International, https://www.afintl.com/en/202610155904, (Erişim Tarihi: 19.10.2026).
[iii] “India, Russia hold 7th round of talks on Afghanistan, Pakistan”, Pajhwok, https://pajhwok.com/2026/10/15/india-russia-hold-7th-round-of-talks-on-afghanistan-pakistan/, (Erişim Tarihi: 19.10.2026).
[iv] “India and Uzbekistan seal $400m B2B Afghanistan deals without recognising Taliban rule”, Trade Finance Global, https://www.tradefinanceglobal.com/posts/india-and-uzbekistan-seal-400m-b2b-afghanistan-deals-without-recognising-taliban-rule/, (Erişim Tarihi: 19.10.2026).
[v] “Afghanistan-India Trade Surpasses $1.5 Billion, Exports Show Strong Growth”, The Kabul Times, https://www.thekabultimes.com/afghanistan-india-trade-surpasses-1-5-billion-exports-show-strong-growth/, (Erişim Tarihi: 19.10.2026).
[vi] “Could the Taliban’s new road to China drive negotiating power?”, Lowy Institute, https://www.lowyinstitute.org/the-interpreter/could-the-taliban-s-new-road-to-china-drive-negotiating-power, (Erişim Tarihi: 19.10.2026).
