Analiz

Özbekistan ve UNECE Arasında Su İş Ortaklığı

Özbekistan, sınır aşan yeraltı suyu yönetimini çevresel güvenlikten bölgesel diplomasiye uzanan çok boyutlu bir dış politika aracı hâline getirmektedir.
UNECE öncülüğünde geliştirilen kurumsal iş ortaklığı modeli, Kazakistan ile ortak su yönetiminin kalıcı ve sürdürülebilir temellere oturtulmasını amaçlamaktadır.
Özbekistan, çok vektörlü çevresel yönetişim modelinin dikkat çekici bir örneğidir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Su kaynakları, 21. asırda milletlerarası ilişkilerin en stratejik unsurlarından bir tanesi haline gelmiştir. İklim değişikliği, sanayileşme, nüfus artışı ve tarımsal üretimde meydana gelen genişleme, bilhassa su kıtlığı yaşayan bölgelerde sınır aşan su rezervlerinin yönetimini milli güvenlik, çevresel sürdürülebilirlik ve bölgesel istikrar bakımından kritik bir konuya dönüştürmektedir. Uluslararası ilişkiler literatüründe su güvenliği, giderek geleneksel güvenlik anlayışının ilerisine geçen çevresel güvenlik kavramının önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Özellikle sınır aşan yeraltı sularının yönetimi, devletlerin egemenlik hakları ile ortak doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını dengeleyen karmaşık bir yönetişim alanı oluşturmaktadır. Bu nedenle uluslararası örgütlerin teknik bilgi paylaşımı, ortak veri üretimi ve kurumsal koordinasyon mekanizmaları geliştirmesi büyük önem taşımaktadır.

Orta Asya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ortaya çıkan yeni siyasi sınırlar nedeniyle ortak su kaynaklarının yönetiminde önemli zorluklarla karşılaşan bölgeler arasında yer almaktadır. Bu kapsamda sadece yüzey suları değil, sınır aşan yeraltı suyu rezervleri de ülkeler arasındaki iş ortaklığının temel gündem maddelerinden bir tanesi hâline gelmiştir.

Özbekistan ile Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) arasında 30 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen görüşmeler, Özbekistan ve Kazakistan tarafından paylaşılan ortak yer altı su kaynağının korunmasına yönelik ortak girişimlerin hız kazandığını ortaya koymaktadır. Bu aşama, Kazakistan’la geliştirilmeye çalışılan teknik ve kurumsal işbirliğinin bölgesel su diplomasisini güçlendirebilecek yeni bir model oluşturabileceğine işaret etmektedir. Bunun yanı sıra Özbekistan’ın Su ve Sağlık Protokolü kapsamındaki hedeflerini güncelleme süreci, devletin su yönetimini sadece çevresel bir konu olarak değil, ayrıca halk sağlığı, sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğine uyum politikalarının merkezine yerleştirdiğini de göstermektedir.[i]

UNECE Su Sözleşmesi çerçevesindeki görüşmelerde sınır aşan yer altı su rezervlerinin korunmasına yönelik ortak proje, sadece çevresel bir girişim değil bununla birlikte bölgesel güven artırıcı bir mekanizma niteliği taşımaktadır.[ii] Yeraltı su rezervlerinin sürdürülebilir kullanımına yönelik ortak göstergelerin geliştirilmesi, devletlerarasında veri paylaşımının artırılması ve ortak izleme sistemlerinin kurulması, gelecekte ortaya çıkabilecek su anlaşmazlıklarının önlenmesine katkı sağlayacak önemli adımlar olarak değerlendirilebilir.

Bu süreçte dikkat çeken diğer bir unsur ise Kazakistan ile kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik vurgudur. Görüşmelerin ardından kurulması hedeflenen çalışma grubu, salt teknik uzmanları değil, farklı bakanlık ve kamu kurumlarını da ihtiva eden çok paydaşlı bir yönetişim modeli oluşturmayı amaçlamaktadır.[iii] Bu durum uluslararası ilişkiler açısından kurumsal ortaklığın derinleşmesini sağlayan fonksiyonel bir aracı şeklinde değerlendirilmektedir.

Özbekistan’ın Su ve Sağlık Protokolü kapsamında yürüttüğü hedef belirleme süreci, devletin milletlerarası normlara uyum kapasitesini kuvvetlendirme çabasını göstermektedir. 2023 senesinde Protokole taraf olan Özbekistan, su yönetimini sağlık, sanitasyon, hijyen ve çevre politikalarıyla bütünleştiren kapsamlı bir yaklaşım benimsemektedir. Bu yaklaşım, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin bilhassa Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 6 (SDG 6 Temiz Su ve Sanitasyon) kapsamında belirlenen temiz su ve sanitasyon amaçlarıyla doğrudan uyumludur.[iv]

Özbekistan’ın 2050 senesine dek uzanan ulusal su stratejisine hazırlanıyor olması da uluslararası ilişkiler bakımından dikkat çeken bir gelişmedir. Uzun vadeli planlama yaklaşımı, iklim değişikliği, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik kalkınmayı aynı politika çerçevesi içerisinde değerlendirmektedir. Bu durum devletim sadece mevcut su problemlerini çözmeye değil, gelecekte meydana gelebilecek su krizlerine karşı da kurumsal direnç geliştirmeyi hedeflediğini de göstermektedir.[v]

Ayrıca yaşanan bu gelişmeler, çevresel diplomasinin gittikçe daha fazla önem kazandığını ortaya koymaktadır. Günümüzde su rezervlerinin korunması salt çevre politikalarının değil, bununla beraber dış politika, ekonomik kalkınma ve bölgesel güvenlik stratejilerinin de ayrılmaz bir parçası hâline gelmektedir. Özbekistan’ın devam ettirdiği bu önemli süreç, çevresel yönetişim mekanizmalarının uluslararası ilişkilerde yumuşak güç, güven artırıcı önlem ve bölgesel entegrasyon aracı şeklinde kullanılabileceğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak Özbekistan’ın UNECE ile beraber yürüttüğü sınır aşan yeraltı suyu yönetimi çalışmaları, Orta Asya’da su diplomasisinin kurumsallaşması bakımından mühim bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. Yer altı sularının sürdürülebilir bir şekilde yönetimi için geliştirilen ortak mekanizmalar, sadece çevresel korumayı değil, bununla beraber bölgesel güvenliği, milletlerarası iş ortaklığını ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen çok boyutlu bir yönetişim modeli meydana getirmektedir.

Su ve Sağlık Protokolü çerçevesinde yürütülen hedef belirleme aşaması, Özbekistan’ın uluslararası normlara uyum kapasitesini artırırken, iklim değişikliğine uyum, halk sağlığı ve su güvenliği politikalarını bütüncül bir çerçevede ele aldığını göstermektedir. İlerleyen dönemlerde bu iş ortaklığının sadece Kazakistan ile sınırlı kalmayarak Orta Asya’nın diğer devletlerini de kapsayacak bir şekilde genişlemesi, bölgesel su güvenliği mimarisinin güçlendirilmesine önemli katkılar sağlayabilir. Bu aşamada Özbekistan, uluslararası örgütlerin desteğiyle geliştirilen çok vektörlü çevresel yönetişim modellerinin bölgesel barış ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ortaya koyan güncel ve dikkat çekici bir örneği şeklinde değerlendirilebilir.


[i] “Uzbekistan and UNECE Discuss Transboundary Groundwater Protection”, UZ DAILY, https://www.uzdaily.uz/en/uzbekistan-and-unece-discuss-transboundary-groundwater-protection/, (Erişim Tarihi: 02.07.2026).

[ii] Aynı Yer.

[iii] “Uzbekistan, UNECE hold talks on transboundary groundwater protection”, 30 Trend, https://www.trend.az/business/green-economy/4203094.html, (Erişim Tarihi: 02.07.2026).

[iv] “Second Technical Multi-Stakeholder Workshop: Review and Refinement of Uzbekistan’s Draft Targets under The Protocol on Water and Health”, UNECE, https://unece.org/environmental-policy/events/second-technical-multi-stakeholder-workshop-review-and-refinement?__cf_chl_f_tk=IbjOzUMwC486Ir25znkF_j_PltuYOrID8E2MzL7Rr8g-1782988572-1.0.1.1-kcZvHdtjJ6FwcXBNpyG8GVZb.vuDQcxY_EtZHYEQOt0, (Erişim Tarihi: 02.07.2026).

[v] “Uzbekistan, UNECE hold talks on transboundary groundwater protection”, 30 Trend, https://www.trend.az/business/green-economy/4203094.html, (Erişim Tarihi: 02.07.2026).

Dilara Cansın KEÇİALAN
Dilara Cansın KEÇİALAN
Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Dilara Cansın KEÇİALAN, ilk yüksek lisans eğitimini Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında ise “Kuşak-Yol ve Yeşil Enerji Projeleri Bağlamında Kazakistan-Çin Halk Cumhuriyeti İş Birliği, Fırsatlar ve Riskler” başlıklı tezini savunmuştur. 2025 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursunu kazanan KEÇİALAN, Ukrayna’da Taras Şevçenko Kiev Ulusal Üniversitesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde öğrenim görmekte olup ANKASAM’da (Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi) Avrasya Araştırma Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Başlıca ilgi alanları Avrasya ve özellikle Orta Asya bölgesidir. İngilizce ve Rusça bilmekte, temel düzeyde Ukraynaca bilgisine sahip olup Kazakça öğrenmektedir.

Benzer İçerikler