Orta Asya ve Azerbaycan Devlet Başkanlarının Sekizinci İstişare Toplantısı, 8 Ekim 2026 tarihinde Türkmenistan’ın Avaza kentinde gerçekleştirilmiştir. Azerbaycan’ın toplantıya katılımı, Kasım 2025 tarihinde Taşkent’te düzenlenen zirvede ülkenin sürece tam katılımcı olarak dâhil edilmesine yönelik alınan kararın ardından gerçekleşmiştir. Böylece Avaza Toplantısı, yaygın olarak C6 şeklinde adlandırılan genişletilmiş altılı formatın ilk tam kapsamlı zirvesi olmuştur. Devlet başkanlarının bir araya gelmesi, Orta Asya ve Güney Kafkasya genelinde bölgesel işbirliğinin gelişiminde yeni ve önemli bir aşamaya işaret etmiştir. Zirvenin temel amaçları ekonomik ilişkileri güçlendirmek, ulaştırma bağlantılarını geliştirmek ve değişen jeopolitik koşullara yanıt verme kapasitesini artırmak olmuştur.
Zirve sonucunda ortak bir bildiri yayımlanmış ve istişare formatını düzenleyen mevzuat belgelerine ilişkin bir karar alınmıştır. Bununla birlikte toplantının en önemli sonucu, coğrafi yakınlığın ve uluslararası transit güzergâhlarının genişlemesinin katılımcı ülkeler arasında aynı ölçüde bir ekonomik bütünleşme sağlayamadığı yönündeki farkındalığın güçlenmesi olmuştur. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 2025 yılında yaklaşık 13 milyar dolar olan altı ülke arasındaki ticaret hacminin en az 20 milyar dolara çıkarılmasını önererek bu açığı ortaya koymuştur. Tokayev, bölge içi ticaretin ülkelerin toplam ticaret hacminin yalnızca yaklaşık %8’ini oluşturduğunu belirtmiştir.[i] Bu veriler, ortaya çıkmakta olan C6 çerçevesinin karşı karşıya olduğu temel sorunu yansıtmaktadır. Orta Asya ve Azerbaycan, Avrasya ulaştırma ve ticaret ağlarında giderek daha fazla önem kazanırken kendi pazarları arasındaki bağlantılar yetersiz kalmaktadır.
C6 formatının oluşturulması, Orta Asya’daki bölgesel ilişkilerin kademeli dönüşümünü yansıtmaktadır. Önceki on yıllarda Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan arasındaki işbirliği; sınır anlaşmazlıkları, birbiriyle rekabet eden ulusal öncelikler ve bölgesel ekonomik bütünleşmeye yönelik farklı yaklaşımlar nedeniyle sıklıkla sınırlanmıştır. Beş ülke arasında istişare diplomasisinin yeniden canlanması, daha yapıcı bir siyasi ortamın oluşmasına katkıda bulunmuş ve eşgüdümlü çözümler gerektiren meselelerde işbirliği olanakları yaratmıştır.
Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan, ortak ekonomik ve siyasi sorunları ele almak amacıyla bölgesel diyaloğa öncelik vermektedir. Azerbaycan’ın C6 formatına dâhil edilmesi, Orta Asya’yı Güney Kafkasya’ya daha doğrudan bağlayan daha geniş bir platformun resmen oluşturulması bakımından bölgesel işbirliğinde yeni bir aşamaya işaret etmektedir. Orta Asya önemli enerji kaynaklarına, tarımsal üretim kapasitesine, maden yataklarına ve büyüyen sanayi pazarlarına sahiptir. Azerbaycan ise Hazar’ın doğusundaki bölgeyi Güney Kafkasya’ya, Türkiye’ye ve Avrupa’ya bağlayan ulaştırma bağlantıları sunmaktadır. Bu ekonomiler arasında daha güçlü bir eşgüdüm sağlanması, tedarik zincirlerini güçlendirecek ve uluslararası pazarlara erişimi genişletecektir.
Ulaştırma altyapısı ve lojistik, C6 gündeminin en belirgin stratejik boyutları olmaya devam etmektedir. Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin genişlemesi, Orta Asya ekonomilerini uluslararası pazarlara bağlayan alternatif güzergâhların stratejik önemini artırmıştır. Bu bağlamda Hazar Denizi, Orta Asya ile Güney Kafkasya arasında önemli bir bağlantı noktası hâline gelmektedir. Azerbaycan’ın istişare çerçevesine katılması, gelişmekte olan Hazar ötesi ulaştırma ağı boyunca konumlanan ülkelerin çıkarlarının eşgüdümünü kolaylaştırabilir. Orta Koridor, bu potansiyelin önemli bir örneğini oluşturmaktadır. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e göre; Orta Koridor boyunca taşınan transit yük miktarı 2025 yılında %10’dan fazla, 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaklaşık %20 artmıştır. Aliyev ayrıca Kazakistan ve Türkmenistan’dan Azerbaycan toprakları üzerinden gerçekleştirilen enerji sevkiyatlarındaki artışa dikkat çekmiştir.[ii]
Orta Koridor’un rekabet gücünün yalnızca altyapı kapasitesi veya taşınan yük miktarı üzerinden değerlendirilmesi doğru olmayacaktır. Koridorun uzun vadeli etkinliği; gümrük uygulamalarının uyumlaştırılmasına, öngörülebilir transit tarifelerine, liman operasyonlarının verimliliğine, dijital yük yönetimine ve demir yolu ile deniz taşımacılığı işletmecileri arasındaki eşgüdüme bağlı olacaktır. Mirziyoyev’in Avaza’da sunduğu öneriler, bağlantısallığa ilişkin bu daha kapsamlı yaklaşımı yansıtmıştır. Mirziyoyev, Altyapı Geliştirme Konseyinin kurulmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulunmuş ve yeni ulaştırma güzergâhlarına sanayi bölgeleri, üretim tesisleri ve lojistik merkezlerinin eşlik etmesi gerektiğini vurgulamıştır.[iii] Mirziyoyev’in yaklaşımı, ulaştırma altyapısını tek başına bir ekonomik hedef olarak değil, daha geniş kapsamlı bölgesel kalkınmanın temeli olarak ele almaktadır. Bu yaklaşımın etkili biçimde uygulanması, C6 ülkelerinin yalnızca transit bölgeler olarak işlev görmek yerine uluslararası ticaretin yarattığı katma değerden daha fazla pay elde etmelerini sağlayabilir.
Tokayev ayrıca Orta Koridor’un Uluslararası Barış ve Refah için Trump Güzergâhı (Trump Route for International Peace and Prosperity – TRIPP) ile olası bütünleşmesinin incelenmesini önermiştir.[iv] Ermenistan üzerinden geçmesi öngörülen bu güzergâhın, Azerbaycan’ın ana karası ile Nahçıvan eksklavını birbirine bağlaması ve daha geniş kapsamlı bir Hazar ötesi ticaret ağının parçası olması amaçlanmaktadır. TRIPP’in Orta Koridor ile bağlantılandırılması, bölgesel yük taşımacılığı için ek seçenekler sunabilir ve C6 ülkelerinin daha batıdaki pazarlara erişimini kolaylaştırabilir. Ayrıca Ermenistan’ın da bölgesel ticari faaliyetlere daha doğrudan katılması için fırsatlar yaratabilir.
Zirvenin bir diğer önemli sonucu, sanayi alanındaki işbirliğinin ve ortak yatırımların güçlendirilmesine yapılan vurgu olmuştur. İhracatın ve transit akışlarının genişlemesi önemini korumakla birlikte bölgesel refahın artması katılımcı ekonomiler arasındaki üretim bağlantılarının güçlendirilmesini gerektirmektedir. Aliyev, Azerbaycan’ın Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile kurduğu mevcut ortak yatırım fonlarının daha etkin kullanılmasını önermiştir. İşbirliğinin karşılıklı ticaretin artırılmasının ötesine geçerek ortak üretime, yatırımlara ve uluslararası pazarlara erişime yönelmesi gerektiğini vurgulamıştır. Benzer şekilde Mirziyoyev, farklı katılımcı ülkelerdeki işletmelerin ortak üretim zincirlerine katkıda bulunmasını öngören “Altı ekonomi – tek ürün”[v] yaklaşımını gündeme getirmiştir.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ise bölgenin dört bir yanındaki ürünlere işletmelerin ve tüketicilerin erişebileceği ortak bir elektronik ticaret platformu oluşturulmasını önermiştir. Caparov, böyle bir platformun hayata geçirilmesi için teslimat, depolama, gümrük işlemleri ve yük takibi alanlarında tamamlayıcı iyileştirmelerin gerekli olacağını belirtmiştir.[vi] Bu öneriler, ağırlıklı olarak hükûmetler arası işbirliğine dayanan mevcut modelden ticari açıdan daha bütünleşmiş bir bölgesel ekonomiye doğru olası bir geçişe işaret etmektedir. Ülkeler; tarım, gıda işleme, tekstil, kimya, inşaat malzemeleri ve belirli teknoloji yoğun sektörlerde birbirini tamamlayan üretim zincirleri geliştirebilir.
Zirvede, daha sürdürülebilir bir bölgesel eşgüdüm gerektiren en önemli meselelerden biri olmaya devam eden su yönetimi de ele alınmıştır. Tokayev, karşılıklı saygı, eşitlik ve tüm katılımcı ülkelerin çıkarlarının gözetilmesi ilkelerine dayanan bölgesel bir su kullanımı çerçeve sözleşmesi önermiştir. Mirziyoyev ise dijital izleme sistemlerini, sulama altyapısının modernizasyonunu ve su tasarrufu sağlayan teknolojileri vurgulamıştır. Bu meselelerin gündeme alınması önemli bir farkındalığı yansıtmaktadır. Zira ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi ve ticaretin genişlemesi, kötüleşen çevresel koşulların veya kritik kaynaklar üzerindeki çözüme kavuşturulmamış rekabetin etkilerini telafi edemez. Bölgesel ekonomik kalkınma, ticari fırsatların yanı sıra ortak kırılganlıkların da ele alınmasını sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesini gerektirmektedir.
Avaza Zirvesi, katılımcı altı ülkenin Çin, Rusya, Türkiye, Avrupa Birliği ve Güney Asya dâhil olmak üzere çeşitli büyük ekonomik ve siyasi güç merkezleri arasında konumlanması nedeniyle daha geniş bir jeopolitik önem de taşımaktadır. Orta Koridor’un genişlemesi bu açıdan özellikle önemlidir; zira söz konusu güzergâh, Rusya topraklarını devre dışı bırakarak Çin ile Avrupa arasında bir bağlantı sağlamaktadır. TRIPP’in olası entegrasyonu, Güney Kafkasya üzerinden ulaşım seçeneklerini daha da genişletebilir. Bununla birlikte uygulamanın pratik ve siyasi sonuçları, güzergâhın hayata geçirilme biçimine bağlı olacaktır. Öte yandan Kuzey-Güney ulaştırma bağlantılarının önemini koruması, C6 ülkelerinin çeşitlendirmeyi birbirleriyle rekabet hâlindeki jeopolitik yönelimlerden birini seçmek olarak değerlendirmediğini göstermektedir. Ülkelerin ekonomik çıkarları birden fazla pazara erişimi gerektirmekte, dış politikaları ise dış güçlerle kurdukları farklı ilişkilere dayanmaktadır. Bu nedenle C6 çerçevesi, belirli bir ülkeye karşı ortak bir hizalanma yerine seçenekleri çoğaltarak stratejik özerkliği güçlendirebilir.
Zirvenin Avaza’da düzenlenmesi, gelişmekte olan bölgesel çerçevede Türkmenistan’ın üstlenebileceği rolün önemini ortaya koymaktadır. Türkmenistan, önemli enerji kaynaklarına sahip bir Hazar kıyı ülkesi olup Orta Asya, İran ve daha geniş Hazar bölgesi arasında stratejik bir konumda yer almaktadır. Berdimuhamedov, ulaştırma alanındaki işbirliğinin daha somut sonuçlar üretmesinin önemini vurgulamış ve karşılıklı fayda temelinde Hazar’daki altyapısına erişim sağlamaya hazır olduklarını yinelemiştir. Bu yaklaşım, Orta Asya’yı Güney Kafkasya ve Avrupa’ya bağlayan Doğu-Batı güzergâhının yanı sıra bölgeyi Rusya ve İran’a bağlayan Kuzey-Güney bağlantılarını da kapsamaktadır.[vii] Türkmenistan açısından bu öncelikler, geleneksel daimi tarafsızlık politikasından vazgeçmeden ülkenin ekonomik konumunu güçlendirme olanağı sunmaktadır. Ulaştırma ve ticaret imkânlarının çeşitlendirilmesi, tek bir pazara veya güzergâha bağımlı hâle gelmek yerine birden fazla dış ortakla ilişkileri sürdürme yaklaşımıyla uyumludur. Türkmenistan’ın C6 işbirliğine katkısı, coğrafi konumunu ticari açıdan işlevsel altyapıya ve komşu ülkelerle daha güçlü ekonomik ilişkilere dönüştürme kapasitesine bağlı olacaktır.
C6, egemen devletlerin belirli önceliklerde eşgüdüm sağladığı bir istişare çerçevesi olma özelliğini korumaktadır. Katılımcı ülkelerin dış ortaklıkları ve ekonomik öncelikleri birbirinden farklıdır. İşbirliği, uluslarüstü bir otoriteye veya bağlayıcı kolektif taahhütlere değil, esas olarak istişareye, karşılıklı çıkarlara ve pratik eşgüdüme dayanmaktadır. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ülkelerin karmaşık kurumsal yapılanmalardan kaçınmaları ve bunun yerine karşılıklı saygı, pragmatizm ve somut sonuçlar temelinde esnek bir format geliştirmeleri gerektiğini vurgulamıştır. Bu kurumsal esneklik, hükûmetlerin kapsamlı bürokratik düzenlemelere ihtiyaç duymadan iş birliği yapmalarını mümkün kılmaktadır. Ancak aynı zamanda sürdürülebilir siyasi iradeye ve ulusal kurumlar arasındaki eşgüdüme önemli ölçüde bağlıdır.
Sonuç olarak Avaza Zirvesi, C6 ülkelerinin ulusal kalkınma önceliklerini daha geniş bir ekonomik eşgüdüm çerçevesiyle uyumlu hâle getirmeye çalıştığı bölgesel işbirliğinde yeni bir yönelime işaret etmektedir. C6 formatı; enerji, imalat, lojistik ve teknolojik gelişim alanlarındaki birbirini tamamlayıcı avantajları bir araya getirmektedir. Bununla birlikte formatın etkinliği, bu potansiyelin eşgüdümlü politikalar aracılığıyla ne ölçüde harekete geçirilebileceğine bağlı olacaktır. C6’nın geleceği, siyasi uzlaşmayı somut ekonomik ve stratejik faydalar sağlayan kalıcı bölgesel işbirliği mekanizmalarına dönüştürme kapasitesine bağlı olacaktır. Formatın başarısı, katılımcı ülkelerin bireysel stratejik esnekliklerini ve dış politika özerkliklerini korurken Avrasya’daki ekonomik akışlar üzerinde daha fazla kolektif etki yaratabilmelerine de bağlı olacaktır.
[i] “President Takes Part in the 8th Consultative Meeting of the Heads of State of Central Asia and Azerbaijan”, Akorda, https://akorda.kz/en/president-takes-part-in-the-8th-consultative-meeting-of-the-heads-of-state-of-central-asia-and-azerbaijan-895445#, (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
[ii] “Turkmenbashi hosted 8th Consultative Meeting of Heads of State of Azerbaijan and Central Asia”, Official website of the President of Azerbaijan Republic, https://president.az/en/articles/view/73715/print, #, (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
[iii] “Address by the President of the Republic of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev at the Eighth Consultative Meeting of the Heads of State of Central Asia and Azerbaijan”, Official website of the President of Uzbekistan, https://president.uz/en/lists/view/9696, (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
[iv] “President Takes Part in the 8th Consultative Meeting of the Heads of State of Central Asia and Azerbaijan”, a.g.e., (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
[v] “Address by the President of the Republic of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev at the Eighth Consultative Meeting of the Heads of State of Central Asia and Azerbaijan”, a.g.e., (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
[vi] “Sadyr Zhaparov addresses at 8th Consultative Meeting in Turkmenistan”, Kabar, https://en.kabar.kg/news/sadyr-zhaparov-addresses-at-8th-consultative-meeting/, (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
[vii] “Turkmenistan has proposed intensifying the practical development of transport corridors through the Caspian region”, Golden Age, https://www.turkmenistan.gov.tm/en/post/110807/turkmenistan-has-proposed-intensifying-practical-development-transport-corridors-through-caspian-region, (Erişim Tarihi: 11.10.2026).
