Analiz

Bakü-Bişkek İttifakı ve Azerbaycan’ın Orta Asya’daki Artan Jeopolitik Rolü

Bu anlaşma, Orta Asya-Güney Kafkasya bağlantısının geleceği açısından da önem taşımaktadır.
Azerbaycan, Orta Asya devletleri için Avrupa’ya açılan önemli bir bağlantı noktası haline gelmektedir.
Azerbaycan’ın bölgedeki rolünün kuvvetlenmesi, Hazar merkezli yeni yapılanmaların ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Son senelerde Avrasya jeopolitiğinde yaşanan değişimler, ülkelerin bölgesel iş ortaklıklarını yeniden yapılandırmasına vesile olmaktadır. Bilhassa küresel güç rekabetinin yoğunlaşması, ulaşım koridorlarının ehemmiyet kazanması, enerji güvenliği tartışmaları ve ekonomik bağlantıların çeşitli olması, Orta Asya ülkeleriyle Güney Kafkasya arasındaki ilişkileri stratejik bir konuma taşımıştır. Bu kapsamda Azerbaycan’ın Orta Asya devletleriyle geliştirdiği ilişkiler, sadece kültürel yakınlık temelinde değil; ekonomi, güvenlik, enerji, ulaştırma ve diplomatik koordinasyon alanlarında çok boyutlu bir ortaklık modeline evrilmektedir.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2026 senesinde Kırgızistan’a gerçekleştirdiği devlet ziyareti çerçevesinde imzalanan “Azerbaycan ile Kırgızistan Arasında Müttefik İlişkiler Anlaşması”, devlet ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı şeklinde değerlendirilmektedir. Bu anlaşma, Azerbaycan’ın Orta Asya politikasında daha aktif ve kurumsallaşmış bir aktör haline geldiğini ortaya koymaktadır.[i] Bu gelişme, salt Azerbaycan-Kırgızistan ilişkileri kapsamında değil, ayrıca Orta Asya-Güney Kafkasya bağlantısının geleceği açısından da önem taşımaktadır. Azerbaycan’ın bölgedeki rolünün kuvvetlenmesi, Hazar merkezli yeni yapılanmaların ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır.

Azerbaycan ve Kırgızistan arasında imzalanan ittifak anlaşmasının en önemli yönlerinden biri, ilişkilerin geleneksel diplomatik ortaklıktan çok daha kapsamlı bir stratejik çerçeveye evirilmesidir. Anlaşma; siyasi koordinasyon, enerji, güvenlik iş ortaklığı, ekonomi, ulaştırma, dijital teknolojiler ve insani ilişkiler gibi pek çok farklı alanı kapsamaktadır. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece sembolik kardeşlik söylemleriyle sınırlı olmadığını, somut mekanizmalarla desteklenen uzun vadeli bir ortaklığa dönüştüğünü ortaya koymaktadır.[ii]

Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, söz konusu ittifakın klasik anlamda askeri bir blok oluşturma amacı taşımamasıdır. Buna karşılık daha çok karşılıklı siyasi destek, diplomatik koordinasyon ve ekonomik entegrasyon amaçlanmaktadır. Bu açıdan Azerbaycan-Kırgızistan ilişkileri, günümüz uluslararası sisteminde gittikçe yaygınlaşan “esnek ittifak” modellerinden biri olarak değerlendirilebilmektedir. Hükümetler doğrudan askeri yükümlülükler yerine ortak çıkar alanlarında dayanışmayı tercih etmektedir.

Azerbaycan’ın Orta Asya’daki yükselen rolünün başat unsurlarından biri ulaştırma ve lojistik alanıdır. Bilhassa Orta Koridor şeklinde adlandırılan Trans-Hazar ulaşım hattı, Çin Halk Cumhuriyeti ile Avrupa arasındaki ticaret yollarında önemli bir alternatif haline gelmektedir. Azerbaycan; Bakü Limanı, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ve gelişmiş ulaşım altyapısı sayesinde Orta Asya devletlerini Avrupa pazarlarına bağlayan önemli bir transit merkezi konumundadır.[iii]

Bu konu Kırgızistan açısından değerlendirildiğinde ise Azerbaycan ile geliştirilen ilişkiler, ülkenin dış ticaret yollarını çeşitlendirmesi açısından stratejik önem taşımaktadır. Denize kıyısı olmayan Kırgızistan’ın milletlerarası pazarlara erişimi büyük oranda bölgesel ulaşım ağlarına bağlıdır. Bu sebeple Azerbaycan ile ortaklık, Kırgızistan için salt siyasi bir ortaklık değil, bununla beraber ekonomik bağlantılarını artırabilecek önemli bir fırsat sunmaktadır.

Ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi açısından Azerbaycan-Kırgızistan Kalkınma Fonu önemli bir araç olarak ortaya çıkmaktadır. Fonun sermayesinin 100 milyon dolardan 200 milyon dolara yükseltilmesi, iki ülkenin ekonomik ilişkileri daha somut projeler üzerinden geliştirme isteğini göstermektedir. Enerji, lojistik, tarım, turizm ve sanayi alanlarında gerçekleştirilecek yatırımlar, siyasi ilişkilerin ekonomik temellerini güçlendirebilir. Azerbaycan’ın Orta Asya politikasındaki diğer önemli unsur ise enerji iş ortaklığıdır. Çağımızda enerji güvenliği sadece petrol ve doğal gaz kaynaklarıyla sınırlı değildir; yenilenebilir enerji, elektrik bağlantıları ve enerji teknolojileri de stratejik alanlar haline gelmiştir. Azerbaycan’ın yeşil enerji yatırımları ile Kırgızistan’ın hidroelektrik potansiyeli arasında tamamlayıcı bir ilişki kurulabilir. Bu durum, iki ülkenin enerji dönüşümü sürecinde ortak projeler geliştirmesine olanak sağlayabileceği öngörülmektedir.[iv]

Azerbaycan’ın Orta Asya devletleriyle ilişkileri yalnızca ikili düzeyde ilerlememektedir. 2026 senesinde Azerbaycan’ın Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı’na tam üye olarak katılması, Bakü’nün bölgesel entegrasyon süreçlerinde daha görünür bir aktör haline geldiğini göstermektedir.[v] Bu gelişmeyle Azerbaycan, kendisini salt Güney Kafkasya devleti olarak değil, Hazar üzerinden Orta Asya ile Avrupa arasında bağlantı sağlayan bölgesel bir aktör şeklinde konumlandırmaktadır. Azerbaycan’ın sahip olduğu coğrafi konumu, enerji altyapısı ve ulaşım kapasitesi, devlete bölgesel diplomasi açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.

Azerbaycan’ın Orta Asya’daki artan etkisinin yalnızca ekonomik çıkarlarla açıklanması yeterli değildir. Ortak tarih, dil ve kültürel bağlar da bu ilişkilerin sosyal temelini meydana getirmektedir. Eğitim, kültür, turizm ve halklar arası ilişkilerin kuvvetlendirilmesi, devletler arasındaki stratejik ortaklığın toplumsal boyutunu güçlendirmektedir.[vi] Azerbaycan ile Kırgızistan arasında kurulan müttefiklik ilişkisi, Azerbaycan’ın Orta Asya politikasında yeni bir aşamayı geldiğini temsil etmektedir. Bu aşama, ikili arasındaki ilişkilerin kültürel yakınlıktan çok güvenlik, ekonomi, enerji ve ulaştırma alanlarında kurumsal bir ortaklığa dönüşmesini sağlamaktadır.

Daha geniş perspektiften bakıldığında ise Azerbaycan’ın Orta Asya’daki mevcut rolünün artması, Hazar merkezli yeni bir jeopolitik ve jeoekonomik alanın oluşmasına katkı sağlamaktadır. Azerbaycan, sahip olduğu ulaşım altyapısı ve enerji kapasitesi sayesinde Orta Asya devletleri için Avrupa’ya açılan önemli bir bağlantı noktası haline gelmektedir. Ancak bu ortaklığın uzun vadeli başarısı, imzalanan anlaşmaların uygulanmasına bağlı olacaktır. Gerçek ekonomik projeler, artan ticaret hacmi, gelişmiş ulaşım bağlantıları ve sürdürülebilir yatırımlar gerçekleştiği takdirde Azerbaycan-Orta Asya ilişkileri daha güçlü bir bölgesel entegrasyon modeline dönüşebilir.

Sonuç olarak bakıldığında Azerbaycan’ın Orta Asya’daki yükselen rolü, sadece iki taraflı ilişkiler şeklinde değil, Avrasya’daki yeni güç dengeleri ve bağlantı ağları açısından değerlendirilmektedir. Azerbaycan-Kırgızistan ittifakı, bu yeni bölgesel yapılanmanın en somut örneklerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır.


[i] “Azerbaijan-Kyrgyzstan alliance: architecture of new geopolitical reality in Central Asia”, 30 Trend, https://www.trend.az/azerbaijan/politics/4211875.html, (Erişim Tarihi: 06.08.2026).

[ii] Aynı Yer.

[iii] “From alliance to integration: Azerbaijan’s growing role in Central Asia”, News.az, https://news.az/news/from-alliance-to-integration-azerbaijans-growing-role-in-central-asia, (Erişim Tarihi: 06.08.2026).

[iv] Aynı Yer.

[v] “Five сountries, one vision: Central Asia needs Azerbaijan”, 30 Trend, https://www.trend.az/business/4211659.html, (Erişim Tarihi: 06.08.2026).

[vi] Aynı Yer.

Dilara Cansın KEÇİALAN
Dilara Cansın KEÇİALAN
Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Dilara Cansın KEÇİALAN, ilk yüksek lisans eğitimini Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında ise “Kuşak-Yol ve Yeşil Enerji Projeleri Bağlamında Kazakistan-Çin Halk Cumhuriyeti İş Birliği, Fırsatlar ve Riskler” başlıklı tezini savunmuştur. 2025 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursunu kazanan KEÇİALAN, Ukrayna’da Taras Şevçenko Kiev Ulusal Üniversitesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde öğrenim görmekte olup ANKASAM’da (Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi) Avrasya Araştırma Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Başlıca ilgi alanları Avrasya ve özellikle Orta Asya bölgesidir. İngilizce ve Rusça bilmekte, temel düzeyde Ukraynaca bilgisine sahip olup Kazakça öğrenmektedir.

Benzer İçerikler