Helsinki Üniversitesi Aleksanteri Enstitüsü Direktörü Markku Kivinen: “Kuzey Kutbu, Rusya ve NATO’nun yer aldığı iki farklı etki alanına bölünebilir.”

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Rusya Dışişleri Bakanlığı Özel Yetkili Elçisi Korçunov, Nisan ayında yaptığı bir açıklamada, NATO ülkelerinin İttifakın kuzey enlemlerindeki askeri faaliyetlerine Arktik dışındaki ülkelerin dahil edilmesinden endişe duyduğunu ve İttifak güçleriyle istenmeyen çatışma riskleri olduğunu açıklamıştır. Öte yandan 22 Mayıs 2022 tarihinde Rusya Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Arktik Konseyi’nden “Kuzey Kutbu bölgesinin uluslararası bir çatışma alanına dönüştüğü, bunun çok endişe verici bir eğilim olduğu” uyarısı yapılmıştır.

Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmalar Merkezi (ANKASAM), “Rusya-NATO çatışmasının yeni bir mücadele alanı” olarak görülen Kuzey Kutbu bölgesinde yaşanan gelişmelere ve olası risklere dair Helsinki Üniversitesi Aleksanteri Enstitüsü Direktörü Markku Kivinen’den alınan görüşleri dikkatlerinize sunmaktadır.

1. Kuzey Kutbu, Rusya İçin Ne Kadar Önemli?

Kuzey Kutbu, Rusya için her zamankinden daha önemli bir hale gelmiştir. Her şeyden önce, bölgede stratejik olarak kilit nükleer denizaltı üsleri var. Bu denizaltılardan fırlatılan nükleer füzeler, Rusya’ya karşı büyük bir nükleer saldırı olsa bile saldırıların geri püskürtülmesine olanak tanımaktadır. İkinci önemli faktör ise Asya’ya yönelik yeni sevkiyat rotalarıdır. Bu zaten önemli bir gelişme ve her yıl hızla büyümektedir. Baltık Denizi artık NATO tarafından daha fazla kontrol edildiğinden Rusya’nın Asya’ya, özellikle Çin ve Hindistan’a yönelimi, bu lojistik bağlantıyı büyük küresel ölçekte güçlendirecektir. Üçüncü önemli husus ise Arktik Denizi’ndeki enerji kaynaklarıdır. Bunlar, bilinen Rus enerji kaynaklarının yüzde 17’sini oluşturmaktadırlar. Ancak üretim maliyetleri Ortadoğu ve hatta Sibirya’yla karşılaştırıldığında çok daha yüksektir. Dolayısıyla, bu hattın uygunluğu hidrokarbonlarla ilgili değişen piyasa gelişimine bağlıdır. Bu bölge Rus kontrolünde değildir ve kaynakların hiçbir zaman tam olarak kullanılmaması da söz konusu olabilir.

Ayrıca iklim değişikliği ve Arktik bölgesindeki yerli halkın konumuyla ilgili büyük küresel sorunlar mevcuttur. Şimdiye kadar, Arktik Konseyi’nde Batı Arktik devletleri ve Rusya’yla ortaklaşa görüşmeler yapıldı. Ancak Arktik Konseyi, Ukrayna’daki savaş nedeniyle çalışmayı durdurdu.

2. Çin, Kuzey Kutbu’na Yönelik Politikasını Nasıl Şekillendiriyor?

Pekin, Avrupa’ya yeni lojistik rotayı teşvik etmek için çok aktif olmuştur. Bu, onların yeni kuşaklarından ve yollarından biridir. Rusya şimdiye kadar Çin’in tam katılımını engellemeye çalışmıştır. Ancak şimdi çıkarları birbirine yaklaşmaktadır.

3. NATO’nun Kuzey Kutbu’ndaki Rolünü Hangi Önemli Faktörler Şekillendiriyor?

NATO, elbette, esas olarak askeri yönlerle ilgilenmektedir. Hem NATO hem de Rusya’nın Kuzey Kutbu’nu sıfır toplamlı bir oyun olarak görme riski vardır. Bu durum, Kuzey Kutbu Konseyi bağlamındaki işbirliğini uzun vadede bile tehlikeye atabilir. Finlandiya ve İsveç, NATO üyesi olurlarsa Arktik Konseyi’nin tüm üyeleri Rusya dışında bu ittifakta yer alır.

4. Ukrayna’daki Olaylardan Sonra Kuzey Kutbu’nda Barış Olacak Mı?

Buradaki risk, Kuzey Kutbu’nun iki farklı etki alanına bölünmesidir: NATO ülkeleri bir kampta, Rusya ve Çin ise diğer kamptadır.

Sibel MAZREK
Sibel MAZREK
Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde tamamlayan Sibel Mazrek, yüksek lisans eğitimine Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nde Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda devam etmektedir. Çeşitli medya kuruluşlarında muhabirlik, spikerlik sunuculuk görevlerini üstlenen Mazrek, ANKASAM'da Medya Koordinatörü olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Röportaj

“The Times of Central Asia” Kıdemli Muhabiri Javier M. Piedra: “Orta Asya’nın Kritik Mineraller Bakımından Stratejik Önemi Giderek Artmaktadır.”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Orta Asya’nın kritik mineraller alanındaki artan stratejik...

Prof. Dr. Timur Dadabayev: “Japonya-Orta Asya İlişkileri, Birbirini Tamamlayan Güçlü Yönlere Sahiptir.”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Japonya-Orta Asya ilişkilerinin gelişimini, en fazla potansiyel...

Dr. Graham Ong-Webb: “Singapur’un Transit Ücretlere Muhalefeti, Diplomatik Olmaktan Çok Ekonomik Bir Nitelik Taşıyor.”

Ankara Kriz ve Siyasi Çalışmalar Merkezi (ANKASAM), Hürmüz Krizi’nin Malakka Boğazı üzerindeki etkilerini değerlendirmek...

Dr. Sankalp Gurjar: “Hindistan, ‘Lider Bir Güç’ ve ‘Net Güvenlik Sağlayıcısı’ Olmayı Hedeflemektedir.”

Ankara Kriz ve Siyasi Çalışmalar Merkezi (ANKASAM), Hindistan’ın dış politikasındaki son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla,...