Kremlin, 19 Ekim 2026 tarihinde açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında üçlü bir zirvenin gerçekleşebileceğini açıklamıştır.[i] Çin’in ev sahipliğinde kasım ayında Shenzhen’de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi marjında yapılması önerilen bu zirve girişimi, küresel güç dengelerini de hızla değiştirebilir. Zira Putin’in bu hamlesi, Ukrayna’daki çatışmanın kaderini ve gelecekteki güvenlik mimarisini, krizin doğrudan tarafı olan Kiev’i ve Avrupa’yı tamamen devre dışı bırakarak büyük güçlerin (ABD, Rusya ve Çin) masasında çözme stratejisi olarak okunmaktadır.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin davet edilmediği bu format, tarihteki Yalta Konferansı’nı (1945) ve yeni dünya düzeninin inşa sürecini çağrıştırmaktadır. Burada özellikle Avrupalı güçler, kendilerinin olmadığı bir denklemde dünyanın geleceğine yön verebilecek böylesi bir zirveye endişeyle yaklaşmaktadırlar.
Zelenski yönetimi, ABD’nin ve özellikle Trump’ın barış anlaşmasına varmak için Kiev’i taviz vermeye zorladığını (kapitülasyona ittiğini) savunmaktadır.[ii] Dolayısıyla bu tür kapalı kapılar ardında yapılan zirve teklifleri, Kiev’in elini de zayıflatmaktadır. Trump, Zelenski’nin değişimine yönelik baskılarda bulunurken Ukrayna konusunda giderek daha katı bir politika izlemektedir. Bu da Kiev’i hem askeri hem de diplomatik olarak köşeye sıkıştırmaktadır.
Putin’in önerdiği üçlü zirve teklifi, sadece Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılmasına yönelik bir müzakere hamlesi değil, aynı zamanda küresel sistemin tek kutupluluktan çok kutuplu “büyük güçler” düzenine evrilme çabasının somut bir yansıması olabilir. Böylece büyük güçler, doğrudan görüşerek savaşın sona erdirilmesi için temel parametreleri belirleyebilir. Bu parametreler de dünyadaki yeni güvenlik mimarisini şekillendirebilir. Zira Washington ve Moskova arasında kurulacak bir uzlaşma, Çin’in katılımıyla daha geniş bir uluslararası çerçeveye taşınabilir. Avrupalı güçlerin katılmadığı bu formatta daha hızlı kararlar alınabilir ve sınırlı katılımcı, müzakereleri kolaylaştırabilir.
Çatışmanın tarafı olan Ukrayna’nın kendi toprakları, egemenliği ve güvenlik düzenlemeleri hakkında yürütülen görüşmelerde doğrudan yer almaması, Avrupa açısından son derece tehlikeli bir durum meydana getirebilir. Nitekim buradaki sorun, yalnızca kimin masada bulunduğu değil, masada alınabilecek kararların kimler için bağlayıcı sonuçlar doğuracağıdır. Buradaki sonuçların özellikle Ukrayna ve Avrupa’nın güvenliğini yakından ilgilendireceği söylenebilir. Bu bakımdan; Avrupa’nın geleceğinin, Rusya ve Çin’in masada olduğu bir toplantıda şekillendirilmesi, Brüksel açısından son derece tehlikeli bir senaryoya işaret etmektedir.
Bu zirvedeki önemli soru işaretlerinden biri de ABD ile Rusya’nın nükleer silahlar ve stratejik güvenlik konusunda nasıl bir müzakere zemini oluşturacağıdır. Ayrıca Çin’in büyük güçler arasındaki diplomatik dengede nasıl bir rol üstleneceği de merak konusudur. Bununla birlikte zirvenin gerçekleşmesi, tarafların ortak bir gündem üzerinde uzlaşmasına bağlı olacaktır. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, görüşme ihtimalinin gündeme geldiğini, buna karşılık toplantının gündemi hakkında henüz somut bir öneri ya da anlaşma bulunmadığını belirtmiştir.[iii]
Böyle bir toplantının önerilmesi bile tarafların diplomatik öncelikleri ve uluslararası sistemdeki konumları hakkında önemli ipuçları sunmaktadır. Moskova’nın buradaki temel stratejisi; Washington ile gelişen diyalog zeminini (örneğin enerji ticaretindeki bazı uzlaşıları) ve Trump’ın savaşı hızla bitirme konusundaki siyasi baskısını arkasına alarak Ukrayna’da kendi şartlarına (özellikle Donbas ve toprak kontrolü ekseninde) en uygun barış anlaşmasını dayatmayı hedeflemektedir.
Washington yönetiminden üst düzey yetkililer, Trump’ın henüz bu üçlü zirveyi resmi olarak onaylamadığını belirtse de Trump’ın savaşı bitirme yönündeki seçim vaatleri ve diplomatik pragmatizmi nedeniyle bu fikre kapı aralayabileceği ifade edilmiştir.[iv] Öte yandan Trump, potansiyel bir zirvenin kapsamına dair farklı bir öncelik öne sürerek görüşmelerin öncelikli olarak nükleer silahlar/silahsızlanma gündemi etrafında şekillenmesine açık olduğunu belirtmiştir.
Pekin yönetimi ise ABD-Rusya arasında bir denge unsuru ve küresel bir arabulucu rolü üstlenmek isteyerek bu fikre ilkesel olarak kapıyı kapatmamıştır. Ancak Çin, katılımı için Washington’ın net onayını şart koşmakta ve bu tür bir diplomatik liderliğin Batı/Avrupa ile olan ilişkilerine etkisini dikkatle tartmaktadır. Çin’in katılımı, müzakerelerin ikili ABD-Rusya ekseninden daha geniş bir diplomatik zemine taşınmasını sağlayabilir.
ABD, Rusya ve Çin, ortak bir gündemde uzlaşırsa görüşme, Ukrayna Savaşı veya nükleer güvenlik konularında diplomatik temasın genişlemesini sağlayabilir. Ancak toplantının gerçekleşmesi, ateşkes ya da barış anlaşması üzerinde uzlaşma sağlanacağı anlamına gelmemektedir. Diğer bir ihtimal de zirvenin gündeminin nükleer güvenlikle sınırlandırılmasıdır. Taraflar, Ukrayna konusunda uzlaşamasalar bile küresel istikrar ve nükleer risklerin azaltılması konusunda görüşmeyi kabul edebilirler. Fakat tarafların öncelikleri birbirinden farklı kalırsa ve ortak gündem oluşturulamazsa zirve gerçekleşmeyebilir veya yalnızca ikili görüşmelerle sınırlı kalabilir. Tarafların örtüşen çıkarları bulunsa bile ortak bir stratejik vizyona sahip olmamaları, zirvenin gündemini belirlemeyi zorlaştırmakta ve gerçekleşme ihtimalini düşürmektedir.
[i] “Kremlin says Putin, Trump and Xi could hold a three-way meeting in China next month”, Reuters, https://www.reuters.com/world/china/kremlin-says-putin-trump-xi-could-hold-three-way-meeting-china-next-month-2026-10-19/, (Erişim Tarihi: 21.10.2026).
[ii] “Trump says he’d meet with Putin and Xi, criticizes Zelenskyy”, CNBC, https://www.cnbc.com/2026/10/19/trump-putin-xi-zelenskyy.html, (Erişim Tarihi: 21.10.2026).
[iii] “Russia proposes a Trump-Xi-Putin meeting in China next month”, Washington Post, https://www.washingtonpost.com/world/2026/10/19/russia-proposes-trump-xi-putin-meeting-china-next-month/, (Erişim Tarihi: 21.10.2026).
[iv] Aynı yer.
