Analiz

Çin’in Bakü Diplomasisi: Orta Koridor Üzerinden Siyasi Güvence

Wang Yi'nin Bakü temasları, Çin'in Orta Koridor'daki konumunu yatırım ve belge yerine siyasi güvence üzerine kurduğunu göstermektedir.
Pekin'in Azerbaycan'a verdiği egemenlik ve toprak bütünlüğü desteği, Bakü'nün Tek Çin ilkesi ve küresel inisiyatiflere desteğiyle karşılanmaktadır.
Türkiye için asıl mesele, koridorun batı çıkışındaki konumunu Pekin'in Bakü merkezli güvence mimarisi içinde pazarlık gücüne dönüştürebilmektir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 14 Ekim 2026 tarihinde Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edilmiş[i] ve ertesi günü ise Asya’da Etkileşim ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı’nın (CICA) yedinci zirvesine katılmıştır.[ii] İlk bakışta bu program çok taraflı bir zirveye eşlik eden protokol temaslarından ibaret gibi görünebilir. Ancak temasların içeriği, durumu farklı bir mantığa yönlendirmektedir. Wang Yi’nin Bakü temasları, Çin’in Orta Koridor’daki konumunu yatırım ve belge yerine siyasi güvence üzerine kurduğunu göstermektedir. Bu nedenle ziyaret, koridor diplomasisinin hangi araçlarla yürütüldüğünü gösteren somut bir örnek olarak okunabilir.

Güvence takasının ilk ayağı egemenliktir. Wang Yi, Aliyev ile görüşmesinde Çin’in Azerbaycan’ın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediğini, Azerbaycan’ın CICA ve diğer çok taraflı platformlarda daha büyük rol üstlenmesinden yana olduğunu ifade etmiştir. Aliyev ise ülkesinin Tek Çin ilkesine sıkı biçimde bağlı olduğunu ve Şi’nin küresel inisiyatiflerini tam olarak desteklediğini belirtmiştir. Wang Yi de Azerbaycan’ın Çin’in çekirdek çıkarlarına ilişkin konulardaki güçlü desteğine teşekkür etmiştir. Pekin’in Azerbaycan’a verdiği egemenlik ve toprak bütünlüğü desteği, Bakü’nün Tek Çin ilkesi ve küresel inisiyatiflere desteğiyle karşılanmaktadır. Dolayısıyla taraflar, birbirlerinin hassas konularına yönelik karşılıklı siyasi güvence vererek ilişkinin zeminini oluşturmuşlardır.[iii]

İlişkilerdeki asimetri ise ekonomik başlıklarda ortaya çıkmaktadır. Aliyev, enerji ve bağlantısallıkta işbirliğinin genişletilmesini, daha fazla Çinli şirketin Azerbaycan’a yatırım yapmasını ve karşılıklı vize muafiyetinden tam yararlanılmasını istemiş; Azerbaycan’ın Kuşak ve Yol Girişimi’ni ilk destekleyen ülkeler arasında yer aldığını hatırlatmıştır. Çin Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı metinde ise Wang Yi’nin yatırım, enerji ya da Kuşak ve Yol Girişimi başlıklarına yanıt veren bir ifadesi yer almamakta; Wang Yi koridora ilişkin işbirliğini Azerbaycan ve diğer taraflarla geliştirmeye hazır olduğunu söylemektedir. Bu tablo, Bakü’nün somut talepte bulunan, Pekin’in ise taahhüt yerine siyasi destek sunan taraf olduğunu açıkça göstermektedir.[iv]

İki ülkenin dışişleri bakanlarının yaptığı görüşme de aynı çizgiyi pekiştirmektedir. Wang Yi, ilişkilerin tarihinin en iyi dönemini yaşadığını belirtmiş ve önümüzdeki yıl gerçekleşecek diplomatik ilişkilerin 35. yıl dönümünü iki ülkenin modernleşme çabalarını ilerletmek için kullanmaya hazır olduklarını eklemiştir. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ise Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki işbirliğini artıracaklarını, Orta Koridor’u destekleyeceklerini ve ulaştırma, enerji, iklim değişikliği, yapay zekâ ile beşerî ve kültürel birçok alanda işbirliğini güçlendirmek istediklerini söylemiştir.[v]

Zirvenin çıktıları, bağlantısallık gündeminin Çin tarafında değil, Hazar ve Orta Asya ülkeleri tarafından taşındığını da göstermektedir. Üye devletler askeri-siyasi, ekonomik ve ekolojik riskleri de ele alan Bakü Bildirisi’ni kabul etmiş; Azerbaycan’ın CICA başkanlığı 2026-2028 dönemi için sürdürülmüş, Laos tam üye olarak kabul edilmiştir. Azerbaycan ile Kazakistan Trans-Hazar fiber optik kablo hattını hizmete açmış, Kazakistan ise CICA Ulaştırma Bağlantısallık Stratejisi önermiştir. Aktarılan çıktılar sonucunda Pekin’in rolü, gündem belirlemekten çok kendi koridor çıkarıyla örtüşen gündemlere eşlik etmek olarak değerlendirilebilir.

Pekin’in koridordaki asıl ağırlığı ise belgelerden değil, yük hacminden gelmektedir. Çin ile Azerbaycan arasında demiryolu yük taşımacılığı 2024 yılında yüzde 47 artarak 612 bin tona ulaşmış, Çin Demiryolları ile Azerbaycan Demiryolları arasında 2025 yılında imzalanan mutabakat zaptı koridorda günde on blok trene kadar çıkmayı hedeflemiştir. Aynı mutabakat, koridorun Bakü’den Tiflis üzerinden Kars’a uzanan Bakü-Tiflis-Kars kesiminde kapasite artışının gerekliliğini özellikle vurgulamaktadır. Dolayısıyla siyasi güvence, hacim ve altyapıyla birlikte ilerlemektedir. Bakü’de verilen güvence bu hacmin sürdürülebilirliğini siyasi olarak sigortalamaktadır.[vi]

Bu çerçeve Türkiye açısından da fırsatlar içermektedir. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirvede Orta Koridor ile Kalkınma Yolu’nu stratejik güzergahlar olarak sunmuş ve koridorun Kuşak ve Yol Girişimi ile uyumlaştırılmasını savunmuştur. Wang Yi’nin koridoru Azerbaycan ve diğer taraflara geliştirmeye hazır olduğunu söylemesi, Ankara’ya geniş bir hareket alanı bırakmaktadır. Ancak Wang Yi’nin Bakü’de açıkça güven verdiği taraf Azerbaycan’dır. Bakü-Tiflis-Kars hattı, Türkiye’ye açılan kapasite darboğazı olarak anılmaktadır. Bu nedenle Ankara’nın payı, kapasite sorununu çözme yönündeki girişimlerine bağlı olacaktır.[vii]

Sonuç olarak Wang Yi’nin Bakü temasları, Çin’in Orta Koridor stratejisini yatırım taahhütleriyle değil, egemenlik ve çok taraflı rol desteği gibi siyasi güvencelere dayandığını göstermektedir. Bu düzenlemenin ekonomik karşılığı henüz belgelenmemiştir. Koridorun hacmi büyümeye devam ederken siyasi çerçevenin belgeye dönüşmemesi, ilişkinin esnekliğini korumaktadır. Türkiye için asıl mesele, koridorun batı çıkışındaki konumunu Pekin’in Bakü merkezli güvence mimarisi içinde pazarlık gücüne dönüştürebilmektir.

Önümüzdeki dönemde üç senaryo öne çıkmaktadır. Birincisi, siyasi güvencenin 2027 yılındaki 35. yıl dönümünde yatırım, enerji ve ulaştırma başlıklarını içeren bir çerçeve belgeye dönüşmesidir; Bakü’nün yatırım talebi ve Çin’in yıl dönümüne yaptığı vurgu bu ihtimali güçlendirmektedir. İkincisi, güvencenin belgeye dönüşmeyip söylem düzeyinde kalmasıdır; bu durumda koridorun büyümesi yük hacmine ve mevcut mutabakatlara bağlı kalacaktır. Üçüncüsü, Pekin’in benzer siyasi güvenceleri koridorun diğer geçiş ülkelerine de sunmasıdır; bu senaryoda Türkiye’nin pazarlık gücü, Bakü-Tiflis-Kars kapasitesini ne ölçüde genişletebildiğine bağlı olacaktır. Her üç ihtimalde de kapasite meselesi, Ankara için belirleyici olmayı sürdürecektir.


[i] “阿塞拜疆总统阿利耶夫会见王毅”, Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, https://www.mfa.gov.cn/wjbzhd/202610/t20261014_12040376.shtml, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[ii] “Azerbaijan hosts rare summit of both converging and opposing Middle East and Asian leaders”, Euronews, https://www.euronews.com/2026/10/15/azerbaijan-hosts-rare-summit-of-both-converging-and-opposing-middle-east-and-asian-leaders, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[iii] “阿塞拜疆总统阿利耶夫会见王毅”, Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, https://www.mfa.gov.cn/wjbzhd/202610/t20261014_12040376.shtml, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[iv] “阿塞拜疆总统阿利耶夫会见王毅”, Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, https://www.mfa.gov.cn/wjbzhd/202610/t20261014_12040376.shtml, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[v] “Chinese FM holds talks with Azerbaijani counterpart”, Xinhua, https://english.news.cn/20261015/d9ad9fc5c10845fca9a7fe2c80671d83/c.html, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[vi] “China develops Trans-Caspian freight route”, International Railway Journal, https://www.railjournal.com/freight/china-develops-trans-caspian-freight-route/, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[vii] “Turkish FM heads to Baku for Asian security, trade talks, Gaza diplomacy”, Daily Sabah, https://www.dailysabah.com/politics/diplomacy/turkish-fm-heads-to-baku-for-asian-security-trade-talks-gaza-diplomacy, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

Atakan KÖPRÜLÜ
Atakan KÖPRÜLÜ
Atakan Köprülü, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sinoloji Bölümü mezunudur. Lisans döneminde Sinoloji Topluluğu'nun kurucu başkanlığını yürütmüş ve Nanjing Üniversitesi'nin "Çin Kültürü ve Çağdaş Çin" programını tamamlamıştır. Kurumsal dijital iletişim ve çok dilli içerik üretimi alanlarında deneyim sahibidir; üretken yapay zekâ araçları ve komut mühendisliğinin üretim süreçlerine entegrasyonu üzerine çalışmaktadır. Başlıca ilgi alanları; Çin Halk Cumhuriyeti, Asya-Pasifik ve dijital kamu diplomasisidir. İleri derecede İngilizce ve orta-ileri derecede Çince bilmektedir.

Benzer İçerikler