Röportaj

Dr. Joseph Downing: “Hibrit Savaş Açısından Bakıldığında Rusya’yla Zaten Bir Savaş Hâli İçerisindeyiz”

Sağın yükselişinin Avrupa Birliği’nin dağılmasına yol açacağını düşünmüyorum.
Sağın yükselişi, AB’nin yeni düzenlemeler kabul etmesini ve Ukrayna’ya destek sağlamasını daha da zorlaştıracaktır.
Tüm bunlar Almanya’da ülkenin geleceğine ilişkin ciddi bir endişe ortamı yaratmaktadır.

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), AfD’nin son seçim zaferini ve bunun Avrupa açısından olası etkilerini değerlendirmek üzere Birleşik Krallık’ın Birmingham kentindeki Aston Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset alanında Kıdemli Öğretim Görevlisi Dr. Joseph Downing ile gerçekleştirdiği röportajı dikkatlerinize sunmaktadır.

1. AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde oyların %43,8’ini alarak en yakın rakibi CDU’nun 26 puan önünde yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce son yıllarda Alman siyaseti ve toplumunda neler değişti ve değişmeye devam ediyor?

Almanya oldukça zorlu bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bunun temel nedenlerinden biri, Alman ekonomisinde yaşanan sanayisizleşmedir. Bu süreçte özellikle iki gelişme öne çıkmaktadır. 1) Ukrayna’daki savaşın ardından ucuz Rus doğal gazı ithalatının sona ermesi; 2) Çin kaynaklı rekabetin ve ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerinin Alman otomotiv sektörünün ihracatı üzerindeki etkisidir. Tüm bunlar Almanya’da ülkenin geleceğine ilişkin ciddi bir endişe ortamı yaratmaktadır. Buna ek olarak Almanlar da diğer Avrupalılar gibi sosyal medyada göçün olumsuz yönlerini öne çıkaran ve beyaz nüfusun zamanla göçmen nüfus tarafından ikame edildiğini savunan çok sayıda içerikle karşı karşıya kalmaktadır. Trump’ın ABD’de yeniden seçilmesinden bu yana sosyal medya şirketlerinin içerik denetiminde ciddi bir gevşeme yaşanmıştır. Aynı zamanda Çin ve Rusya da Avrupa genelinde siyasi ve toplumsal istikrarsızlık yaratabilecek bu tür söylemlerin yayılmasını desteklemek amacıyla sosyal medya üzerinden yürüttükleri hibrit savaş faaliyetlerini artırmaktadır.

2. Almanya’da aşırı sağın yükselişinin Avrupa Birliği üzerinde ne gibi etkileri olabilir? Bu konuda geleceğe yönelik öngörüleriniz nelerdir?

Sağın yükselişinin Avrupa Birliği’nin dağılmasına yol açacağını düşünmüyorum. Ancak bu durum, AB’nin yeni düzenlemeler kabul etmesini ve Ukrayna’ya destek sağlamasını daha da zorlaştıracaktır.

3. Baltık ülkelerinde ve son olarak Almanya’da görülen ve Rusya’ya ait olduğu iddia edilen insansız hava araçları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Avrupa, Rusya’yla bir savaşa doğru sürükleniyor olabilir mi? Bu konuda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Almanya yeniden savaş istiyor” açıklamasında bulundu. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Savaş artık eskisi gibi yürütülmemektedir. Savaşı çoğu zaman savaş alanında karşı karşıya gelen düzenli ordular üzerinden düşünürüz. Oysa bugün siber saldırılar, insansız hava araçları ve benzeri yöntemler üzerinden yürütülen hibrit savaş açısından bakıldığında, Rusya’yla zaten bir savaş hali içerisindeyiz. Bunun tam kapsamlı ve açık bir askerî çatışmaya dönüşeceğini düşünmüyorum. Ancak Putin son derece öngörülemez olduğu için böyle bir ihtimali tamamen göz ardı etmek de mümkün değildir.

Dr. Joseph Downing
Joseph Downing, Aston Üniversitesi Siyaset, Tarih ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde uluslararası ilişkiler ve siyaset alanında kıdemli öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Siyaset araştırmaları, güvenlik ve siyasette teknoloji üzerine dersler vermektedir. Downing aynı zamanda “French Muslims in Perspective: Nationalism, Post-colonialism and Marginalisation Under the Republic” (Palgrave, 2019) adlı kitabın yazarıdır. Fransa’da siyaset ve güvenlik konularında, özellikle azınlık topluluklarına odaklanan çok sayıda çalışması yayımlanmıştır. Görüşlerine televizyon, radyo ve yazılı basında da sıkça başvurulmaktadır. Joseph Downing, doktorasını 2014 yılında Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu (LSE) bünyesindeki Avrupa Enstitüsü’nde tamamlamıştır. “Between Policy, Recognition and Rioting: Analyzing the Role of Urban Governance, Historical Commemoration and Public Culture in Defining Inclusion in Marseille, Paris and Lyon” başlıklı doktora tezi kapsamında Fransa’da kapsamlı saha çalışmaları yürütmüştür. 2009-2012 döneminde AHRC’nin “European Languages and Culture” programı kapsamında tam burs almaya hak kazanmış ve 2016 yılına kadar LSE’de öğretim görevlisi olarak ders vermiştir.
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.

Röportaj

Kıdemli Stratejik Danışman Alejandro Reyes: “Avrupa ve Asya Güvenliği Artık Ayrı Sahneler Olarak Ele Alınamaz”

Ankara Kriz ve Siyasi Çalışmalar Merkezi (ANKASAM), NATO’nun Asya-Pasifik’e artan ilgisini değerlendirmek üzere Hong...

Pakistan Denizcilik Mükemmeliyet Merkezi (MCE) Araştırmacısı Basit Ali: “Çok Uluslu Deniz Koalisyonu, Savunma Amaçlıdır ve Uluslararası Hukuk Çerçevesinde Faaliyet Göstermektedir”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Çok Uluslu Deniz...

Prof. Dr. Adam Saud: “Trans-Afgan Demiryolu Koridoru, Avrasya İçin Önemli Bir Dönüm Noktası Olabilir”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Özbekistan-Afganistan-Pakistan demiryolu projesi ve bölgesel bağlantıları güçlendirmeye...