Analiz

AB-Çin Ticaret Savaşı’na İngiltere Dahil Olacak mı?

Batı ve Çin arasındaki ticaret savaşları, post-Brexit döneminde Birleşik Krallık’ı yeni bir stratejik ikileme doğru sevk etmektedir.
Yükselen enerji maliyetleri ve artan borçlanma yükü, Birleşik Krallık’ın sanayi politikalarında radikal veya maliyetli kararlar almasını zorlaştırmaktadır.
Buradaki temel mesele, İngiltere’nin hangi ekonomik maliyetleri göze alarak hangi pazarlara öncelik vereceğidir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Çin’in elektrikli araç sektöründeki yükselişi nedeniyle Avrupa Birliği’nin (AB) aldığı ilave gümrük vergileri ve ticari kısıtlamalara Birleşik Krallık’ın katılıp katılmayacağı, Avrupa’daki önemli gündem maddelerinden biridir. Tartışmanın merkezinde; Çin’e ekonomik bağımlılık, Avrupa’nın kendi pazarını koruma çabaları ve Brexit sonrasında İngiltere’nin Avrupa pazarındaki konumu yer almaktadır.

AB, Çinli üreticilerin Avrupa’daki rekabet gücünü sınırlamak ve kendi sanayi tabanını korumak amacıyla Birleşik Krallık’la daha koordineli bir ticaret politikası oluşturmaya çalışmaktadır. Bu süreçteki tartışmalardan biri de Birleşik Krallık’ın “Made in Europe” programına dahil edilip edilmemesiyle ilgilidir. Fransa ve Almanya’nın ortak önerisi, İngiltere’nin otomotiv sektöründe “Made in Europe” üretici statüsünden yararlanmasını, AB’nin özellikle Çin’le ilgili ticaret savunma önlemlerine uyum sağlaması şartına bağlamaktadır.[i] Bu kapsamda Londra’nın Çin menşeli elektrikli araçlara uygulanan tarifelerin yanı sıra AB’nin gelecekteki ticaret önlemlerine ve uygulamalarına da uyum sağlaması beklenmektedir. Başka bir ifadeyle Birleşik Krallık, Avrupa pazarındaki gücünü koruyabilmek için Çin’e yönelik ticaret politikasında da Brüksel’le uyumlu hareket etmek durumunda kalmaktadır.

Konuyla ilgili Birleşik Krallık İş, İnovasyon, Bilim ve Ticaret Bakanı Jonathan Reynolds, 14 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ülkesinin kendi ticari çıkarlarını gözeteceğini ve sırf AB baskı yapıyor diye Çin araçlarına doğrudan ek vergi getirmeyeceğini belirtmiştir.[ii] Bundan bir gün sonra Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Anas Sarwar, İngiltere ile AB’nin Çin’in otomotiv sektöründeki ağırlığına karşı birlikte hareket etmesi gerektiğini söylemiştir.[iii] Bakan düzeyinde yapılan bu farklı açıklamalar, Londra’nın ulusal çıkarların ticaret politikalarında nasıl korunacağına dair belirsizliği ortaya koymaktadır.

Bu noktada Londra için çözüm/orta yol bulması gereken önemli bir sorun ortaya çıkmaktadır: hem İngiliz üreticilerin AB pazarındaki payını koruyabilmek hem de ulusal pazardaki son derece cazip Çinli yatırımcılardan faydalanabilmek. Nitekim AB pazarı, İngiltere’nin otomobil ihracatının yüzde 58’ini oluştururken; Çin pazarının payı yaklaşık yüzde 4 seviyesinde kalmıştır.[iv] Bu oranlar, Avrupa pazarına erişimin İngiliz otomotiv sektörü açısından taşıdığı ağırlığı ortaya koymaktadır. Diğer yandan Çinli markalar İngiliz tüketicilere daha uygun fiyatlı elektrikli ve hibrit otomobiller sunarken; üretim yatırımları da istihdam ve sanayi faaliyetleri açısından fırsatlar yaratmaktadır. Ayrıca Londra’nın bütçe öncesinde karşı karşıya kaldığı 35 milyar sterlinlik devasa mali açık ve yüksek enflasyon riski, İngiliz hükümetinin hareket alanını ciddi şekilde kısıtlamaktadır.[v]

Hem transatlantik ayrışma hem de diğer küresel jeopolitik krizlerin tetiklediği enerji maliyetleri ve artan borçlanma yükü, Birleşik Krallık’ın sanayi politikalarında radikal veya maliyetli kararlar almasını zorlaştırmaktadır. Bu ekonomik kırılganlık; bir yandan Londra’yı AB ile uyumlu ticaret politikaları geliştirmeye zorlarken, diğer yandan Çin gibi devasa piyasalarla olan ticari ilişkilerini korumaya yöneltmektedir. Dolayısıyla buradaki temel mesele, İngiltere’nin hangi ekonomik maliyetleri göze alarak hangi pazarlara öncelik vereceğidir. Zira İngiltere; Brexit sonrası siyasi ve hukuki açıdan AB dışında kalmak isterken, sanayi üretiminin devamlılığı için Avrupa’nın ticaret politikalarıyla yeniden uyum sağlamak zorunda kalabilir.

İngiliz otomotiv sektörünün ihracat odaklı yapısı ve ülkede doğrudan büyük bir Çinli üreticinin bulunmaması, Londra’nın ticaret politikalarında AB ile eş güdümlü hareket etmesini zorlaştırmaktadır. Nitekim AB ile uyumlu bir gümrük politikası izlenmesi halinde İngiliz otomotiv üreticileri, Çin’in misilleme vergilerinden zarar görme riskiyle karşı karşıya kalacaklardır. Fakat yine de Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Anas Sarwar’ın Çin’e yönelik ticaret politikalarında AB ile birlikte hareket edilmesi gerektiğini söylemesi, Londra’nın mevcut tutumunu yeniden değerlendirdiğine ve Brüksel’le müzakereye açık kapı bıraktığına işaret etmektedir.

Sonuç olarak Batı ve Çin arasındaki ticaret savaşları, post-Brexit döneminde Birleşik Krallık’ı yeni bir stratejik ikileme doğru sevk etmektedir. Londra, bir yandan bağımsız ticaret politikaları izlemek ve Çin’le ilişkileri koruyup ek vergilerden kaçınmak istese de diğer yandan en büyük pazarı olan AB pazarından dışlanmamak için birliğin kurallarına ve ticaret politikalarına uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. Küresel ölçekte Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve AB’nin korumacılığı ile Çin’in hızlı ticari genişlemesi arasında sıkışıp kalan Birleşik Krallık gibi orta ölçekli ekonomiler, ulusal çıkarlarını koruyabilmek için yeni bir çıkış veya denge yolu bulmak durumundadır. Her ne kadar Londra açısından AB’nin Çin ticaret politikalarına uyum sağlamak bir taviz gibi görünse de İngiliz otomotiv sektörünün AB pazarına erişimini ve ortak üretim zincirlerini kurtarmak adına kabul edilebilir bir çıkış yolu olabilir.


[i] “France drops opposition to UK being included in ‘Made in Europe’ legislation”, The Guardian, https://www.theguardian.com/world/2026/oct/15/france-drops-opposition-to-uk-being-included-in-made-in-europe-legislation, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[ii] Aynı yer.

[iii] “UK must work with EU to counter China’s EV dominance”, Breaking The News, https://breakingthenews.net/Article/UK-must-work-with-EU-to-counter-China’s-EV-dominance/67319372, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[iv] “UK car industry faces ‘difficult trade-off’ between Chinese and EU markets”, The Guardian, https://www.theguardian.com/business/2026/oct/04/uk-car-industry-trade-off-china-made-in-europe-laws, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

[v] “UK facing tax hikes or spending cuts”, China Daily, https://www.chinadaily.com.cn/a/202610/13/WS6acd96b3e4b06d4aa05627b7.html, (Erişim Tarihi: 16.10.2026).

Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.

Benzer İçerikler