Analiz

Özbekistan-Çin Turizm İş Ortaklığında Yeni Dönem

Özbekistan, tarihî mirasını modern altyapı yatırımlarıyla canlandırmayı amaçlamaktadır.
Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi, Özbekistan’ın uluslararası turizm pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedeflemektedir.
İpek Yolu temalı turizm projeleri, ülkenin uluslararası turizmde marka değerini yükseltme potansiyeline sahiptir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English

Küreselleşmenin hız kazanmasıyla beraber turizm sektörü, devletler arasındaki ekonomik, kültürel ve diplomatik ilişkilerin gelişmesinde başat unsur haline gelmiştir. Çağımızda turizm sadece insanların farklı coğrafyaları ziyaret etmesi anlamına gelmemekte; bununla beraber devletlerin kültürel miraslarını tanıtması, milletlerarası görünürlüklerini kuvvetlendirmesi ve ekonomik kalkınmalarını desteklemesi bakımından da önem arz etmektedir. Bilhassa tarihî ve kültürel zenginliklere sahip ülkeler, turizm potansiyellerini daha da arttırabilmek maksadıyla altyapı yatırımlarına, ulaşım ağlarının geliştirilmesine ve uluslararası iş ortaklıklarına daha fazla önem vermektedirler.

Türkistan bölgesinin önemli ülkelerinden biri olan Özbekistan, sahip olduğu tarihî kentler, kültürel miras alanları ve İpek Yolu üzerindeki stratejik konumuyla turizm açısından çok büyük bir potansiyele sahiptir. Semerkant, Buhara, Hive ve Taşkent gibi şehirler, sadece Özbekistan’ın değil, ayrıca bütün Orta Asya’nın tarihî ve kültürel kimliğini yansıtan merkezlerdir. Bu sebeple Özbekistan, son senelerde turizmi ekonomik kalkınmanın ve ülkelerarası tanıtımın önemli bir unsuru şeklinde görmektedir. Ülkenin Çin’le geliştirdiği turizm ve altyapı iş ortaklığı da bu stratejinin somut örneklerinden biridir.

Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde Türkistan ülkeleriyle kurduğu ekonomik ve altyapısal ilişkiler, turizm alanında da yeni olanaklar ortaya çıkarmaktadır. Özbekistan ile Çin arasında meydana getirilen ortaklık; konaklama hizmetlerinin iyileştirilmesi, ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, turizm koridorlarının oluşturulması ve İpek Yolu mirasının yeniden canlandırılması gibi farklı başlıklar altında şekillenmektedir. Söz konusu iş ortaklığı, sadece turist sayısını artırmaya yönelik bir girişim değil, bununla birlikte iki devlet arasındaki tarihî, kültürel ve ekonomik bağları güçlendiren çok boyutlu bir kalkınma hamlesi şeklinde değerlendirilebilmektedir.[i]

2026 senesinin Mayıs ayında Özbekistan Turizm Komitesi Başkanı Abdulaziz Akkulov ile Çin İpek Yolu Fonu Başkan Yardımcısı Lei Hongchen arasında gerçekleştirilen görüşmeler, iki devlet arasındaki turizm ve altyapı iş ortaklığının somut projeler üzerinden ilerlediğini ortaya koymaktadır.[ii] Özbekistan ve Çin arasında son zamanlarda oluşturulan yeni iş ortaklığı modeli, öncelikli olarak turizm altyapısının güçlendirilmesine odaklanmaktadır. Bu çerçevede yüksek standartlara sahip konaklama tesislerinin geliştirilmesi, milletlerarası ziyaretçilere sunulan hizmet kalitesinin daha da arttırılması ve yeni turizm yatırımlarının teşvik edilmesi hedeflenmektedir. 

Özbekistan’ın sahip olduğu tarihî ve kültürel zenginliklerin daha geniş kitlelere ulaştırılabilmesi amacıyla turizm sektöründe nitelikli hizmet sunumu büyük önem taşımaktadır. Çinli yatırımcıların ve turizm firmalarının Özbekistan’da yeni otel projeleri ve turizm işletmeleri geliştirmeyi planlaması, ülkenin turizm kapasitesinin artırılmasına mühim katkılar sağlayacağı aşikardır.

Turizm sektörünün ilerlemesinde ulaşım altyapısının önemi oldukça büyüktür. Bu sebeple iki devlet arasındaki iletişimlerde karayolu, demiryolu ve hava ulaşım ağlarının modern edilmesi öncelikli konular arasında yer almaktadır. Özbekistan yönetimi, turistlerin ülke içindeki hareketliliğini daha da kolay bir hale getirebilmek amacıyla mevcut ulaşım sistemlerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bilhassa Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu Projesi, bölgesel bağlantısallığın kuvvetlendirilmesi bakımından stratejik yatırım olarak değerlendirilmektedir. Bu proje sayesinde hem turist hareketliliğinin arttırılması hem de ticaret hacminin genişlemesi beklenmektedir.[iii]

İki ülke arasındaki iş ortaklığının dikkat çeken yönlerinden bir diğeri de tarihî İpek Yolu mirasının turizm sektöründe etkin bir şekilde kullanılmasıdır. Tarih süresince Doğu ile Batı arasında ticaretin ve kültürel etkileşimin temel güzergâhlarından biri olan İpek Yolu, günümüzde yeniden canlandırılmaya çalışılmaktadır. Özbekistan, Semerkant, Buhara ve Hive gibi tarihî şehirleriyle bu mirasın en mühim merkezlerinden bir tanesidir. Bu nedenle İpek Yolu temalı turizm projeleri, ülkenin uluslararası turizmde marka değerini yükseltme potansiyeline sahiptir. Tarihî yapıların restorasyonu, kültürel mirasın korunması ve tematik tur rotalarının oluşturulması gibi çalışmalar, hem kültürel sürdürülebilirliği desteklemekte hem de turistlerin ilgisini çekmektedir.[iv]

Bunun yanı sıra Çin İpek Yolu Fonu’nun Semerkant Turizm Merkezi’ne sağladığı finansal destek de dikkat çekmektedir. Şu anda bu merkez, Orta Asya’nın en önemli toplantı, konferans ve sergi alanlarından biri olarak faaliyet göstermektedir. Birleşmiş Milletler Turizm Genel Kurulu, UNESCO etkinlikleri ve milletlerarası iş forumları gibi büyük organizasyonlara da ev sahipliği yapması, Özbekistan’ın uluslararası görünürlüğünü artırmaktadır. Böylelikle turizm salt kültürel ziyaretlerle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda iş turizmi ve kongre turizmi gibi alanlarda da çeşitlenmektedir.[v]

Özbekistan ve Çin arasında iyileştirilen turizm ve altyapı iş ortaklığı, iki devlet arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin kuvvetlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Konaklama hizmetlerinin iyileştirilmesi, ulaşım ağlarının modernizasyonu, İpek Yolu temalı projelerin hayata geçirilmesi ve yeni turizm koridorlarının oluşturulması gibi pek çok farklı girişimler, Özbekistan’ın uluslararası turizm pazarındaki rekabet gücünü artırma potansiyeline sahiptir. Bununla beraber bu projeler sadece turizm gelirlerinin artmasını değil, aynı zamanda bölgesel entegrasyonun güçlenmesini ve kültürel etkileşimin derinleşmesini de desteklemektedir.

Özbekistan’ın tarihî mirasını modern altyapı yatırımlarıyla bir araya getirme stratejisi oldukça yerinde bir yaklaşım olarak görülmektedir. Özellikle Çin’in finansal kaynakları ve teknik deneyimi ile Özbekistan’ın kültürel ve tarihî zenginliklerinin bir araya gelmesi, Orta Asya’nın küresel turizm ağındaki önemini artırabilir. Ancak bu süreçte kültürel mirasın korunması, çevresel sürdürülebilirliğin gözetilmesi ve yerel halkın kalkınma sürecine aktif şekilde dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu unsurların dikkate alınması durumunda söz konusu işbirliği, yalnızca iki ülke için değil, tüm Türkistan bölgesi için örnek teşkil edebilecek başarılı bir kalkınma modeli oluşturabilmesi zaman içinde mümkün görünmektedir.


[i] “Uzbekistan and China Enhance Tourism Cooperation to Boost Inbound Travel – Eurasia Logistics & Silk Road News”, Silk Road Belt News, https://silk-road-belt.com/en/articles/uzbekistan-and-china-enhance-tourism-cooperation-to-boost-inbound-travel-eurasia-logistics.html, (Erişim Tarihi: 01.06.2026).
[ii] “Uzbekistan eyes new tourism and infrastructure projects with China’s Silk Road Fund”, 30 Trend, https://www.trend.az/business/4192258.html, (Erişim Tarihi: 01.06.2026).

[iii] “Uzbekistan and China discuss tourism infrastructure and service corridors”, Uz Daily, https://www.uzdaily.uz/en/uzbekistan-and-china-discuss-tourism-infrastructure-and-service-corridors/, (Erişim Tarihi: 01.06.2026).

[iv] Aynı Yer.

[v] Aynı Yer.

Dilara Cansın KEÇİALAN
Dilara Cansın KEÇİALAN
Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Dilara Cansın KEÇİALAN, ilk yüksek lisans eğitimini Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında ise “Kuşak-Yol ve Yeşil Enerji Projeleri Bağlamında Kazakistan-Çin Halk Cumhuriyeti İş Birliği, Fırsatlar ve Riskler” başlıklı tezini savunmuştur. 2025 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursunu kazanan KEÇİALAN, Ukrayna’da Taras Şevçenko Kiev Ulusal Üniversitesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde öğrenim görmekte olup ANKASAM’da (Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi) Avrasya Araştırma Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Başlıca ilgi alanları Avrasya ve özellikle Orta Asya bölgesidir. İngilizce ve Rusça bilmekte, temel düzeyde Ukraynaca bilgisine sahip olup Kazakça öğrenmektedir.

Benzer İçerikler